İş Cinayetlerine ve Çocuk İşçiliğine Karşı Mücadeleye… 2025 yılında en az 2105 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti

İş Cinayetlerine ve Çocuk İşçiliğine Karşı Mücadeleye…
2025 yılında en az 2105 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti


Pandemi döneminden sonra en çok işçi ölümü 2025 yılında gerçekleşti. Bu duruma yıllardır ifade ettiğimiz Türkiye’deki ‘olağanlaştırılmış bir iş cinayetleri rejimi’nin sonucu olarak bakmak lazım. Zira çalışma koşulları ağırlaşıyor, işçiler daha fazla sömürülüyor ve bu durum iş cinayetlerine yol açıyor. Tek bir failden, tek bir cinayet mahallinden, tek bir nedenden söz edemeyeceğimiz için; arka planında devlet aygıtının, idari ve yargısal mekanizmaların, üretim ilişkilerinin ve sermaye birikim modelinin bulunduğu bir durum bu.

Kamu veya özel sektör, güvenceli veya atipik istihdam, çocuk veya yaşlı, yerli veya göçmen, kır veya kent fark etmeksizin iş cinayetleri rejimi ölçeği mekan ve zaman boyutunda hızla yoğunlaşıyor. İş cinayetleri an itibarıyla sadece işyerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği (İSİG) önlemleriyle durdurulabilecek aşamayı geride bıraktı. İş cinayetleri çok katmanlı ve çok boyutlu bir olgu olup, temelde bir sonuçtur.

Ana hatlarıyla iş cinayeti rejiminin kolonları; neoliberal politikalar, uluslararası iş bölümünde Türkiye’nin ucuz emek rezervi rolü, organize sanayi bölgeleri (OSB) ve özel endüstri bölgeleri ile Anadolu’nun ‘küresel fabrikaya’ dönüşmesi, kamunun varlıklarına el koyarak devam eden ilkel birikim, grevlerin ve işçi direnişlerinin engellenmesidir.

Tam da bu noktada İSİG Meclisi olarak mücadelemiz sadece işçi ölümleri kayıtlarını tutmak değil, iş cinayetlerinin emek hareketinin bir mücadele başlığı haline getirilmesidir. Bu noktada faaliyete geçtiğimiz 2011 yılından bugüne belli mücadele başlıklarımız oldu:

1- Dört-beş yıllık ilk dönemde Türkiye’de işçilerin öldüğünün duyurulması, bunun dilinin oluşturulması (iş cinayeti kavramı), belli mücadele araçlarının süreklileştirilmesi (iş cinayeti raporları, etkinlikler, eylemler, davalar vb.) için çaba sarf ettik. Ulusal düzeyde emek hareketinin dilinin oluşturulmasına katkıda bulunduk.

2- 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra ilan edilen olağanüstü hal (OHAL) ve kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) ülkenin yönetildiği, grev yasaklarının ve kara listelerle işten çıkarmaların olağanlaştırıldığı 2016-2018 yıllarında iş cinayetleri bir sıçrama gösterdi. Bu dönemde emeğin en örgütlü olduğu sanayi kesimi ya sendikasızlaştırıldı ya da sendikalar etkisizleştirildi. Bizler de bu duruma dikkat çekerek yeni dönemin emek hareketinin nüvelerinin oluşturulması için çaba gösterdik.

3- Pandemide izolasyon politikası uygulanırken, ‘Çarklar dönsün’ anlayışıyla işçilerin zorla çalıştırıldığı, viral sömürünün arttığı 2020-2022 yıllarında iş cinayetleri yine bir sıçrama gösterdi. Zira bu dönemde bazı yerlerde yasal çalışma saatleri valilik genelgeleri ile doğrudan patronların inisiyatifine bırakıldı. Kod 29 ile işten çıkarmalar yaygınlaştırıldı. Salgın koşulları bahane edilerek bazı fabrikalarda işçiler üzerinde çipli ve optik-teknik denetim uygulamalarına başlandı. Bizler de salgın yönetimine karşı evde değil sokağa çıkarak mücadele bayrağı yükseltenlerin arasında yer aldık.

4- Pandemi sonrası dönem ise işçileşmenin yoğunlaştırılması amacıyla servet transferi gibi yöntemlerle yoksulluğun ve mülksüzleşmenin arttığı bir dönem oldu. Yoksullaştırma politikalarına karşı mücadele ederken bunun işçi sınıfı içindeki en savunmasız grupları derinden etkileyeceği tespitiyle çocuk, yaşlı, kadın ve göçmen iş cinayetlerinin artacağını belirttik. Bu grupların içinden de en savunmasız ve örgütsüz olanın sorunlarını ‘Çocuk İşçiliği İle Mücadeleye’ başlığı ile öne çıkardık…

Çocuk İşçiliği İle Mücadeleye
Çalışma Bakanlığı’nın sitesinde yer alan istatistikleri incelediğimizde resmi olarak her yıl 13-14 çocuk işçi ölümü kayıtlara geçiyor ve bu ölümler duyu(ru)lmuyordu. Ancak İSİG Meclisi kayıtlarına göre 2013’ten beri her yıl 63-64 çocuk hayatını kaybediyordu. Ancak bu tablo son iki yılda daha da derinleşti. 2024 yılında 71 çocuk işçi ölürken bu yıl 94 çocuk işçi hayatını kaybetti. Çocuk işçi ölümlerinin artmasının temelinde 24 Ocak kararları ve 12 Eylül darbesi ile hayata geçirilen neoliberal politikalar var ama olgunlaştırılması, yani ‘çocuk işçiliğinin kitleselleştirilmesi’ AKP’li yıllarda özellikle son 15 yılda uygulanan yoksullaştırma ve eğitim politikaları ile birlikte oldu.

Öncelikle eğitim sistemi üniversiteden başlayarak ilkokula kadar çökertildi. Her ile bir üniversite söylemi ile adını bilmediğimiz üniversiteler, bölümler açıldı, kitlesel mezunlar verildi. Bu süreç ücretlerin düşmesine, işsizliğe ve ataması yapılmayan mesleklerin oluşmasına yol açtı. Eğitimin metalaştırılması ve sanayi-eğitim işbirliği politikaları hayata geçirildi. 2006 yılında MEB-Koç Holding işbirliği ile ‘Meslek Lisesi Memleket Meselesi’ şiarıyla öğrencilerin sanayi için ara eleman olarak yetiştirilmeye başlanması hedefiyle meslek okullarının sayısı artırıldı ve liselerdeki oranı üçte biri geçti. 2012 yılında 4+4+4 ile ilk sekiz yıllık eğitim parçalandı, çocuklar 60 aylıktan itibaren okula başlatıldı, hayattan kopuk bir teorik müfredata boğuldu, okullara bina yapımı-öğretmen maaşı dışında hiçbir kaynak aktarılmadı. Özel okullara teşvikler verildi ve sayıları artırıldı. Bugün ilköğretimi bitiren ama temel matematik, dil, fen ve hayat bilgisi olmayan binlerce çocuk var. Özetle eğitim sistemine büyük bir darbe vuruldu. Okumanın hem bir ‘gelecek sağlamadığı’ hem de ‘gereksiz bir faaliyet’ olduğu empoze edildi ve eğitim politikaları bu noktada şekillendi.

