Y a n g ı n  K u l e s i

 Can Güvenliği ve İş Güvencesi İstiyoruz!

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi

www.guvenlicalisma.org

www.yanginkulesi.org

19 Mart 2012

Sayı: 16

 

İşçi katliamlarının sorumlusu sermaye ve AKP iktidarıdır!

24 Şubat'ta Adana’da baraj kapağının patlaması sonucu 10 işçi hayatını kaybetti ve 5’inin cenazesine bile ulaşılamadı. 11 Mart’ta ise İstanbul Esenyurt‘ta bir inşaatın şantiyesinde çadırlarda kalmak zorunda bırakılan 11 işçi, çıkan yangında aramızdan ayrıldı…

AKP iktidarının ve sermayenin ekonominin lokomotifi dedikleri inşaat/enerji sektörünün, işçilerin kanıyla büyüdüğü gözler önüne serildi…

Aylardır İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak altını çiziyorduk: İnşaat sektörü alarm veriyor diye. Son iki aydır yaptığımız açıklamalarda da barınma sorununun iş cinayetlerinin bir nedeni olduğunu açıklıyorduk:   “İşçilerin barınma sorunu, çalışma hayatının parçasıdır ve çalışırken ölenler, barınırken de korunamamaktadır.”

Adana’da ve İstanbul’da 21 işçi göz göre göre boğuldu, diri diri yakıldı!

24 Şubat’ta Adana Kozan’da yapılan Gökdere Köprü Barajı inşaatında meydana gelen patlama sonucu 10 işçi sulara kapılarak boğuldu… 

Katliamın nedeni ise şöyle: Gökdere Köprü Barajı’nda inşaat tamamlanmadan su tutulmaya başlanmış ve tünelde işçiler çalışmaya devam etmiştir. Mekanik tünel kapağını destekleyen betonarme yapıda kopmalar meydana gelmiş ve kapak arkası tıkaç betonları yapılmamıştır. Yine tünel kapağı ve bağlantıları azami su basıncına dayanıklı bir şekilde yapılmamıştır. Bunların sonucu olarak mekanik kapak basınca dayanamamış ve patlamıştır. 

Baraj işçilerinin ölümünün nedeni, su kaynaklarımızın sermayeye peşkeş çekilmesi ve güvencesiz çalışmadır. Bu katliamın sorumluları ise, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı başta olmak üzere AKP iktidarı, barajın sahibi EnerjiSA ve inşaatı yapan Cengiz-Özaltın şirketleridir.

11 Mart’ta İstanbul Esenyurt’ta bir AVM inşaatında çıkan yangın sonucu 11 işçi yanarak hayatını kaybetti…

Katliamın nedeni ise şöyle: İnşaatta çalışan işçilerin kalması için barakalar yerine çadır kullanılmıştır. Çadır malzemeleri ve yerleşimleri uygun değildir. Yine çadırlarda tek çıkış kapısı vardır. Diğer yandan yangın algılama ve söndürme sistemlerinde eksikler vardır. Kaldı ki yangın elektrik tesisatının mevzuata uygun olmamasından çıkmıştır.

Bu katliamın sorumluları da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı başta olmak üzere AKP iktidarı, proje sahibi Ece Türkiye-DWS ortaklığı, ana yüklenici Kayı İnşaat ve onun taşeronu Kaldem şirketleridir.

İnşaat/enerji sektöründeki büyümeye paralel iş cinayetleri artıyor!

Türkiye egemenleri; dünyanın en fazla gelişen ikinci ekonomisi olmakla övünüyor... Ama ne yazık ki çok övündükleri bu büyümeden, emekçiler hiç pay alamıyor. Emekçilerin paylarına, yalnızca yoksulluk ve ölüm düşüyor. Bu durumun en açık görüldüğü yer inşaat/enerji sektörüdür. Dünyanın en fazla gelişen ikinci ekonomisinin lokomotifi olan sektörde yaşanan iş cinayetleri, ülkemizdeki toplam iş cinayetlerinin 1/3’ünü oluşturmaktadır.

Bunun temel nedeni sektörde kuralsız ve baskıcı bir emek rejiminin varlığıdır. Sektörde kar marjı yüksek ve emek sömürüsü yoğundur. Birbirine zincirleme bağlı taşeronların cenderesinde işçiler çalışmaktadır. Bu noktada işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri maliyet olarak görülmektedir. Oysa gerekli önlemler alınsa sektörde yaşanan iş cinayetlerinin tamamı önlenebilir…

İş cinayetlerinin nedeni yeni yasanın çıkmaması değildir!

