11 Can - Muammer Turgut

Çaresiz bağrışmalar. Ailesine bakabilmek için hayatta kalmak ve mücadele etmek zorunda olan, alın terini döken, mutlu bir yuva kurabilmek için emek veren işçilerimiz. Can havliyle sağa sola koşup canını kurtarmaya çalışan, kimilerinin yanarak öldüğü, kimilerinin kurtulduğu o gecenin üzerinden henüz 1 gün geçti. Türkiye’de yaşayan yurttaşların kalbinde bıraktığı hüzün şimdilik çok taze. Üzerinden bilmem birkaç hafta geçtikten sonra bizlerde unutacağız.

Neleri unutmadık ki? Bir zamanlar Haydarpaşa garımızda yanmıştı, unutmadık mı ? O vakitlerde bizim yangın söndürme uçağımız İsrail’deydi, yetişememişti Haydarpaşa’ya . Van’da yanan canları unutmadık mı? Gecenin azdırıcı soğuğunda, Van’lı depremzede yurttaşlarımızın kaldığı çadırlarda yanan canları, unutmadık mı? Yaşadığımız evrende bütün zıtlıklar birbirleriyle bağlantılıdır. Acının yaşandığı günlerde anımsar sonrasında ise unuturuz. Evrenin bir yasası ve gayet doğal.

Ya onlar?

Ölüm ateşinin düştüğü ocaklar, onlar unutabilecek mi acaba bu acıyı.

İşçiler neden mi oradaydı? Yatırımcı yurttaşlarımız bir fanus yapmayı istemişler – Marmara Park Avm – Bu fanusun göğe doğru ulaşabilmesi için inşaat işçilerine gerek duymuşlar. Günde 70 liraya çalışan inşaat işçilerimiz. İşçilerin kalabilmesi için çadırlar kurulmuş, değeri 2 bin lira. Ve konteynerlerde kurulmuş, değeri 5 bin lira. Yanan 11 canların hepsi çadırlarda kalanlarmış. Ateşe dayanıklı olmayan bezlerle kurulan, soğuktan korunabilmek için alüminyum folyo ile döşenen çadırlar. Kalorifer tesisatı yok, elektrikli ısıtıcılar ile ısınıyormuş yanan canlarımız. Ateşe dayanıklı olmayan bezlerle kurulan çadırları alüminyum folyo ile döşemek hangi aklın ürünüdür? Bu denli eziyetle uğraşılacağına konteynırlar kurulsaydı bizim 11 canımız yanmayacaktı. Arasındaki fark, 11 canın bedeli sadece 3 bin lira.

2012 Türkiye’sinde, aydınlanan, çağdaş, modern Türkiye’de yüksek kar marjına erişebilmek uğruna 11 canımız yandı. Olayın üzerine 11 kişiyi de gözaltına almışlar. İhmalkarlığın ardından hangi savunma aklayabilir ki bu istismarın sahiplerini. Ne zaman öğreneceğiz bir insan değerini.

2012’nin modern, çağdaş, aydınlanan Türkiye’si dedik değil mi. Hükümet yetkilileri istediği anda, istediği yasayı meclis gündemine getirebiliyor da, 2004 yılından bu yana ‘’İş Sağlığı ve Güvenliği’’ yasasını yapamıyor. İşte budur 2012’nin gariban insanlarımıza bağışladığı insan değeri!

Yaşanan acının ardından , ‘’Bu ihmalkarlığa sebep olanları adalete teslim edeceğiz ‘’ demek ne fayda sağlayacak? Gündemi kurtarmaya çalışan, halkın gazını almaktan başka bir faydası olmayan bu açıklamayı, keşke hükümet tarafından duymasaydık. Keşke ‘’İş Sağlığı ve Güvenliği ‘’ yasası zamanında oluşturulabilseydi. Keşke çadırların yerine konteynırlar olsaydı. Keşke yanmasaydı 11 canımız.

Marmara Park Avm’nin yapılmasını sağlayan şirketlerin geçmişine bakalım mı?

*Yapım şirketlerinden Ece, 2009’da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan ‘’Yılın yabancı yatırımcısı‘’ ödülünü almış.

* Kayı inşaatın ismi 2009 yılında vergi yolsuzluğu ile gündeme gelmiş.

Bir de ölen işçilerimizin verilerine bakalım mı?

İstanbul işçi sağlığı ve iş güvenliği meclisi, 2011’de toplam 558 işçinin öldüğünü, 2012 Ocak ayında 62 işçinin, Şubat ayında ise 42 işçinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

53 Haber Merkezi