İkinci olarak 2008 krizi sonrası yoksullaştırma politikaları hızla devreye girdi. Alım gücü düştü ve ailenin her üyesi çalışmak zorunda kalmaya başladı. Çocuklar daha evvelki yıllarda da kırsal alanda kitlesel bir biçimde çalışıyorlardı, 2008 sonrası mevsimlik gezici tarım işçisi çocukların sayısı hızla arttı. Diğer yandan kentsel yoksulluk yaygınlaşınca eğitim politikalarının da bu konudaki yönlendirmesiyle hızla ‘çocuk işçiliği kentleşti’. Pandemi süreci ile birlikte çocuklar kitlesel olarak örgün eğitimden açık liseye kaydını aldırdı. Özellikle MESEM’de gördüğümüz üzere bizzat devlet politikalarıyla kitleselleştirilen çocuk işçilik ve tüm Anadolu kentlerinde yoğunlaşan OSB gerçekliği artık çocuk işçi ölümlerini kent merkezlerine ve çeperlerine taşıdı. Tarım işçisi çocuklar tamamen sosyal hayattan dışlandığı ve yerleşim merkezleri dışında hem yaşadıkları hem çalıştıkları alanda çevrelendiklerinden ötürü çocuklar ve ölümleri devlet ve sermaye tarafından ‘görünmez’ kılınıyordu. Oysa çocuk işçiler artık her yerde, kentin göbeğinde. Hepimizin ailesinde veya sülalesinde bir çocuk çalışıyor, her sokakta tanıdığımız bir çalışan çocuk var.

Şu an çocukların kitlesel olarak işçileştirildiği bir sürecin sonuçlarını yakıcı bir şekilde yaşıyoruz. Bu noktada güncel sorunlar üzerinden oluşacak ortak yaklaşımların öne çıkarılacağı, toplumun bütün kesimlerini kapsayabilecek ‘çocuk işçiliği ile mücadele’ ekseninde ‘koordinatif bir ilişki ağı’ geliştirilmelidir. Esasen bugün gelinen süreçte zikzaklar çizilse de çocuk işçi ölümleri, MESEM’ler, bütçede çocuklar, parasız eğitim, uyuşturucu/kumar ve çetelere karşı mücadele gibi güncel sorunlar üzerinden fiili bağlar, adımlar ve sosyal saflaşmalar oluştu. Özel bir işçilik ile bu süreç örülmeli ve koordinatif bir örgütlenme ağı şekillenmelidir.

Can alıcı olan ise gençlik örgütlenmeleridir. Geleneksel olarak üniversite ve lise kökenli politik gençlik örgütlenmeleri bulunmaktadır. Ancak öğrenci hareketinin kendine özgü bir parçası olan MTAL’lara dönük bir politika eskiden beri oluşturulamadı ve örgütlenemedi. MESEM’ler ise daha özgün bir durumda. Bir yanı öğrenci, bir yanı işçi ve bir yanı mahalleli diyebileceğimiz bu gençlere dönük özgün bir form örgütlenmelidir. Çözüm, sorunun esas muhatabı olan gençlerin (çocukların) ellerindedir…

Güncel kavram tartışmaları
2025 yılında raporlarda kullandığımız kavramlara dair kısa bir değinme yapmak gerekiyor. Zira yıllardır raporlarımızda yer verdiğimiz ‘iş cinayeti’ ve ‘en az’ ifadelerinin içeriğinin güncel olarak yeniden hatırlatılması gerekliliği ortaya çıktı.

Neden iş kazası yerine iş cinayeti diyoruz?
Öncelikle şunu belirtelim. İSİG Meclisi olarak ‘iş cinayeti’ kavramını biz icat etmedik. Bu kavram 50 yıldan beridir kullanılmakta ve sınıf hareketinin durumunu, pozisyonunu da belirtmektedir.

• İş kazaları; patronların maliyet hesabı yapıp gerekli önlemleri (ortam, ekipman vd) almamaları, yani karlarını işçinin hayatının önüne koymaları yüzünden İş Cinayetidir.

• İş kazaları; patronların üç işçinin yapabileceği işi daha az ücret vermek için iki işçiye yaptırmaları yüzünden İş Cinayetidir.

• İş kazaları; işçilerin günde en fazla 8 saat çalışması gerekirken patronlar tarafından 12 saat çalıştırılması, bu çalışma sisteminin günlerce sürdürülmesi ve normalleştirilmesi yüzünden İş Cinayetidir.

• İş kazaları; patronların işçilere düşük ücret vermesi ve bu yüzden işçilerin gıda, ulaşım ve barınma gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı için İş Cinayetidir.

• İş kazaları; patronlar ve devletin işçilerin temel yasal haklarını bile yok sayması, sendikal örgütlenmenin engellenmesi, grevlerin ertelenmesi, 1 Mayısların yasaklanması, işçilerin haklarını savundukları için işten atılması ve korunma mekanizmalarının olmaması nedeniyle İş Cinayetidir.

Bu noktada rejimin emekçiler içinde egemen kıldığı ‘iş kazası’ kavramı yerine ‘iş cinayeti’ kavramını kullanmak sınıf hareketi açısından önemli bir mücadele kazanımıdır. Öznel konumlarımızdan dolayı kavram tartışmaları oluşturmak sınıf hareketine bir şey kazandırmaz.

Neden ‘en az’ vurgusunu yapıyoruz?
İSİG Meclisi olarak bizler, kısıtlı imkânlarımızla derlediğimiz iş cinayetleri raporlarında işçi ölümlerinin bir kısmına ulaşarak kayıt altına alabiliyoruz. Yukarıda da belirttiğimiz gibi 2025 yılında kayıt altına aldığımız 10 iş cinayetinden 7’sini ulusal basından 3’ünü ise bize ulaşan bildirimler sayesinde öğrendik. Oysa iş cinayetlerinin daha fazla olduğunu kurumsal mücadeleye başladığımız son 15 yıldır belirtiyoruz ve bu yüzden ‘en az’ vurgusunu yapıyoruz.

Yine SGK İş Kazası İstatistikleri ile bazı karşılaştırmalar yaptık. Bu noktada;

• Raporlarımızda SGK’ya göre daha az sanayi ve inşaat sektörü ile 50 yaş üstü işçi ölüm bilgisine ulaşabiliyoruz.

• Raporlarımızda SGK’ya göre daha çok 4-b’li; kadın, çocuk, göçmen işçi; tarım ve hizmet sektörü işçi ölüm bilgisi kayıt altına alıyoruz.

• SGK’ya göre işçi ölümlerini sigorta veya hukuksal bağlamdan daha geniş bir biçimde değerlendiriyoruz.

Bu ve benzer birçok belirleyeni düşündüğümüzde iş cinayetleri bilinenin ve şu an raporda açıkladığımız ölümlerin çok daha fazla üzerindedir. Bir de görülmeyen, saklanan bir gerçek olan meslek hastalığı ölümlerini eklememiz gerektiğini unutmayalım.

