Çalışan sağlığı, KKKA üzerine… Dr. Cem Şahan

Dün OMÜ Tıp Fakültesinde, Acil servisinde asistan olarak çalışan meslektaşımızın KKKA’lı bir hastada kullanılan iğnenin batması sonucu Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) nedeniyle komada olduğu haberiyle uyandım.

İçim acıdı..

Umarım sağlığına kavuşur.

Bu konuda sağlık çalışanın sağlığı konusunda yıllarca süren, bir ihmal halen devam etmektedir.

Geçenlerde bir arkadaşım ihale Kanununa göre alınan enjektörlerin ne kadar, kullanılmaz olduğunu söylüyordu.

En ucuz, Çin malı medikal gereçlerin kullanım riskleri konusunda önemli bir denetim yapıldığını da sanmıyorum.

Eldiven takıyorsunuz yırtılıyor,

Dikiş atacaksınız, ip kırılıyor..

…………………

Hayat, geçmişteki sorulara verebildiğimiz yanıtlarla da şekillenir.

3 yıl önce KKKA nedeniyle ölen sağlık personeli hakkında o günlerde yazdığımız yazı, ne kadar sorgulanmıştır.

Hangi yanlışları saptanmıştır?

Hangi çıkarımlar saptanmıştır?

Hukuk nasıl bir adalet duygusu uyandırmıştır?

O günlerde ‘’Çalışan Sağlığı’’ başlığı yazdığım makaleyi paylaşmak isterim:

Kamu yönetimsel ve yerel süreç argo üzerinden çizme eylemi ile uğraşırken, bu kentte çalışanlar iş ve gelecek kaygısı ile haklarından vazgeçebilme düşüncesini, yoksulluk ile sağlıksızlık arasında çemberin çıkmaz yolunda yürürken her an hissediyorlar. Her söylem, her gösteri İSTİHDAM SAĞLAMA üzerinden şekilleniyor kentlerde…

Son 6 ayda  İŞSİZ  kalma ile  yaşam  sorgusalı  tükenenler  artarken, neon  ışıkları  ile  kahvaltı  partileri  sunuyor  bizlere  bu  kentti  şiddet sarmalı ile  yoğuranlar…
 
Tabii ki  temel  hakların  bile  sağlanmada  eksiğe  düştüğü  bir  zaman  diliminde,  kentsel  baskının  ÇALIŞANLARIN  SAĞLIĞI  kavramı  ve  gerçekliği ile  uğraşması, küçük  kızın  ölümü  ile  magazinsel  yaklaşımlardan  ve  taziye  niyetlerinden  ileri  gitmiyor.
 
Biz  bu  kentte  ORTAK  ÇABA  yı  sorgulamalıyız. Bu  açıdan  Sevgili  Kübra’nın  ölümünü  kişileri  yok  ederek  değil  -  ki  süreç  tüm  insanları  çok üzmüştür-  gerçekler  üzerinden  bir  daha  seferkine  HAYIR  üzerinden  şekillendirmeliyiz.  Açık  toplum  olmanın  gereği, akıl  ve  etik  açısından ORTAK  ÇABA yı  desteklemeliyiz. 
 
Hekim  örgütümüzün  bu  konudaki  raporu bu bakış  açısından  değerlendirilmelidir: 
 
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Acil servisinde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) teşhisi konan hastadan kan aldıktan sonra kazara iğnenin eline batması sonucu hastalığa yakalanan veri teknikeri Kübra Yazım'ın  üzüntü  verici  vefatı  son yıllarda  ısrarla  çağrı yaptığımız  SAĞLIK  ÇALIŞANLARININ  SAĞLIĞI  konusunda  Samsun’daki  ihmalleri  gündeme  getirmektedir.
 
1- Veri  teknikeri  nasıl  iğne  ile  uğraşmaktadır?
 
2- Veri  teknikeri  nasıl  hastaya  ile  sağlık  hizmeti  sunmaktadır.?
 
