Yangın Kulesi E-Bülteni / 21 Haziran 2013

İş Cinayetlerine Karşı
Yangın Kulesi

Sağlıklı, Güvenli ve Güvenceli Çalışmak İstiyoruz!
 
İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi E-Bülteni
21 Haziran 2013 / Sayı: 29
 
Bir Hekimin Gözünden Gezi Parkı Olayları

Gezi Parkı protestolarında 16 Haziran 2013’te gözaltına alınıp aynı gün serbest bırakılan Dr. Savaş Çömlek’in, Yeşil Gazete’ye verdiği röportajı, yaşananlara hekim gözüyle bir tanıklık olması açısından paylaşıyoruz.
 
Dr. Savaş Çömlek: “Gezi’de 11 Haziran gecesi yaşananları kelimelerle anlatmak mümkün değil

Gezi Parkı protestolarında 16 Haziran’da gözaltına alınıp aynı gün serbest bırakılan Yeşil Gazete editörlerinden Dr. Savaş Çömlek, parktaki revirlerde ve gözaltı sırasında olup bitenleri konuştuk.

Gezi Parkı protestolarına nasıl dahil oldun?

Daha iyi bir şehirde yaşamak istiyorum. Son yıllarda İstanbul şehri yani evimiz her şeyi para olarak gören bir anlayış tarafından talan ediliyor. Kentsel dönüşüm adı altında şehir betonlaştırılıyor, 3. Köprü yapacağız deyip son ormanlarımızı ranta kurban ediyorlar. Tüm tepkileri görmezden gelip Emek Sineması’nı AVM ye çevirip şehrin tarihi ve kültürel dokusunu yok etmekten çekinmiyorlar. Yıkımlar ve birbiri ardına gelen felaketlere tahammül edemez oldum. Halkın haklı taleplerini görmezden gelen ceberut devlet ve organlarına karşı tüm İstanbullular gibi benim de öfkem birikti.
 
Odalardan Muğla'da meydana gelen işçi katliamı ile ilgili açıklama

Muğla Milas'da Tepe-Akfen Su ve Kanalizasyon İşletmesi Güllük Şube Müdürü Mustafa Öztürk (39), beraberindeki elektrik teknisyeni Yüksel Kum (46), kanalizasyon altyapı elemanı Özcan Özkan (51), işçiler Fikret Özdemir (37), Hasan Özgür (43), Mevlüt Özbakır (48), Serkan Miral (27) ile Karamersin Mevkisi'ndeki atık su terfi istasyonuna saat 13.00 sıralarında bakıma gitti.
 
7 metre derinliğindeki atık su dolu depoya inen işçiler uzun süre dışarı çıkmayınca çalışma arkadaşları merak edip peş peşe aşağı indi. Yanlarındaki cep telefonuyla işletme müdürlüğünü arayarak yardım isteyen işçiler, dışarı çıkamadı. Burada metan gazından zehirlenen 6 kişi yaşamını yitirdi.

İşletme Müdürü Mustafa Öztürk ise, Güllük Liman İşletmesi'nden gelen dört dalgıcın gaz maskesi takarak yaptığı dalış sonucu ölmek üzereyken kurtarılıp, Milas Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Ancak Öztürk' te hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
 
Mayıs ayında en az 114 işçi hayatını kaybetti... 

“İşçi sağlığı ve iş güvencesi talepleri birbirinden ayrılamaz…”
 
2013 Mayısı işçi sınıfı için kara bir ay oldu. İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak yaklaşık iki yıldır kayıt altına aldığımız iş cinayetleri kadın, erkek demeden, ülkemizin dört bir yanında Mayıs ayında büyük bir artış gösterdi. Yazılı, görsel, dijital basından ve emek-meslek örgütlerinden gelen bilgiler ışığında tespit edebildiğimiz kadarıyla Mayıs ayında en az 114 işçi hayatını kaybetti…  

