İstanbul’a yapılması planlanan 3. havalimanı için ihale bugün yapıldı.
Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu skandalı ile gündeme gelen “tarihin en büyük ihalesi”ne 4 teklif verildi. İhaleyi, 22 milyar avro veren Cengiz-Kolin-Limak-MAPA-Kalyon’un içinde bulunduğu 5’li konsorsiyum kazandı.
Ankara’da Esenboğa Havalimanı’nda gerçekleşen ihale kamuoyuna açık yapıldı. İhaleye TAV, IC-Fraport Ortak Girişim Grubu, Cengiz-Kolin-Limak-Mapa-Kalyon Ortak Girişim Grubu ve Makyol İnşaat teklif verdi. Milyarların havada uçuştuğu ihaleyi 22 milyar 152 milyon avro ile en yüksek kira bedelini öneren Cengiz-Kolin-Limak-Mapa-Kalyon Ortak Girişim Grubu kazandı. Grup, yüzde 18’lik KDV ile birlikte 26 milyar 142 milyon avro ödeyecek.
KAZANANLAR KİM?
Havalimanı ihalesini kazanan 5’li konsorsiyumdaki şirketler ise tanıdık. Cengiz Holding, AKP iktidarına yakınlığıyla ve özellikle son yıllarda aldığı büyük ihalelerle tanınıyor. Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ’nin TEDAŞ’a ait yüzde 100 oranındaki hissenin özelleştirme ihalesini de kazanan yine Cengiz-Kolin-Limak ortaklığıydı.
Konya, Karaman, Ereğli, Niğde, Aksaray, Nevşehir, Kırşehir ve Akşehir’i kapsayan Meram elektrik dağıtım bölgesi için yapılan ihaleyi de Cengiz-Kolin-Limak ortaklığı almış ve Elektrik Mühendisleri Odası bu ihalede yapılan yolsuzluğu “Fener Işığında Gölge Oyunları” isimli bir raporla teşhir etmişti.
SİCİLLERİNDE İŞ CİNAYETLERİ VAR
Cengiz Holding ayrıca Kasım 2012’de meydana gelen kazada 5 işçinin hayatını kaybettiği Samsun Eti-Bakır işletmesinin de sahibi. Şirketin ismi yalnızca bu olayda geçmiyor. Adana Kozan’da bulunan Gökdere Köprü Barajı kapağının patlaması sonucu 10 işçinin yaşamını yitirdiği olayda da yine Cengiz İnşaat imzası vardı.
Cengiz İnşaat; dünyanın en büyük 225 müteahhitlik firması arasında yer alan, 22 Türk inşaat şirketi arasında bulunuyor.
Fenerbahçe Spor Kulübü Yöneticisi Nihat Özdemir’in büyük ortağı olduğu Limak Holding de, özellikle sendikalaşan işçileri işten atılması haberleriyle gazetemizde de sık sık haber olan şirketler arasında. Özelleştirme ihalelerinin gözde firması Limak Holding, sahibi olduğu Siirt’teki Kurtalan Çimento Fabrikası’ndaki taş ocağında meydana gelen ve işçi Hikmet Aydın’ın hayatını kaybettiği göçük ile de gündem olmuştu. Limak Holding sahip olduğu çok sayıda HES nedeniyle de çevre ve su mücadelesi verenlerin de çok yakından tanıdığı bir şirket.
1.5 MİLYON KARELİK TEHLİKE
İstanbul’a 3. Havalimanı’nın, 1.5 milyon metrekarelik kapalı alanı bulunan, yıllık 150 milyon yolcu kapasiteli bir havalimanı olması planlanıyor. Bu alan içinde: 165 yolcu köprüsü, 4 ayrı terminal binası, 3 teknik blok ve hava trafik kontrol kulesi, 8 kontrol kulesi, her türlü uçak tipinin operasyonuna uygun müstakil 6 pist, 16 taksi yolu, 500 uçak park kapasiteli toplam 6.5 milyon metrakare büyüklüğünde apron, şeref salonu, kargo ve genel havacılık terminali, devlet konuk evi, yaklaşık 70 bin araç kapasiteli açık ve kapalı otopark, havacılık tıp merkezi, oteller, itfaiye ve garaj merkezi, ibadethaneler, kongre merkezi, güç santralleri, arıtma ve çöp bertaraf tesisleri gibi yardımcı tesisler inşaa edilecek.
