Yine cinayet işlendi dünyanın başkentinde. İstanbul'da Esenyurt'ta bulunan Marmara AVM inşaatında çalışan işçiler yattıkları çadırda çıkan yangında iş cinayetine kurban gittiler. Alınmayan tedbirlere ve yanlış uygulamalara kurban gittiler işçiler. Çünkü işçilerin bir değeri yok ülkemizde, nede olsa bir sürü işsiz var piyasada. Ölseler ne olacak ki? Nasılsa yapanın yanına kar kalıyor yaptıkları.
Bu vahim olaya yine üzüldük ve adeta kahrolduk. Tam 11 can kaybettik iş cinayetinde. Hepsi Anadolu'nun çeşitli kentlerinden gelen gündelikçiler. Bir tanesi hariç hepsi evli ve çoluk çocuk sahibi insanlar. Hepsinin hikayesinde ayrı bir dram gizli. Sigortasız ve güvencesiz çalıştıkları inşaat sahasında yine güvencesiz ve sağlıksız bir ortamda yattıkları çadırda buldu ölüm onları. Tümünün de tanınamayacak hale gelen cesetleri adli tıp kurumunda ancak DNA testiyle tespit edildi. Bu acıya aileleri nasıl dayanır insanın gerçekten aklı almıyor. Hele bir tanesi var ki daha hayatının baharında ve düğün hazırlığı içerisinde hayatını kaybetti. Kim bilir ne hayalleri ve umutları vardı hayata dair. Daha çok kar hırsı ve maliyet hesabı maalesef işçilerin sonu oldu.
Çalıştırdığı işçiye insanca muamele etmeyen taşeron firma aslında tam anlamıyla cinayet işledi. Bu yaptığı ihmal sonucunda aslında taammüden adam öldürmekle yargılanması gerekir. Eğer bu ülkede madenlerde yahut baraj inşaatlarında yaşanan iş cinayetlerinde ölenlerin hesabı sorulmuş, birileri gerçekten ceza almış olsaydı emin olun bu iş cinayeti de olmazdı.
Kazadan sonra hemen olay yerine müfettiş gönderen çalışma Bakanı, müfettiş incelemesi devam ederken olay yerine gelip taşeron meselesi burada çalışmaz , burada yapılandan asıl işveren sorumludur diyeceğine çıkarttığı yasanın uygulanmasını sağlamış olsaydı bugün bu insanlar ölmemiş olacaktı. Yolladığın müfettişin gelince mi gördü İşçilerin sigortasız çalıştığını? Zaten senin kurumun olan TOKİ'de aynı şekilde sigortasız işçileri çalıştırmıyor mu inşaatlarda? Bu ne acizliktir ki kendi çıkarttığı yasaya bile sahip çıkamıyor. Siyasi irade suçu başkasına atarak kamuoyunu yanıltıyor. Madem taşeron uygulaması kanunen yasak neden göz yumuluyor binlerce taşeron uygulamasına? Hep ölümler ve ihmaller bu taşeron uygulaması yüzünden olmuyor mu?
Hani Hazreti Ömer diyordu ya, ''Vallahi Nil'in kıyısında bir koyunu kurt kapa korkarım hesabı benden sorula!". Hazreti Ömer adaletine ne oldu sayın Çalışma Bakanı? Bu cinayetlerde sizin ve bakanlığınızın hiç mi sorumluluğu yok? Bu cinayetin hesabını kamuoyu kimden soracak? Daha kaç canı taşeron ve kötü çalışma koşullarına kurban vereceğiz? Bu kanayan yara ne zaman duracak? İşinize gelince 4+4+4 meclisten yarım saatte çıkarıyorsunuz da neden İş sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili düzenlemeler bir türlü meclisten çıkmıyor? İşte iki yüzlülük böyle bir şey olsa gerek?!
Merak ediyorum Uludere'de bir ihmal sonucu hayatını kaybeden insanlar için devlet 123 bin TL hazır etti. Acaba bu işçilerin ailelerine kaç para ödenecek? O olayda da ihmal var bu olayda da. Üstelik ikisinde de devlet sorumlu bu yaşananlardan. Artık dur demenin ve bir çözüm bulmanın zamanı geldi de geçiyor artık. Bu son olsun. Artık analar ve bacılar ağlamasın. Çocuklar öksüz ve yetim kalmasın. Bu son olsun bu son.