Yaşanan olaya ilişkin gazetemize bir mektup gönderen Toyota işçileri fabrika yönetiminine tepki gösterdi.
İşte işçilerin o mektubu:
İnsana saygıyı ilke edinenler, yapılabilecek en büyük saygısızlığı yaptılar. Hem de 2. kez.
Daha önce de biz aynı şoku yaşamıştık, geçen yıl da bir arkadaşımız yaşamına son vermişti. Cansız bedeni saatlerde orada öyle asılı dururken, tüm çalışanlar olayın şokunu yaşarken bir yandan da hiçbir şey olmamış gibi aynı tempoda, aynı kalite de araç üretimi yapmaya devam etmek zorunda bırakıldık, yapılan baskılar neticesinde.
Yönetimimiz tarafından üretime devam edilmesinin gerekçesi olarak arkadaşımızın cansız bedeninin üretime engel olmadığı, çalışanların yaşanan manzarayı görmediği gerekçe gösterilse de üzerimizde yapmış olduğu tahribatı insanlıktan biraz da olsa nasibini almış, az buçuk vicdanı olan anlar. Ama bizim yönetimimiz anlamadı, çünkü onların böyle bir özelliği yok. Derken 2. şok. Güvenlik görevlimiz intihar etti. Herkes de şaşkın bir ifade, herkes yine şokta. Belki de intihar edebilecek en son kişilerden biri, şen şakrak, hayat dolu bir insan. Neden intihar olayları yaşanmaya başlandı tartışmasına hiç girmiyoruz. Şirketin etkisi olup, olmadığı ayrı bir konu ama en azından sana 20 yıl hizmet veren bir çalışanının hayatı söz konusu, hiç mi hatırı yok? Hiç mi değeri yok?
Sabah sabah bir vardiya insan jandarma arabalarının, ambulansların, yerdeki kanların arasından geçti. O insanların durumunu hiç mi düşünemiyorsunuz? Bu kadar mı yitirdiniz insanlığınızı? Nasıl çalışıp da size verimli bir iş sunmamızı bekliyorsunuz? İstediğiniz tarihte, istediğiniz gibi üretimi tatil edebiliyorsunuz. Çok mu zordu o günü tatil etmek? Çok mu zordu gelen servislere ‘Hadi kardeşim al bu milleti geri götür, bu gün tatil’ demek. Belki zor değil ama mesele de bu değil. Zaten mesele ‘Siz insanlığınız kaybetmişsiniz’. Bu nedenle de ‘insanlık suçu’ işlediğinizin farkında bile değilsiniz. Ayıp, günah, etik vs. gibi kavramların sözlük anlamlarının tekrar hatırlatılması gerekiyor sizlere.