Akkuyu’da nükleer santrale ‘hayır’

Mersin’in Gülnar ilçesinde yapılmak istenen Akkuyu Nükleer Santrali yüzlerce kişinin katılımıyla protesto edildi. Eylemde, nükleer santralin doğal yaşamı bitireceğinin altı çizildi.

Yüzlerce kişi Mersin Akkuyu’da nükleer santral yapılmasına, Hiroşima Katliamı’nın yıldönümünde bir kez daha hayır dedi. Mersin ve bölge illerin katılımıyla Gülnar ilçesinin Büyükeceli Belediyesi ana yolunda toplanan yaşam savunucuları sloganlar eşliğinde nükleer santralin giriş kapısı önüne yürüdü. Nükleer Karşıtı Platform, Eğitim Sen, SES, Mersin Tabip Odası, Adana Tabip Odası, demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerin katıldığı eyleme BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı ve Akdeniz Belediye Başkanı Fazıl Türk de destek verdi.
Santralin giriş kapısı önünde basın açıklamasını okuyan NKP Dönem Sözcüsü Sabahat Arslan, emperyalizmin bir insanlık ayıbı olan ve on binlerce kişinin ölümüne neden olan Hiroşima ve Nagazaki Katliamı’nın yıldönümü nedeni ile ölen insanları anmak için toplandıklarını kaydetti. Nükleer santrallerin insan sağlığına ve ekolojiye zararlı olduğunun altını çizen Arslan nükleerin milyonlarca insanın ölmesinin ve sakat kalmasının yanı sıra ekolojik dengenin bozulmasına neden olduğunu ifade etti.

HALK NÜKLEER SANTRALE KARŞI
“Türkiye’nin kurulum, üretim, işletim ve güvenlik maliyetleri çok yüksek olan, atık sorunu çözülemeyen ve tüm dünyada elektrik üretim yönetimi olarak terk edilen nükleer santrallere ihtiyacı yoktur!” diyen Sabahat Arslan, nükleer santralin kurulmasına dönük tüm argümanların bilim dışı olduğunu vurguladı. Nükleer santralin yaşamı bitireceğinin altını çizen Arslan, “Bizler, ülkemizin nükleer çöplük olmasına, ülkemizde nükleer silahların üretilmesine, siyasi baskı sonucunda kurulmak istenen başta Akkuyu nükleer santrali olmak üzere hiçbir nükleer santralin yapılmasına izin vermeceğiz. Akkuyu’da ve Mersin’de halk nükleer santrallere karşıdır. Halkın iradesine rağmen nükleer santraller kurulamaz!” dedi. Arslan, AKP Hükümetini planlanan tüm nükleer santral projelerinden vazgeçmeye çağırdı. Açıklamalarının ardından CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Başbakanın ‘Bizim Akkuyu’da nükleer santral yapmamız sadece enerji için değildir’ sözlerinin ne anlama geldiğini sordu. Atıcı, amacın nükleer silah üretimi olduğunu kaydederek nükleer santrallere ve nükleer silahlara karşı olduklarını söyledi. Akkuyu’daki tepkilerin ve yükselen seslerin sadece Mersin’le kalmayacağını belirterek sözlerine başlayan BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, meselenin nükleer santralin yarattığı zararlar olduğunu ve sorunun yerel değil tüm Türkiye ve dünya sorunu olduğuna dikkat çekti. 

‘İNSAN SAĞLIĞI HİÇE SAYILIYOR’
Dr. İsmail Bulca (TTB Merkez Konseyi Üyesi): İnsanlığın nükleer felaketle karşılaşması üzerinden 67 yıl geçti ve Çernobil’i gördükten sonra, Fukuşima’yı gördükten sonra hâlâ nükleer enerjinin insan ve doğa üzerindeki zararlarını anlatmak zorunda kalıyorsak bunun altında başka şeyleri de aramak gerekir. AKP Hükümeti insanların sağlığını hiçe sayarak taşeronluğunu yaptığı emperyalist güçler adına kendi çıkarları doğrultusunda miyadı dolmuş nükleer enerjiyi ülkemizde uygulamaya çalışıyor. AKP Hükümetinin, bilimsel olmayan enerjide ısrar etmesi, diğer alanlarda uyguladığı politikalardan da farklı değil. TTB olarak insan sağlığı için çevre ve doğanın temizliği için bundan önce olduğu gibi bundan sonra da nükleere karşı olamaya devam edeceğiz.