ÇED SKANDALI GÖRMEZDEN GELİNİYOR
İstanbul’a yapılması planlanan 3. Havalimanı büyük bir çevre katliamını da beraberinde getirecek. Arnavutköl ve Eyüp İlçeleri sınırları içine yapılacak havalimanı için 700 bine yakın ağacın kesilecek, onlarca gölet ve doğal yaşam yok edilecek. ÇED süreci tamamlanmadan yapılan ihalenin de yasal dayanağı bulunmuyor.
Öte yandan proje ile ilgili ortaya çıkan bir başka ÇED skandalı da hükümet tarafından görmezden geliniyor. Gazetemiz yazarı Yüksek Çevre Mühendisi Ertuğrul Ünlütürk, 29 Nisan tarihli “Kuşatılan Çevremiz” başlıklı köşesinde skandalı ortaya çıkartmış, şu noktalara dikkat çekmişti:
* Bu proje için iki tane ÇED raporu hazırlandı.
* İlk rapor, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın web sitesinde 26 Mart 2013 tarihinde yayınlandı. İkinci ve nihai rapor ise aynı sitede 22 Nisan 2013 günü yayınlandı. İki raporu karşılaştırınca, ilkine makyaj yapıldığı görüldü.
* İlk raporda proje sahası içinde 70 adet göl, gölet ve gölcük suları bulunduğu yazarken; bunların adı ikinci raporda değiştirildi; “Büyüklü küçüklü geçici su birikintilerine dönüştürüldü.
* İlk raporda proje alanında bulunduğu belirtilen 660 hektarlık göl alanı; ikinci raporda hiç yer almadı.
* İlk raporda kesilmesi zaruri olan ağaç sayısı 657.950 adet olarak belirtilmişken, ikincide kesilecek ağaç sayısı yazılmadı yerine “deplase edilecek ağaçlar” ifadesi kullanıldı.
BAKAN BAYRAKTAR'A 'ÇED' SORUSU
BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, ÇED Yönetmeliğinde yapılan değişiklikleri Meclis gündemine taşıdı. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ıın yanıtlaması talebiyle verilen soru önergesinde, 17.07.2008 tarihli Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 9. Maddesinde “halkı yatırım hakkında bilgilendirmek, projeye ilişkin görüş ve önerilerini almak üzere” halkın katılımı toplantısının düzenlenmesi öngörüldüğü hatırlatıldı.
“2011 yılından önce söz konusu Yönetmeliği yürüten Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından ÇED süreci kapsamında hazırlanan rapor ve dokümanlara internet üzerinden erişmek, bilgilenmek ve projeye ilişkin görüş ve öneri hazırlamak mümkün olduğu halde 2011 yılından sonra Bakanlığınız internet sitesinde ‘ÇED veri tabanı’ başlıklı sayfada sadece ‘Sisteme aktarım çalışmaları devam etmektedir’ ibaresi yer almakta, ÇED dosyalara erişmek mümkün olmamaktadır” denilen önergede şu sorulara yanıt verilmesi istendi:
* ÇED sürecine halkın aktif katılımı ve bunun için ÇED dosyalarına erişimin kolaylaştırılması konusunda Bakanlığınızın politikası nedir?
* Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinde ÇED dosyalarını incelemek isteyenlere ne gibi kolaylıklar sağlanmakta, dosyanın fotokopisini veya elektronik kopyasını temin etmek isteyenlere bu imkan sunulmakta mıdır?
* Sisteme aktarım çalışmalarının iki yıl kadar uzun bir süre alması normal bir durum mudur? Bu çalışmaların hangi tarihte bitmesi beklenmektedir?
* Bugüne kadar ÇED Gerekli Değildir kararları ile ÇED olumlu kararları aleyhine kaç dava açılmıştır? Bu davaların kaçında Yürütmeyi Durdurma ve iptal kararı verilmiştir? Bakanlığınızın web sitesinde neden sadece Edirne İdare Mahkemesinin iptal kararı bilgisi yer almaktadır?