2025 yılında en az 2105 iş cinayeti!
Yüzde 67’sini ulusal basından; yüzde 33’ünü ise işçilerin mesai arkadaşları, hemşehri dernekleri, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından öğrendiğimiz bilgilere dayanarak tespit ettiğimiz kadarıyla 2025 yılında en az 2105, her gün ‘en az’ 6 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

 

2025 yılında iş cinayetlerinin aylara göre dağılımı şöyle:

Ocak ayında en az 180 işçi,
Şubat ayında en az 129 işçi,
Mart ayında en az 158 işçi,
Nisan ayında en az 158 işçi,
Mayıs ayında en az 178 işçi,
Haziran ayında en az 161 işçi,
Temmuz ayında en az 212 işçi,
Ağustos ayında en az 196 işçi,
Eylül ayında en az 208 işçi,
Ekim ayında en az 171 işçi,
Kasım ayında en az 219 işçi,
Aralık ayında en az 135 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti…

Bu noktada 2025 yılında meydana gelen ‘en az 5 işçinin öldüğü’ toplu iş cinayetlerini hatırlatalım:

• 8 Kasım’da, Kocaeli Dilovası Ravive Kozmetik’te çıkan yangın ve patlamada (3’ü çocuk) 6’sı kadın olmak üzere 7 işçi hayatını kaybetti.

• 23 Temmuz’da, Eskişehir Seyitgazi’de Kırka kırsalında orman yangınını söndürme çalışmasında alevlerin arasında kalan 5’, Orman Genel Müdürlüğü işçisi 5’i AKUT gönüllüsü 10 kişi hayatını kaybetti.

• 23 Haziran’da, Batman Sason’da Mereto Dağı'nda bulunan kilisenin restorasyonu için İdare Mahkemesine açılan iptal davası kapsamında adli keşif işlemleri amacıyla keşif bölgesine giden mahkeme heyetine eşlik eden bilirkişi ekibinin içinde bulunduğu aracın dönüş yolunda önde seyreden hakimlerin bulunduğu otomobile çarparak şarampole yuvarlanması sonucu 5 kişi hayatını kaybetti.

• 1 Mart’ta, Hatay Antakya’da Akarsu Çelik Yapı firması servis aracının tıra çarpması sonucu 3’ü çocuk 7 işçi hayatını kaybetti.

 

2025 yılında iş cinayetlerinin istihdam biçimlerine göre dağılımına baktığımızda 1761 ücretli (işçi ve memur) ve 344 kendi nam ve hesabına çalışan (çiftçi ve esnaf) hayatını kaybetti. Yani ölenlerin yüzde 84’ünü ücretliler yüzde 16’sını ise kendi nam ve hesabına çalışanlar oluşturuyor…

• Ücretli ölümlerinde istihdam biçimini tam olarak belirleyemiyoruz. Örneğin bir hastanede çalışırken ölen bir emekçinin kadrolu mu, sözleşmeli mi ya da taşeron mu olduğunu çoğu zaman tespit edemiyoruz. Diğer yandan ücretlilerin (işçi ve memur) ölümünün büyük bir çoğunluğunu (yüzde 90-95) işçilerin oluşturduğunu söylemeliyiz.

• SGK son yıllarda kendi nam ve hesabına çalışanların ölümlerini ‘iş kazası istatistikleri’ne eklese de iki elin parmaklarını geçmiyor. Örneğin 2024 yılı için SGK’nın açıkladığı 4-b’li ölüm sayısı çiftçiler için sıfır esnaflar için sekiz. Oysa biz iş cinayetleri istatistiklerinde çiftçi ve esnafların çalışırken ölümlerini de düzenli olarak kayıt altına alıyoruz. Bu yıl 231 çiftçi ve 113 esnaf ölümünü kayıt altına almışız ki bu ölümlerinde en az olduğunu tekrar belirtelim.

• Çiftçilerin ölümlerini tarım işkoluna kaydederken kendi nam ve hesabına çalışan ölümlerinin büyük bir çoğunluğunu ise ticaret işkoluna kaydediyoruz.

• Kadın hareketinin bir talebi ve kazanımı olarak son dört yıldır, ‘ev hanımı’ diye tabir edilen ‘ücretsiz ev işçileri’nin çalışırken (özellikle cam silerken düşme) ölümlerini de (bu yıl 14 ölüm kaydetmişiz) kendi nam ve hesabına notunu düşerek genel işler işkolunda kayıt altına alıyoruz.

• Ölen çiftçilerin büyük bir çoğunluğunun 50 yaş üstü olduğunu belirtmeliyiz. Diğer yandan genç işçi ölümlerinin yüzde 90’dan fazlasını ise ücretliler oluşturuyor. Bu durum geçmiş yıllara göre bugün gençlerin ücret dışında bir gelir (iş) sahibi olamadığını ve yaşamak için çalışmak (İSİG tabiriyle çalışmak için yaşamak) zorunda olduklarını gösteriyor.

 

2025 yılında iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle:

İnşaat, Yol işkolunda 493 işçi;
Tarım, Orman işkolunda 414 emekçi (183 işçi ve 231 çiftçi);
Taşımacılık işkolunda 272 işçi;
Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 144 emekçi;
Belediye, Genel İşler işkolunda 125 işçi;
Metal işkolunda 108 işçi;
Konaklama, Eğlence işkolunda 103 işçi;
Madencilik işkolunda 61 işçi;
Enerji işkolunda 48 işçi;
Petro-Kimya, Lastik işkolunda 45 işçi;
Gıda, Şeker işkolunda 43 işçi;
Savunma, Güvenlik işkolunda 33 işçi;
Tekstil, Deri işkolunda 32 işçi;
Çimento, Toprak, Cam işkolunda 30 işçi;
Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 30 işçi;
Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 26 işçi;
Ağaç, Kâğıt işkolunda 19 işçi;
Banka, Finans, Sigorta işkolunda 4 işçi;
İletişim işkolunda 3 işçi;
Basın, Gazetecilik işkolunda 3 işçi;
Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 69 işçi hayatını kaybetti…

• İş cinayetlerinin yoğunlaştığı (toplam yüzde 56 ve 1179 işçi ölümü ile) üç işkolu bulunuyor. “Güvencesiz çalışma”nın hâkim olduğu inşaat, tarım ve taşımacılık. Uzun çalışma saatleri, yoğun çalışma, sigortasız çalışma ve her türlü kuralsızlığın hâkim olduğu bu işkollarında sendikal örgütlenme yok gibi ya da zayıf ve belli mesleklerde öbekleniyor.

• İşçi ölümlerinde ilk sırada inşaat işkolu geliyor. Bu noktada son üç yıldır değindiğimiz bir hususa tekrar dikkat çekmek gerekiyor. Deprem sonrası yıkımlarda ve bina inşaatlarında sık sık işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uyulmamaktadır. Bu noktada ilk süreçte bina yıkımı yapan iş makinesi operatörlerinin ölümleri sonrasında ise özellikle 2023 yılının Kasım ayının sonundan itibaren bina yapımında çalışan işçilerin ölümlerini tespit ediyoruz. 2023 yılında 6 Şubat sonrası en az 51, 2024 yılında en az 107 (işkolundaki iş cinayetlerinin yüzde 22’si) ve 2025 yılında ise en az 131 (işkolundaki iş cinayetlerinin yüzde 27’si) olmak üzere deprem şehirlerindeki yeniden inşa faaliyetlerinde üç yılda en az 289 inşaat işçisi hayatını kaybetti.

