Hayatını kaybeden MESEM öğrencisi Mahir Buğra’nın ailesi: Çocuğumuzu morga koyduk, onlar sipariş almaya devam etti

İskenderun’da çalıştığı pastanede elektrik akımına kapılarak yaşamını yitiren 16 yaşındaki mesleki eğitim merkezi (MESEM) bünyesinde çalıştırılan Mahir Buğra Karagön’ün ailesi, çocuklarının ölümündeki ihmaller zincirine dikkat çekti. Acılı aile, “Çocuğumuz öldü, onlar sipariş yetiştirmeye devam etti. Bu nasıl vicdan?” diye isyan ederek tüm sorumluların cezalandırılmasını istedi. Olayla ilgili başlatılan soruşturmada ise iş yeri patronu serbest bırakıldı.

Resmi tatil günü olan 1 Mayıs’ta Yunus Emre Mahallesi’ndeki Saray Pastanesinde staj yaptığı sırada elektrik akımına kapılan Mahir Buğra Karagön hayatını kaybetti. Mahir Buğra'nın ölümüyle birlikte MESEM'lerde iş cinayetlerinde can veren çocuk sayısı en az 20 oldu. Gazetemize konuşan acılı aile, çocuklarının ölümünde işletme sahiplerinin, denetimsizliğin ve MESEM sisteminin yarattığı ağır çalışma koşullarının sorumluluğu bulunduğuna dikkat çekerek “Bizim tek isteğimiz sesimizin duyulması. Başka çocuklar bunu yaşamasın” dedi.

Depremde evleri yıkılınca Esentepe Mahallesi’ne yerleşen ailenin taziyeevindeyiz. Evden dualar yükselirken anne ve baba zar zor konuşuyor. Buğra’nın arkadaşları da aileyi bir an olsun yalnız bırakmıyor. Ailenin acısı da büyük öfkesi de. Çünkü ihmaller, denetimsizlik, ağır çalışma koşulları dile geldikçe biriken öfke de açığa çıkıyor. Aile, olay sonrası pastanede inceleme sürerken dahi siparişlerin alınmaya devam ettiğini söylüyor: “Biz çocuğumuzu morga koyduk, onlar hâlâ sipariş alıyordu. Bu nasıl vicdan?” İşletmenin sosyal medya hesabından “Cenaze nedeniyle kapalıyız” açıklaması yaptığı görülse de satışın sürdüğüne Buğra’nın arkadaşları da mahalleli de tanık olmuş.

Bir gün önce başka öğrenciyi de elektrik çarpmış
Buğra’nın ölümünden bir gün önce aynı iş yerinde çalışan bir başka öğrencinin de elektrik akımına kapıldığı, bayıldığı ve arkadaşlarının müdahalesiyle kurtulduğu anlatılıyor. Aile, “Buna rağmen çocukları çalıştırmaya devam etmişler, kızın ailesine de haber vermemişler” diyor.

‘Ustalarına söylese de bir şey yapılmamış’
Saray Pastanesinde eylül 2025’te staja başlayan Buğra’nın ailesi, ölümün ‘tesadüf’ olmadığını anlatıyor. Anne, oğlunun yaklaşık bir ay önce eve geldiğinde, “Anne bugün bana elektrik çarptı” dediğini anlattığında çok dikkat etmesini söylediğini aktaran anne “Ustalarına da söylemişti. Ama bir şey yapılmadı” ifadelerini kullandı.

‘Kaçak akım rölesi yokmuş’
Buğra aslında pastacı, elektrikle işi yok... Ancak; elektrik panosunun bulunduğu alanda bir gün önce yaşanan çarpılma vakasına rağmen öğrencilerin tekrar aynı alanda çalıştırıldığı belirtiliyor. Aile, “Elektrikçi kontrol etmiş ama ‘kaçak yok’ demiş. Şalteri indirmeden dolabı kaldırmalarını istemişler. Kaçak akım rölesi olsaydı oğluma bir şey olmazdı. Çocuğa metal dolabı montaj yapmak için kaldırttırıyorlar. O sırada açık kablolara temas ediyor” diyor.

Kaçak akım rölesi fiyatları, 2026 tarihi itibarıyla 350 TL ile 1200 TL arasında değişiyor.

Arkadaşları dışında müdahale eden olmamış
Oğullarını arkadaşlarının yumurta kepleri ile tutup çektiğini anlatan aile, “Başka kimse müdahale etmiyor. İşletmeci dönüp çocuklar kaldırmasın dememiş, oğluma yine o işi yaptırmışlar. Dolabın diğer ucundan tutan iki çocuğa bir şey olmadı, onların ayağında ayakkabı vardı ama benim oğlumun ayağında terlik... Kimse müdahale etmedi. Göz göre göre kendi işi olmamasına rağmen çocuğumuza yaptırdılar” tepkisini gösterdi.

