İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Abdullah Bakır'a göre barajı hızlıca doldurmak için debinin çok yüksek olduğu dönemde su tutmak baraj kapağının üzerindeki basıncı arttırdı. Debinin yüksek olduğu dönemde su tutulmasının nedeni ise barajı bir an önce doldurup elektrik üretimine başlayarak para kazanmaktı. Faciayla ilgili ayrıntılı raporun yayınlanmasıyla beraber kaza hakkında daha ayrıntılı bilgi sahibi olacağımızı söyleyen Bakır “ancak ilk belirlemelere göre kapağı patlatan şey hızlı su tutma uygulaması. Baraj birkaç ay sonra su tutsaydı bu facia olmayabilirdi. Yine de tek sorumlu olarak hızlı su tutmayı gösteremeyiz, çünkü bir barajın kapağı baraj tamamen dolduğunda, yüksek debi nedeniyle basınç oluştuğunda bu basınca dayanmalıdır. İnşaatın projesi incelendiğinde belki de yanlış malzeme seçimi yapıldığını göreceğiz” diye konuştu.
Yaşanan iş cinayetini Meclis üyemiz Doç. Dr. Emre Gürcanlı'ya sorduk
Baraj gölündeki 90 milyon metreküp suyun kontrolsüz bırakılması sonucunda oluştuğunu varsayarsak, ki çoğu haberde o şekilde verilmiş, olayı şöyle yorumlayabiliriz:
Baraj kapakları arkasında su tutar ve bu su normal zamanlarda statik bir yüktür. Kapaklar açıldığı zaman yoğunbir titreşim oluşur ve bu titreşim eğer uygun projelendirme yapılmamış ve uygun malzeme kullanılmamışsa betonda çatlaklara yol açacaktır. Dolayısıyla kapakların açılması bir hata. Peki ne yapılabilir? Çok genel olarak söylersek:
1. Çatlak görüldüğü iddia edilen kapak değil, diğer kapaklar ilk önce kademeli olarak açılabilir (birden fazla kapak olduğunu varsayarsak). Kapağın arkasındaki yük daha yavaş bir şekilde boşaltılabilir.
2. Uygun bir dip savak projelendirmesi olsaydı, daha kademeli bir şekilde, belki bir günde değil ama bir haftada yavaş yavaş yük boşaltılabilirdi. Burada tanımlara bakarsak:
Savak: Akımı ölçmek veya kontrol etmek veya yönünü değiştirmek amacıyla inşa edilen sabit veya hareketli su yapılarıdır. Kanal tabanı üzerine inşa edilirler ve kendi boyunca suyun geçmesi için akımı hızlandıran tüm engellere verilen genel isimdir.
Dip Savak: Gerekli hallerde barajı tamamen boşaltmak, dolu savak kapasitesini azaltmak, akarsu mansabına bırakılacak suyu salmak amacıyla yapılan hidrolikyapı.
Dolu Savak: Acil durumlarda barajın yıkılmaması amacıyla fazla suyu dışarı bırakacak şekilde tasarlanmış kapaklara verilen isim. Suyu yüksek seviyeden serbest bırakmasından dolayı enerji kırıcı havuza dökülecek şekilde tasarlanmalıdır.
3. Her halükarda acil durum müdahale planı harekete geçirilmeli (her şantiyede, gerek işçi sağlığı ve iş güvenliği, gerekse de yangın, göçük, yapı çökmesi... konularında acil durum müdahale planı olmalıdır), ilk önce şantiye ölçeğinde önlemler alınmalı, çevre halk mutlaka haberdar edilmeli, mülki erkan ile gerekli iletişime geçilmelidir...
Ve tabi ki devletin bu türden inşaatları denetlemesi şart...
Cengiz ve Özaltın İnşaat AKP'yle parlamış
1980'de Rize'de sıradan bir inşaat firması olarak ortaya çıkan Cengiz İnşaat AKP döneminde önemli ihaleler kazanarak büyüdü. Doğaya geri dönüşü imkansız zararlar veren, her yıl çöken ve yeniden yapılan Karadeniz Otoyolu inşaatının büyük bir kısmının yanı sıra İstanbul-İzmir Otoyolu, İstanbul ve Ankara metrosu, Erbil Havalimanı ve bazı liman inşaatlarını yürüten Cengiz İnşaat'ın internet sitesindeki bilgiye göre bugün, yani kuruluşundan yalnızca 30 yıl sonra firmanın elindeki işlerin toplam değeri 7 milyar dolara ulaşmış. Diğer yandan, Özaltın İnşaat'ın sahibi Nuri Özaltın Türkiye'de her yıl düzenlenen "Forbes 100" listesinde Türkiye'nin en zengin 100 kişisi arasına son yıllarda aldığı kıyak ihalelerle girdi.
