Sosyal Haklar Derneği’den İşçi Ölümleri Raporu

Bugün; ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) tarafından belirlenen 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü, aynı zamanda birçok ülkede “İş Kazalarında Ölenleri Anma ve Yas Günü olarak anılmaktadır.

Bu günün en fazla anılması ve ölenlerin hatırlanması gereken ülkelerden birisi Türkiye’dir.
 
 Bugün; ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) tarafından belirlenen 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü, aynı zamanda birçok ülkede “İş Kazalarında Ölenleri Anma ve Yas Günü olarak anılmaktadır.

Bu günün en fazla anılması ve ölenlerin hatırlanması gereken ülkelerden birisi Türkiye’dir.

Türkiye her ne kadar iş kazalarında dünyanın 3. ülkesi olsa da, ölümlü iş kazalarının işgücüne oranında birçok sektörde Çin’i bile sollayarak birinci sıraya oturmaktadır.

İşin garip yanı sürekli olarak ekonomik büyüme oranlarıyla övünülen ülkemizde, iş güvenliği de benzer şekilde büyümemekte, aksine yıllar geçtikçe iş kazalarının sayısı artmaktadır.

Türkiye’nin %8,5 büyüdüğü dönemde ölümcül iş kazaları daha fazla artarak büyümüştür, raporlarımızdaki verilere göre %15 artmıştır. Türkiye’nin -%4,8 küçüldüğü 2009 yılında ise iş kazaları bizim raporlarımıza göre az da olsa gerilemiştir.

Sosyal Haklar Derneği olarak 2006 yılından beri hazırladığımız “Sosyal Hak İhlalleri Raporları”nın 2011 yılı verilerine göre;
İş kazalarında ölen kişi sayısı: 641
İş Kazalarında ölümcül ağır yaralanan kişi sayısı: 668

Toplam 1309 kişi ölümcül iş kazası geçirmiş bunların yarışı iş kazası geçirdiği gün hayatını kaybetmiştir.
İş kazalarında kayıtlarda geçen diğer yaralanan kişi sayısı: 2166

Bu rakamlar 2010 yılına göre %15’lik bir artışı göstermektedir.

Türkiye’de büyümenin bedelini işçiler canlarıyla ödemektedir.

Her ölümcül dört iş kazasından biri inşaat sektöründe, beş iş kazasından birisi de İmalat sanayinde meydana gelmektedir. Bu iki sektörü 3. Sırada madencilik sektörü izlemektedir. 4. Sırayı ise mevsimlik tarım işçileri almaktadır.

- İnşaat sektöründe ölümcül iş kazalarının 1. nedeni düşme, 2. nedeni elektrik kaçağı 3. nedeni ise iş makineleri veya malzemelerin çarpması sonucu oluşan kazalar. Yine iş anında olmasa da özellikle barınma koşullarının kötü olması nedeniyle, yangın, sel vb nedenlerle inşaat işçileri ölümcül iş kazalarına maruz kalmaktadır.

- İmalat sanayindeki ölümlerin ezici bir çoğunluğu organize Sanayi Siteleri’nde meydana gelmektedir. Sanayii organize etmektense işçilerin ölümü organize bir şekilde yaşanmaktadır. Yangın, patlama, elektrik kaçağı belli başlı ölüm nedenlerindendir.
-106 işçi kamu altyapı/hizmet işyerinde çalışırken ölümcül iş kazası geçirmiştir. Bunun ezici bir çoğunluğu taşeron olarak çalışan işçilerdir. Başlıca ölüm nedeni açılan kazılardaki oluşan göçüklerdir.

-37 işçi belediye hizmetlerinde hayatını kaybetmiştir. Tamamı taşeron işçidir.

- Mevsimlik tarım ve diğer tarım işlerinde ölen 80 kişinin 22 tanesi 15 yaşından küçük çocuklardan oluşmaktadır. Raporumuza sayısal olarak girmeseler de tarım alanlarında aileleriyle sağlıksız koşullarda yaşamak zorunda akalan ailelerin 0-4 yaş arası 12 çocuk bu koşullarda hayatını kaybetmiştir. Mevsimlik tarım işçileri yine uygun olmayan taşıma koşulları nedeniyle birçok ölümcül iş kazası yaşamaktadır.

