Yangın Kulesi
 
Sağlıklı ve Güvenli Çalışmak İstiyoruz!
 
İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi
 
www.yanginkulesi.org / www.guvenlicalisma.org
 
17 Ekim 2012
 
Sayı: 23
 
Sağlıklı ve güvenli çalışma mücadelesinde işçi direnişleri gelişiyor...
 
Bültenimizin son iki sayısında işçi sağlığı ve güvenliği mücadelelerinin filizlendiğini belirtip bu mücadele örneklerine yer vermiştik. Soma'dan bir selam aldık. 700 maden işçisi arkadaşımız iş bıraktı. Olayların gelişimine ve atılan adımlara bakmanın emek hareketi açısından ön açıcı olacağını düşünüyoruz...
 
4 Eylül Salı günü Manisa'nın Soma ilçesine bağlı Darkale Köyü'nde Uyar Madencilik'e ait bir kömür ocağında bir göçük meydana geldi. Kendiliğinden yanmaya elverişli linyit kömürlerinin altında kalan 3 arkadaşımız yaralandı. 2 yıllık vardiya mühendisi 26 yaşındaki Hasan Canbaloğlu 10 gün süren yaşam mücadelesi sonucu aramızdan ayrıldı. Daha evvel bir devlet işletmesi olan maden özelleştirilmişti. 1970 yılında devletin kapadığı panonun (kömür alınan yer) altında yeterli bir mesafe bırakılmadan başka bir pano açılmıştı. Panonun çökmesi üzerine arkadaşlarımız kor halindeki kömürlerin altında kaldılar.
 
İlk çökmenin ardından 1 ay geçmişti. Yine aynı madende bulunan bir galeride yangın çıkmıştı. Onlarca işçi ise başka bir galeride çalışmaya devam ediyorlardı. Ancak yangın çıkan galerideki kömür tozlarının tutuşması sonucu yine bir çöküntü meydana geldi. Oluşan alev topunun altında kalan 2'si ağır olmak üzere 13 işçi yaralandı. Yaralı işçileri arkadaşları dışarı çıkardı ve ambulans olmadığı için otomobillerle hastaneye kaldırdılar.
 
Madenlerde yaşanan her kaza ve iş cinayetinden sonra siyasiler, kitle örgütleri ve sendikal temsilciler tarafından  dillendirilen bir söz vardır: "Yeterince denetim yapılmıyor". Bu seferde yerel sendikal yetkililerden ve Soma Kaymakamı'ndan bu sözleri duyduk. Üzerine işçilere işe dönmeleri söylendi...
 
Kara elmas ekmek parası. Yakınların, arkadaşların ölür sen kazmaya devam edersin. Ancak bu sefer maden işçileri kazmaya devam etmediler. Söylenen sözlere de kulak asmadılar. Yiğit temsilcilerinin arkasında duran 700 maden işçisi "bu madende iş güvenliği önlemleri alınana kadar üretim yapılmayacak" dediler. Bu eylem üzerine 6 iş müfettişi madene geldi ve eksikliklerin giderilmesi için madeni kapadı. Öyle ki işçiler ölüyor ve yaralanıyordu. Öyle ki çevre felaketine neden olan kömür atıklı hafriyatlardan çıkan yanmış kömür dumanları insan sağlığı açısından çok tehlikeliydi. Buranın üzerinin toprakla örtülmesi gerekiyordu. Ayrıca Bakırçay’a dökülen kömür şlamları nedeniyle burada yaşayan canlı türlerinin hayat sürmesi imkansızdı.
 
Darkale'nin onurlu maden işçileri önderleri önemli bir adım attılar. Aynı anda İstanbul'da yapılan ve maden işçilerinin söz aldığı vicdan ve adalet nöbetine anlamlı bir selam gönderdiler. Her ne pahasına olursa olsun... 

