Serbest sağlık bölgeleri bu şehrin ve ülkenin ihtiyacı değildir! - Dr. Cem Şahan

BASIN  AÇIKLAMASI

SERBEST SAĞLIK    BÖLGELERİ  BU  ŞEHRİN  VE  ÜLKENİN  İHTİYACI  DEĞİLDİR!

Yeni  Sağlık  Bakanımızın  ilk  icraatlarından  biri  oldu   Serbest  Sağlık Bölgeleri.

Serbest  Sağlık  Bölgelerinin  kurulacağı  iller  belli  olmuş  hemen..

İzmir,

Gaziantep,

Samsun  yokmuş bu  bölgeler  içinde.

Bu  satırlarda  çok  anlattım. 

Serbest  Sağlık  Bölgelerini.  Geçen  yıl  ziyaret  ettiğim  Dubai  Serbest  Bölgesinin  Dubai’de  yaşayan  halkın  sağlığını  hiç  bir  şekilde  yükseltmediğinden  bahsettim.

Bu  konuda  2O  Kasım  2012 de  Antalya’da  bir  toplantı  düzenlenmişti.

Toplantıya  Basın  alınmamıştı.

Toplantı  Amerikan  Wallcot  şirketinin  talebi  üzerine  düzenlenmişti.

Sağlığı  nasıl  pazarlarız.

Sağlık  hizmetinden  nasıl  para  kazanırız  üzerine  planlar  yapılan  bir  toplantıydı.

Samsun’da   bu  konuda  bir  çok  çalışma  yapıldı.

Hepsine  saygı  duyuyorum.

Ama  Temel  olarak  Sağlıkta  Dönüşüm  Projesinin  Sağlığı  meta  haline  getirmesi  konusu  üzerinde  muhalif  olduğumu  herkes  biliyor.

Bunlar Dubai Masallarıdır..

Samsun halkının ücretsiz, kamucu, eşit, ulaşabilir, nitelikli, kapsayıcı, insancıl, koruyucu, sağlığın yoksulluk, işsizlik gibi sosyal belirleyicilerini de içeren sağlık anlayışına ihtiyacı vardır. Sağlıkta özelleştirme, küreselleşme, sermayenin sağlık alanından faydalanmasını , uluslararası emek sömürüsü hızla artmaya devam etmektedir.

Bakanlık ülkenin sağlık alanında bölgesel bir cazibe merkezi haline getirilmesi, yabancı sermaye ve yüksek tıbbi teknoloji girişinin hızlandırılması amacıyla bu projeleri sermaye sahipleri birlikte üretiyor.

Sağlık alanına yabancı sermaye girişindeki hızı 2010 da en yüksek ülke Türkiye.

Burada bir hız eksikliği mi vardır?

Tıbbi teknoloji giriş hızında bir eksiklik mi vardır?”

Türkiye’nin ilaç alanında dünyada 13. büyük pazar olduğunu, 2020 itibarıyla 10. büyük pazar olmasının hedeflenmektedir.

Bunun içinde Serbest Bölgelere ihtiyaç var.

Sermaye ye bu da yetmemektedir Çünkü olabilen en olağanüstü hızla, Türkiye’yi, bir biçimde sağlık alanını ve Türkiye’de yaşayan insanların hayatını birilerine sunmak durumundalar. O nedenle henüz kapsamını net bilmediğimiz bir 2 kasım tarihli kararnamenin ikinci maddesi nde‘Serbest bölgelerde verilecek sağlık hizmetlerine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.’ Denmektedir.

Sizce sağlık hizmetlerinin usul ve esası bölgeden bölgeye değişebilir mi? Ne değişecek sağlık hizmeti açısından?

Anlaşıldığı kadarıyla değişecek usul ve esas; kar meselesi,

Değişecek usul ve esas; girişim koşullarının keyfiyeti…

Samsun’da Dubai olacak.

İzmir’de Brüksel olacak ,

Malatya’da uluslar arası şu olacak..vb

Şu anda Türkiye’nin toplam 74 milyonluk pazarının ötesinde hiçbir kural tanımayan usul ve esaslardan muhtemelen bahsediyorlar.

Sağlık alanının bir yandan kamu hastane birlikleri kurumu aracılığıyla özerkleştirilmesi ve kamunun tasfiyesi, diğer yandan sağlık serbest bölgeleri, öbür taraftan uluslararası sağlık sektörünün bankacılık benzeri ortaklıkları, sağlık kampüsleri, artan özelleştirme girişimleri, kamu-özel ortaklığı ile Pazar haline getirilişini bu ülke insanı izliyor.

Sağlık Kenti,

Sağlık Serbest Bölgeleri,

Sağlık Turizmi,

Sağlıkta kamu-özel ortaklığı terimleri neoliberal sistemin sağlığı tamamen piyasalaştırılması kavramlarıdır.

Sağlıkta uluslararası tekeller, bu yönetimler ve politik erk tarafından dayatılıyor.

Bu kavramların hiç birisinin sermaye sahiplerine katkısından başka, Ladikli, Atakumlu, Termeli, Kavaklı, Vezirköprülü halkın sağlığına katkısı yoktur.

Bilhakis artan cepten ödemeler şeklinde halka yansıması , sağlık hizmetleri sadece tedavi edici pahalı hizmetlerin öncelenmesi şeklinde bir çok olumsuz etkisi de olmaktadır ve bu artarak devam edecektir.

Bu ülke insanı özelleştirmenin acısını hayatın her alanında hissetmeye başlamıştır.

Özelleştirme, sadece çalışanların mağdur edilmesi ile sınırlı değildir.

Özelleştirme sadece bu ülkenin 80 yılda yarattığı kamusal alanın tasfiyesi değildir.

Özelleştirme,Hizmet alan için bir yıkımdır.

Yaşayarak öğreniyoruz.Yaşayarak öğreneceğiz..

Samsun halkının ücretsiz, kamucu, eşit, ulaşabilir, nitelikli, kapsayıcı, insancıl, koruyucu, sağlığın yoksulluk, işsizlik gibi sosyal belirleyicilerini de içeren sağlık anlayışına ihtiyacı vardır.

Dubai masallarına değil

DR.CEM  ŞAHAN

SAMSUN  TABİP  ODASI  ESKİ  BAŞKANI