Yine burada da ‘en az’ dememizi tekrar açıklayalım. Ölen her 10 inşaat işçisi ölümünün 4’ünü sendikalardan, işçilerin mesai arkadaşlarından, hemşehri derneklerinden ve yerel kaynaklardan öğrendik. Bu ölümlerin bir kısmında işçinin isminin hiç ya da isim soyisim bilgilerinin tam olmaması da bu durumun bir göstergesi. Benzer bir şekilde iş cinayetinin oluş biçimini, ilçeyi veya yaş bilgisini öğrenemediğimiz ölümler de var.

Deprem bölgesinde inşaatlardaki iş cinayetlerinin nedenlerine baktığımızda ilk üç sırada (yüzde 70 civarı) yüksekten düşme, ezilme/göçük ve elektrik çarpması var. Tek tek olaylara baktığımızda da anlaşıldığı üzere basit ve ucuz önlemler alınsa bu ölümler engellenebilir. Burada aşırı-yoğun-fazla çalışma ve önlem almama, çocuk ve göçmen işçilerin ucuz işgücü havuzu olarak kullanılması (2025’te 9 göçmen ve 7 çocuk işçi ölümü var) ile sendikal örgütlülüğün çok zayıf olmasını gözlemleyebiliyoruz.

Son olarak deprem bölgesindeki şantiyelerde çok sayıda ağır yaralanmalar oluyor ve işçiler sakat kalıp çalışamaz hale geliyor. Onlarca işçi aynı konteynerde kalıyor, yemek, mutfak, tuvalet ve hijjen sorunları yaşıyor. Elektriksiz konteyner koğuşlarda duş alma ve ısınma imkânının da olmadığını belirtelim.

• İşçi ölümlerinde ikinci sırada gelen tarım sektöründe işçilerin büyük bir çoğunluğu kayıtdışı, güvencesiz ve kuralsız çalıştırılıyor. Bu durum mevsimlik tarım, gezici mevsimlik tarım, tarla, besi çiftliği ve orman işçileri ile çiftçilerin geçen yıla göre ölümlerinin daha da artmasına neden oldu.

• İşçi ölümlerinde üçüncü sırada gelen taşımacılık işkolunda ise şoförlerin ölümü trafik kazası olarak görülüyor. Oysa aşırı-fazla-yoğun çalıştırma, araçların bakımının yetersizliği ve yol sorunları birçok şoförün (tır, kamyon, servis minibüsü, taksi vd.) ölümüne yol açıyor. Bu yıl en az 272 şoför/muavin arkadaşımızı kaybettik.

• Metal işkolunda en az 108 iş cinayeti tespit ettik ama en fazla öğrenemediğimiz ölümün yaşandığı işkolu da metal (en az iki katı iş cinayeti olduğunu düşünüyoruz). Oto kaporta atölyelerinden tutun büyük otomotiv fabrikalarına, patlayıcı üretiminden kablo, boru, demir-çelik vb. üretimine kadar olan bu dev alanda güvencesizlik had safhada.

• Bu yıl dikkat çekilmesi gereken bir işkolu da kimya. Ravive Kozmetik işçi katliamının da yaşandığı bu dönemde ülke genelinde petrol, gaz, yağ, plastik, lastik, polimer, kompozit, boya ve kauçuk fabrikalarında en az 45 işçi hayatını kaybetti.

 

İşkollarına göre yapılan bir tasnifin zorunlu olarak sektörel bir bakış açısıyla bütünlenmesi gerekiyor. 2025 yılında iş cinayetlerinin sektörlere göre dağılımı şöyle:

Sanayi sektöründe 691 işçi,
İnşaat sektöründe 521 işçi,
Hizmet sektöründe 478 işçi,
Tarım sektöründe 415 işçi hayatını kaybetti…
(Taşımacılık işkolundaki 272 iş cinayetinin 217’sini sanayi ve 55’ini hizmet; Belediye, Genel İşler işkolundaki 125 iş cinayetinin 99’unu hizmet, 17’sini sanayi ve 9’unu inşaat; işkolunu bilmediğimiz 69 iş cinayetinin 45’ini sanayi, 19’unu inşaat, 4’ünü hizmet ve 1’ini tarım sektörüne dağıttık.)

• Sanayi işkollarındaki ölümler ilk iki sırada olmasa da sanayinin çok farklı işkollarında (maden, metal, enerji, tekstil, kimya, gıda, tersane, çimento, ağaç, taşımacılık vd.) olduğu gerçeğinin altını çizmek gerekiyor. Bu işkollarının toplamını aldığımızda ‘sektörel olarak en fazla ölüm sanayide’ meydana geliyor.

• Benzer bir durum farklı işkollarına yayılan (konaklama, sağlık, ticaret/büro/eğitim, belediye/genel işler, basın, banka, iletişim, hizmet taşımacılığı) hizmet sektörü içinde geçerlidir. Hizmet, sektörel olarak üçüncü sıradadır.

• Sanayi ve hizmet sektöründe sendikasızlaştırmanın sonuçlarının ortaya çıktığı ve genç/çocuk işçi ölümlerinin yoğunlaştığını gözlemliyoruz.

 

2025 yılında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:

Trafik, Servis Kazası nedeniyle 466 işçi;
Ezilme, Göçük nedeniyle 374 işçi;
Yüksekten Düşme nedeniyle 354 işçi;
Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 299 işçi;
Elektrik Çarpması nedeniyle 95 işçi;
Şiddet nedeniyle 92 işçi;
İntihar nedeniyle 89 işçi;
Patlama, Yanma nedeniyle 81 işçi;
Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 65 işçi;
Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 45 işçi;
Kesilme, Kopma nedeniyle 8 işçi;
Diğer nedenlerden dolayı 137 işçi hayatını kaybetti…

• İş cinayetlerinin bir numaralı nedeni trafik, servis kazalarıdır. Ancak bu ölümler iş cinayeti olarak değil trafik kazası olarak görülüyor. Oysa tır, kamyon, otobüs, servis minibüsü, taksi şoförleri, moto kuryeler uzun çalışma saatlerinde ve neredeyse dönüşümsüz çalışmaktalar. Diğer yandan araçların yeterli bakımı yapılmıyor ve eski araçlar kullanılıyor, yol aydınlatması veya düzenlemelerinde sorunlar var, iş yetiştirme baskısı cabası vb. Şoför ölümleri bir iş cinayetidir, yine servislerde birçok işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmektedir. Ayrıca trafik kazaları birçok yurttaşında ölümüne ve yaralanmasına neden olduğu için bir halk sağlığı sorunudur.

• İnşaatlarda dış cephe iskele, çatı, asansör boşluğu vb. yüksekten düşmeler ölümlerin yarıdan fazlasını oluştururken diğer iki temel neden ise ezilme/göçük ile elektrik çarpmalarıdır.

