GSB ‘Onur’ mücadelesinin yanında

"Kocaeli ve Dilovası’nda neler oluyor" panelinde söz alan Gebze Sendikalar Birliği Sözcüsü  Şerafettin Koç Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu’nun yanında olduklarını ve onu destekleyeceklerini dile getirdi.
 
Gebze Sendikalar Birliği ve Onurumuzu Savunuyoruz Hareketi tarafından Gebze Dilek Düğün Salonu’nda Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu ve Yrd. Doç. Özgür Müftüoğlu’nun katılımıyla sanayileşme, çevre ve sağlık temalarının konuşulduğu “Kocaeli ve Dilovası’nda neler oluyor” adlı panel düzenlendi. Çok sayıda kişinin dinleyici olarak katıldığı paneli Gebze Sendikalar Birliği Sözcüsü Şerafettin Koç yönetti. Foruma işçiler, işyeri temsilcileri, sendika şube başkanları ve yöneticileri, TMMOB ve emekten yana olan siyasi partiler katıldı.
 
Çok sayıda kişinin dinleyici olarak katıldığı panelde ilk sözü Özgür Müftüoğlu aldı. Emek kenti olan Gebze’de kurulan Gebze Sendikalar Birliği’nin Türkiye’de örnek olduğunu belirten Müftüoğlu, “Sanayileşme, çevre ve emek kıskacında bölgede bulunuyoruz. Sanayileşme gelişirken toplumsal yenilenme de beraberinde geliyor. Marmara bölgesi ülke sanayisinin önemli bölümünü oluşturuyor. Bizler köylerimizden kalkıp buralara geldik. Nedeni  daha iyi yaşam, daha iyi sağlık ve daha iyi eğitim içindi. Sanayileşmenin çevresinde kurduğumuz yaşam ve sanayinin yarattığı sonuçlar birçok hastalığı da beraberinde getiriyor” dedi.
 
‘BÜYÜMEDEN İŞÇİLER PAY ALAMIYOR’
 
2002’den beri üretimde, sanayide, ekonomide büyüme olduğunu, dünyada Çin’den sonra Türkiye’nin gösterildiğini hatırlatan Müftüoğlu, “Bu büyümeyi işçiler yaptı. Bu süreçte işçilerin yaşamlarında, ücretlerinde büyüme vardı desek yok, tam tersi ‘bu kadar büyüdük, geliştik’ propagandası yapılırken işçiler köylerden, kasabalardan daha iyi bir yaşam için geldik, gördük ki çalıştığımız ürettiğimiz, büyüttüğümüz birilerinin yaşamları, ekonomisi büyüyor. Bizlerin ücretleri düşüyor, bacaların çıkardığı duman ve gazlar sonucunda birçok hastalığı bizle beraber çocuklarımız da kapıyor. Buralara daha iyi yaşam için geldik. Yaşantımız daha çok yaşanmaz hale geliyor. Bunları biz işçiler olarak sendikalarımızla, siyasi fikrimizle örgütlü olarak sormalıyız. Neden böylesi yaşam bize dayatılıyor” diye konuştu.
 
Kapitalizmin bize sunduğu yaşam karşısında “Biz iyi bir yaşam istiyoruz. Sağlıklı bir çevrede  yaşamak istiyoruz. Böyle ölmek istemiyoruz” denildiğinde işçilerin ve emekçilerin işsizlik ve açlıkla tehdit edildiğini vurgulayan Müftüoğlu, “Bizler bu ortamda uyuduğumuzda, çalışarak soluduğumuz kirli hava ile de ölüyoruz. İşçiler şu soruyu sormalı? Sanayinin bunca geliştiği Türkiye’de teknolojideki akıl almaz gelişmeler, insanlığı tehdit eden çevre kirliliğini önleyemez mi? Bizler daha iyi koşullarda çalışarak üreterek yaşayamaz mıyız?” dedi.
 
‘PATRONLAR SAĞLIKLI ÇEVRE SUNMAZ’
 
Patronların kârlarından, büyümelerinden kısarak sağlıklı yaşanabilir çevre sunmayacağına vurgu yapan Müftüoğlu sözlerini şöyle tamamladı, “O zaman bizler bunun için örgütleneceğiz. Mücadele edeceğiz. Çocuklarımız için saçımızı süpürge ediyoruz, her türlü fedakarlığı yapıyoruz, bunların bize dayattığı yaşam çocuklarımızı öldürüyor. Bunu kabul mü edeceğiz. Sizler her gelişmede Türkiye’de örnek oluşturdunuz, bunun için vereceğiniz mücadele sağlıklı yaşam, sağlıklı çevre, sağlıklı sanayileşme mücadeleniz de örnek olur.” 

