AKP, 3 Kasım 2002 tarihinde iktidara geldikten sonra pek çok alanda olduğu gibi eğitim sisteminde de değişikliklere gitti. Bunlardan biri de “çıraklık” eğitimini sistemli hale getiren Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) uygulaması oldu.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi verilerine göre, 2013 yılından Eylül 2026 yılına kadar Türkiye’de çalışırken hayatını kaybeden çocuk sayısı en az 862-880 civarında.
İSİG Meclisi İstanbul Sözcüsü Serpil Ünal, iktidarın çocuk politikasına dair değerlendirmelerde bulundu.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi İstanbul Sözcüsü Serpil Ünal, AKP iktidarı döneminde uygulanan politikaların çocukları işçileştirdiğini vurguladı. Serpil Ünal, “13 yılda en az 862 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi. Çocuk işçiliği sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda devlet eliyle yaygınlaştırılıyor” değerlendirmesinde bulundu.
13 yılda en az 862 çocuk yaşamını yitirdi
Çalışma Bakanlığı’nın sitesindeki istatistiklerde her yıl en az 13-14 çocuk ölümünün kayıtlara geçtiğini fakat bunların duyurulmadığını belirten Serpil Ünal, İSİG verilerini aktardı:
“2013 yılından beri İSİG olarak iş cinayetlerini kayıt altına almaya başladık. Bu raporlarda yaş, cinsiyet, ölüm nedeni, iş kolu gibi ayrıntılara yer veriyoruz. Hazırladığımız raporlarda belirttiğimiz üzere her yıl en az 63 ile 64 çocuk çalışırken hayatını kaybediyor.
2026 yılı Ağustos ayında yayınladığımız çocuk iş cinayetleri raporuna göre; 2013 Ağustos ayından 2026 Ağustos ayına kadar geçen sürede en az 862 çocuk işçi çalışırken yaşamını yitirdi. (2013-Eylül 2026 arası toplam rakam en az 862-880 civarındadır.) Bu tablo son iki yılda daha da derinleşti: 2024 yılında 71 çocuk işçi yaşamını yitirirken, 2025 yılında bu sayı 94’e çıktı.”
Denetimsizlik, cezasızlık ve sömürü şartları
İş cinayetlerinin büyük nedeninin işçi sağlığı ve iş güvenliği (İSİG) önlemlerinin alınmaması olduğunu belirten Serpil Ünal, denetimsizlik boyutuna dikkat çekti:
Önlenebilirlik: Gerekli önlemler alınsa yaşanan iş cinayetlerinin yüzde 98-99’u önlenebilir. Ancak devletin denetleme mekanizması özellikle pandemi döneminden itibaren neredeyse tamamen ortadan kaldırıldı. Önlemler sadece büyük kurumsal işletmelerde ve toplu sözleşmeli işyerlerinde kısmen alınıyor.
Güvencesizlik: Kadınlar ve çocuklar en güvencesiz şartlarda çalıştırılan, itiraz edemeyen kesimler.
Cezasızlık ve Şiddet: Denetimsizlik, cezasızlık politikaları ve çocuk işçilere yönelik şiddet durumun bir yansımasıdır. MESEM kapsamında ya da çıraklık-ustalık adıyla çalıştırılan çocuklara yönelik hiçbir İSİG önlemi alınmıyor. Geçtiğimiz yıllarda MESEM kapsamında çocuk çalıştırıyor görünen yüzlerce işletmenin usulsüzlüğü ortaya çıkmıştı.
Sanayideki çocuk sayısı hızla artıyor
Çocuk işçi ölümlerinin tümünün MESEM’lerde gerçekleşmediğini ve kamuoyunda yanlış paylaşımlar yapıldığını belirten Serpil Ünal, ölümlerin dağılımını şöyle açıkladı:
Tarım Sektörü: Çocuk işçi ölümlerinin büyük çoğunluğu aileleriyle birlikte mevsimlik tarım işçiliği yapan ya da çiftçi aileleriyle kendi arazilerinde çalışan çocuklardan oluşuyor.
Kentler ve Çıraklık: İkinci sırada kentlerde çıraklık adı altında çalışan çocuklar geliyor.
MESEM Kapsamı: Ağustos 2013 ile Haziran 2026 arasındaki verilere göre 20 MESEM’li çocuk iş cinayetinde yaşamını yitirdi (10 Haziran 2026 raporu detayları).
Yoksullaşma, eğitimin dışına itilme ve MESEM projesi nedeniyle çocuk işçilik yaşı lise çağlarından ortaokul çağındaki 10-12 yaşa kadar inmiş durumda ve sanayi alanında çalışan çocuk sayısı hızla artıyor.
Günde 10-12 saat çalışma
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Eğitim Bakanlığı’nın sorumluluk almadığını, sadece mecburiyetten sağlık sigortası yapıldığını söyleyen Ünal, çalışma şartlarını aktardı:
Çalışma Saatleri: Çocuk işçiler günde 10-12 saat çalıştırılıyor, yetişkin işçilerin yaptığı ağır işleri yapmak zorunda bırakılıyor. 4 gün işe, 1 gün okula gidildiği söylense de bir gün okula gitmek yerine dinlenmek için kullanılıyor çünkü birçok öğrenci hafta sonları da çalıştırılıyor.
Ücretler (2026 güncel net asgari ücret: 28 bin 075 TL üzerinden):
9, 10 ve 11. Sınıf Çıraklar: Net asgari ücretin yüzde 30’u aylık 8 bin 422 TL
12. Sınıf Kalfalar: Net asgari ücretin yüzde 50’si aylık 14 bin 037 TL
Finansman: Bu sembolik ücretler dahi devlet tarafından işçi ve emekçilerden kesilen vergilerle (İşsizlik Sigortası Fonu vb.) ödeniyor; patronların cebinden çocuk işçiler için tek kuruş çıkmıyor.
Yoksulluk
Türkiye’de çocuk olmanın yoksulluk nedeniyle küçük yaşta çalışmak, emeğin sömürülmesi ve geleceğin gasp edilmesi anlamına geldiğini belirten Serpil Ünal, bu sürece adım adım gelindiğini söyledi:
İSİG Meclisi’nin talepleri
Ailelerin ekonomik geçim sıkıntısı nedeniyle çocuklarını bu programlara göndermek zorunda kaldığını ifade eden Serpil Ünal, mesleki eğitime değil çocukların işçileştirilmesine karşı olduklarını belirterek taleplerini sıraladı:
