Kocaeli İSİG Meclisi: Kapitalizm insanlığa galip gelmesin

Herkesin bildiği üzere corona virüs salgını tüm dünyada hızla yayılmakta ve binlerce insanın hayatını kaybetmesine etmesine neden olmaktadır. Ülkemiz de bu virüsten etkilenen ülkeler içinde ve en fazla vakanın görüldüğü 10. sıradaki ülkedir. Kentimiz ise ülke genelinde corona virüse bağlı olarak en fazla ölümün yaşandığı 3. il durumundadır. Korkarız ki Kocaeli gibi sanayi kentleri salgından en fazla etkilenecek iller olacaktır.

Dünyada yaşanan ölümler ve bu ölümlere rağmen şirketlerin faaliyetlerine devam etmesi "kapitalizm insanlığa galip gelmiştir" dedirtmektedir. Bunun ülkemizde de böyle süreceğinin bir göstergesi de cumhurbaşkanının "bu çarklar dönmek zorunda" sözleri olmuştur. Sermaye sahipleri kendilerini lüks evlerine kapatmışken, bu zenginliği üreten emekçiler can pahasına her gün işe gitmek durumundadır. Özetle virüs değil ama sistem zengin fakir ayırmaktadır.

Gebze ilçemizdeki kimi işyerlerinde sendikalı işçiler test sonucu pozitif çıkanların varlığına dayanarak 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nda yer alan çalışmaktan kaçınma hakkını kullanmıştır. Ancak başta örgütsüz işyerleri olmak üzere kamu işyerleri de dahil birçok işyerlerinde emekçiler risk altındadır. Bu süreçte risk altındaki emekçilere 6331 sayılı İSG kanununda yer alan çalışmaktan kaçınma hakkını kullanabileceklerini hatırlatmak isteriz.

Bu yaşananların yanı sıra dün basında ve valiliğin internet sitesinde tüm eylemlerin yasaklandığına dair bir genelge duyuruldu, önce kanunlara aykırı olarak iş bırakmanın da yasaklandığı genelge için sonra iş bırakma ifadesi kaldırılmış ve sehven yazıldığı duyurulmuştur. Bu genelge ile insanların toplu olarak bir araya gelmesi risk doğurduğu ifade edilmiş, ancak birkaç yüz kişinin çok sınırlı bir zaman aralığında bir araya gelmesini riskli gören mülkü amirin işyerlerinde binlerce işçinin bir araya gelmesini riskli görmemiş olması açıklanabilir bir durum değildir.

İşyerlerinin bir kısmı ise talep daralması ve hammadde temin sorunları nedeni ile üretimi durdurmaya başlamıştır. Ancak üretimi duran işyerlerinde işçiler işten çıkarma, ücretsiz izne çıkarılma, yıllık izinlerinin kesilmesi gibi durumlar ile karşılaşmaktadır. Bu sorunun çözümü elbette ki iktidarın sorumluluğundadır.

Öte yandan fiziksel olarak mesafeli durulması gerekliliği açıklamalarına karşın dar gelirlilere yapılan ödemeler de salgını yoksullar içinde adeta yayacak hale dönüşmüş, ödemeler kişilere elektronik ortamda veya evinde yapılmamış bunun yerine PTT önlerinde uzun ve kalabalık kuyruklar oluşturulmuştur.

Bu salgın hepimizin hayatını riske atmaktadır ve İSİG Meclis olarak DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin dile getirdiği aşağıdaki 7 acil önlemin hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyoruz.

1- Temel, zorunlu ve acil mal ve hizmet üreten işler dışında bütün işlerde salgın süresince çalışma acilen durdurulmalıdır.

2- Salgın süresince işten çıkarmalar yasaklanmalı, küçük esnaf desteklenmeli, çalışanlara ücretli izin verilmeli ve işsizler için ise koşulsuz işsizlik maaşı ödenmelidir.

3- Tüketici, konut ve taşıt kredileri ile kredi kartı borçları ve elektrik, su, doğalgaz ve iletişim faturaları salgın riski boyunca faiz işletilmeden ertelenmelidir.

4- Bu süreçte özel sağlık kuruluşları kamu kontrolüne geçirilmeli, yurttaşların sağlık hizmetlerine erişimi istisnasız ve ön koşulsuz bütünüyle parasız olmalıdır.

5- Salgınla mücadelede koordinasyonda katı bir disiplin uygulanmalı, bilimsel yaklaşım ve bilgi paylaşımında açık ve şeffaf olunmalıdır. Güven kriteri haline gelen Covid-19 Testleri konusunda bilimsel-yaygın-hakkaniyetli ve sonuçların hızla açıklandığı bir işleyiş hakim kılınmalıdır.

6- Başta hekimler, sağlık ve belediye çalışanları olmak üzere, tüm zorunlu işlerde koruyucu ekipman başta olmak üzere bütün eksiklikler giderilmeli, herhangi bir aksama yaşanmayacağına dair güven verilmeli ve bu işlerde çalışan herkes düzenli olarak testten geçirilmelidir.

7- Salgın dönemlerinde dezavantajlı kesimler olarak kabul edilen; hiçbir geliri ve birikimi olmayan yoksullar, göçmenler ve tutuklu/hükümlüler için yaşamlarını ve sağlıklarını koruyacak fiili ve yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir.