Medeniyet – Melis Alphan

BAŞBAKAN yol yapmak için ağaçların kesilmesini istemeyenlere ateş püskürdü:

“Sizin dünyaya gözünüz kör mü?”
Cevaplıyorum…
Hayır.
Ağaçların kesilmemesi için kilometrelerce uzunlukta tünel açan memleketleri de gördük…
Yolları ormanların üzerinden yükselterek geçirenleri de…
Şehirlerarası yolu tek bir ağacı kesmemek adına, ağacın etrafından döndüreni de…
Otobanlarda hayvanların karşıdan karşıya güvenli geçebilmesi için paradan sakınmadan köprüler yapan muasır medeniyetleri de.
*
Başbakan “çapulcu” sıfatından sıkılmış olacak ki, lügatımıza yeni bir kavram ekledi…
Ağaçlara kendilerini siper edenleri “modern eşkıyalar” diye tanımladı.
“Eşkıya”nın geçirdiği evrimden haberimiz yoktu, öğrenmiş olduk.
Yetmedi…
“Yol uğruna her şey feda edilir. Yol medeniyettir. Medeni olmayanlar yolun kıymetini bilmezler” diye konuşmasını sürdürdü.
Hakaretlere, ithamlara alıştık alışmasına…
Ama burada bir duralım.

*

Medeniyet nedir?
Yol mudur sahiden?
Medeniyeti asfaltla eşleştirmek haklı bir çıkış mıdır?
Bence değil.
Medeniyet vahşi, ilkel ve barbarın karşıtıdır.
Medeniyeti kültürden kopuk düşünemezsiniz. Eş olmasalar da kopmaz bir bağları var, bu su götürmez.

*

Medeniyet hem maddi hem de manevi değerleri kapsar.
En azından Marx bu ikisinin birbirine sımsıkı bağlı olduğunu savunur.
Ha buna karşı çıkanlar, Erdoğan gibi düşünenler olmamış mıdır?
Olmuştur elbet.
Charles Seignobos mesela “Medeniyet yollar, limanlar ve rıhtımlardır” demistir.
Ama mesela tarihçi Eugene Cavaignac da “Medeniyet, bilim, sanat, düzen ve erdemlerin minimumudur” gibi bir bakış açısı sunmuştur.

*

Başbakanın kastı “endüstriyel medeniyet” sanırım.
Gelin görün ki…
Medeniyet kavramını coğrafya, sosyoloji, iktisat ve ortak psikolojiyi dışlayarak safi “yol”a bağlamak olacak iş değil.
Medeniyeti toplumdan da ayrı düşünemezsiniz.
Toplumun grupları, entelektüel ve ahlaki değerleri, amaçları, zevkleri, bunların hepsi medeniyeti betimler.

*

Kadının toplumdaki yeri de medeniyetin yapısını gösterir örneğin.
Kadının Türk toplumundaki vaziyetini, kadına şiddeti, çocuk gelinleri, kadın cinayetlerini hesaba katmadan “Yol yaptık, medeniyiz” minvalinde konuşmalar biraz komik.

*

Bazen laf ola beri gele konuşuyorlar gibime geliyor.
“Yol medeniyettir. Medeni olmayanlar yolun kıymetini bilmezler” derken lafın nereye gideceğini hesaplayamayan çocuklar gibiler.
Düz mantıkla “Yol istemeyen barbardır” anlamına geliyor bu.
Yani, ağaçların kesilmesini istemeyenler barbar.
Hayat bu kadar düz değil; patikaları var, keşişim noktaları var, çıkmaz sokakları var.
Medeniyet dediğimiz şey de öyle.
Çevreci dürtülerle yola karşı çıkanları medeni olmamakla suçlayamazsınız.
Aksine onlar daha medeni, ağacı korumak istiyorlar.
Medeniyet zaman içinde yavaş ama sürekli değişen bir kavram.
Belki zamanında buralar hep dutlukken, yol medeni olmanın çok önemli bir kıstasıydı.
Lakin beton denizinde yüzdüğümüz şu günlerde…
3-5 ağaca bakmak, sırtını yaslamak, sarılmak isteyenler medeninin daniskası.
Esas dünyaya gözü kör olanlar ise bunun aksini iddia edenler.