Vicdanlar madenciler için nöbete durdu
 
"Vicdan ve Adalet Nöbeti" adıyla iş cinayetlerinde yaşamını yitirenlerin aileleri ve yakınları tarafından düzenlenen oturma eyleminin 11.'si yapıldı. Galatasaray Lisesi önünde yapılan oturma eyleminde bu hafta madenlerde yaşanan iş cinayetlerinde yaşamını yitiren mühendisler anıldı. Karadon'da yaşanan patlamada oğlu Koray Kebapçı'yı kaybeden anne Nimet Kebapçı, yaşadıkları acıyı başka ailelerin yaşamaması için mücadele ettiklerini belirtti. Eylemde, "Kaza değil cinayet, vicdanınız yok mu" pankartıyla iş cinayetlerinde hayatını kaybeden maden mühendislerinin fotoğraflarının yer aldığı "İş cinayetlerinde kaybettiğimiz meslektaşlarımızı anıyoruz. Madenlerde ölümler maden emekçisinin kaderi değildir" yazılı pankart asıldı. Karanfillerle süslenen fotoğrafların arkasına oturan aileler, yaşananların kader olmadığını belirterek, sorumluların yargılanmasını istedi. Basın açıklamasını okuyan ağabeyi Barış Kıyak'ı Esenyurt'taki yangında kaybeden Damla Kıyak okudu. İş Sağlığı ve Güvenliği Meclisleri'nin verilerine dayanarak Eylül ayında 83 işçinin yaşamını yitirdiğini hatırlatan Kıyak, "Oturup beklemek yerine ayaktayız ve buradayız. İş cinayetlerine dur demek, gerekli önlemlerin alınması ve çalışma hayatının daha güvenli/güvenceli hale gelmesi için. Bütün sorumluların yargılanması için, geride kalanlar için adalet istemeye devam ediyoruz" dedi.
Yazının devamını okumak için tıklayınız...
 
'İnşaat sektörü büyüyor, cinayetler durmuyor' - İSİG Meclisi
 
Türkiye ekonomisinin lokomotifi dedikleri, deprem paralarını dahi duble yollarda çarçur ettikleri, yasadışı HES inşaatlarıyla, şekilsiz insanlık dışı Alışveriş merkezleriyle büyüyen inşaat sektöründe bugün bir iş cinayeti daha işlendi. 

Cinayet bu kez, Sarıyer’deki Ferahevler Mahallesi’nde Altınordu caddesinde yer alan Özel Ufuk Okulları Ufuk Koleji’nin arka kısmında, Hale Eğitim Hizmetleri ve Pazarlama San. Tic. AŞ’nin tarafından Vakıflar Genel Müdürlüğü arazisinde yapılmakta olan sosyal tesis inşaatında işlendi. 

Beşinci kat beton atılması sırasında kalıpların kırılması sonucu meydana gelen çökme sonucu, aşağıya düşen malzemelerin ve beton blokların, zemin katta çalışan işçilerin üzerine düşmesi işçilerden Şener Görgülü kaldırıldığı İstinye Devlet Hastanesi'nde hayatını kaybetti. İşçilerden Üzeyir Özdemir'in cesedine ise yapılan çalışma sonrası enkazın altında ulaşıldı. Yaralanan 1 işçi ise, Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alındı. (İşçi hastanede hayatını kaybetti. Y.K.)
Yazının devamını okumak için tıklayınız...
 
Eylül ayında en az 83 işçi hayatını kaybetti - İSİG Meclisi
 
İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak Eylül ayı iş cinayetleri raporunu bugün (3 Ekim) saat 12.30'da İstanbul (Çapa) Tıp Fakültesi Mono Blok önünde kamuoyuna duyurduk. “Çalışma Koşulları Sağlık Çalışanlarını Öldürüyor, Dr. Mustafa Bilgiç 26 Yaşında Öldü” pankartımızın açıldığı eylemde bileşenlerimiz olan sağlık çalışanları da İstanbul Tabip Odası, SES Aksaray Şube ve Devrimci Sağlık-İş imzalı "Hastanede iş cinayeti! Asistan Dr. Mustafa Bilgiç'i unutmayacağız!” pankartı ile yer aldı. Direnen Enerji ve havayolu işçilerinin de önlükleri ile katıldığı eyleme yaklaşık yüz emekçi katıldı.
 