‘FUKUŞİMA’DAKİ HÜSRANI YAŞAMAK İSTEMİYORUZ’
Selman Günbat (SES Mersin Şube Başkanı): Nükleer enerji elektrik ihtiyacının yüzde 2-3 gibi ihtiyacı karşılayacak yapılanmadır. Japonya dünyanın en ileri teknolojisine sahip olmasına rağmen, yine de Fukuşima’daki hezimeti ve hüsranı bizler Akkuyu’da yaşamak istemiyoruz. Nükleer santral yapıldığında santralin bacasından radyasyon çıkacak mı, çıkmayacak mı? İnsan sağlığı üzerindeki etkileri düşündünüz mü? Akdeniz’de yetişen meyve ve sebzeleri bugün yendiği kadar rahat yiyebilecek misiniz? AKP Hükümeti ülke genelinde uyguladığı gerek nükleer santraller gerek hidroelektrik santralleri ve barajlar olsun bunların hepsi sadece uluslararası sermayenin emrine sunulan imkanlar gibidir.

‘ÖLÜMCÜL ETKİLERİ VAR’
Dr. Ali İhsan Ökten (Adana Tabip Odası Başkanı): Nükleer reaktör bizim için nükleer bomba demektir. Ne zaman patlayacağı belli olmaz. İlk atom bombasının atılmasından sonra bunun insanlar üzerindeki ölümcül ve sakat bırakıcı etkileri görülüyor olmasına rağmen tüm dünyada nükleer reaktör ve bombaların yapımına devam edilmesi yeni cinayetlere yol açacaktır. Biz tabipler olarak nükleer reaktördeki en ufak bir sızıntının insan sağlığında bırakacağı olumsuz etkileri biliyoruz. Örneğin birçok insan doğumsal sakatlık sorunu yaşayacaktır.

‘GELECEĞİMİZİ KORUMAK İÇİN’
İmam Özdemir (Kesk Dönem Sözcüsü): Rant kavgasına tüm değerler ve canlı yaşamı heba edilmeye çalışılıyor. Akkuyu doğa harikası bir yer. ancak sermaye buraya nükleer santral kurmaya çalışıyor. Hiçbir şekilde geleceğimizi küresel sermaye ve onun yerli iş birlikçilerine terk etmeyeceğiz. Geleceğimizi korumak kurtarmak, yaşamımızı ve çocuklarımızı güvence altına almak için KESK Şubeler Platformu olarak bugünkü mücadeleye destek veriyoruz.

‘EN İYİ ÇÖZÜM NÜKLEERİ ENGELLEMEKTİR’
Dr. A. Burhan Söker (Mersin Tabip Odası): Mersin Tabip Odası olarak tüm süreçlerde yer alıp halka nükleerin sağlık etkileri konusunda sürekli bilgi vermek zorunda hissediyoruz kendimizi. Radyasyonun akut ve kronik etkileri var. 20 yıldan beri Karadeniz olmak üzere kanser vakalarında artış olduğunu yayınladık. Nükleer atıktan ortaya çıkan radyasyon uzun yıllar insan sağlığını, doğayı ve çevreyi etkileyecektir. Bu etkilerinden kurtulacak çözüm yoktur. En iyi çözüm nükleer santrallerin oluşumunu engellemektir.

'HİROŞİMA SON OLSUN'

“Uluslarası Alanda Nükleer Silahlar Kaldırılsın” üyeleri 6 Ağustos 1945’te Hiroşima’ya atılan nükleer bomba sonucu yaşanan katliamı protesto etti. Galatasaray Lisesi önünde yapılan basın açıklamasını Nisan Ak okudu. Ak: “Bundan 67 yıl önceydi 15 bin ton TNT gücüne sahip ilk uranyum bombası Hiroşima üzerinde patlatıldı. On binlerce insan hayatını kaybetti. Takip eden aylarda radyasyondan dolayı bir çok kişi yaralandı ve hayatını kaybetti. 1945’in sonunda ise 140.000 insan bu bomba yüzünde öldü” dedi. Dünyanın hala nükleer tehdidinde olduğunu söyleyen Ak, Türkiye’ deki nükleerleri de değerlendirdi. Ak, “Şu anda İncirlik üssünde bulunan termonükleer B61 bombalarının patlama gücü 340 kilo ton kapasitede. Bu Hiroşima’ya atılan bombanın yaklaşık 20 katı. Hiçbir devletin halkını ve insanlığı böyle büyük bir tehditle yaşamaya zorlama hakkı yok” şeklinde konuştu.
Eylemde nükleer faciadan etkilenen insanların resimleri ve yeni doğan bebeklerin resimleri sergilendi. 

Evrensel