Yaşanan işçi katliamları sonrası AKP iktidarı cephesinden yeni iş sağlığı ve güvenliği yasasının çıkarılması dillendiriliyor. Öyle ki yasanın çıkmamasının sebebi olarak TTB ve TMMOB gösteriliyor. Neredeyse utanmasalar iki meslek örgütümüze işçi katliamları sizin yüzünüzden oldu diyecekler. 

Oysa sermaye ve AKP iktidarının amacı, işçi sağlığı ve güvenliğini piyasaya açmaktır. İşçilerin hayatları onlar için önemli değildir. Çünkü ölümler güvencesiz çalıştırmanın derinleşmesine paralel olarak artmaktadır. Türkiye’yi ucuz emek cenneti ve AB’nin Çin’i haline getireceğiz diyen, çalışma yaşamını daha da esnekleştirecek olan Ulusal İstihdam Stratejisi’ni oluşturan ve Genel Sağlık Sigortası adıyla bizlerin sağlık hakkına ulaşımını engelleyen onlar değil mi?

AKP iktidarı işçi ölümlerinin ardından “timsah gözyaşları” döküyor!

Esenyurt’ta işçi cenazelerinin tespiti için DNA tespiti yapılıyordu. Esenyurt’un AKP’li Belediye Başkanı televizyonlara “vadeleri dolmuş” diye beyanat verdi. Çalışma Bakanı da yine aynı nakaratı tekrarladı: “Kader”…

İktidara geldiği 9 yıldan bu yana iş cinayetleri sonrası Diyanet Hutbesi veren, madencilerin ardından “güzel öldüler” ve “ölüm bu işin kaderinde var” diyen, Elbistan’da cenazeleri çıkarmak yerine anıtmezar diken, Kozan’da işçiler boğulunca imamlar aracılığı ile işçi ailelerinin tepkilerini soğurmaya çalışan ve şimdi de utanmadan “vadeleri dolmuş” diyen bir iktidar var karşımızda.

Peki neden işçilerin ve yoksulların kaderi ölüm oluyor? Bu söylemin ardında işçi tepkilerinden çekinen ve korkan bir iktidar yatıyor aslında. Esenyurt’ta gördüğümüz işçilerin olay yerinden hızla uzaklaştırılmaya çalışılmasıydı. Çünkü işçiler ve aileleri tepkiliydi. AKP iktidarını korkutan da tam da budur…

Çözüm işçi sınıfının ellerindedir!

Yaşanan katliamların sorumlusu sermaye ve denetim görevini yapmayan AKP iktidarıdır. Varolan yasalar uygulanmalı, emek ve meslek örgütlerinin yol göstericiliğinde gerekli düzenlemeler yapılmalı ve iş cinayetlerinin sorumluları taksirle adam öldürme suçundan hızlı bir biçimde yargılanmalı ve cezalandırılmalıdır…

Ancak sorun salt yasaların uygulanması, eksikliklerin giderilmesi ve sorumluların yargılanması sorunu değildir. Sorun kapitalist sistemin içsel olarak işçilerin alınteri ve ölümleri üzerinden büyümesi sorunudur. Bu noktada işçi sınıfının üretim sürecinde tek belirleyen olma mücadelesini büyütmesi ve bu mücadelenin merkezine “can güvenliği” sorununu koyması gerekmektedir. 

Emek ve Meslek Örgütlerinden Açıklamalar / Etkinlikler...

İşçiler ölüyor, Bakanlık seyrediyor

11 Mart Pazar günü saat 21.00 civarında, Esenyurt`ta bir AVM inşaatının şantiyesinde işçilerin yatakhane olarak kullanmak zorunda bırakıldıkları çadırlarda çıkan yangında 11 işçi yanarak hayatını kaybetti. Yaşanan iş cinayeti sonrasında 12 Mart 2012 günü saat 15:00`de, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, DİSK İstanbul Merkez Temsilciliği, TÜRK-İŞ İstanbul 1. Bölge Temsilciliği ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği İstanbul Meclisi tarafından olayın yaşandığı şantiye önünde basın açıklaması gerçekleştirildi... Uzun söze gerek yok. İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanındaki yaygın ve ölümcül sorunların en temel kaynağı, küresel kapitalist sistemin üretim süreçlerinde esnek ve güvencesiz istihdam ve çalışma biçimlerinin başat hale gelmesidir. Daha fazla kar için, daha uzun çalışma saatleri ve daha düşük işçi maliyetleri insanların insanca yaşam koşullarının göz ardı edilmesidir... 

