Zonguldak’ta Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS)’nın düzenlediği mitingde, taşeron çalışmanın yasaklanması için mücadelenin ortaklaşması çağrısı yapıldı, taşeron çalışma sisteminin hem işçilerin canlarına mal olduğuna hem de sendikal örgütlenmenin önünde bir engel olduğuna dikkat çekildi.
GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş, taşerona karşı yürütülen bu mücadelede hiçbir sendikanın, hiçbir emek örgütü ve hiçbir emekçinin kendini bu sürecin dışında tutamayacağını ifade etti. Taşeron sisteme karşı herkesin mücadeleye katılması gerektiğini belirten Alabaş, konfederasyonların da bu mücadelenin örgütleyicisi durumuna gelmesini istedi.
GMİS Başkanı Eyüp Alabaş, miting ve miting sonrası mücadelenin nasıl olması gerektiğine dair sorularımızı yanıtladı.
Mitingi nasıl değerlendiriyorsunuz? Amacına ulaştı mı?
27 Ocak 2013 Pazar Günü Zonguldak’ta yaptığımız Emeğe Saygı Mitingi, bizim açımızdan amacına ulaştı.
Biz bu mitinge Genel Maden İşçileri Sendikası olarak öncülük ettik. Zonguldak’ta bulunan tüm emek örgütleri ve emek dostları daha başından itibaren mitingi sahiplendi ve tüm örgütler Genel Merkezleri düzeyinde iletişime geçti. Katılımı hep birlikte örgütledik.
Türkiye’de taşeron uygulamasına ve taşeron cinayetlerine karşı çok net bir mesaj verdik ve tavır koyduk.
Emekçilerin dayanışma bilincini ve geleneğini herkes gördü. Bundan sonra Türkiye’nin dört bir yanında sesimiz daha gür çıkacak.
Bundan sonra ne olacak? Üstümüze düşeni yaptık deyip bir kenara mı çekileceksiniz?
Önümüzdeki süreçte taşeron sorunu en büyük sorun olarak karşımızda duruyor.
Özellikle Ulusal İstihdam Stratejisi adı altında, emekçilerin kazanımlarını yok etmeye yönelik bir çalışma var. Açıkça görülüyor ki Türkiye’yi bir Taşeron Cumhuriyeti yapmak ve tüm emek örgütlerini yok etmek istiyorlar.
Hiçbir sendika, hiçbir emek örgütü ve hiçbir emekçi kendini bu sürecin dışında tutamaz. Biz mücadelemizi kesintisiz sürdürüyoruz. Her zaman dayanışma içinde olacağız.
Taşeron Zonguldak’ın değil tüm Türkiye’nin sorunu dediniz. Birçok sendika da bu çağrınıza cevap olarak mitinginize katıldı. Bu sendikalar ile bir araya gelip taşeron sistemin yasaklanması için bir mücadele programı oluşturacak mısınız?
Tabii ki bundan sonrası bizim tek başımıza taşıyabileceğimiz bir süreç değildir. Az önce ifade ettiğim gibi önemli olan üst örgütlerimizin bu organizasyonu yapması ve dayanışmayı örgütlemesidir.
Biz kendi üst örgütümüzü harekete geçirmek için tüm gücümüzle çalışacağız. Ve tabii ki imkanlarımız ölçüsünde işçi-memur tüm emekçi dostlarımızla her zaman maddi-manevi dayanışma içinde olacağız.
Biz sizin aracılığınızla, mitinge katılan tüm dostlara bir kez daha teşekkür ederim.
SENDİKALAR DESTEK VERMELİ
Yol-İş’te taşerona karşı benzer bir çıkış yaptı. Mücadelelerinizi ortaklaştıracak mısınız?
Yol-İş Sendikamızın Ankara’daki eylemine arkadaşlarım ile birlikte katıldık ve destek verdik. Biz GMİS olarak imkanlarımız ölçüsünde her eyleme destek vermeye çalışıyoruz ve çalışacağız. Önemli olan, bu dayanışmayı işçi, memur konfederasyonları ve diğer kitle örgütleriyle birlikte gösterebilmektir. İşte o zaman siyaset kendine çeki-düzen verecek ve politikalarını gözden geçirecektir. Evet, taşeron, Türkiye’nin sorunu diye bir miting kararı almıştık. Tüm sıkıntılarına rağmen, tüm emek örgütleri ve emek dostları Zonguldak’a geldiler. Buru yüksek bir sesle hep birlikte haykırdık. Türkiye’ye ve dünyaya sesimizi duyurduk.