3- Bu  konuda  OMÜ  Tıp  Fakültesi  taziyeyi  açan, bilimsel  ve  hukuksal  takibi  yapıp  kamuoyu  ile  paylaşmalıdır.  Odamız  bu  konuda  hukuksal takip  için  veri  toplama  aşamasındadır.
 
4- Sevgili  Kübra  Yazım  OMÜ de  mesleği  dışında  çalıştırılan  taşeron  bir  işçidir. Şubat  2009 da  hazırladığımız Oda olarak sağlıkta yaşanan yoğun taşeronlaşmaya bağlı olarak taşeron işçilerin hak kayıplarına ve Samsun sağlık ortamına etkilerine yönelik hazırladığı raporumuzu uyarı bağlamında Sağlık Bakanlığı'na, Samsun Sağlık Müdürlüğü'ne, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na, Sosyal Güvenlik Kurumu Samsun Bölge Başkanlığı'na ve tüm kamu hastaneleri başhekimliklerine göndermiştik. Kamu kuruluşlarında hizmet alım ihaleleri kapsamında çalıştırılan, alt işveren işçiler ile ilgili sorunların, kamu hastanelerinde işin devamlılığının üstüne tehdit oluşturduğunu  ve  bu  taşeron  işçilerin ÖNEMLİ  SAĞLIK  RİSKLERİ  İLE  KARŞI  KARŞIYA OLDUKLARINI  BELİRTMİŞTİK.
 
5- KKKA'nın hastalardan hastalara veya sağlık personeline bulaştığı bilinmektedir. Özellikle KKKA hastasına canlandırma uygulanması sonrası veya kanamaya müdahale sonrası, KKKA hastalığına yakalanan ve kaybedilen sağlık personelleri bildirilmiştir. Endemik bölgelerde hastanede çalışan sağlık çalışanları, özellikle ağız, burun, diş eti, vajina ve enjeksiyon yerinden kanaması olan hastaların takibi sırasında ciddi risk altındadırlar. Sağlık çalışanlarına KKKA enfeksiyonu bulaşması ve ölümler, toplumdaki salgınlarla paralel olarak bildirilmektedir. Literatürde KKKA salgınları sırasında sağlık çalışanlarına bulaşmasıyla ilgili çok sayıda bildirim vardır. Enfekte kana maruz kalan sağlık çalışanlarının yüzde 8.7'sinde ve iğne yaralanması olanların yüzde 33'ünde hastalık gelişmektedir. Perkütan yaralanma en yüksek bulaştırıcılık oranına neden olur. Hastalığın bulaşmasında diğer önemli risk faktörleri, gastrointestinal kanamanın önlenmeye çalışılması ve tanısı konulmamış hastaların acil serviste ameliyata alınmasıdır.  Bu  konuda  Samsun’da  tam  bir duyarlılık  oluşturulmadığı  ve  istenen  düzeyde  kamu yönetimsel  önlemlerin  alınmadığı  gözlenmektedir.
 
6- 3  yıldır  ısrarla savunduğumuz  taşeron  firma  işçilerinin  sağlık  riskleri  konusunda  eğitimi  konusunda  hangi  çalışma  yapılmıştır?
 
7- Zoonotik hastalıklarla mücadelede görevli olan Veteriner hekimlerin organizasyonu da son derece önemlidir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığının mevcut teşkilat yapısı salgın hastalıklarla mücadeleye uygun değildir. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak 1935 yılında altına imza koyduğumuz Cenevre Antlaşmasına uygun bağımsız bir merkezi veteriner otoritenin kurulması ve veteriner hizmetlerinin dikey yetki sorumluluk içinde hızlı hareket eden dinamik bir teşkilat yapısına kavuşturulması gerekmektedir.  
 