İstanbul Esenyurt’ta 11 işçi katledildi! Parıltılı binaların arkasında binlerce ölü işçi var…

Birkaç saat evvel, barınma sorunu kaynaklı toplu bir işçi katliamı yaşandı ve 11 canımız aramızdan ayrıldı… Adana Gökdere Barajı’nda daha 6 işçinin cenazeleri bulunamamışken ve medya her geçen gün artarak devam eden işçi ölümlerini görmezden gelirken 11 canımız aramızdan ayrıldı... AKP iktidarının ve sermayenin ekonominin lokomotifi dedikleri inşaat sektörünün, işçilerin kanıyla büyüdüğü gözler önüne serildi… İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak soruyoruz: Esenyurt'ta 11 işçi arkadaşımızın yanarak hayatını kaybettiği inşaatta, yukarıda belirtilen önlemlere uyulmuş, sağlıklı ve güvenli barınma koşulları sağlanmış mıdır? 

 

Şubat ayında 42 işçi hayatını kaybetti

2 Mart Cuma günü, İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak aylık iş cinayetleri raporunu açıkladık. Taksim Meydanı'nda forum şeklinde başlayan açıklamamıza Enerji-Sen üyesi taşeron BEDAŞ işçileri yoğun olarak katıldı. Yaklaşık 200 emekçinin katıldığı eylem BEDAŞ Genel Müdürlüğü önüne sloganlarla yürüyerek devam etti... İş cinayetleri kadın, erkek demeden, ülkemizin dört bir yanında Şubat ayında da devam etti. Yazılı, görsel ve dijital basından tespit edebildiğimiz kadarıyla bu ay en az 42 işçi hayatını kaybetti... Tespit edebildiğimiz 42 iş cinayetinde 11 ölüm Adana’da, 8 ölüm İstanbul’da, 4 ölüm İzmir’de ve 3 ölüm Hatay’da yaşandı...

İnşaat işçileri: Patronlara saraylar yapanlar barakalarda yanıyorlar

11 işçi için 11 dakikalık eylem 

Türkiye Büyük Sağlık Hakkı Meclisi açıldı

 Söyleşiler / Raporlar

'Sıfır iş kazası mümkün' - Emre Gürcanlı ile söyleşi 

"Türkiye'de iş güvenliği ve işçi sağlığı konusunda denetim yapacak bir mekanizma yok." Bu sözler İTÜ Öğretim Görevlisi İnşaat Mühendisi Doç. Dr. Emre Gürcanlı'ya ait. Gürcanlı'nın önerisi, iş güvenliğine uymayan firmalara cezai yaptırım uygulanması, denetimin Çalışma Bakanlığı tarafından yürütülmesi. Gürcanlı, sıfır iş kazasının mümkün olduğunu belirtiyor... Beylikdüzü yolu üzerindeki Marmara Park AVM inşaatı 11 işçiye mezar oldu. İş cinayeti olarak tanımlandı işçilerin ölümü. Çünkü 1,5 ay önce de yangın çıkmış, üstelik İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'ne uyulmayarak şantiyede işçilerin çadırlarda barınmaları sağlanmış. Daha önceki birçok olayda olduğu gibi burada da işçiler bile bile ölüme gönderilmiş...

BEDAŞ’ta iş kazası önraporu - Şubat 2012

Rapor işkazasının yaşandığı yerin incelenmesi, BEDAŞ Gaziosmanpaşa İşletme Müdürlüğü yetkilileri, taşeron şirket çalışanları, Enerji-Sen yetkilileri ve kazaya uğrayan Seyithan Ağır’ın kardeşi ile yüz yüze görüşme ve konuyla ilgili mevzuatı ve medya yer alan haberlerin taranması ile hazırlanmıştır. Seyithan Ağır’ın enfeksiyon tehlikesi devam ettiğinden kendisiyle kazaya ilişkin olarak yüzyüze görüşülememiştir... 3 Şubat 2012 tarihinde saat 11.00 civarında BEDAŞ Gaziosmanpaşa bölgesinde taşeron şirket Aram İnşaat Elek. Ürt. Madencilik Kuyum. İth. İhr. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti. çalışanı Seyithan Ağır, Alibeyköy Barajı yakınındaki bir trafonun üstünde arıza sorununu giderirken 34.5 kilovolt gerilim altındaki akıma kapılmış ve 3 metre yükseklikten yere düşmüştür. Seyithan Ağır, sağ kolunu kaybetmiştir ve halen yoğun bakımdadır...

