Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri olan ve aynı zamanda yetkililer tarafından da görmezden gelinen mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sorunlar had safhada.
Batmanlı tarım işçilerini taşıyan otobüs Şanlıurfa?ın Siverek ilçesinde önce ki gün devrildi. 1 kişi öldü, 41 kişide yaralandı. Başka illere çalışmak için giden bu insanlarımız yollarda çok acı çekiyor. Ölüyor, yaralanıyor. Peki bu acıların hesabını kim verecek? İş imkanı bölgemizde olsa belki bu insanlarımız günlük 25-30 TL için oralara gitmeyecekler.
Bu acılar her sene yaşanıyor. Eğer iş imkanı olsa belkide yaşanmayacak. Bu acı haberleri her sezon duyuyoruz. Nereye kadar devam edecek bu zulüm?
Denetim ve işletim mekanizmaları üzerlerine düşen görevleri yapmıyorlar. Zaten işçilere insanca muamele edilmiyor. Tarım işçilerinin üstünden para kazananların temel bakış açısı para olunca ne yazık ki bu noktalara geliyor. Başta Batman olmak üzere bölgeden her sene başka illere göç eden tarım işçilerinin durumu oldukça içler acısı. Zaten orada kazandıkları parayıda orada harcıyorlar. Oralarda ne ev var ne bark. Çadırlarda yatıp kalkıyorlar. Gece gündüz demeden çalışan işçiler emeğinin karşılığını da alamadan perişan halde geri dönüyorlar.
Mevsimlik tarım işçiliğinin bir başka ayağı olan GAP ise düşündürüyor. Proje için 2002 yılından bu yana 20 milyar lira harcanırken, çalışmalar gerçek hayata yansımıyor. Peki neden hala başka illere göç ediliyor. Neden hala insanlarımız yollarda ölüyor, perişan oluyor.
Her sene olduğu gibi yine acı tablo ile karşı karşıya geldik. Yine kaza, yine ölüm ve yine acı..!
işçilerin çoğu bölgelemizden oluşuyor. Çünkü; Doğu ve Güneydoğu illeri yoksuldur.
Maddi durumları olsa belki bu işçilerimiz oraya gitmeyeceklerdi. Ekmek parası insanı zor durumda bırakıyor. İnsanlarımız her sene göz göre göre bu zülme itiliyor.
Yüzlerce kilometrelik yolu katederek batıya giden mevsimlik tarım işçileri hayat mücadelesi veriyor. Bölge illerinden yola çıkan mevsimlik tarım işçileri, ekonomik nedenlerden dolayı her türlü koşulu göze alarak Türkiye'nin çeşitli bölgelerine dağılıyor. Kadınlar için belki de bu daha zor oluyor.
Özellikle işsizliğin yoğun olduğu bölgemizden batıya göçler artarken, işçilerin yolculuktan itibaren başlayan çilesi ve dramı sezon sonuna kadar devam ediyor. Bütün bu acılar yetmezmiş gibi, mevsimlik tarım işçilerinin barınma ve çalışma ortamının, hijyenden ve sağlıklı yaşamdan çok uzak işçilerin çoğunlukla tarlalarda, altyapısı olmayan çadır ya da barakalarda; elektrik, su, kanalizasyon, çöp toplanma imkânları olmadan yaşadıkları, yine yaşadıkları çevrede sağlıklı banyo ve tuvaletlerin olmadığı, sivrisinek, fare, yılan, akrep, kırkayak vb. böceklerin yaşam ortamında bulunabildiği, sağlıksız içme ve kullanma suyu, saklanamayan ve korunamayan gıdaların sağlığa aykırı olduğunu da biliyoruz.
Umarız ki en kısa zamanda bu acılar son bulur. Bir daha bölge insanımız göç etmek zorunda kalmaz. Herkez üstüne düşen görevi yaparsa az da olsa bu sorunlar ortadan kalkabilir. Her sene yüzlerce insanımız göç etmek zorunda kalmaz?