‘SİZLERİ MÜCADELEYE ÇAĞIRIYORUM’
 
 Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, Kocaeli’nin sanayi havzası olarak önemli bir yer olduğunu belirtti. Amaçlarının Kocaeli’nde sanayileşmenin getirmiş olduğu sağlık problemlerini araştırmak ve çözüm bulmak olduğunu belirten Hamzaoğlu, yaptıkları araştırmaların birtakım çıkar çevrelerini rahatsız ettiğini ve haklarında soruşturmaların başlatıldığını söyledi. Türkiye’ye giren kimyasal maddelerin, üretim ve depolanmasının yüzde 95’inin Dilovası’ndan giriş-çıkış yaptığını söyleyen Hamzaoğlu, “2002’de çıkan Organize Sanayi Bölgeleri yasası gereği, yerleşim için derenin, akarsuyun olmadığı sit alanlarının olmadığı bir bölge bulup Organize Sanayi bölgesi yapılması gerekiyor. Dilovası’nda iki mahalleden oluşan 104 fabrikası olan bir yeri organize sanayi bölgesine alacaksınız. Bir de ‘belediyeler, yerel yönetimler karışamaz, denetleyemez’ kararını da çıkaracaksınız, yani  patronlara kurtarılmış bölge yaratıyorsunuz. 2002’de Kocaeli Sanayi Odasına bu araştırmaları yapmak için başvurduk. Onlar sanayi sırdır diyerek bizi geri çevirdi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi de bilgi vermedi. Araştırmalar sonucunda da binde 5 sanayi denetlenmiş, bunlar da kusurlu bulunmuş” dedi.
 
‘DİLOVASI’NDA KANSERDEN ÖLÜM ORANI YÜKSEK’
 
Dilovası’nda 1994-2006 yılı ölümlerini araştırdıklarını belirten Hamzaoğlu, “Dilovası’ndaki hava kirliliği uluslararası standartların çok üstünde. Kanserden ölenlerin dünyadaki oranı yüzde 12.5, Türkiye’de 12.9 iken Dilovası’nda yüzde 33. Ailelerle birebir görüştük, hepsi ölümleri patolojik raporlarla doğruladı” diye konuştu.
 
Dilovası’nın tek başına sorun olmadığını, bölgenin bir bütün olarak risk altında olduğunu dile getiren Hamzaoğlu “Araştırmalarımız içerisinde çocuklardan kan örnekleri aldık, kaka örnekleri aldık. Anne sütü örnekleri aldık. Kocaeli sınırları içerisinde bulunan birçok bölgeden örnekleri alarak bağımsız tarafsız incelettirdik. Yaptığımız araştırmalar sonucunda; sanayiinin yarattığı hastalıkların sonucunu tespit ettik. Bölge milletvekilleri üzerinden parlamentoda Sağlık Bakanlığının içinde olduğu bir heyet oluştu. Sağlık Bakanlığının bizim araştırmalarımıza verdiği cevap; ‘Hocam sigara içmesinler, kanser biter’ oldu” diye konuştu. Dilovası’nın Tıbbi Afet Bölgesi ilan edilmesi yönünde de yaklaşımlar olduğunu belirten Hamzaoğlu şöyle konuştu, “Bu şu demektir. Oradaki yerleşimleri boşaltın, insanlar nereye gidecekse gitsin. Boşaltmak çare mi? Yapılan üretim havaya veriliyor dolayısıyla bölge komple tehdit altında bu çözüm değil. Yaptığım tüm araştırma sonuçlarını açıkladığım için YÖK’e şikayet edildim. Soruşturma sonucunda uyarı cezası aldım. Kocaeli Dilovası Belediyesi halkı galeyana getirdiğim gerekçesi ile dava açtı. Şarlatan dedikleri için  ben de dava açtım. Davalar devam ediyor.” 
 
ONUR HOCANIN YANINDA OLACAĞIZ
 
Panelin sonunda söz alan Gebze Sendikalar Birliği Sözcüsü Şerafettin Koç, panele katılan işyeri temsilcileri, işçilere, sendikalara seslenerek “Sunulan bu bilgileri işyerlerine, işçilere taşımalı ve mücadele etmeliyiz. İlk olarak da Onurumuzu Savunuyoruz diyerek 14 Mart 2012’de Gebze’de görülecek olan mahkemede, 15 Mart’ta Kocaeli’nde Onur Hamzaoğlu’nun yargılandığı mahkemede olacağız. Onurlu güvenli bir çevre mücadelesini bundan sonra Gebze Sendikalar Birliği olarak önümüze koyacağız” dedi.