Yaz aylarının gelmesiyle mevsimlik tarım ve inşaat sektörlerinden katliam haberleri gelmeye başladı. Bu iki sektörde 27’şer işçi kardeşimiz aramızdan ayrıldı…  

İş cinayetlerinin en çok yaşandığı şehirler ise 13 ölüm ile Adıyaman; 8’er ölüm ile İstanbul ve Hatay; 6’şar ölüm ile Diyarbakır, Manisa, Rize ve Şırnak oldu…
 
28 Nisan İş Cinayetlerinde Ölenleri Anma/Yas ve Kalanlar İçin Mücadele Günü
 
İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak bu yıl meslek hastalığı temasıyla düzenlediğimiz 'İş Cinayetlerinde Ölenleri Anma/Yas Günü' etkinliği için 28 Nisan 2013 Pazar günü saat 15.00’da İstanbul Tabip Odası Merkez Büro Toplantı Salonu’nda biraraya geldik. Etkinliğimize emek-meslek örgütlerinden birçok arkadaşımızın yanısıra iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin adalet arayan yakınlarının da bulunduğu 150 kişi katıldı. 

İş cinayetlerine karşı Yangın Kulesi

İlk olarak açılış konuşması ve içerik sunumu için Aslı Odman söz aldı. Odman’ın konuşmasının satırbaşları kısaca şöyle: 

Bugün ikinci kez 28 Nisan gününde çalışırken canını ve sağlığını kaybedenleri anmak için burdayız. Geçen sene de hayatını kaybedenlerin yakınlarıyla birlikte bir anma gerçekleştirmiştik. Bu günü herhangi bir fihriste yazılıp kaybolması için değil; bundan sonra iş organizasyonları yüzünden canını kaybedecekleri kurtaracak bir anma, farkındalık günü olsun diye örgütlemeye çalışıyoruz.
 
Ölümün sınırında yaşamak: İFF’de Ostim/İvedik’te ölen işçilerin aileleri buluştu

8. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, film gösterimlerinin yanı sıra bir dizi etkinlikle devam ediyor. Festivalin Ankara programı kapsamında “Parça Başı Ostim: Ostim/İvedik örneğinde başkalarının acılarına imajlarla bakmak” başlıklı etkinlik, Mülkiyeliler Birliği’nde gerçekleşti.Ostim/İvedik patlamalarında yakınlarını kaybedenler, İFF Ankara programı kapsamında “Parça Başı Ostim: Ostim/İvedik örneğinde başkalarının acılarına imajlarla bakmak” etkinliğinde bir araya geldi

‘Ölümlerin sebebi sermayenin kâr hırsı’

Etkinlikte ilk sözü Ostim patlamasında eşi Mükremin Atmaca’yı kaybeden Azize Atmaca aldı. Ostim patlamasının sonrasında yaşadıkları sürece ilişkin bilgi veren Atmaca, adalet arama mücadelesini hem devam eden davada, hem de benzer iş cinayetlerine karşı ortaklaştırılan eylemlerde sürdürdüklerini aktardı.

Ostim İş Güvenliği Meclisi’nden H. İbrahim İlhan da işçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin alınmayan önlemlere değindi. İlhan, işçilerin ölümlerinin tek sebebinin sermayenin kâr hırsı olduğunu dile getirdi.
 
Bangladeş ve biz – Ertuğrul Bilir

Bangladeş’in başkenti Dakka’da duvarlarında çatlaklar olan ve yetkililer tarafından  boşaltılması istenen binada üretime devam edildi ve bina 24 Nisan tarihinde çöktü. Şimdiye kadar 600’ün üzerinde insanın cesedi çıkarıldı. Sayının 1000’i geçeceği tahmin ediliyor. Binadaki tekstil işyerlerinde 3 binden fazla insan, dünyanın tanınmış markaları da içinde olmak üzere, ihracata dönük üretim gerçekleştirmekteydi. Bangladeş’te güvenlik önlemleri olmayan binalardaki yangınlarda her sene yüzlerce işçi ölüyor. Bangladeş Maliye Bakanı, kazanın ülkenin en büyük ihracat kalemi olan tekstil ihracatını olumsuz etkilemeyeceğini söyledi. Olaydan sonra, protesto gösterisi yapan işçiler polis tarafından zor kullanılarak dağıtıldı.
 