Kaza geliyorum demişti
Sayısız sivil toplum kuruluşu tarafından yıllardır eleştirilen Hidro Elektrik Santral (HES) inşaatlarının denetimsizliği bu kazanın haberini önceden vermişti. Elektrik Mühendisleri Odası'nın (EMO) 2011 yılında yayınladığı raporda Türkiye'de aynı anda 2000'den fazla HES inşaatı yapıldığı, bu inşaatlarda kullanılan malzeme kalitesinin dünya standartlarının altında olduğu vurgulanmıştı.
İnşaat şirketlerinin maliyeti düşürmek için taşeronlaşmaya gittiği, taşeronların da işçi sağlığı, güvenlik, çevre, sigortalı çalışma gibi konuları gözardı ettiğinin altını çizen raporda inşaat denetiminin yetersizliğine de dikkat çekilmişti.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi - 26 Şubat 2012
Adana'da göz göre göre katliam: 2 ölü, 8 kayıp
Adana’nın Kozan İlçesi’ne bağlı Ergenuşağı Köyü yakınlarında Göksu Irmağı üzerindeki Gökdere Köprü Barajı kapağının patlaması nedeniyle baraj havzasında çalışan en az 11 işçi sel suyuna kapıldı. İşçilerden 27 yaşındaki Eyüp Altıntaş ve 29 yaşındaki Cumali Değirmenci'nin cenazelerine ulaşıldı. 31 yaşındaki Zakir Erdemli ve 52 yaşındaki Mehmet Aksoy ise kurtarılarak hastaneye kaldırıldı. Suya kapılan Ertan Yiğen, Latif Değirmenci, Selahattin Aral, Erdal Demicelli, Veli Damaksız, Necmettin Karayiğit, ve Mehmet Yılmaz'ın bulunması için çalışmalar devam ediyor. Suya kapılan işçilerden 5'inin Malatya, Elazığ ve Van illerinden geldikleri öğrenildi.
İşçi yakınları, baraj kapağında çatlak oluştuğunu, 2 gün önce çatlak olan yerlere kum torbaları atıldığını ancak kapaktaki çatlağın dün daha da açıldığını ve ardından patladığını belirtti.
Baraj inşaatında çalışan ve ismini açıklamayan bir işçi, arama kurtarma çalışmasını yakından takip ederken, işçilerin büyük çoğunluğunun cuma namazında olduğu için tesadüfen felaketten kurtulduğunu söyledi. İşçilerin cuma namazından sonra yemekhaneye geleceğini belirten bu kişi,, "Olay 15-20 dakika sonra olsaydı, işçiler yemekhanede sulara kapılacaktı o zaman olayın daha büyük felaket olurdu" dedi.
Bazı işçiler de, tünel kapağının yerine tam oturmaması nedeniyle sızıntı olmaya başladığını söylediler: "15 gün önce (9 Şubat)baraj göletinde su tutulmaya başlandı. Tünel kapağının yerine tam olarak oturmaması nedeniyle alt kısmında sızıntı oldu. Tüm işçileri toplayıp, o bölgeye kum torbası attırdılar. 15 gündür sızıntının önlenmesi için çalışma yapılıyordu. Ancak su miktarı artınca kapak basınca daha fazla dayanamayıp patladı. Olayla ihmal var."
Bakan'dan itiraf
Çevre Bakanı Veysel Eroğlu, özel sektörün yaptığı hidroelektrik santrallerini Devlet Su İşleri'nin denetleme yetkisinin olmadığını, denetlemeler yapılsa böyle bir kazanın meydana gelmeyeceğini açıkladı.
TMMOB barajda inceleme yapacak
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı İnşaat, Makine ve Elektrik Mühendisleri Odaları’nın temsilcileri, kapağın patlaması sonucu felaketin yaşandığı Gökdere Köprü Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nde inceleme yapacak. İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Abdullah Bakır ve Elektrik Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Mehmet Bak ve temsilcilerle birlikte olay yerine gitti. MMO Adana Şube Başkanı Hüseyin Atıcı, "Ekip olarak kazanın yaşandığı yere gidiyoruz, izin verirlerse inceleme yapacağız" dedi. İşçi sağlığı ve güvenliğiyle ilgili uzmanlardan oluşan resmi bir ekibin kaza yerinde görevlendirildiğini de belirten Atıcı, "Ama bu ekip henüz tam olarak incelemeye başlayamamış. Onlar işlerini bitirdikten ve inceleme yaptıktan sonra ortaya çıkan sonuçları kamuoyu ile paylaşacağız" diye konuştu.