- 2007 yılına kadar sadece bir kaç ölüm yaşana enerji sektöründe elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesiyle ölen işçi sayısı 2011 yılında 28’e yükselmiştir. Bu rakam geçen sene 17 önceki sene 11 dir. Özellikle genç işçilerin ve işe başladığı ilk günlerde ölen işçilerin sayısı kabarıktır.

- Yine daha önceki yıllarda az sayıda iş kazası kaydı olan hidro elektrik santral (HES) inşaatlarında 26 işçi hayatını kaybetmiş, 20 işçi ağır yaralanmış 35 işçi de yaralanmıştır.

-Geçtiğimiz günlerde ölen Hekim Ersin Arslan’ın öldürülmesiyle gündeme gelen sağlık çalışanlarına saldırı olayı 2011 de 57 sağlık çalışanın yaralanmasına neden olmuştur. Bu rakam bir önceki yılın neredeyse iki katıdır. Özellikle Sağlık Bakanlığı’nın uygulamaya koyduğu performans sistemi, sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını ağırlaştırmıştır. Benzer şekilde Sağlık Bakanlığı kamu kurumları içerisinde 180.000 çalışanının 135.000’inin taşeron çalışan olması ciddi sorunlara yol açmaktadır.

-Tespit edebildiğimiz kadarıyla 2 ev temizlik işçisi ile 9 göçmen işçi hayatını kaybederken bu alandaki güvencesizlik ve örgütsüzlükten dolayı bu sayının çok daha fazla olduğu tahmin edilmektedir.

 

SektörÖlümAğır YaralanmaYaralanma
Basın211
Belediye231436
Diğer20518
Enerji28611
Ev İşçisi2  
Göçmen İşçi559
HES262035
İmalat102150441
İnşaat148140159
Kamu Altyapı354087
Kamu Hizmet1413
Kamu Sağlık61057
Madencilik882379
Meslek Hastalığı  98
Mevsimlik Tarım35120365
İşçi Servisleri3060576
Tarım4550166
Taşıma/Nakliye181516
Tersane389
Toki11  
Toplam6416682166

Ölümlerin nedenleri konusunda ilk sırayı, iş güvenliği maliyetinden işverenin kaçınması olarak görünmektedir. Çok basit önlemler ile bu güvenlik alınabilir. İkinci neden ise taşeronlaşma olarak görünmektedir. Aslında taşeronlaşma ilk sebebi de kapsamaktadır. Taşeron firmalar ihale ile işleri almakta, maliyetlerden olabildiğince kaçınarak kar paylarını artırmaya çalışmaktadır. Taşeronlaşma aynı zamanda bir iş sürekliliği sağlamadığı için “deneyimli işçi” kavramını yok etmekte, haliyle çalıştığı işin ilk günlerinde hayatını kaybeden çalışan sayısı artmaktadır. Önceki yıllarda iş kazalarının birçoğu küçük işyerlerinde meydana gelirken son yıllarda büyük işletmeler, büyük altyapı çalışmalarında iş kazaları artmaktadır. İşin acı yanı ise bunların birçoğunun kamu işi olduğu görülmektedir. Yani devlet kendi gözetimindeki işlerde bırakın önlem almayı en büyük ihlalci konumundadır.

AKP Hükümetinin bu iş kazaları konusunda yaptıkları, dinsel vurguları her politik açıklamanın önüne koymaktan öte yaptığı birşey yoktur. Kaderci yaklaşımlar, güzel ölümlere vurgu yapmalar ama bunun yanında çok çalışmanın övüldüğü politik bir durumda kanun yapıcı ve uygulayıcılardan umudumuz yoktur. Yine raporda da özellikle belirttiğimiz gibi AKP iş kazalarına sebebiyet veren en büyük işletme olan devleti de yönetmektedir.

Saygılarımızla...

Sosyal Haklar Derneği