Esenyurt'taki işçi katliamına dair ilk gözlemler - Ertuğrul Bilir / Mustafa Tamyürek

12 Mart günü Makina, Elektrik, İnşaat Mühendisleri ve Mimarlar Odası temsilcileriyle bir inceleme grubu oluşturuldu. İnceleme grubu 2 gün içinde bir ön rapor hazırlayacak. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi üyemiz Ertuğrul Bilir ve Mustafa Tamyürek'in katliama dair ilk gözlemleri... Ölümlerin olduğu çadırda kalan işçiler KALDEM isimli taşeron şirketin işçileri. Bu şirket havalandırma işlerini yapıyormuş. Kamp alanında 4 çadır (3 tanesi yanmış) ile konteynırlar var. Ayrıca yemekhane ve tuvaletler var. Diğer taşeronların işçileri (ben sadece elektrik işlerini yapan DESAT firmasından işçilerle karşılaştım) konteynırlarda kalıyor. Olay yerinde, mümkün olduğunca işyerinde çalışan işçilerle görüşmeler yaptık... Davalara müdahil olmak istediğimizi belirttik...

 Çevre ve Halk Sağlığı

Karaosmanoğlu’na 3480 TL para cezası 

Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu’nun, Dilovası’nda hava kirliliğini konu alan çalışmasının ön sonuçlarını kamuoyu ile paylaşmasının ardından, kendisine “şarlatan” diyen Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’nun aleyhine açtığı hakaret davasının 5. duruşması bugün (15 Mart 2012) Kocaeli Adliyesi’nde görüldü. Kocaeli Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu’na hakaretten 3 bin 480 TL para cezasına çarptırıldı...

İşçi Aileleri

Yüzlerce milyon dolarlık AVM’nin çamur içinde yaşayıp yanarak ölen yoksul işçilerinin hikâyeleri…

Kimisi askerdeki oğluna, kimisi Ordu’da köyünde bıraktığı eşi ve çocuklarına, kimisi depremden kaçıp geldiği Van’daki ailesine para göndermek için gelmişti İstanbul’a… Esenyurt’taki AVM inşaatında çalışan işçiler, çamur dolu bir alanda çadırlarda kalırken, büyük bir denetimsizlik sonucunda ölüme gönderildiler... İstanbul Esenyurt’ta Ece Türkiye’nin Kayı İnşaat eliyle yaptırdığı AVM inşaatında 11 işçi göz göre göre öldürüldü. Çamurla kaplı bir alanda çadırlarda kalan işçiler soL’a yaptıkları açıklamalarda, inşaatın başlangıcından bu yana tek bir denetimin dahi olmadığını söyledi. İşçiler usta başlarına birçok kez, konteynır talebinde bulunmalarına rağmen bunun hiçbir zaman dikkate alınmadığını söylüyor...

Barajdaki patlamada kaybolan işçilerin yakınları: Bir mezarları olsun

Adana'nın Kozan ilçesindeki Gökdere Köprü Barajı Tüneli kapağının patlamasının ardından kaybolan işçilerin bulunması için arama ve kurtarma çalışması sürüyor. Arama çalışmalarında kepçe operatörü Hasan Bolat’ın cüzdanının bulunması yakınlarını heyecanlandırdı. İşçilerin cesedinin bulunacağını ümit ettiklerini belirten kayıp yakınlarının tek isteği bir mezarlarının olması... Gökdere Köprü Barajı önünde, iş makineleri ile hafriyat dikkatli bir şekilde çıkarılarak çalışmaların yoğunlaştığı gözlenirken, kayıp işçilerin yakınlarının umutlu bekleyişi ise sürüyor. Ailelerin beklentisi ise kayıp yakınlarının bulunması ve ziyaret edebilecekleri bir mezarlarının olması...