Önümüzdeki günlerde, Dakka’da ölen 1000 civarındaki insanı hiçbir ünlü markanın  “iş” sağlığı ve güvenliği raporunda görmeyeceğiz. Bu markaların, bol sıfırlı servete sahip “paydaşları” ile yöneticileri olayın kendileriyle ilgisi olmadığını belirtecekler. 
 
10 Soruda Taşeron Dosyası: 'Taşeron cumhuriyeti' müjdesi! - Aziz Çelik
 
Taşeron işçisine müjde haberlerinden geçilmiyor yine. Taşeron işçisinin ücreti garanti altına alınacakmış, taşeron işçisi yıllık izin de kullanacakmış ve kıdem tazminatı alabilecekmiş. Aylardır gündemde olan taşeron işçisine “müjde” meselesinin ayrıntıları belli olmaya başladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 12 Nisan 2013 tarihinde yapılan Üçlü Danışma Kurulu toplantısına sunduğu taşeron (alt işveren) uygulamasına ilişkin yasa değişikliği taslağı hükümete yakın yayın organları tarafından “müjde” ve “taşeron işçiye süper koruma” olarak sunulmaya başlandı (Star, 15 Nisan 2013).

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı uzun süredir taşeron işçilik (alt işveren) konusunda hazırlık yapıyordu. Bakanlık son olarak 12 Nisan 2013 tarihinde taşeron sistemine ilişkin taslağını işçi ve işveren örgütlerine sundu. Taşeron işçiye müjde ve koruma olarak sunulan bakanlık taslağı tam tersine, taşeron uygulamasının yaygınlaşmasına ve kökleşmesine yol açacak özellikler taşıyor.  
 
Ekonomi, Gezi Parkı ve direniş – F. Serkan Öngel
 
Türkiye ekonomisinin 2013 1. Çeyrek büyüme oranları açıklandı. Söz konusu dönem için ekonomik büyüme yüzde 3 olarak gerçekleşti. Yeni Akit haberi “Batıyı bu tablo kudurttu” şeklinde vererek, Gezi Parkı direnişini yönlendirdiğini düşündükleri sözde “dış mihrak”ların  neden böyle bir eyleme yöneldiğini kendilerince ortaya koymaya çalıştı. Anlaşılan o ki, Türkiye’nin ekonomik büyümesini hazmedemeyen Batı, Türkiye’yi alt etmek için 3-5 ağacı bahane edip, kurduğu twitter örgütü ile kitleleri sokağa dökmeyi becermişti.  Böylelikle kriz sürecinde Avrupa Birliği’ni ekonomik büyüme verileri ile “sollayan” Türkiye’ye ders verilmek istendi.

Başbakan Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanlar Kurulu toplantısında: “Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 3’lük bir büyüme kaydetti, geriye dönük 4 dönemlik milli gelirimiz de 805 milyar dolara ulaştı. Yüzde 3 büyüme oranıyla şu anda Avrupa’da en yüksek büyüme oranına sahip ülke Türkiye. Avrupa Birliği Parlamentosu’nda olan boşuna değil, bunların üzerinde iyi düşünmemiz lazım, hazımsızlık var, hazmetmelerinin yolunu açmak lazım” diyerek bunu ima ediyordu.
 
