Termik santrale karşı direnen Lapsekili kadınlar: ‘Yaparsa bu işi kadınlar yapar’

Çanakkale’nin Lapseki ilçesine bağlı Adatepe Köyü… Bu köyde insanlar ağırlıklı olarak çiftçilik ve hayvancılıkla geçimlerini sürdürüyorlar. Köylüler köylerini “şeftalinin, kirazın, domatesin en iyisinin yetiştiği yer” olarak tanımlıyorlar. Ancak bu köye Termik Santral kurmak istiyorlar. Köylüler ise gelen termikçilere cevabını veriyor.

Termik Santral yetkilileri 19 Ocak tarihinde Adatepe köyünün kahvesine Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) toplantısı yapmak üzere geldiklerinde toplantı haberini alan köylü kadınlar ellerinde tenekelerle,  sopalarla toplantı salonunu basarak, termik santral yetkililerini köyün çıkışına, arabalarına kadar sopaları tenekelere vurarak kovaladılar. Kendi ektikleriyle, biçtikleriyle yaşamlarını sürdürmek isteyen kadınlar, yaşam alanlarını da savunmak için en önde yer alıyor.

Diğer illerde de bir eylem biçimine dönüşen teneke, sesini başka direnişlerde de duyuruyor. Bizler de Adatepe’de yaşayan, ‘termik santrale hayır’ diyerek direnen kadınların teneke eylemlerini kendilerinden duymak üzere Adatepe’ye gittik, kadınların termikçileri nasıl kovduklarını dinledik.

Termikçiler geldiğinde ne oldu?

Muhtarlıktan haber geldi ‘termikçiler köye gelmiş’ diye. Biz de bu haber üzerine konu komşu, kulaktan kulağa yayarak toplandık. Neyin nesi kimin fesi olduklarını bilmiyorduk. ‘Toplanın, asfalttan geçirmeyin’ dediler. ‘Sokmayın köyün içine, yaparsa da bu işi kadınlar yapar’ dediler. Biz de dikildik asfalta kimse gelmesin diye. Yukarı mahalleden biri sokmuş termikçileri buraya. Biz de kadınlar olarak onu kıstırdık ve defettik. Sopamızla vurduk, hepsine vurduk. Gelmesinler, istemiyoruz onları burada. İleriki zamanlarda gene geleceklermiş. Muhtara söyledik geldiklerinde haberimiz olsun diye. Gelsinler yine kovarız. Gelemezler.

Siz kadınlar nasıl örgütlendiniz?

Biz kendi aramızda gelmesinler diye zaten her şeyi konuşuyorduk. Yapmasınlar istemiyoruz. Doğamız biter, marullarımız organik, şeftalilerimiz kurur. Bunları hep konuştuk. Buraya termik yaparlarsa Çanakkale ne yer? Ne kiraz, ne marul ne ıspanak yetişir. Yumurta olmaz. Bizi de kanser etmek istiyorlar. İstemiyoruz, hiç kimse razı değil yapılmasına. Temiz hava bol gıda. Biz yemeğimizi kendimiz yetiştirip, tavuğumuzu kendimiz besleyip, kendimiz yiyeceğiz. O suya düşünce her şey orda yetişiyor. Biz ne pacağız burada termik yapılırsa? Kiraz satılmayacak, yiyeceğimiz satılmayacak. Kanser yapacak bir de. Biz istemiyoruz dünyanın şeyi yanacak orda.

Bizim köyde tellal bağırır kadınlar dışarı çıkar. Tellal gelirse biz çıkarız. Eğer termikçiler bir daha gelirse bize tellal getirin biz kadınlar hemen çıkarız.

Teneke çalma fikri nereden çıktı?

İstemediğin kişilerin arkasından tenekeye vurulur. Leş kargalarını uzaklaştırmak için tenekeye vurulup gürültü çıkarılır. Defolsunlar, bir daha gelmesinler köyümüze leş kargaları. Olmasın istemiyoruz biz. Bizi de Afrikalılar gibi sonra ağaçsız bırakırlar. Yaparlarsa bizim kirazımız, şeftalimiz olmaz. Her şey hormonlu, biz kendi köyümüzde yaşamak istiyoruz. Başka bir şey istemiyoruz.

Bir gününüz nasıl geçiyor?

Hayvanımız var, çiftçilik yapıyoruz. Geçiniyoruz işte. Koyunumuz, tavuğumuz, her şeyimiz var. Biz onlar geçimimizi sağlıyoruz. Geçimimizi elimizden alacaklar, gelmesinler buraya.

Termik santral gelirse ne olur burada?

Orada kömür yanacakmış, alüminyum yanacakmış, çinko yanacakmış. Bundan da hayvanımız, tavuğumuz, insanlar etkilenecek. Ağacımız olmayacak, keçilerimiz ölecek. Süt de dökemeyeceğiz. Ispanaklarımız bitmeyecek. Hiçbir şey bitmeyecek burada.

Hem termik santral kurarak sizleri kanser yapmak istiyorlar, hem de kadınlara en az üç çocuk doğurun diyorlar…

Hepimiz kanser olacağız. Çocuğa ne gerek var.

Termikçiler kadınlar sayesinde köyünüze giremedi. 8 Mart Dünya Kadınlar günü geliyor. Sizin talepleriniz nelerdir?

Gittiler. Kulaklarına kulaklarına vurduk tenekeyi. ‘Git gelme, bir daha istemiyoruz termik mermik’ dedim. Kadınlar olarak biz kovduk onları. Biz toplandık. ‘Eğer buraya inşaat yaparsanız, biz onu da yıkarız’ dedik. Hepsini de yıkarız. Yararı da olsa zararı da olsa biz istemiyoruz, yapmasınlar.