Kitaplar 

Çalışmak sağlığa zararlıdır - Annie Thebaud-Mony

Fransız sosyolog, Annie Thébaud-Mony, rekabet gücü adına dünyanın çeşitli ülkelerinde çalışma hayatının kadınları ve erkekleri nasıl hasta ettiğini, yaraladığını ve öldürdüğünü anlatıyor ve bu suçların nasıl cezasız bırakıldığını anlatıyor... İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (www.yanginkulesi.org) - Aslı Odman: “Tuzla’yı, Davutpaşa’yı, Karadon faciasını, saatli bomba asbestin etkilerini anlamak için kılavuz bir kitap. Usta sosyolog Thébaud-Mony hepimizin bir politika olarak uygulanan güvencesizleştirme ile nasıl sağlık ve canımızı kaybettiğimizi, Fransa, İtalya, Hindistan, Brezilya, Güney Afrika, Kanada’dan somut örneklerle anlatıyor. Sırf iş güvenliği uzmanları için değil, güvenceli güvencesiz, evde, işyerinde, kadın, erkek, Türkiyeli, göçmen çalışma hayatının içindeki herkes için bir ‘YANGIN ALARMI’ veriyor bu kitap.”

Ev İçi Çalışma

Gündelikçi kadınlar sendika istiyor

Minire İnal, arada evlerin pencerelerinde gördüğümüz, tek ayağını camın dışına atmış evlerin camını silen gündelikçi kadınlardan sadece biri. İnal’ın iş kazası olarak tanımladığı olay ise, camları silerken 3. kattan düşüp, sakatlanması. Doktoru, artık özürlü kadrosunda çalışabileceğini söylemiş, fakat o değil özürlü kadrosunda çalışmak, işçi olarak bile kabul edilmediğini biliyor artık. İmece Kadın Sendikasi Girişimi ile Çalışma Bakanlığında ve Mecliste yaptığı görüşmelerde, diğer gündelikçi kadınlar gibi, sendikalaşma taleplerini iletiyor İnal da. Bir yandan da çağrıları şu: “Tüm gündelikçi kadınlar gelin sendikalaşalım”...

“Kadın Emeği ve Güvencesizlik” paneli yapıldı

İstanbul Tabip Odası Kadın Komisyonu ve Dev Sağlık-İş Sendikası Kadın Komisyonu tarafından gerçekleştirilen etkinlik 4 Mart 2012 Pazar günü Şişli Etfal Hastanesi Konferans Salonu’nda yapıldı... Çiğdem Çidamlı ise hükümet tarafından yasalaştırılması gündemde olan teklif ve tasarıları değerlendirerek aktardı. 4+4+4 kademeli eğitim sisteminin sadece kadınları eve kapatmak değil aynı zamanda kadınların ucuz iş gücü olması anlamına geldiğini, Ulusal İstihdam Stratejisi ile birlikte ele alındığında; 20 yıllık istihdam planının içinde “kıdem tazminatının kaldırılması, taşeronun esas işte de kullanılmasının yolunun açılması, evden çalışma, tele çalışma, esnek çalışmanın temel çalışma biçimi haline getirilmesi”nin yer aldığına dikkat çekti...

Belgesel / Sinema

Malezya'da metal fabrikasının çevre ve halk sağlığına etkileri

Adana Gökdere Barajı'nda patlama dakikaları

Hukuk

İzmir'de patlamada ölen işçilerin aileleri tazminat istiyor

Geçtiğimiz Nisan ayında Karabağlar'daki bir kapı imalathanesinde gaz sıkışmasından dolayı meydana gelen ve bir itfaiye eri ile 4 işçinin ölümüyle sonuçlanan patlama için İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Karabağlar Belediyesi aleyhine 400 bin liralık pilot dava açıldı... Patlamada ölen Mustafa Kurt'un eşi Menekşe Kurt ve 10 yaşındaki kızı Asiye Kurt ile yine aynı patlamada ölen Harun Cirik'in eşi Arzu Cirit ve 3 yaşındaki kızı Hacer Cirit'in avukatları Tunga Akarca ve Soner Peynirci, işyerinde gerekli denetimleri yapmadıkları ve işyerinin kaçak çalışmasına göz yumdukları iddiasıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Karabağlar Belediyesi'ne aleyhine İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtı. Avukatlar, gerçek tazminatın bilirkişi raporu doğrultusunda belirleneceğini açıkladı...

