GMİS, 27 Ocak Mitingi ve umut! - Recep Adıgüzel

Dünya emperyalist ve kapitalist sömürü sistemi; ideologlarının adına “küreselleşme” dedikleri liberalizm yolunda kanlı sömürü ve savaşlarla ilerliyor!

Türkiye kapitalizmi ise; bağımsız bir yol haritası dahi oluşturamadığı bu yolda, emperyalizme karşı verilen kurtuluş savaşıyla oluşturulan Misak-ı Milli sınırları içerisine sıkıştırdığı kendi yoksul halklarına, kendi işçi ve emekçilerine, kendi gazeteci ve aydınlarına, bilim insanları ve hukukçularına, yine bu ülkenin geleceğini biçimlendirecek olan kendi öğrenci gençliğine bir nevi savaş açmış durumda…

Bu kanlı sömürü savaşının yanı sıra, sınır komşularının iç işlerine müdahaleler yapmaya çalışırken, ülkemiz içerisinde de komşu ülke halklarına karşı savaş naralarını güçlendirmeye çalışıyor.

Özelleştirme, taşeronlaşma ve esnek çalıştırma konularında, sürekli değiştirdikleri yasa, tüzük ve yönetmeliklerle Türkiye’yi öyle bir hale getirdiler ki; ülkemiz yabancı ve yerli sermayenin istediği gibi at oynattığı bir ucuz işgücü cennetine dönüştürüldü.

Özelleştirmeler ve taşeronlaşma konularında fütursuzca hareket eden AKP iktidarının temsilcileri, neredeyse kendi özel yaşamlarındaki işlerini dahi taşerona devredecekler!

On yıllık AKP iktidarında, ülkemizin bir korku imparatorluğuna çevrildiği sol siyasi partiler, ruhunu AKP iktidarına teslim etmemiş sendikalar, dernekler, meslek odaları ve çeşitli yayın organlarında birçok yazar tarafından dile getiriliyor…

Sonuç?

Cezaevlerine doldurulan siyasetçiler, sendikacılar, askerler, aydınlar, yazarlar, gazeteciler ve öğrenciler…

Korkunun örgütsüzlüğü, örgütsüzlüğün çaresizliği, içine düşülen çaresizliğin de umutsuzluğu yaygınlaştırdığı bir Türkiye!

Bir tarafta umudu öldürmeye çalışanların Türkiye’si, diğer tarafta öldürülmek istenen umudu canlandırmaya çalışanların Türkiye’si…

Sendikalar cephesinde üzerine ölü toprağı serpilmiş tepkisiz, suskun, hava gazı kadar olsun hissedilmeyen, cıva gibi dibe oturmuş bir Türk-İş!

“Türk-İş” denildiğinde işçilerin aklına gelen ne? “Hava, cıva!”

İşte bu koşullarda bir sendika (GMİS), Zonguldak’ta ana teması “Emeğe Saygı” olan ve ülkemizde süren taşeronlaşmaya karşı yürütülen mücadeleye “can” katmak için bir miting yapma kararı alıyor.

Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) tarafından yapılacak olan ve ülke genelindeki tüm sendika, dernek, meslek odası, siyasi parti ve ülkenin en ücra köşesinde sıkışıp kalmış taşeronlaşmaya karşı direnen işçi ve emekçilerin davet edildiği 27 Ocak mitingi önemlidir.

Maden işçilerinin ölüm çığlıklarına karışan isyanlarının, Zonguldak sınırlarını aşıp Türkiye işçi sınıfının isyanına dönüşme potansiyeli taşıyan ve etkisi ülke geneline dalga dalga taşınması gereken bir miting...

İşçi ve emekçiler açısından yaşanılmaz duruma gelen ülkemizde, AKP tarafından 2023 – 2071 hayalleriyle uyutulmaya çalışılanların uyarılabileceği ve patronlara hizmette azgınlaşan AKP diktatörlüğüne karşı yükselen isyan ateşinin fitillenebileceği bir miting…

2003 yılında ekonomik ve sosyal gelişmişlik sıralamasında 21. Sıradayken, 2012 yılında 29. sıraya geriletilen Zonguldak’ın, yakalandığı amansız hastalığın teşhisi için Genel Maden İşçileri Sendikasınca hazırlanan mitinge çağrı afişlerinde röntgen filmleri sunulan Zonguldak’ın mitingi…

İşte 27 Ocak “Emeğe Saygı” mitingi, sırf bu özellikleri nedeniyle önemlidir!

160 yıldır maden ocaklarının karanlıklarında yitirdiğimiz 6 bine yakın madenci kardeşimizin yanı sıra, 17 Mayıs 2010’da Karadon’da, 7 Ocak 2013 tarihinde Kozlu’da yitirdiğimiz madenci kardeşlerimizin kömür kuyularında kaybolan hayatlarının hesabını sormak için miting alanında olacağız!

Ve onların ardından yakılan ağıtlar, umutları ve gelecekleri yıkılan çocukların boğazlarında düğümlenen çığlıklar, işlenen cinayetlerin üzerinden iki gün geçmemişken gündeme getirilmemesini isteyenlerin aksine yüreklerimizi yangın yerine çeviriyor hala…

Bu ağıt ve çığlıkları; Zonguldak’ın kömür yamyamları tarafından delik deşik edilmiş tepelerinde hayata küsmüş gibi duran gecekondu odalarında boğmak isteyenlere inat, harcı inşaat işçilerinin kanlarıyla karılan bina ve iş merkezlerinin önlerinden, tersanelerden, kot taşlama atölyelerinden, cezaevi hücrelerinden yükselen ağıt ve çığlıklarla buluşturmak için miting alanında olacağız!

Dünya emekçi halklarına tanklarıyla ve toplarıyla saldıran, üzerlerine bombalar ve füzeler yağdıran emperyalizmin iş birlikçilerine, ülkemizi emperyalizmin kanlı örgütü NATO’nun toprağına çevirmeye çalışanlara karşı miting alanında olacağız!

27 Ocak 2013 tarihinde Zonguldak’ta yapılacak olan mitingin, sadece maden işçilerinin yaşadığı sorunların dile getirileceği dar kapsamlı bir miting olmanın ötesinde, bu ülkede yeni bir mücadele anlayışının, yeni bir umut dalgasının yükselip yükselmeyeceğini açığa çıkaran bir turnusol kağıdı işlevi de görecek geniş kapsamlı ve işçi sınıfı mücadelesi açısından anlamlı bir mitinge dönüşeceği tespitini yapabilenlerin, mitinge destek verip katkı koyanların yolu açık olsun…

Haydi, Zonguldak; 27 Ocak Pazar günü Madenci Anıtı’na!

Haydi, Türkiye; 27 Ocak Pazar günü Emeğin Başkenti’ ne!

Kurşun eritmeye, umudu körüklemeye!