Bugün 1 Mayıs 2026. İşçi emekçi mücadelesi, hak ve özgürlükleri için en anlamlı anma günü. İşçilerin, madencilerin, kadın işçilerin öldürülmesinden MESEM’deki çocuk işçi ölümlerine ne yol alınabildi, Endüstri Devriminden 250 yıl sonra hâlâ neler yaşıyoruz acaba?
Eğitim Sen Adana DEK Çalışma Grubu olarak, bu grup içinde de MESEM alt çalışma grubu (Adnan Gümüş, Süleyman Kavuncuoğlu, Şahin Kelleci, Ali Aslan) olarak, ocak 2026’da gerçekleştirdiğimiz Adana Okul Bilgileri (26 okuldan 9’u MESEM uygulaması yapan MTAL idi) bulgularından birkaç durumu aktaracağım.
MESEM’de mesai süresi: Yüzde 66’sı 9 ve daha fazla saat çalışıyor
Bütün çıraklar yetişkin işçiler gibi en az 8 saat çalıştırılmanın ötesinde öğrencilerin yüzde 66’sına fazladan (9 saat ve daha fazla) mesai de yaptırılmaktadır.
Günlük mesainin dışında haftalık mesai de öngörülenden daha uzun bulunmaktadır.
Haftalık mesai, yarısı için 1 gün okul, 5-6 gün iş 50 saati geçiyor
Öğrencilerin 12-16 saatlik ders yükünün yanında işletmelerde de yarısı 4 günden daha fazla (5-6 gün) çalışmaktadır. Böylece haftalık mesaileri 6 güne çıkmaktadır. Bu normal bir işçinin durumundan bile daha ağır bir mesai yükü oluşturmaktadır.
Mevcut haliyle, okul günüyle birlikte çocukların haftalık mesaisi en asgari olarak bile 42-46 saattir. Yarısı 50 saatin üzerinde bir yükle karşı karşıya bulunmaktadır.
MESEM’lilerin çoğunun daha düzensiz bir çalışma biçimini oluşturan esnaf zanaatkar yanında çalıştıkları dikkate alınırsa, çocukların ne kadar düzensiz ve ağır işlerde olduğu çok daha iyi anlaşılır.
MESEM’de bir aylık iznin kullandırılma durumu: Yüzde 37
Bugün 1 Mayıs anma günü, aynı zamanda bir okul tatil günü, işçiler için de izin günü. Acaba bugün, MESEM kapsamındaki işçi çocukların ne kadarı tatilde, izinde?
Adana DEK Grubu olarak, bulgular şu şekilde:
3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’na göre,
“İzin madde 26 – Aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrencilere işletmelerce her yıl tatil aylarında bir ay ücretli izin verilir. Ayrıca mazeretleri kabul edilenlere okul müdürlüğünün görüşü alınarak bir aya kadar ücretsiz izin de verilebilir.”
Fiiliyatta öğrencilerin yüzde 63’ü izinlerinin ancak bir kısmını kullanabilmektedir. Bu durum çocukların yıl boyu çalışmak zorunda kaldığını göstermektedir.
Çıraklar izinlerini haklarını bilmedikleri için kullanamıyor olabilir ancak bu işletmeler için geçerli değildir, işletmelerin yaptığı bilinçli/ kastidir. Öğretmenler de bu konuda bir denetim yapmamaktadır.
Kirli pis ağır işler
Dahası iş yerlerinden gerçek görüntüler işlerin çoğunun kirli ve ağır işlerden oluştuğunu fotoğraflamaktadır. Bu haliyle mesleki eğitim olmadığı gibi çocuk işçi çalıştırılması da yasak işler niteliğindedir.
Çocuk yağmacılığı denebilir mi?
MESEM bir çocuk işçiliğinin bile çok ötesinde, en hafif deyimiyle, çocuk sömürüsü. Alandaki bir arkadaşın deyimi ile hatta çocuk yağması. Resmi olarak öyle bir deyim geçmese bile maalesef sosyopolitik olarak, iktisadi olarak, insani olarak bu bir çocuk yağması.
Hayat dersi sınırını aşan her uygulama çocuk haklarını ihlal
Çocuğun işle tanışması sadece çalışma yaşamını deneyimlemesi ve tanıması ile, öğretim amaçlı, hayat derslerinin parçası ile sınırlı kalmalıdır. İLO bile ancak “Çocukların okul eğitimine veya eğitimden faydalanma yeteneğine müdahale etmeyen ve zararlı olmayan işler olarak tanımlanan hafif işlerde çalışabilirler” belirlemesinde bulunmaktadır.
MESEM-çıraklık, erken yaşta evlilikler, her tür çocuk işçiliği çocuğun kendini geliştirmesinin, çocuk hak ve özgürlüklerinin ihlali durumundadır.
Türkiye’deki çocuk işçiliğinden, hatta çocuk sömüründen bile daha ağırıdır.
MEB’e çağrı: İşçilik 18 yaş sonrasıdır. MESEM, hatta MTAL’ler, daha genel anlamda uzmanlık eğitimleri 18 yaş sonrası, üçüncü evrede verilmelidir, ortaöğretimde teknik sanat ve hayat deneyimleri artırılmalı ancak okul türleşmesine son verilmeli, tüm çocukların çok boyutlu bütüncül gelişimi esas alınmalıdır.
Bugün 1 Mayıs. Hiç kimsenin, hiçbir çocuğumuzun ezime uğramadığı, her çalışanın ürettiğinin öznesi olduğu, her çocuğun ufkunun açık olduğu bir dünya dileğiyle; hayatı üretenlerin, emek mücadelesinde bedel ödeyenlerin anılarına saygıyla.