Zordur babasızlık…
İnsanın içi acır, yutkunamaz.
Aklından çıkmaz, geceleri uyuyamaz.
Anılar düşer zihne, gözler kapanır.
Tavanı seyreder, onun sülietini görür.
Onun gülümseyişini tebesüm ile seyreder.
Ellerini uzatır, dokunmak ister.
Ama olmaz dokunamaz.
Hayal birden uzaklaşır.
Dağılır, yere düşen yağmur damlası gibi.
İşte insan, o an anlar.
Çünkü zordur babasızlık…
Bu yazıyı yazarken ellerim, klavyenin tuşlarına inanın zor bastı.. Saate baktığımda gece yarısını gösteriyordu tam 21 gün olmuştu bugün. Bir gün babamın ölüm haberini yazacağımı hiç düşünmezdim yada bir gün haber sitelerine baktığımda babamın haberini görüp gözyaşı dökeceğimi..Biz gazetecilerin belki de en zor düştüğü anlardan biridir bu..
Babam İhsan Aykanat, 16 temmuz günü çalıştığı iş yerinde bir iş cinayetine maruz kaldı, bırakıldı. İşçilerin güvenliğini ve sağlığını hiçe sayan patron sınıfının bir kurbanı da babam oldu.. 1 gün duran fabrika çalışmasına devam etti fakat bizim zihnimiz ne oldu peki bir anda durdu.. Kazadan 5 gün önce şakalaştığımın babamın o sıcak güler yüzü yerine bugün soğuk resimlerine bakıyorum ve lanet etmenin günah olduğunu bile bile lanet ediyorum o patron sınıfına..
Okurlarımdan çok özür diliyorum, uzun bir süre yazılarıma ara vermek zorunda kaldığım için. Bugünden itibaren yazılarımı yazmaya susmamaya devam edeceğim..
" />
DİSK ve çeşitli devrimci kurumlarda da mücadele eden, iş cinayeti sonucu aramızdan ayrılan İhsan Aykanat'ı saygıyla anıyoruz... Aşağıda oğlu Şahin Aykanat arkadaşımızın yazdığı yazıyı okuyabilirsiniz...