Çok övünülen yönetmelik “kopyala-yapıştır” çıktı - Av.Devrim Avcı

Son günlerde gazete ve televizyonlarda hükümetin çalışan kadınların gebe ve emziren kadınların çalıştırılma şartlarına, kreş ve çocuk bakım yurtlarına dair hazırladığı yeni yönetmelik konuşuluyor. Konuşuluyor, çünkü uzun süredir kadınların daha çok çocuk doğurması için bir vaat olarak sunulan, “her şeyi düşündük, kadınlar yeter ki 3 çocuk doğursun” denilen paket 16 Ağustos’ta Resmi Gazetede yayınlandı.
 
İş Kanunu’nun 88. maddesine göre, gebe veya çocuk emziren kadınların hangi dönemlerde ne gibi işlerde çalıştırılmalarının yasak olduğu ve bunların çalışmalarında sakınca olmayan işlerde hangi şartlar ve usullere uyacakları, emzirme odaları veya çocuk bakım yurdunun (kreş) nasıl kurulacağı Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir. Bu madde yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile yürürlülükten kaldırılınca yeni bir düzenleme yapılması gerekti.
 
Peki bu yeni yönetmelik, bırakalım kadınların taleplerini karşılayıp karşılamadığını -çünkü kadınlar yasal olarak ne düzenleme yapılırsa yapılsın, denetleme olmadıkça o hakları kullanamadıklarını biliyorlar-, eski düzenlemeden ne kadar farklı bir düzenleme getirdi?
 
Yönetmelik “eski yönetmeliğin kopyala yapıştır yöntemiyle yenilenmesi” adeta. Kadınların ihtiyaç ve taleplerini karşılamaktan çok uzak göstermelik düzenlemeler bu yönetmeliği “yeni” olarak ifade etmeye yetmeyecek
 
İşte “kopyala-yapıştır” yönetmelik notları:
 
GEBE KADINLARIN ÇALIŞTIRILMASI
 
Öncelikle her iki Yönetmeliğin dayandırıldığı kanun aynı kanun olmadığı için Yeni Yönetmelik, İş Sağlığı ve Güvenliği kanunu kapsamında kadın çalışanların bulunduğu işyerlerine uygulanacak. Eski yönetmelikte geçen işçi kelimesi yerine yeni yönetmelikte “çalışan” ifadesi tercih edilmiş.
 
Eski yönetmelik gebe işçinin çalıştırılma koşullarını “genel değerlendirme ve özel riskler” başlığı altında değerlendirilirken, yeni yönetmelik gebe işçilerin çalıştırılma koşullarını ekte ayrı bir düzenleme olarak tanımlıyor.
 
Peki nasıl bir düzenleme getiriliyor?
 
Gebe çalışanın çalışma yerlerinin platform, merdiven gibi yüksek ve düşme tehlikesi olan yerlerde olmaması için gerekli düzenlemeler yapılması gerektiği,
 
Gebe veya yeni doğum yapmış çalışanın yalnız çalıştırılmaması esası,
 
Gebe, yeni doğum yapmış ve emziren çalışanın sık tuvalete gitme ihtiyacı göz önüne alınarak uzun süreli çalışmalar ve ekip çalışmaları bu gereksinime uygun olarak düzenleneceği,
 
Gebe çalışanın, ayakta çalışması gereken işlerde, mümkün olan durumlarda oturması, sürekli oturarak veya sürekli ayakta çalışmasının engellenmesi gerektiği gibi düzenlemeler yer alıyor.
 
Gebe işçilerin çalıştırılması ile ilgili özel önlemler başlığı altında ise,
 
Gebe çalışanın, ani darbelere, sarsıntıya, uzun süreli titreşime maruz kalacağı işlerde ve iş makinelerinde çalıştırılmaları yasaklanıyor,
 
Kadının çalıştığı yerdeki gürültü seviyesinin, en düşük maruziyet değerini geçmemesi gerekiyor. Gürültü seviyesi düşürülemiyorsa çalışanın yerinin değiştirilmesi gerekiyor.
 
Gebe veya emziren çalışanların kendilerinin ve bebeklerinin sağlığını olumsuz etkileyecek şekilde elle taşıma, yükleme ve araçsız taşıma işlerinde çalıştırılmaları yasaklanıyor.
 
Ancak, bu düzenlemelerin hiç biri yeni değil, 2004 tarihli Yönetmeliği tekrar eden düzenlemeler.
 
Yönetmelik gereği, kadın çalışanlar, gebe olduklarının sağlık raporuyla tespitinden itibaren doğuma kadar geçen sürede gece çalışmaya zorlanamayacaklar. Yine yeni doğum yapmış bir çalışanın doğumu izleyen bir yıl boyunca gece çalıştırılması da yasaklanıyor. Ayrıca bu sürenin sonunda da sağlık ve güvenlik açısından gece çalışmasının sakıncalı olduğu sağlık raporu ile belirlendiği dönem boyunca da kadın işçi gece çalıştırılamayacak. Ayrıca gebe veya emziren kadınların günde 7.5 saatten fazla çalıştırılmaları da engellenmiş. Gebe çalışanlara periyodik kontrolleri için ücretli izin verileceği de diğer tüm düzenlemeler gibi her iki yönetmelikte de yer alan bir madde.
 
EMZİRME ODALARI VE YURTLAR ŞİMDİ NE OLACAK?
 
YÖNETMELİĞİN 13. maddesinde, oda ve yurt açma ile ilgili olarak eski yönetmelik hükümleri tekrarlanıyor.
 
n Yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 100-150 kadın çalışanı olan işyerlerinde, işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine en çok 250 metre uzaklıkta bir emzirme odasının kurulması zorunlu.
 
150’den çok kadın çalışanı olan işyerlerinde, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması, bakımı için işveren tarafından bir yurdun kurulması zorunlu. Ancak, kadınların sadece kadın işçi sayısına değil de işyerinde çalışan tüm işçilerin sayısına göre yurt açılması talepleri yine görmezden geliniyor. Oda ve yurtlardan kadın çalışanların çocukları ile, erkek çalışanların annesi ölmüş çocukları, boşanmış ve velayeti babaya verilmiş çocukları faydalanabilecek. Bu düzenleme de eski düzenlemenin bir tekrarından öteye geçmiyor.
 
Oda ve yurtlarda hangi personelin görev yapacağından, çocukların yemek ve sağlık kontrollerine kadar pek çok yükümlülük söz konusu. Çocukların ihtiyaçlarına göre gerekli besinler, kahvaltılarının ve yemeklerinin de verilmesi özel olarak düzenlenmiş. Hatta, basın organları tarafından “Menüde süt ve yoğurt yerini aldı” başlığı altında verilen, “Çalışan kadınların çocuklarına ayrıca, günde 250’şer gram dayanıklı veya pastörize, yoksa kaynamış süt veya yoğurt verilecek” düzenlemesi de eski yönetmeliğin 22. maddesinin tekrarlanmış hali.