Tarlada sömürü düzeni: Milyonlar sigortasız çalışıyor! - Umut Kocagöz ile söyleşi

Türkiye’de tarımsal üretimin yükünü omuzlayan milyonlarca işçi, kayıt dışı ve güvencesiz çalışma koşullarıyla karşı karşıya. Tarım-Sen Genel Başkanı Umut Kocagöz’ün paylaştığı verilere göre sektörde sigortalı çalışanların sayısı yaklaşık 170 binle sınırlı kalırken, 2 ila 4 milyon kişi kayıt dışı çalışıyor.

“2 İLA 4 MİLYON KİŞİ KAYIT DIŞI ÇALIŞIYOR”
Tarım sektöründeki sigortalı çalışan sayısının yaklaşık 170 bin olduğunu belirten Kocagöz, bu rakamın sektörün tamamını yansıtmadığını söyledi.

Kocagöz, “Türkiye’de tarım işçiliği farklı biçimlerde varlığını sürdüren geniş bir iş gücünü kapsıyor. Bu sektörde çalışanlar arasında sigortalı olarak istihdam edilen yaklaşık 170 bin işçi bulunuyor. Ancak bu rakam, Türkiye’deki toplam tarım işçilerini temsil etmekten çok uzak. Tarım sektöründen geçimini sağlayan yaklaşık 2 ila 4 milyon kişi kayıt dışı olarak çalışıyor” dedi.

Kayıt dışı çalışmanın beraberinde ciddi hak kayıpları getirdiğini vurgulayan Kocagöz, “Bu işçilerin çoğunun iş güvencesi bulunmazken, ücret pazarlığı yapma hakları da yok. Sigortasız ve güvencesiz çalıştırılan bu kesim, emeklilik hakkından da mahrum bırakılıyor” ifadelerini kullandı.

YEVMİYELERDE 250 TL’LİK FARK
Tarım sektöründe çalışan kadın ve erkek işçiler arasındaki ücret farkına da dikkat çeken Kocagöz, günlük yevmiyelere ilişkin güncel rakamları paylaştı.

Kocagöz, “Kadın tarım işçilerinin günlük yevmiye ücreti ortalama 1.100 TL. Erkek tarım işçilerinin günlük yevmiye ücreti ise ortalama 1.350 TL” diye konuştu.

Sigortalı işçilerin dahi büyük ölçüde düşük ücretlerle geçinmeye çalıştığını ifade eden Kocagöz, tarım sektöründeki çalışma şartlarının ağırlığına işaret ederek, “Bu işçilerin sigorta güvencesi olmadığı gibi, çalışma saatleri de belirsiz ve uzun. Çoğu zaman aşırı sıcak, soğuk ve nem gibi zor hava koşullarında çalıştırılan tarım işçileri, düşük ücretlerle hayatta kalmaya çalışıyor” dedi.

“DOĞDUKLARINDAN İTİBAREN BU ÇALIŞMA HAYATININ İÇİNDELER”
Mevsimlik tarım işçiliğinin yalnızca çalışan bireyleri değil, ailelerin tamamını içine alan bir yaşam biçimine dönüştüğüne dikkat çeken Kocagöz, ailelerin tarım sezonu boyunca farklı bölgelere göç etmek zorunda kaldığını söyledi.

Kadınların hem tarlada hem ev içerisinde çalıştığını, çocukların ise küçük yaşlardan itibaren bu düzenin parçası haline geldiğini belirten Kocagöz, “Mevsimlik tarım işçileri özellikle aileleriyle göç eden, aileleriyle yaşayan ve çalışan topluluklardan oluşuyor. Çocuklar da, kadınlar da hem tarlada, hem ev işlerinde çalışıyorlar. Doğduklarından itibaren bu çalışma hayatının içindeler” ifadelerini kullandı.

ÇOCUK İŞÇİLİĞİ UYARISI
Mevsimlik tarım işçilerinin gittikleri bölgelerde barınma sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını belirten Kocagöz, temel ihtiyaçlara erişimin de önemli bir problem olduğunu söyledi.

Kocagöz, “İşçilerin barınma alanlarında yeterli hijyen koşulları sağlanmadığı gibi, içme suyu ve elektrik gibi temel ihtiyaçlar da çoğunlukla karşılanmıyor. Eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimleri son derece kısıtlı olurken, çocuk işçiliği de yaygın bir sorun olarak karşımıza çıkıyor” dedi.

Çocukların aileleriyle birlikte tarlalarda çalıştığını vurgulayan Kocagöz, “Aileleriyle birlikte tarlalarda çalışan çocuklar, hem eğitim hakkından mahrum kalıyor hem de ağır iş yükü altında sağlıklarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyor” ifadelerini kullandı.

“KAZALARIN ÇOĞU RESMİ KAYITLARA BİLE GEÇMİYOR”
Tarım sektöründeki iş kazaları ve işçi ölümlerine de dikkat çeken Kocagöz, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin yetersiz olduğunu savundu.

Kocagöz, “Tarım işçileri için en büyük tehditlerden biri de iş kazaları ve iş cinayetleri. İş güvenliği önlemlerinin yeterince alınmaması nedeniyle her yıl birçok tarım işçisi tarlalarda ya da barınma alanlarında meydana gelen kazalar sonucu hayatını kaybediyor” dedi.

Tarım ilaçlarına maruz kalma, traktör kazaları ve sıcak çarpması gibi riskleri sıralayan Kocagöz, kayıt dışılığın yaşanan kazaların resmi verilere yansımasını da engellediğini belirterek, “Ancak sektörün büyük bir kısmı kayıt dışı olduğu için bu kazaların çoğu resmi kayıtlara bile geçmiyor” ifadelerini kullandı.

Gamze Eskiköy / Dijital Gazete