1 ayda 104 işçi... - Sercan Engerek

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi açıkladı.
Haziran ayında ölen işçi sayısı 104.
“Ölen işçi” tanımı yerine “iş cinayetine kurban giden” desek daha doğru olur.
İş cinayetine kurban giden insanların sayısı geçen yılın rakamlarıyla şöyle:
Ocak’ta 42; Şubat’ta 62; Mart’ta 59; Nisan’da 87; Mayıs’ta 69; Haziran’da 59; Temmuz’da 110; Ağustos’ta 71; Eylül’de 83; Ekim’de 78; Kasım’da 82; Aralık’ta 76…
2012 yılında 878 işçi.
Ocak’ta 68; Şubat’ta 50; Mart 55; Nisan 57; Mayıs 114; Haziran 104.
Bunlar da 2013 rakamları. İlk 6 ayda 448 işçi ölümü gerçekleşiyor.
Buna geçen ay Muğla’da metan gazından zehirlenerek ölen 7 işçi dahil, son olarak Aydın’da yine metan gazından zehirlenerek ölen biri itfaiye eri 3 işçi dahil değil.
Türkiye en çok işçi ölümünün yaşandığı ülke; Avrupa’da ilk, dünyada ise üçüncü sırada.
Son 10 yılda 11 bin kişinin öldüğü tespit ediliyor iş cinayetlerinde.
İşte geçen 1 Mayıs’ta Taksim’in emekçiye neden kapalı olduğunun da yanıtı.
Sözde sosyal devletiz. Lafa gelince mangalda kül bırakmıyoruz. Geçen Mayıs ayından Kızılcahamam Kampı’nda Başbakanımız “Siyasette yeni, temiz, insan odaklı bir anlayışı Türkiye’ye egemen kıldık. Sosyal hayatı güçlendirdik” diyordu.
Ama durmadan insanlar ölüyor; maden göçüklerinde, naylon çadırlarda çıkan yangınlarda, AVM inşaatlarında, tersanelerde, metan gazı zehirlenmeleriyle... 
Taşeronlaşma almış başını gidiyor.
Güvenliksiz çalıştırılma ona keza.
Ucuz iş gücü, kendini bir gün kapının önünde buluverme, sigortasız çalışmaya mecbur bıraktırılma, kayıt dışılık…
Emek sömürüsü…
İşten çıkartıp mahkeme kararı olmasına rağmen tazminat vermeme gibi pek çok sorun.
Ekmek kolay kazanılmıyor; hem de hiç!
İşveren maliyeti düşürerek verimliliği artırmanın derdindeyken, bir elemana birkaç elemanın yapacağı işi yüklerken, daha çok kâr peşindeyken, emekçi her zaman olduğu gibi bunun bedelini canıyla ödüyor.
Ama 50’den az işçi çalıştıran Az Tehlikeli işyerleri için iş güvenliği uzmanı çalıştırılması zorunluluğu 2016 yılı Temmuz ayına, Tehlikeli ve Çok Tehlikeli Sınıfta yer alan işyerleri için ise 2014 yılı Temmuz ayına erteleniyor.
Gelişmişlik bu mu?
İnsanlar mutsuzken kişi başına düşen milli gelirin bilmem ne kadar arttığını söyleyerek, ekonomimiz büyüdü diyerek övünmek… Ne yazık ki gerçeği yansıtmadığı gibi değiştirmiyor da.
Daha baştan kaderinde var derseniz bir önlem almak ya da şartları iyileştirmek gibi bir derdiniz zaten olmaz.
Millet çalışıyor görsün misali birkaç yasa çıkardığınızı duyurursunuz ki o çıkarılan yasaların pek de bir işe yaramadığını siz de bilirsiniz.
Ya beceriksizliğinizden ya da vurdumduymazlığınızdan çocuklar babasız kalmaya devam eder.
İnsan canı değersizdir çünkü benim ülkemde.
İnsanın böylesine hor görüldüğü bir ülkede ne medeniyetten ne de gelişmişlikten bahsedilebilir. Çünkü bilinir ki yapılan her şey insan içindir.
Yaşam mücadelesi verirken bu kadar insan iş cinayetinde ölüyorsa bırakınız gerisini…