Enerji-Sen olay yerine gidiyor
Kendisine telefonla ulaştığımız Enerji-Sen Genel Başkanı Kamil Kartal, yarın kaza yerine giderek incelemeler yapacaklarını, işçilerle görüştükten sonra köy muhtarları ile de biraraya gelerek açıklama yapacaklarını belirtti.
Özel sektör tarafından Göksu Irmağı üzerinde projelendirilen 145 megawatt kurulu güce sahip Adana-Kozan Köprü Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin inşaatına 2009′da başlandı. Proje kapsamında 450 metre uzunluğunda tünel açıldı. Projenin müteahhitliğini Cengiz-Özaltın konsorsiyumu yürütüyordu. Barajın 2012 yılı içinde devreye alınması planlanıyordu.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi - 25 Şubat 2012
'HES'ler işçileri de katlediyor'
Adana Gökdere Köprü baraj inşaatında 11 işçinin sulara kapılarak kaybolduğu iş kazası, sendika, meslek örgütü ve siyasi parti ile dernekler tarafından protesto edildi.
Adana Halkların Demokratik Kongresi, Türk-İş, DİSK, KESK, Adana Tabip Odası, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, İHD, ÖDP, TKP ve DHF'nin de aralarında olduğu kurumlar, İnönü Parkı'nda konuya ilişkin basın açıklaması yaptı.
Kurumlar adına açıklamayı okuyan Güven Boğa, sözlerine "Davutpaşa, Tuzla, Bursa, Balıkesir, Zonguldak, Ostim, Elbistan ve İstanbul'da ortaya çıkan katliam gibi iş kazalarından sonra ölüm acımasız yüzünü bu kez Adana Kozan'da Baraj inşaatında kendini gösterdi" diye başladı.
Bir süre önce su tutulmaya başlanan Gökdere Köprü Barajı'nın tünel kapağının dün patladığını hatırlatan Boğa, sulara kapılan işçilerden 2'sinin yaralı olarak kurtulduğunu, iki işçinin cenazesine ulaşıldığını ve halen 10 işçinin kayıp olduğunu hatırlattı.
AKP'nin doğal ve kültürel varlıkları yok eden politikalarına dikkat çeken Boğa, HES'ler ve maden ocaklarını, 2B kanunu, SİT alanlarına ilişkin kanunu hatırlattı.
"Yıktıkları bölgelerde yaşayan halkın tabiatı ve yaşam hakkını koruma iradesi ve gayretini yok sayıyorlar. Anadolu'nun bu yıkım planlarına sessiz kalacağını zannediyorlar" diyen Boğa, ekledi: "Çok yanılıyorlar. Bu topraklardaki yaşamı tırnaklarıyla kazıyarak var eden halk elbet bu haksızlığa uygun bir cevap verecektir. Yaşam alanlarını ve kültürünü korumak için bu rant yaratma hırsınıza elbet dur diyecektir."
Doğanın tahribatının yanı sıra HES'lerin, işçilerin yaşamına da mal olduğunu belirten Güven Boğa, Gökdere barajında yaşananları hatırlattı. Boğa, "10 işçinin kaybolmasına neden olan bu durum yalnızca bazı teknik eksiklikler ve kullanılan malzemelerin kalitesizliği ile açıklanamaz" dedi.
Boğa, İşçi Sağlığı ve Güvenliği sisteminin bütüncül politikalar ve merkezi bir müdahale gerektirdiğinin altını çizdi. "Özelleştirme ve taşeronlaşmayla bu bütünlük parçalanmış ve etkin müdahale olanakları ortadan kaldırılmıştır" diyen Güven Boğa, aynı zamanda denetim eksikliğine işaret etti.
Boğa, "Sonuç ortadır: Adana Kozan'da yaşananlar bize acı ve gözyaşını yeniden tattırdı. Oysa bu ölümleri durdurmanın çaresi çok açık" diye konuştu.
Adana'nın Kozan İlçesi'nde bulunan Gökdere Köprü Barajı'nın patlaması sonucu 2 işçinin cenazesine ulaşılmıştı. Sulara kapılan işçileri arama çalışmaları ise devam ediyor. Diğer yandan EnerjiSA tarafından Cengiz-Özaltın Konsorsiyumu'na yaptırılan barajda yaşananlar felakete göz göre göre davetiye çıkarıldığını gösteriyor. Görgü tanıkları tahliye tüneli kapağında bir hafta önce meydana gelen çatlakların kum torbaları ile takviye edildiğini belirtiyor. Diğer yandan Kozan Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında Proje Müdürü Erdal Nakas ile şantiye şefi Öncü Polat gözaltına alındı...