Birkaç yıl önce iş yasası yenilenirken, istihdamı esnekleştirilen kimi düzenlemeler yapılmış, örneğin, işçilerin başka işyerlerine devredilmesine olanak tanınmıştı.
Şimdi, hükümet, çalışma saatlerini esnekleştirmek ve yarı süreli çalışmayı yasalaştırmak amacıyla yeni bir adım atıyor.
Üretimde esneklik, yani esnek üretim, teknolojiyi, istihdamı, ücretlendirme mekanizmalarını, işçi örgütlenmesini, çalışma saatlerini ilgilendiren çok boyutlu bir kavram. Fordist üretim rejiminde istihdam ilişkilerinin temelini, iş güvencesi, günde sekiz, haftada 40-45 saat çalışma oluştururdu. İşçilerin haftalık çalışma döneminde en az 1.5 gün aralıksız dinlenmeleri gereği kabul edilirdi.
1980'lerle birlikte Japonya'dan başlayarak popülarite kazanan esnek üretim sistemiyle (Japonizasyon, yalın üretim) sözü edilen bu çalışma düzeni değiştiriliyor. Ekonomik kriz ortamında, eski Fordist düzenlemelerin, patronların yatırım hevesini kırdığı, bunun da istihdamı daralttığı belirtiliyor. Bu iddia esnekleştirmenin gerekçesi olarak kullanılıyor. Bu konuda işçi sınıfından, sendikalardan da destek isteniyor.
Öte yandan esnek çalışmanın, çalışanlar açısından, çalışma ve ev yaşamları arasındaki dengeyi de geliştireceği, böylece işten ve yaşamdan alınan tatminin artacağı ileri sürülüyor.
* * *
Marksist politik ekonominin penceresinden bakıldığında, burjuvazi açısından ortalama kar oranlarındaki düşüşü durdurmanın ya da oranları yükseltmenin yolu, teknolojik yatırımlarla emek verimliliğinin yükseltilmesi ya da vahşi yöntemlerle mutlak emek sömürüsünün artırılmasıdır.
İstihdam kurallarının esnetilmesi, aynen çalışma sürelerinin uzatılması, iş yoğunluğunun artırılması gibi, bir mutlak sömürü mekanizmasıdır.
Yarı sürelilik, patrona, istihdamı piyasa talebine göre ayarlama, tam süreli işçiye sunması gereken (kreş, sosyal yardım, ikramiye, işyeri sağlık birimi, işyeri hekimi, işçileri işyerine taşımak için servis aracı sağlama gibi) çok değişik hizmetlerden kaçma olanağı sunar. Ayrıca yarı sürelilik günlük çalışma saatlerinin düzensizleştirilmesi anlamına geleceği için, fazla mesai kavramını da devreden çıkarır. Böylece işçilerin Fordist rejimde düzensiz ve uzun çalışma karşılığında elde ettikleri maddi kazanımlar da ellerinden alınmış olur.
* * *
Çalışma sürelerinin ve istihdamın esnetilmesi açık biçimde işçi düşmanıdır. Örneğin, yarı süreli çalışanlar daha çok öğrenciler ve emeklilerdir. Hükümetler ve burjuvazi de bu grupların yarı süreli çalışmasını özendirmekte ve tercih etmektedir. Bunun nedeni bu grupların ek gelir sağlama istek ve zorunluluklarının ötesinde herhangi bir taleplerinin bulunmamasıdır. Yarı süreli çalışanların ücret ve ücret dışı kazanımları tam sürelilere göre daha düşüktür. Aynı sektörde, hatta aynı işte çalışan yarı sürelilerin kazancı tam sürelilerden daha azdır. Yarı süreli çalışanların mesleklerinde ilerleme olanakları yoktur ya da sınırlıdır. Yarı süreli çalışanlar daha çok kadınlardır. Bu nedenle çalışma yaşamında kadınların konumu her bakımdan erkeklerden geridir. Yarı sürelilik genç kuşakların ilk ve temel istihdam biçimidir. İlk işe girenlerin deneyimi artık yarı süreliliktir. (Aşağıdaki tablolar konuyla ilgili kimi somut bilgileri sunuyor.)
İşçilerin esnek istihdamı tercih etmeleri değil, zorunlu olarak katlanmaları durumu söz konusudur. Örneğin yarı sürelilik, ek gelir elde etmek; ev çalışması, tele çalışma ise özellikle kadınlar tarafından evdeki sorumlulukları da aynı anda yüklenebilmek için “tercih edilmekte”dir.
Sonuç olarak, yarı sürelilik ve diğer esnek istihdam biçimleri bütün dünyada ve Avrupa'da yaygındır ve giderek yayılmaktadır. Bu konuda özellikle dikkat çeken ülke Hollanda'dır.
* * *
Esneklik işçi düşmanı iken, bu kadar hızla yayılmasının ve temel istihdam biçimi halini almasının da bazı nedenleri var: Öncelikle ekonomik kriz, bu kriz ortamında değişik nedenlerle sendikaları da etkisizleştirdi. Artan işsizlik, Fordist dönemde geleneksel olarak ücret konusuna yoğunlaşmış olan sendikaları, iş güvencesine odakladı, esnek istihdam, sendikalara bu açıdan bir olanak gibi göründü.
Ancak esnek istihdam bir biçimde yaygınlaşmaya başlayınca, esnek çalışanların örgütlenmesindeki zorluklar bu kez sendikal örgütlenmenin daha da zayıflamasına yol açtı. Örneğin esnek çalışanların işyerlerinden ve sendikalardan beklentileri düşüktür, bunlara örgütlemek için bile ulaşmak zordur, esnek çalışanların sorun ve çıkarlarının farklılığı ortak taleplerin geliştirilmesini zorlaştırmaktadır, bütün bunlar başarılsa bile esnek çalışanların genç ve siyasal bilinçlerinin düşüklüğü talepler için ortak tutum almalarını neredeyse olanaksızlaştırmaktadır. Bugün Avrupa'da sendikalar, esnek işyerlerindeki esnek üretim stratejilerine destek sunan kurumlar durumundadır. Örneğin DİSK'in üyesi olduğu ETUC, flexicurity (iş güvenceli esneklik) kavramı üzerinden esnekliğe açıktan destek vermektedir.
* * *
Sendikal düzlemde bu konuda yapılacak tek şey istihdamda esneklik stratejisini kabul etmemektir. Bunun ötesinde işçi sınıfı içinde yaşanan gündelik sorunlarla kapitalist üretim ilişkilerinin ilişkisini kurmak ve antikapitalist bir sınıf bilinci oluşturmak üzere çalışmak gerekir. İşçiler yaşadıklarının kapitalist sömürü mekanizmalarıyla doğrudan ilişkisini göremedikleri taktirde, sermayenin saldırısı karşısında mevzi elde etmek olanaklı olmaz. Sendikaların herhangi bir gerekçeyle esnek istihdama onay vermesi ise doğrudan sınıfa ihanet anlamına gelir.


28 Haziran 2010 / Sol