• Özellikle mevsimlik tarım işçilerinin çalıştıkları bölgelere ya da tarlaya yolculuğu sırasında uygun olmayan ulaşım araçlarının kullanılması, eskiyen traktörler, işçilerin barınma-dinlenme-temizlik alanlarının yetersizliği vb. ölümlerin temel nedenlerini oluşturuyor.

• Sanayi işkollarında iş cinayetlerinin oransal olarak artışı ile birlikte ezilme, patlama, yanma, elektrik çarpması, zehirlenme vb. ölüm nedenlerinde de gözle görülür bir yaygınlaşma mevcut. Bu noktada İstanbul, Kocaeli, İzmir, Manisa, Bursa, Ankara, Tekirdağ, Sakarya, Gaziantep, Samsun, Konya, Adana, Denizli, Samsun gibi şehirlerde endüstriyel kazalar olarak adlandırılan iş cinayetleri öne çıkıyor.

• Sağlık, eğitim, eğlence, belediye, taşımacılık, büro, özel güvenlik, iletişim, basın vd. işkollarında işçilere yönelik yaygın bir şiddet yaşanıyor. Bu noktada yapılan eylemlerde çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması talepleri öne çıkıyor.

• Son elli yıldır uygulanan neo-liberal kapitalist politikalar sonucu günde 12 saati geçen uzun çalışma süreleri, ağır ve aşırı çalışma, yoğun çalışma, iş baskısı, geçici işlerde çalışma, uzaktan çalışma, iş stresi, düşük ücret, ücretsiz fazla mesai, performans sistemi vb. gibi çalışma koşulları işçilerin yaşamını ciddi olarak tehdit etmeye başlamıştır. Bu koşullar işçilerin intihar etmesine yol açmaktadır. İşe bağlı intihar girişiminde bulunmadan önce işçilerde depresyon, tükenmişlik sendromu, kronik yorgunluk ve muhakeme yeteneğini yitirme gibi zihinsel belirtiler görülmektedir. Bu belirtilerin beraberinde baş ağrısı, mide ağrısı, ishal, kabızlık, hafif ateş gibi fiziksel belirtiler de ortaya çıkabilmektedir. Sosyal faaliyetleri çok kısıtlıdır ya da yoktur. Bütün zamanlarını çalışmaya vermişlerdir. Ortak özelliklerine baktığımızda ise; çalışma yaşamındaki herkeste görülebilmekte, günde 11 saat ve üzerinde çalışma, uzun süre ve tatillerde dahi çalışma, yoğun iş stresi olan işçilerde görülmektedir. Bu durumlara bir de işsizlik nedenli olarak bugününü yaşayamayan, geleceksizleştirilen genç işçilerin intiharlarını da eklemek gerekmektedir.

• Aşırı-yoğun-fazla-sağlıksız çalışmaya, beslenme-barınma-yaşam koşullarına bağlı kalp krizi ve beyin kanaması gibi ani işyeri ölümleri de (ilk yardımlarında yetersizliğini vurgulayalım) artarak sürüyor. Bu ölümler geçtiğimiz yıllar taşımacılık, tarım, büro, eğitim ve belediye işkollarında yaygınken 2025 yılında metal, gıda ve inşaat gibi işkollarına yaygınlaştı ve ölenlerin yaş ortalaması da giderek düşüyor.

• ‘Görünmez hale getirmenin en önemli yolu’ meydana gelen ölümün yüksekten düşme, göçük, elektrik çarpması gibi daha bilinen nedenlere bağlı olmamasından da kaynaklanıyor. Oysa her işkolu ve sektör farklı koşullar ve özgünlükler barındırıyor. Bu noktada kalp krizi, beyin kanaması, intihar ve şiddet nedenli ölümler ve hatta trafik kazaları iş cinayetlerinin görünmez kılınanları arasında yer alıyor.

• Tabi bir de görünmez kılınan bir gerçek var ki o da meslek hastalığı sonucu ölümler. SGK’ya göre meslek hastalığı sonucu ölümler iki elin parmaklarını geçmiyor. Öyle ki 2024 SGK istatistiklerine göre meslek hastalığı nedeniyle ölen işçi sayısı üç. Ancak gerçekler bambaşka. Uluslararası normları dikkate aldığımızda meslek hastalığı sonucu ölümler iş kazası! sonucu ölümlerin en az iki katı civarında ama bu ölümlerin tamamı gizleniyor. Bu yüzden bizim de raporlarımızda meslek hastalığı sonucu ölümler neredeyse yok. Yaz aylarında Kırım Kongo Kanamalı Ateşi nedeniyle meydana gelen çiftçi, besici, çoban ve tarım işçisi ölümleri, 2000’li yılların başından beri süregiden silikozis hastalığı nedeni aramızdan ayrılan kot kumlama işçisi ve yine silikozis nedenli kaybettiğimiz maden işçisi dışında bizim için de bu alan tespit edilemez bir durumda.

 

2025 yılında iş cinayetlerinin cinsiyetlere göre dağılımı şöyle: 138 kadın işçi ve 1967 erkek işçi hayatını kaybetti…

• Bu yıl iş cinayetlerinde ölen kadın işçiler tarım, gıda, kimya, tekstil, eğitim, büro, ticaret, cam, metal, inşaat, taşımacılık, sağlık, konaklama, güvenlik, belediye ve genel işler işkollarında çalışıyorlardı. SGK iş kazası istatistiklerinde kadın işçi ölümleri toplam ölümlerin yüzde 2’sidir. Oysa biz kısıtlı olanaklarımızla 3-4 kat daha fazla kadın işçi ölümü tespit ediyoruz. Bu ölümler esas olarak tarımda yoğunlaştığı (sigortasız olduğu) için kayda alınmıyor. Diğer yandan bildirimler yoluyla da birçok kadın işçi ölümünü kaydediyoruz. Buradan ‘kadın işçi ölümlerinin saklandığı, basına yansımadığı’ sonucuna ulaşabiliriz.

• 8 Kasım’da, Kocaeli Dilovası’nda fason parfüm üretimi ve dolumu yapılan Ravive Kozmetik firmasında meydana gelen yangın ve patlama sonucu ölen 7 kimya işçisinin 6’sı kadındı. Kadın işçiler, günlük 500-600 TL yevmiye ile günde 12 saat çalıştırılıyordu ve sigortaları öldükleri gün yapıldı. Şehrin ortasında, hiçbir güvenlik önleminin alınmadığı bir ortamda göz göre göre yanarak katledildiler. İşte toplu bir kadın işçi cinayetinin özeti bu…

• Kadına yönelik şiddet, kadınları yalnızca ev içinde ve sosyal yaşamda değil, çalışma yaşamında da kuşatıyor. Çalışma yaşamında, kadına yönelik cinsel taciz ve şiddet sistematik bir biçimde ‘bireysel vakalar’ olarak ele alınıyor. Oysa, şiddetin mekanları arasında en az tartışılanı olsa da çalışma yaşamı, hem sınıfsal hem de cinsel eşitsizliğin birleşimi olarak çok daha vahim bir şiddet tablosunun ortaya çıkmasına neden oluyor kadınlar için.