İlk sözü İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Taner Gören aldı. Dr. Gören, 5 ay önce Antep’te kaybettiğimiz Dr. Ersin Arslan’ın acısı dinmeden şimdi de KKKA hastalığı nedeniyle kaybettiğimiz Dr. Mustafa Bilgiç’in acısını yaşıyoruz dedi. Prof. Dr. Taner Gören, geçtiğimiz aylarda Beylikdüzü’ndeki bir AVM inşaatında yanarak hayatını kaybeden işçileri hatırlatarak bu ölümlere bu nedenle iş kazası değil iş cinayeti diyoruz dedi. Sadece eylül ayında tespit edilebilen 83 işçinin yaşamını yitirdiğine vurgu yapan Dr. Gören artık sağlık alanının da güvenli olmadığını vurguladı. 10 yıldır yürütülen sağlık politikalarının artık tıkandığının altını çizen Dr. Gören, sağlık çalışanlarının %90’ının nitelikli sağlık hizmeti veremediği görüşünde olduğunu belirtti. Tüm bu yaşanan tabloya bakılarak tüm sektörlerdeki iş cinayetlerinin son bulması için acil eylem planı hazırlanması gerektiğini söyledi.
Yazının devamını okumak için tıklayınız... 
 
Aslı Odman ile işçi ölümleri üzerine - Melike Çınar'ın söyleşisi
 
Yükselen alışveriş merkezleri, oteller, iş kuleleri, büyük büyük gemiler, işçilerin kanlarıyla meydana geliyorlar çünkü Türkiye'de neredeyse 4 işçi, ya ürettikleri yapıların altında kalıyor ya üretim yaptıkları ortamlardan kaynaklı hastalıklara maruz kalıyor ve sağlığını kaybederek ölüyor. İşverenler daha fazla kar elde edecek diye artırdıkları iş yükünün altında güvencesiz çalıştırılan işçiler, emekçiler kalıyor ve bunlar kayıtlara dahi geçmeyebiliyor. İşte bu noktada yakınlarını iş kazalarında kaybeden aileler, sorumluların yargılanması için hukuki yolları izlemeye başladılar. Onların mücadelesi, "kan parası" vererek susturmak istedikleri başka aileleri de umutlandırıyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nden Aslı Odman, artarak devam eden işçi ölümlerine dair sorularımızı yanıtladı.
 
İşçiler dikkatsiz oldukları için mi bu kadar çok ölüyorlar? Hiç kimse mi işi bilmiyor?

İşçi sağlığı ve iş güvenliğinde, kazalarda ve meslek hastalıklarındaki en az konuştuğumuz ama kanunen de, sağduyuyla baktığımızda da en önemli sorumlu işveren tabii ki. İş kazasının oluştuğu iş organizasyonu konusunda neredeyse tek söz sahibi olan ve ürünlerinden kar sağlayan işverendir. Öncelik daha hızlı, daha yoğun üretmek, hızlı sermaye biriktirmek, kar marjını yükseltmek ve rekabet ortamında ayakta kalmak gibi yalnızca işveren çıkarlarıyla ilgili kaygılar olduğu zaman da iş kazasına zemin hazırlanıyor. Mağdur olan ve ölen işçiyi, mağduriyetinden sorumlu tutmak, yani zayıfa yüklenmek gündelik akla hitap ediyor. Sorunun yüzeysel kısmı olan, görünür olan kişisel koruyucu donanım takmış mı takmamış mı gibi sorular öne çıkarılıyor. İşçi sağlığı ve iş güvenliği kanununda gerekli yatırımları yapmak ve önlemler almak işverenin sorumluluğunda. Bunun yapılıp yapılmadığını denetlemek de devletin sorumluluğunda. Klasik çalışma endüstrisi 3 taraftan oluşur; işçi, işveren ve devlet. 
Yazının devamını okumak için tıklayınız... 
 
Nevra Akdemir İMC Tv'de iş cinayetlerini değerlendiriyor
 
Nil Mutluer ve Emine Uçak Erdoğan'la "ÖteBeri" gündem yoğunluğunda ötelenen, hep beride, geride kalan olayları, konuları yeni bir bakış açısıyla gündeme taşıyan bir program.

Sadece siyaset, hukuk, ekonomi gibi konulara değil hayatın her alanına derinlikli ve ince bir bakış. Hayatın çeşitliliğinden, renklerinden beslenen ahenkli bir program.

Gücünü karşıtlıktan, polemikten değil farklılıklara rağmen tartışabilme ve konuşabilmenin önemine olan saygısından alan yeni bir dil ve üslup...
 
İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nden Nevra Akdemir iş cinayetlerini değerlendirirken, Texim işçileri ile yapılan ropörtajları da seyrediyoruz...
Programı izlemek için tıklayınız...
 
İş kazalarında 'kader-ihmal' devri yasalaşırken - Alp Tekin Babaç
 
27 Eylül, harita kadastro mühendisi Gülseren Yurttaş’ın geçirdiği iş kazası sonucu hayatını kaybedeşinin beşinci yılı. 

Beş yıl içinde Gülseren Yurttaş gibi binlerce işçi iş kazaları sonucu hayatını kaybetti. Bu süre içinde birden fazla işçinin öldüğü iş kazaları, iş kazasında hayatlarını kaybedenlerin yakınlarının ısrarlı mücadeleleri sonucu ülke gündemine oturdu. Bu kazalar sonrasında siyasi iktidar ve kazaların meydana geldiği işyerinin patronları tarafından “kader”, “ihmal” gibi söylemler kullanıldı. İşçiler “dikkatsiz oldukları” iddiasıyla itham edildi. Başta inşaat olmak üzere mevsimlik tarım, tersane, enerji gibi alanlarda yaşanan çok sayıda iş kazası, “kan parası” gibi yöntemlerle SGK kayıtlarına geçmedi bile. 
 
Kayıtlara geçen kazalar sonrasında basına yansıyan iş kazaları haberleri hep şu ifadelerle son buldu: “Olayla ilgili soruşturma sürüyor.” Ne var ki 21 Eylül günü basına yansıyan iki haber, iş kazaları sonrasında bazı bilirkişi raporlarının patrondan yana olduğunu ortaya çıkardı. 
Yazının devamını okumak için tıklayınız... 
 
Doktor efendi dönemi bitti! - Osman Öztürk
 
Dr. Cengiz Çetin yirmi üç yaşındaydı. Sualtı Hekimliği’nde asistanlığa başladığının yirminci günü, vurgun yiyen iki dalgıcın tedavisi için basınç odasına girdi. İstanbul Tıp Fakültesi’ndeki İkinci Harb-i Umumî’den kalma alet patladı… 27 Temmuz 1998 günü hayatını kaybetti.

Dr. Göksel Kalaycı altmış altı yaşındaydı. Önce genel cerrahi sonra göğüs cerrahisi ihtisası yapmış, profesör olmuştu. Ameliyat ettiği hastası “Ben ölürsem sen de öleceksin” diye tehdit etti. Hastanın yakını tarafından, yıllarını verdiği İstanbul Tıp Fakültesi’nin bahçesinde vuruldu… 11 Kasım 2005 günü hayatını kaybetti.
 
Dr. Ali Menekşe elli bir yaşındaydı. Giresun Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde göğüs hastalıkları uzmanıydı. Bir çocuğunu doğumda, on altı yaşındaki kızını da Ankara yolunda geçirdiği trafik kazasında kaybetmişti. 15 Ocak 2008’de, elli birinci doğum gününde, hastası tarafından vuruldu… 4 Şubat 2008 günü hayatını kaybetti.
Yazının devamını okumak için tıklayınız... 
 
 Yangın Kulesi Aylık E-Bülteni İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği  Meclisi tarafından çıkarılmaktadır... 
 
Meclis hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız...
 
Her türlü katkı, görüş ve eleştri için: guvenlicalisma@gmail.com
 
Twitter hesabı: http://twitter.com/guvenlicalisma
 
Facebook hesabı: http://www.facebook.com/guvenli.calisma
" /> Soma'da etkili bir işçi sağlığı direnişi / Yangın Kulesi - 18 Ekim 2012 - İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi

Soma'da etkili bir işçi sağlığı direnişi / Yangın Kulesi - 18 Ekim 2012

Bültenimizin son iki sayısında işçi sağlığı ve güvenliği mücadelelerinin filizlendiğini belirtip bu mücadele örneklerine yer vermiştik. Soma'dan bir selam aldık. 700 maden işçisi arkadaşımız iş bıraktı. Olayların gelişimine ve atılan adımlara bakmanın emek hareketi açısından ön açıcı olacağını düşünüyoruz...