İstanbul’da inşaatı devam eden 3. Köprü’nün Reşadiye-Çamlık bağlantı yolu üzerindeki 35 No’lu viyadüğünün başlık kirişinin beton dökümü esnasında kalıbın açılması ile meydana gelen göçükte elli metreden toprak zemine düşen 3 işçi enkaz altında kaldı. Yapılan kurtarma çalışmaları sonucu 48 yaşındaki Lütfi Bulut, 50 yaşındaki Yaşar Bulut ile iki gün önce işe başlayan Kahraman Baltaoğlu’nun cansız bedenlerine ulaşıldı...
Evet “Yeni Türkiye”nin yeni bir İstanbul’u olmalıydı. Bunu vaat ediyorlardı. Bu noktada İstanbul’un kuzey ormanlarına köprü, havaalanı ve yeni bir yerleşim yapılmalıydı. Ve bizzat Başbakan Erdoğan iki gün önce 3. Köprü’yü ve çevre yollarını havadan helikopterle denetlemişti. Başbakan’ın bu denetimine Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan ile yeniden seçilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da katılmıştı...
Bugün yaşananların Ortaçağ’daki egemen ceberutlardan bir farkı yoktur...
“Yeni Türkiye”nin büyüyen ekonomisinin lokomotif sektörü inşaattı. Büyüme ki, doğaya, tarihe ve insana yer olmayan bir büyüme. Ve bu büyüme onlarca inşaat işçisinin canı ve acısı üzerinden yükseliyor. İstanbul’un 3.Köprü’sü, parıltılı binaları ve AVM’lerinin arkasında binlerce ölü işçi olan bir büyüme...
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak 2014’ün ilk üç ayında tespit edebildiğimiz 276 iş cinayetinde en az 80 inşaat işçisi can vermişti. Nisan ayında ilk beş gününde de 3. Köprü işçileriyle beraber 7 inşaat işçisi daha can verdi... Uyarıyoruz, inşaatlar başta olmak üzere iş cinayetleri artarak devam edecek...
Kuzey ormanlarını savunalım...
Kuzey Ormanları Savunması Kent Mitingi’nde yaptığı açıklamada “Köprü ve benzeri projelere karşı durmak, kuzey ormanlarını ve barındırdığı tüm güzellikleri, su kaynaklarını, yaban hayvanlarını, endemik bitki türlerini, ekolojik koridorları, kuş göç yollarını, civardaki kırsal yaşam kültürünü savunmak; bu savaşta doğadan yana olmaktır. Eğer savunmazsak, doğadan yana olmazsak yakında asfalt siyahından ya da beton grisinden başka bir rengi kalmayacak bu kentin!” demişti...
Bizler de bu bilinçle, doğaya, tarihe ve insana yer olan bir kent istiyoruz!
İşçi katliamlarının sorumlusu sermaye ve iktidarı AKP’dir!
Uzun zamandır iş kazalarının önlenebileceğini, önlenebileceği halde yaşandığı için işçi ölümlerine iş cinayeti dediğimizi haykırıyoruz. Televizyonlarda inşaat şirketlerinin ışıldayan binalarının pazarlandığı, iktidarın kentsel dönüşüm süreciyle büyük rant kapıları açarken paralelinde iş cinayetlerini artıracağı bir dönemden geçiyoruz, yaşıyoruz... İş cinayetlerine karşı mücadeleyi yükseltmemiz ve yaşananlara DUR! dememiz gerekiyor…İşçi sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmalıdır. İşçilerin hayatı hiçbir ekonomi politikadan önce gelemez...
Başbakan Erdoğan, Ulaştırma Bakanı Elvan ve Belediye Başkanı Topbaş istifa etmelidir...