Yağmalanan Türkiye’de Toplumcu Seçenek – Kolektif

Yağmalanan Türkiye’de Toplumcu Seçenek adlı bu kitap bir gereksinimin sonucu ortaya çıktı. Yağmalanan bir Türkiye’de, yağmalamak için hemen hemen her gün plan ve proje üreten sermaye sınıfı ve onun en saldırgan temsilcisi AKP’ye karşı, mühendis, mimar, şehir plancısı, kısacası tüm teknik elemanların birşeyler söylemesi, söylediklerinin mücadeleye tahvil edilmesi ve bu söylediklerinin de mücadeleyi güçlendirecek bir alt yapı hazırlaması gerekiyor. Derelerimize, vadilerimize el konurken, ülkemizin doğal kaynakları sermayeye peşkeş çekilirken, ormanlarımızı, geleceğimizi yok edecek Üçüncü Köprü gibi projeler hazırlanırken, kentsel dönüşüm adıyla barınma ve kentleşme yerine rantın önü açılırken, madencilik alanında sermayeye yeni kapılar açılır, ruhsatlar verilir, maden arama adıyla ülkemizin doğası geri dönülmeyecek bir biçimde tahrip edilirken ve tüm üretim süreçlerinde işçilerimiz tek tek değil, onlarcası iş kazalarında yaşamlarını yitirirken susmak ve oturmak değil, harekete geçmek gerekiyor. Türkiye bilim ve teknoloji üretmek, sanayileşmek ve kalkınmak için gerekli kaynaklara sahip. Bu kaynaklar ancak bir “Toplumcu Seçenek”le halkın yararına harekete geçirilebilir.
 
Yazılama Yayınevi / Türkiye Yazıları Dizisi
Kapak Tasarımı: Levent Karaoğlu
Kapak Fotoğrafı: Levent Karaoğlu
Editör: Gürkan Emre Gürcanlı
İstanbul, Mart 2013, 1. Basım, 300 sayfa
 
İş Cinayetleri Almanağı 2012
    
İş Cinayetleri Almanağı 2012, iş cinayetlerine dikkat çekmek, her gün 3 ila 5 işçinin hayatını kaybetmesinin olağanlaşmasına engel olmak, artarak devam eden ölümlerin kader ya da kaza olmadığını aksine ihmal, denetimsizlik, taşeronlaşma ve daha fazla kâr elde etme hırsı nedeniyle, göz göre göre meydana gelen cinayetler olduğunu göstermek için hazırlandı. Yakınlarını kaybeden ailelerin çığlığı, adalet arayışı basında sadece duyarlı bazı kalemlerin köşelerinde yer bulabildi. Her ne kadar meslek odaları, sendikalar ve siyasi partilerin büyük bölümünün gündeminde yer almasa da her yıl hayatını kaybeden işçi sayısının, savaşlarda hayatını kaybeden insanların sayısından daha fazla olduğu bir gerçek. Almanak, bu gerçeğin sadece ateşin düştüğü yeri yakmaması, yayılarak memleketin en önemli meselelerinden biri olması ve bir nebze de olsa iş cinayetlerinin azalmasına katkı sunması temennisiyle hazırlandı.
İş Cinayetleri Almanağı 2012, sadece geçtiğimiz yıl basına yansıyan iş cinayetleri haberlerine yer vermiyor. Artık aramızda olmayan işçiler için sürdürülen adalet mücadelelerinin nasıl başladığı, süreç içerisinde nasıl yol alındığı ve gelinen noktada davalardaki son durumlar anlatılırken Adalet Arayan İşçi Aileleri'nin her ayın ilk pazarı düzenledikleri Vicdan ve Adalet Nöbeti'ne değiniliyor; ailelerin bir arada ve ısrarla tüm sorumluların yargılanmasını sağlamaya dönük çabalarına da yer veriliyor. İş Cinayetleri Almanağı 2012 iş cinayetlerinde yakınlarını kaybedenlerin ailelerine de seslenerek mücadeleye davet ediyor.

Bir Umut Yayınları
İstanbul, 2013, 1. Basım, 234 sayfa
 
Yangın Kulesi Aylık E-Bülteni İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği  Meclisi tarafından çıkarılmaktadır... 
 
 
 
Her türlü katkı, görüş ve eleştiri için: guvenlicalisma@gmail.com