Dünyadan Haberler

Eternit: İtalya’da cezalı Türkiye’de yasal

İtalya’da üç bin işçinin ölümüne neden olan Eternit ürünleri fabrikasının sahipleri 16 yıl hapis cezası aldı. Karar Avrupa'ya emsal olurken Türkiye'de Eternit yaygın kullanılıyor... İtalya'da 3 bin kişinin ölümüne sebep olmakla suçlanan Eternit şirketine ilişkin iki yıldır süren davada şirketin eski sahibi İsviçreli milyarder Stephan Schmidheiny ile Belçikalı Baron Jean-Louis Marie Ghislain 16'şar yıl hapis cezasına çarptırıldı. Kararın benzer davalar için emsal oluşturması beklenirken kansorejen maddeler içeren Eternit Türkiye'de yıllardır serbestçe satılıyor. Özellikle çatı ve dış cephe kaplaması olarak kullanılan Eternit, saksı ve su borusu olarak da üretiliyor...

İtalya Torino'da tarihi karar: Eternit şirketi, asbeste bağlı hastalıklar nedeniyle mahkum oldu

Hepimizin ismine aşina olduğu Eternit firması, dört büyük fabrikasından İtalya/Casale'de olanının işçiler ve Casale halkında yol açtığı ölümcül sonuçlardan dolayı işçi ailelerine, belediyeye ve sendikalara ödenmek üzere toplam 95 milyon Euro cezaya çarptırıldı. Aynı zamanda firmanın iki sahibi, Stephan Schmidhein ve Louis de Cartier, 16'şar yıllık hapis cezalarına çarptırıldılar. 35 bin'lik Casale şehrinde, yaklaşık 2000 işçi ve Casale'li halktan kişilerin asbeste bağlı akciğer / akciğer zarı kanserinden öldüğü hesaplanmıştı... (İtalya'da bu nedenle ölen üç bin kişi bulunmaktadır). İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi Üyesi Aslı Odman'ın Notu: Türkiye'de asbest üretimi RESMEN sadece 2010 Aralık'ta yasaklandı. 1975’de 32bin, 1985’de 55bin, 1997’de 34bin, 2004’de 11bin, 2006’da 5bin ton asbest tüketilmiş. Asbestin neden olduğu hastalıkların ortaya çıkması için 20 ile 40 yıl arası zaman geçmesi gerekiyor...

Makaleler

İşçiler ölüyor, AKP bakıyor - Murat Işık 

‘Ölmeden çalışma’ koşulları sağlanmalı! - Özgür Müftüoğlu

İskeleden ötesi ölüm - Tuğba Tekerek

Esneklik cinayettir - Aziz Çelik

Yatacak yerimiz yok - Nihal Kemaloğlu

Patronun kârı, işçilerin canı - Erkan Aydoğanoğlu

İşçi kayıpları eksilmiyor - Barbaros Tantan

Baraj ve medya faciası: Ölen "biz"den olmayınca - Ali Topuz

 

Yangın Kulesi Aylık Bülteni İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi tarafından çıkarılmaktadır...

Meclis hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız...

Yangın Kulesi

Ayda bir elektronik bülten olarak yayınlanır...

Her türlü katkı, görüş ve eleştiri için: guvenlicalisma@gmail.com

Twitter hesabı: http://twitter.com/guvenlicalisma 

 Facebook hesabı: http://www.facebook.com/guvenli.calisma

 


 


 

 




 

 

 



 

 

 


" /> Yangın Kulesi / 19 Mart 2012 / İstanbul İSİG Meclisi E-Bülteni - İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi

Yangın Kulesi / 19 Mart 2012 / İstanbul İSİG Meclisi E-Bülteni

24 Şubat'ta Adana’da baraj kapağının patlaması sonucu 10 işçi hayatını kaybetti ve 5’inin cenazesine bile ulaşılamadı. 11 Mart’ta ise İstanbul Esenyurt‘ta bir inşaatın şantiyesinde çadırlarda kalmak zorunda bırakılan 11 işçi, çıkan yangında aramızdan ayrıldı… AKP iktidarının ve sermayenin ekonominin lokomotifi dedikleri inşaat/enerji sektörünün, işçilerin kanıyla büyüdüğü gözler önüne serildi…