8- Kırım-Kongo  Kanamalı  Ateşi  konusunda  il  Hıfzısıhha  toplantılarına  hiç  bir  sağlık  meslek  örgütü, sağlık  sendikası, sağlık  çalışanı  derneği çağrılmamıştır  ve  çağrılmamaktadır. Kene  mücadelesini  veteriner  hekimler  olmadan  yapamazsınız. Yapılan  ortak  paylaşım  kamu yönetimi birimleri arasında  kalmıştır.
 
9- 3  yıl  önce  oluşması  gerekliliği  üzerinde  durduğumuz  ZOONOZLAR  VE  KKKA  KENT  KOMİSYONU  gecikmişte  olsa, hızla  oluşturulmalıdır. 
 
10-Kene  popülasyonu  üzerine  bilimsel  çalışmalar  yapılmamaktadır.  Kene  ilaçlama  bilgisizliği  devam  etmektedir.
 
11- Risk grubunda yer alan kişilerin hayvan ve hasta insanların kan ve vücut sıvılarından korunmak için mutlaka eldiven, önlük, gözlük, maske giymeleri gerekiyor. Bu  konuda tarım  ve  sağlık  alanında  bu  konunun  bile  sağlanamadığı  açıktır. Bugün Vezirköprüde  tarım  yapan  çiftçileri  gözlediğiniz zaman  bunun  yapılmadığını  göreceksiniz.
 
12-Şehir  merkezinde  ve  büyük  ilçelerde  tüm  iyi  niyetli  çabalara  rağmen,  Vezirköprü’de  köy  çalışmalarında  6  yılda  hala   bu  konuda  halk eğitiminin  olmadığı   gözlenmiştir.  Bu  eğitim  kapasitesi  açısından  merkezi  otorite  tarafından  organize  edilmelidir.
 
13- Kan alma ve injeksiyon için en güvenli araçlar kullanılmalı, bunların hastanede kesintisiz olarak bulundurulmaları sağlanmalı ve her vardiyadaki personel bu araçların kullanımı konusunda eğitilmelidir.  Kamu  ihale  Kanunu  bağlamında  alınan  tıbbi  malzemenin  sorgulanması  artık  zorunludur. Bazı  hastanelerde  enjektörler  dahi  gözdem  geçirilmelidir.
 
14- Samsun’da  hiç  bir  hastanede  SAĞLIK  ÇALIŞANLARININ Sağlığı  konusunda  hukuksal  olarak  olması  gereken  komisyonlar  yoktur.  OMÜ Tıp Fakültesi  bu  konuda  öncü  olmalıdır.
 
15- En  kısa  sürede  SAĞLIK  ÇALIŞANLARIN  SAĞLIĞI  ÇALIŞTAYI Samsun’da  düzenlenmeli  ve  akademik  bilgi  yükseltilmelidir.
 
16- Sağlık çalışanlarının sağlığı sıkça rastladığımız gibi sadece “bulaşıcı hastalıkların kontrolü programına”, “meslekte tükenmişlik” ve “sağlık kurumlarındaki şiddet” gibi başlıklara indirgenmektedir. Oysa sağlık çalışanlarını tıpkı diğer çalışanlar gibi bir “çalışan” olarak kabul edebilirsek -ki etmeliyiz, sağlık kurumlarından kaynaklanabilecek riskleri/maruziyetleri çeşitlendirebilsek, sağlık kurumlarında “İşçi Sağlığı İş Güvenliği Yönetim Sistemleri” gibi bir yaklaşımın kapısını aralayabiliriz.
 
17- Sağlık Kurumlarında “Mesleki Sağlık Birimi-İşyeri Sağlık Birimi” ya da yaygın bilinen adıyla “İşçi Sağlığı, İş Güvenliği Kurulları”  hızla  kurulmalıdır. 
 
18- Sağlık Kurumlarında İş Güvenliği kuralları ya da başka bir deyişle “Risk Değerlendirme”  yapılmalıdır. 
 
*Samsun  Tabip  Odası  Eski  Başkanı