Patronlar hapse - Özkan Özdem

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Anadolu Ajansı’na verdiği demecinde iş cinayetlerine değinerek iş kazalarının azaldığını iddia etti: “İş kazalarındaki ölümler azaldı ama bunu yeterli bulmuyoruz. Oranı daha da azaltmak için çalışıyoruz.”

Bu basit ve açık sözler incelenmeyi hak edecek anlamlar barındırıyor. Öncelikle iş kazalarındaki ölümlerin azaldığı yalanını alalım. İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin yaptığı araştırmaya göre 2013 yılında en az 1233 işçi iş cinayetlerine hayatını kaybetmiş. Bu demek oluyor ki her gün en az 3 işçi göz göre göre ölüme gönderilmiş. Ve bu rakamlar en iyimser rakamlar çünkü sadece yazılı, görsel, dijital basından takip edilebilen ve emek-meslek örgütlerinden gelen bilgiler ışığında elde edilmiş. Kayıt dışı çalışan işçilerin sayısı oldukça fazla ve aynı zamanda patronların baskısıyla iş kazası olarak kayda geçmeyen cinayetlerin sayısı da az değil. O yüzden bu en iyimser rakamı kabul etsek bile günde en az 3 işçi hayatını kaybediyor. 2012’de bu rakam 867’ydi. Bu nasıl oran azaltmadır? Bakan eğer bunu yeterli görmüyorsa bu demektir ki 2014 yılında bu rakam daha vahim sınırlara varacaktır. Endişelenmemek elde değil.

Gelelim bu yalanın diğer tarafına. Oranı azaltmak için çalışıyormuş bakan. Peki, bir düşünelim. Nasıl azaltılabilir cinayet? Hükümetin ve bakanın sadece geçen yılki tüm faaliyetlerini bir gözden geçirirsek aklımıza tek şey gelir: Cinayeti görmezden gelirseniz, göstermezseniz, kabul etmezseniz bu rakamlar azalır. Bence bakan bunun peşinde. Bu rakamları daha az göstermenin peşinde. Peki, biraz daha düşünelim. Bunu nasıl yapabilir?

Öncelikle kayıtlı işçi sayısını azaltarak. Yani ne kadar az kayıtlı işçi o kadar az kayıtlı cinayet vakası. Bakan kendi ağzıyla kendini ele veriyor. Onun derdi oranlarla. Hayatını kaybeden işçilerle değil çünkü işçi cinayetlerini azaltacağız demiyor. Oranı azaltmaya çalışacağız diyor.

İşçi cinayetlerini azaltmanın tek yolu var: O da patronların işçilerin çalışma güvenliğini sağlaması noktasında ısrarcı olup aksi takdirde ceza, yaptırım ve denetimleri artırmaktır. Bakan Çelik, denetimleri artıracağız demiyor. Oranları azaltacağız diyor. Zaten birçok cinayet vakasında güvenliği almayan patron suçlu bulunmayıp işçinin kendi ihmalkârlığına vurgu yapılıp işçinin “kendi bilinçsizliği,” “vurdumduymazlığı,” “cahilliği” hedef gösteriliyor.

Oysa durum o kadar açık ki… Geçen yıl hayatını kaybeden 1233 kişinin 1500, 2000 sayısını bulmaması için bunun esas sorumlularına verilecek ceza artırmalıdır. Oysa burada yapılan gerçekten oldukça gariptir. Ceza artırmayı bırakın ceza bile verilmiyor. Ceza davası açılan iş kazalarının sayısı iki elin on parmağını geçmez.

Faruk Çelik 2014 yılında çalışırken hayatını kaybeden işçi sayısını azaltmak istiyorsa GERÇEKTEN, toprağı işçi kanıyla sulamayı bırakıp hapishaneleri patronlarla doldurmalıdır. Hapishanedeki patron sayısı ne kadar artarsa o kadar az olacaktır ölümler. İlla mesele oransa dikkate alınması gereken bu olmalıdır.