Bıçak parası helal midir? - Osman Öztürk

Haberi Milliyet gazetesi Cumartesi günü “Bıçak parası artık yasal” başlığıyla, manşet üstünden verdi.
Mithat Yurdakul imzalı haberde, AKP Hükümeti’nin birkaç yıl önce alay-ı vâlâ ile kaldırıp bugünlerde tekrar geri getirdiği “hoca parası” ele alınıyordu.
Sağlık Uygulama Tebliği SUT’ta 1 Ağustos’ta yapılan değişiklikle, yakın tarihe kadar rüşvet olarak tanımlanan bıçak parası, “girişimsel işlem” adı altında mevzuata girmiş...
Özel hastanelerde olduğu gibi, üniversite hastanelerine de “ilave ücret” gelmişti.
Üniversite hastanesinde, öğretim üyesine ayakta poliklinik muayenesi olmak isteyen vatandaş cebinden 51 TL ödeme yapacak…
Bu paranın yaklaşık 21 TLsi öğretim üyesine gidecek, geri kalanı üniversiteye kaynak olarak aktarılacak…
Pek çok ameliyattan da asgari ücretin iki katına kadar “girişimsel işlem” ücreti alınabilecekti.
Haberde bazı ameliyatlarda alınacak ücretler de tabloyla gösteriliyor…
Dr. Ergün Demir ve Dr. Güray Kılıç’ın hekimedya.org’ta yayınlanan “Üniversite Hastanelerine Yeni Kaynak: Vatandaşın Cebinden İlave Ücret” başlıklı yazıda ise konu daha ayrıntılı olarak ele alınıyordu.
***
Milliyet’in haberi epey ses getirdi…
Hem AKP’nin “bıçak parası” konusundaki ikiyüzlülüğünü, hem de sağlığın giderek paralı hale geldiğini göstermesi açısından faydalı oldu.
Emeği geçenlerin eline sağlık diyorum…
Ve fakat küçük bir düzeltme yapmadan da geçemiyorum.
Haberde her ne kadar “Üniversite hastanelerine, özel hastanelerde olduğu gibi ‘ilave ücret’ geldi.” dense de…
Bıçak parasının üniversitelerde yeniden başlatılan “hoca parası” uygulamasıyla başladığı gibi bir anlam çıkıyor.
Tabii ki, AKP döneminde uygulamaya sokulan her türlü “katkı, katılım payı” bıçak parası olarak tanımlanabilirse…
Dahası, öyle de tanımlanması gerekir de…
Asıl bıçak parası ifadesini özel hastanelerde alınan ilave ücretler için kullanmak daha doğru olur.
Ve de…
İlave ücret uygulaması bundan beş yıl önce, 2008’de çıkarılan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile girmiştir, hayatımıza.
***
Ben bir de şeyi merak ediyorum hep…
Hani Kızılay Başkanı “Gâvurlar domuz eti yiyor.” diye yurtdışından gelen kanlara karşı çıkmış, “Helal kan” üreteceklerini duyurmuştu…
Hani Afyon’dan bir doçent de “İlaçların içinde olmasa bile kapsüllerinde domuz ürünü var, hastalarıma kapsüllü ilaç yazmıyorum.” diyerek “Helal ilaç” üretilmesini istemişti ya…
Bıçak parası helal midir, peki?..
Mümin kardeşinin bütün gün çalışıp, bin bir zahmetle, alınteriyle kazandığı, çoluğunun çocuğunun rızkına “ilave ücret” adı altında el koymak…
O paralarla yeni yeni hastaneler yapmak, cipler, yalılar, kâşaneler almak caiz midir?..
Öyleyse eğer…
İslami marketlerin et reyonlarında “Helal Et” sertifikaları asıyorlar yanına da “Etlerimiz İslami usullere uygun olarak kesilmektedir.” diye yazıyorlar ya…
İslami hastanelerin girişlerine de “Helal Bıçak Parası” sertifikası asılsa…
Altına bir de “Ameliyatlarımız İslami usullere göre yapılmaktadır.” yazsa ne iyi olmaz mı?..