• Çalışma yaşamının erilliği, işyeri ortamı ve tasarımından, işyerlerinin yönetim yapısı, işyerindeki işbölümü ve ilişkilere kadar her yerde kadınlar aleyhine işliyor. Cinsiyete dayalı emek sömürüsü, kadınların çalışma yaşamında fiziksel, cinsel, ekonomik, psikolojik ve dijital şiddete maruz kalmasına ve ayrımcılığa uğramasına neden oluyor. Kadınları zaman zaman çalışma yaşamının dışına da itebilecek toplumsal cinsiyet kökenli şiddet ve ayrımcılık, çalışma yaşamının kadınlar için sağlıklı ve güvenli olmamasının da en büyük nedenlerinden birisi. Bu nedenle, işyerinde kadına yönelik cinsel tacizi ve şiddeti de bir işçi sağlığı ve güvenliği sorunu olarak tanımlıyoruz.

 

2025 yılında iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle:

14 yaş ve altı 26 çocuk işçi,
15-17 yaş arası 68 çocuk/genç işçi,
18-29 yaş arası 382 işçi,
30-49 yaş arası 874 işçi,
50-64 yaş arası 558 işçi,
65 yaş ve üstü 126 işçi,
Yaşını bilmediğimiz 71 işçi hayatını kaybetti…

• Türkiye’de başta en kötü biçimleri olmak üzere çocuk işçiliğinin önlenmesi temel hedefiyle 2017-2023 yılları arasında ‘Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Ulusal Programı (2017-2023)’ uygulamaya konuldu ve bu çerçevede Başbakanlık Genelgesiyle 2018 yılı ‘Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yılı’ ilan edildi. Ancak gerçekler ortada! Bırakın çocuk işçiliği ile mücadeleyi ne tam olarak çocuk işçi sayısı biliniyor ne de çocuk işçi ölümlerinin kaydı tutuluyor. Aksine çocuk işçiliği devlet eliyle teşvik edilen ve kitleselleştirilen bir duruma getirildi. Hal böyleyken 2025 yılının ‘Aile Yılı’ ilan edilmesinin önemli bir yönünü de bu politika oluşturdu ve güvencesiz emek havuzunun en önemli bileşeni olan çocuk işçiliğinin önemine vurgu yapıldı. Çünkü sermaye için ucuz (MESEM ile bedava) ve örgütsüz bir işçi kitlesi vazgeçilmezdir. Tabi bu politikaların en çıplak yansımasını yine iş cinayetleri oluşturdu. Öyle ki 2025 yılında 94 çocuk işçi hayatını kaybetti (bugüne kadar kaydettiğimiz en yüksek çocuk işçi ölümü).

• Çocuk işçiliğinin ana omurgası kırlardan kentlere kaydı. Tabi, bu noktada kırsal yoksulluk bitmediği gibi derinleşerek devam ediyor, altını çizelim. Yine sektör olarak yüzde 30-35’lerde çocuk işçi ölümüyle tarım ilk sırada. Ancak son yıllara kadar tarımda çocuk işçi ölümleri tüm çocuk işçi ölümlerinin yarıdan fazlası / üçte ikisini oluşturuyordu. Oysa güncel olarak belirleyici husus çocuk işçiliğin merkezinin artık kentler olmasıdır. Özellikle pandemi süreci ve 2021’in sonbaharında belirginleşen ekonomik kriz kentsel yoksulluğu yaygınlaştırıp derinleştirdi. Bu durum özellikle MESEM’de gördüğümüz üzere bizzat devlet politikalarıyla kitleselleştirilen çocuk işçilik ve tüm Anadolu kentlerinde yoğunlaşan OSB gerçekliği artık çocuk işçi ölümlerini kent merkezlerine ve çeperlerine taşıdı. Üretimden gelen bu gerçeklik çocuk işçiliği ‘görünür’ kılıyor ancak çocuk işçilik; eğitim, öğrenim, yetişecek eleman veya suçtan uzak tutmak argümanlarıyla ‘meşrulaştırılmaya çalışılıyor’ ve sömürü ile ölümler maskeleniyor.

• Kentlerdeki çocukların en kötü çalışma biçimlerinden biri MESEM’lerdir. ‘MESEM’lerde yoğunlaşan çocuk işçiliğin nesnel zeminini yoksullaştırma ve eğitim sisteminin dışına itilme politikaları oluşturmaktadır’. Yüzbinlerce çocuk eğitim adı altında bir gün okula dört gün işyerine gitmektedir. İşyerlerinde çalışma 5-6 gün ve 10-12 saate çıkmakta ‘işi öğrenme bizzat işçi olarak çalışarak’ gerçekleştirilmektedir. Çocuklara verilen 7 ila 12 bin liralık ücret ise işsizlik fonundan karşılanmakta, patronun cebinden en fazla (o da isterse) verdiği yemek ya da harçlık çıkmaktadır. Yani MESEM patronlar için ‘ücretsiz bir işgücü kaynağı’dır. Son dönemde MTAL ve MESEM okul-öğrenci sayısında ise MESEM lehine bir kayma olduğu ve bu yönde bir politika izlendiğini unutmamak gerekir.

Bu uygulamanın son iki yıldır ortaokul düzeyine indirilmesi için adımlar atılmaya başlandı. 17 Ocak 2025’te Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle 5. ve 6. sınıflarda eğitim yılı süresince, 7. sınıfta ise Eylül ayının son işgününe kadar ortaokullardaki çocukların meslek ortaokullarına nakli yapılabilecek. Yani mesleki eğitim adıyla işçileştirme yaşı 10-11’e düşürülüyor. Bu politikanın kökenine baktığımızda karşımıza yine bir patron örgütü olan MÜSİAD’ın düzenlediği 2014 Meslek Lisesi Çalıştayı raporundaki görüşler çıkmaktadır. ‘Yani Türkiye’de mesleki eğitim adıyla uygulanan devlet politikalarının temelinde TÜSİAD ve MÜSİAD’ın ihtiyaçları yatmaktadır.’