Ambulansı arayan da MESEM’li öğrenci
“Sonrası da acı” diyor aile... “Buğra yere yatırılıyor ama başında daha önce elektriğe kapılan kız öğrenciden başka kimse yok, yalnızca ‘Hava alsın’ diye pencere kenarına taşınıyor Buğra ve orada bırakılıyor. Arkadaşı ambulansa haber veriyor, bir yandan. ‘Ölüyor bu çocuk neden ilgilenmiyorsunuz’ diye soruyor işletmedekilere... Onlar ise orada üretime devam ediyor.” Ailenin anlatımına göre, olayın görgü tanığı olan kız öğrencinin de ifade vermesi engellenmiş. Buğra elektrik akımına kapıldığında aileyi çağıranlar, Buğra yaşamını yitirdikten sonra da aramamış...

Okulda olması gereken günlerde de çalıştırdılar
Buğra’nın ağır çalışma koşullarına dikkat çeken aile, “Buğra cumartesi pazar günleri sabah 5’te, hafta içi ise 6.50’de evden çıkıp eve akşam en erken 20.00’de geliyordu. Ama özel günlerde, örneğin yılbaşı, bayramlar gece mesaisi yapıyorlar. Stajyer çocuk nasıl bu kadar çalışır? Hocalar sözde 1 Mayıs’ta çalışılmayacak diye işletmelere haber vermiş ama ne kadar doğru bilmiyoruz ki bize öyle bir bilgi verilmedi. 1 Mayıs’ta da çalıştırdılar. Ne molası var ne tatili. Okula gitmesi gereken günlerde bile gönderilmiyordu. Geç kaldığında ceza olarak iş çıkış saati uzatılıyordu...”

Bu ağır çalışma koşulları nedeniyle geceleri Buğra’nın koltukta uyuyakaldığını, uyandırmaya çalıştıklarında panikleyerek ‘Geç kaldım, laf yiyeceğim’ dediğini aktaran ailesi ekliyor: “Hep tedirgin olurdu. Baskı, mobbing vardı ama çocuğun da derdi şuydu başka pastanelerde usta öğreticisi belgesi olmadığı için ayrılamıyordu oradan.” Öğretmenlerin iş yerlerini denetlemeye gittiklerinin söylenmesine de aile karşı çıkıyor: “Ayda yılda bir giderler, kim çalışıyor diye bakarlar ve sonra dönerler. Koordinatör hocaların yaptığı tek iş bu...”

Öğretmenler, “Biz iş yerinizle konuştuk, uyardık...” dese de ne önlem ne denetim; çocuklar o koşullarda çalışmaya devam etmiş. MESEM’lilere nasıl davranıldığının görülmesini istediklerinin altınız çizen aile özellikle ekliyor: “Koordinatör hocaların ihmalkarlığı, işletmelerin ihmalkarlığı vicdansızlığı görülsün istiyoruz.”

‘Adını hayalim pastane koyacağız’ derdi
Mahir Buğra’nın en büyük hayalinin babası gibi pastacı olup iş yeri açmak olduğunu belirten aile, “Sosyal medya hesaplarını bile kapatmıştı, tüm dikkatini bu işe vermişti. ‘Pastane açınca adını ‘hayalim pastane’ koyacağız’ derdi.”

‘Sorumlu olan herkes yargılansın’
Aile, işletme sahipleri, ihmali bulunan çalışanlar ve denetim görevini yerine getirmeyen tüm sorumlular hakkında şikayetçi olduklarını dile getiriyor: “Bizim çocuğumuz geri gelmeyecek. Biz başka çocuklar ölmesin diye sonuna kadar sesimizi duyuracağız. Bu çocuklar köle değil. Denetimler artırılsın, çalışma saatleri insani olsun, öğrenciler korunabilsin. Kimin ihmali varsa ortaya çıkarılsın ve cezasını çeksin. Sesimiz nereye kadar giderse oraya kadar gideceğiz.”

Patron serbest, elektrikçi tutuklandı
Öte yandan yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan patron ve elektrikçi adliyeye sevk edildi. Elektrikçi H.Y. çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanırken pastane sahibi S.Ç. ise serbest bırakıldı. Pastanenin ise dün mühürlendiği öğrenildi.

‘Çocuk emeği sömürüsüne son verilmeli’
Eğitim Sen İskenderun Şube Başkanı Mustafa Ünsal, sürecin takipçisi olacaklarını dile getirdi. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve okul yönetimiyle görüştüklerini aktaran Ünsal “İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, olayın takipçisi olacaklarını ve ihmal tespit edilmesi halinde bunun üzerine gideceklerini ifade etti” dedi. Yaşananların yalnızca bir iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğini söyleyen Ünsal, “Ne yazık ki Türkiye’de bu ilk değil. MESEM kapsamında bugüne kadar çok sayıda çocuk iş cinayetinde yaşamını yitirdi MESEM’lere karşı güçlü bir mücadele örgütlenmesi gerekiyor. Çocukların denetimsiz ve uygun olmayan ortamlarda çalıştırıldığı, çocuk emeği sömürüsüne dayanan bu sistemin kaldırılması yönünde ülke genelinde çalışma yürütülmeli” ifadelerini kullandı.

Dilek Omaklılar / Evrensel