Sonuç olarak maddi durumu kötü olan ailelerden çocuklar MESEM’e gitmektedir. Böylece bir yandan lise diploması alıp diğer yandan çalışıp diploma, kalfalık ve ustalık belgesi alarak (meslek sahibi olup koluna altın bilezik takarak) işyeri açma hayalleri olacak. Ancak gerçekte bu çocuklara sunulan gelecek OSB’lerde, gıda, metal, kimya gibi sektörlerde ara eleman olma ya da hizmet sektörü çalışanı olmaktır. Diğer yandan sağlıklarını, çocukluklarını ve gençliklerini işyerlerinde bırakacaklar…

• ‘Aile Yılı’ ilanının bir muhatabı da genç işçiler. Bu politikanın bir adımını ‘Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi’ oluşturdu. Proje ile 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz, faizsiz 150 bin liralık kredi imkânı sunuluyor. Bu krediye başvurabilmek için öncelikle 18-29 yaş arasında olmak ve belli ekonomik şartlar öne sürülüyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı hızını alamıyor ve 14 Şubat Sevgililer Günü’nde sosyal medya hesabı X’ten ‘Seviyorsan git evlen bence.’ paylaşımını yapıyor. Sözler böyleyken gerçekler ortada: Geleceğimiz dediğimiz gençlerimiz, sağlıklı ve güvenli yaşaması, okuması, çalışması gerekirken; yoksulluk, güvencesiz işçilik, şiddet ve iş cinayetleri cenderesi altındalar. Özellikle AKP döneminde hayata geçirilen tarım, sanayi, eğitim ve sosyal politikalar gençlerin geleceğini ellerinden aldı ve sermaye için ucuz işgücü haline getirdi. 2025 yılında 18-29 yaş arasında en az 382 genç işçi hayatını kaybetti…

• 2024 yılı iktidar tarafından ‘emekliler yılı’ ilan edilmişti ancak 50 yaş ve üstü 558 emekçi hayatını kaybetmişti. Bu yıl da yoksullaştırma politikalarının en çok vurduğu kesimlerden biri olan bu yaş çağındaki emekçilerin durumunu özellikle basında Ankara’daki yaşam koşullarına (kaldıkları oteller otogar, aç kalma, sigortasız çalışma nedeniyle emekli olamama ya da emekli maaşının yetmemesi) yer veren haberlerden takip ettik. Emeklilik hakkını kazanamayan ya da emeklilik hakkını kazandığı halde geçinemediği için inşaatlarda çalışan, tarlalarda çift süren, sokaklarda atık toplayan 50’li, 60’lı ve 70’li yaşlardaki işçiler düşerek, zehirlenerek, trafik kazasında hayatlarını kaybetmeye devam etti. 2025 yılında 50 yaş ve üstü en az 684 işçi hayatını kaybetti.

 

2025 yılında 91 mülteci/göçmen işçi hayatını kaybetti. Bu işçilerin geldikleri ülkelere bakarsak:

33 işçi Suriyeli; 12 işçi Afganistanlı; 9 işçi Türkmenistanlı; 8 işçi İranlı; 7 işçi Mısırlı; 5 işçi Azerbaycanlı; 4 işçi Iraklı; 2’şer işçi Filistinli, Kenyalı, Özbekistanlı, Pakistanlı ve Ukraynalı; 1’er işçi Endonezyalı, Moldovalı ve Rusyalı…

• Öncelikle raporlarımızda göçmen/mülteci işçi olarak birleşik bir olgu kullanıyoruz. Çünkü emek hareketinin kullandığı geleneksel olgu ‘göçmen işçi’ iken günümüz Türkiye’sinde (ve Avrupa’da) bu durumun temel belirleyeni savaşlar (Suriye, Afganistan ve Avrupa için Ukrayna) sonucu gerçekleşen ‘mültecilik’tir. Bu anlamda tek başına göçmen işçi ya da mülteci işçi olgularının eksik kalacağını düşünüyoruz.

• Emperyalist savaşlar, bölgesel askeri müdahaleler ve sömürge politikaları coğrafyaları yeniden şekillendirirken küresel ölçekte nüfus hareketliliğini hızlandırıyor. AKP iktidarının AB ile yaptığı anlaşmalar sonucu ‘açık hava hapishanesine’ dönen Türkiye’de de işgücü piyasasına katılan göçmenlerin/mültecilerin sayısı hızla çoğalıyor. Bu durumun bir yansıması olarak da göçmenlerin/mültecilerin maruz kaldığı iş cinayetleri artış ivmesi gösteriyor.

• İş cinayetlerinde ölen göçmen/mülteci işçilerin geldikleri ülkelere baktığımızda yüzde 49’u Suriyeli ve Afganistanlı. Yani yarısı mülteci konumuna gelen işçilerden oluşması ‘savaşların milyonlarca insanı yerinden yurdundan etmesi yanında işçileştirdiği’ni de gösteriyor.

• Deprem bölgeleri başta olmak üzere ülkemizin birçok şehrinde İranlı ve Mısırlı işçilerin sayısında dikkat çekici bir artış olduğunun da altını çizmemiz lazım. Bu durum da özellikle inşaat ve sanayideki ucuz işgücü ihtiyacının bir göstergesidir.

• Taşımacılık ve gemi/tersane işkollarında meydana gelen ölümler için bir parantez açalım. Bu iki işkolundaki ölümleri Türkiye topraklarında, tersanelerinde veya karasularında ya da Türkiye hukukunun geçerli olduğu taşımacılık aracında (gemi, tır) olduğu için kayıt altına alıyoruz. Ancak tam anlamıyla işçilerin hukuki durumlarını (ölümlerin hangi ülkeye tabi olacağını) tespit edemiyoruz.

 

2025 yılında iş cinayetlerinde ölenlerin 50’si (yüzde 2,37) sendikalı işçi, 2055’i ise (yüzde 97,63) sendikasız işçidir.

• Sendikalı işçilerin 10’u belediye, 8’i metal, 6’sı sağlık, 5’i tarım, 5’i kimya, 4’ü enerji, 3’ü tersane, 3’ü güvenlik, 1’i maden, 1’i büro, 1’i eğitim, 1’i çimento, 1’i inşaat ve 1’i taşımacılık işkolunda çalışıyordu.

• İş cinayetlerinde ölen işçilerin 50’si sendika üyesidir. Bir yandan tüm iş cinayetlerinde ölen işçilerin yüzde 2’si sendikalıdır tespitiyle ‘sendikalı olmak iş cinayetlerini önler’ diyebiliriz. Diğer yandan sendikalı işçi ölümlerini de değerlendirince ‘sadece sendikalı olmak yetmez örgütlü de olmak gerekir’ demek lazım. Zira iş cinayetlerini işçi örgütlülüğü, işçi denetimi önler; sendikaya üye olmak ve toplu sözleşme imzalamak, birçok örnekte bu örgütlülüğün ve denetimin hayata geçirilmediğini göstermiştir.

• Diğer yandan tespit ettiğimizin ötesinde ölen sendikalı işçilerin olduğunu belirtmeliyiz. Ancak kâğıt üzerinde olan sendikal üyeliklerinin gerçek bir örgütlülük olmaması ve birçok sendikanın ölen üyelerini sahiplenmemesi (en azından bir taziye bile yayınlamaması) sonucu net bir bilgi verme şansımız olmadığını da belirtelim. Bu durum özellikle kamu çalışanı/memur sendikaları açısından daha da tespit edemediğimiz bir husus…

• Son olarak 2025 yılında Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleştirdiği İSİG talebini de içeren direnişleri selamlıyoruz…

 

2025 yılında Türkiye’nin 79 şehrinde (Bayburt ve Tunceli hariç) ve yurtdışında yirmi altı ülkede (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) iş cinayeti gerçekleştiğini tespit ettik:

277 ölüm İstanbul’da; 75 ölüm İzmir’de; 71 ölüm Antalya’da; 65 ölüm Ankara’da; 64 ölüm Hatay’da; 62 ölüm Bursa’da; 60 ölüm Sakarya’da; 49 ölüm Kocaeli’nde; 48 ölüm Manisa’da; 47 ölüm Muğla’da; 46’şar ölüm Denizli ve Şanlıurfa’da; 45’er ölüm Gaziantep ve Mersin’de; 44 ölüm Konya’da; 40 ölüm Kahramanmaraş’ta; 38 ölüm Malatya’da; 37 ölüm Diyarbakır’da; 35 ölüm Aydın’da; 34’er ölüm Adana, Ordu ve Samsun’da; 31 ölüm Balıkesir’de; 30 ölüm Tekirdağ’da; 29 ölüm Sivas’ta; 27 ölüm Çorum’da; 25 ölüm Giresun’da; 24 ölüm Çanakkale’de; 22 ölüm Adıyaman’da; 21’er ölüm Aksaray, Rize, Şırnak ve Trabzon’da; 20’şer ölüm Erzurum, Eskişehir, Mardin ve Osmaniye’de; 19’ar ölüm Düzce, Isparta, Kütahya ve Zonguldak’ta; 18 ölüm Kayseri’de; 17 ölüm Bolu’da; 16 ölüm Batman’da; 14’er ölüm Burdur, Edirne, Kastamonu, Niğde ve Uşak’ta; 13 ölüm Afyon’da; 11 ölüm Nevşehir’de; 10’ar ölüm Bartın, Elazığ, Hakkari, Karaman ve Yozgat’ta; 9’ar ölüm Amasya, Artvin, Bilecik ve Tokat’ta; 8’er ölüm Ağrı, Kırıkkale, Kırşehir ve Yalova’da; 7 ölüm Siirt’te; 6’şar ölüm Çankırı, Karabük, Muş ve Sinop’ta; 5’er ölüm Bitlis ve Kars’ta; 4’er ölüm Ardahan, Erzincan, Kırklareli ve Van’da; 3’er ölüm Bingöl, Gümüşhane ve Iğdır’da; 1 ölüm Kilis’te; 51 ölüm Yurtdışında (9 Irak, 4 Kuzey Kıbrıs, 4 Suudi Arabistan, 3 Gürcistan, 3 İsrail, 3 Rusya, 2 Almanya, 2 Bulgaristan, 2 Filistin, 2 Kazakistan, 2 Sırbistan, 1 Burkina Faso, 1 Cezayir, 1 Gine, 1 İran, 1 Hırvatistan, 1 İspanya, 1 İtalya, 1 Karadağ, 1 Kuveyt, 1 Liberya, 1 Malta, 1 Mısır, 1 Romanya, 1 Slovakya, 1 Ukrayna) meydana geldi…

• En çok ölümün olduğu bölge İstanbul merkezli olmak üzere Çorlu-Gebze-Hendek hattı. (Son dönemde Sakarya’da artan iş cinayetleri bu yıl iyice belirginleşti). Gerek nüfus yoğunluğu gerek sanayi ve hizmet sektörünün merkezi olması, kentsel dönüşüm ve güvencesiz çalıştırmanın bir sonucu bu.

• İzmir’de sanayi (ek olarak Aliağa bölgesinin altını çizmemiz lazım), hizmet sektörü ve tarımsal üretimin yoğunluğu; Bursa-Balıkesir havzasında tarım, maden, sanayi ve lojistik ağları; Antalya-Konya civarında tarım, sanayi, turizm ve bağlı inşaat ile lojistik ağları; Ankara’da ve Denizli’de sanayi ve inşaat; Muğla-Aydın hattında turizm ve bağlı inşaat; Adana, Mersin ve Manisa’da sanayi ve tarım; Şanlıurfa ve Gaziantep havzasında tarım, inşaat, tekstil ve metal sanayileri iş cinayetlerinin meydana geldiği mahaller oldu.

• Son olarak Şanlıurfa’dan başta çocuk ve kadın emeği olmak üzere tarım işgücü göçüne, Ordu-Samsun-Çorum ve Van-Ağrı hatlarında inşaat işgücü göçüne özellikle dikkat çekmek istiyoruz…

2025 yılında iş cinayetlerinde hayatını kaybeden 2105 işçiyi saygıyla anıyoruz…
Taner Erkul, Zahra Hosseını, Nadir Çatalkaya, Gökhan Savucu, Filiz Uzun, Osman Küçük, Fatma Şanverdi, Necmi ., İbrahim Serhat Uçar, Mehmet Yılmaz, Uğur Küçük, Bilal Erduran, Ertuğrul Küçükdeveci, Hakan Göral, Mehmet Taş, Tekin Atılgan, Soner Evran, Ahmet Can İzmirli, Özcan Yıldırım, Nurkan Bostan, Adnan Çetin, Mahmud İbrahim, Sabri Güneş, Betül Dilek, Gökhan Evcümen, Hüseyin Rahimi, Fatih Er, Zülfikar Tutuş, Emrah Özmen, Aziz Gürsan, Mustafa Güler, Sebahattin Ocak, İ.Y., Sardorjon Abdullaev, Hakan Şişman, Tuncay Korkmaz, Tamer Karagözoğlu, İrfan Özkan, Celal Yelken, Sedat Arslan, Emrah Çil, İsmail Özoğul, Şaban Saha, Arafa Kayabaşı, Nihat Yıldıztaş, Şahin Bozkurt, Sabri Yıldırım, Sıtkı Dayan, Macit Dayan, İbrahim Kart, İsmail Kara, Burak Kilci, Ahmet Şahin, Bebil Oğuz, Ramazan Dönmez, Yılmaz Topal, Mehmet Geyik, Orhan Maskar, Aziz Arslan, Hüseyin Turan, Servet Arslan, Süleyman Atalay, Yasin Bedevi Mafeş, Bilal Keskin, Mehmet Yeşil, Sinan Balık, Selman İlkel, Hasan Coşkun, Eyüp Filiz, Mansur Ajatov, Furkan Avcu, Sinan Kılıç, Seyit Ahmet Ersöz, Temel Korkmaz, Ömer Narşap, Tayfun Narşap, Recep Pidikçi, Hüseyin Yılmaztürk, Necmettin Önder, Mahmut Şihan, Cevdet Çakmakoğlu, Ali Rıza Nesirzade, Ahmet Toygar, Abidin Gelen, Üzeyir Kılıç, Talip Bulut, Güner Yılmaz, Asim Karaöz, Serhat Olcay, Mahmut Bulut, Mehmet Özarslan, Agit Ayaş, Çağrı Baş, Yetkin Taş, Gökhan Dağlı, Ahmet Yüksel, Yasin Tekin, Ali Genç, Oruç Savaş, Mustafa Büyükbektaş, Halil Yiğit, Murat Özdoğan, Muhammed El Zaid, Emre Dumanlar, Fikret Kayran, Tuncay Yıldız, Esma Gikan, Hanım (Hasgül) Gülek, Şengül Yılmaz, Tuğba Taşdemir, Nisanur Taşdemir, Cansu Esetoğlu, Abdurrahman Kanber, Murat Fırtına, Sabri Yıldırım, Müzehher Tan, Ferdi Hava, Kutluay Gümüş, Mehmet Çağrı Gülleci, Ferdi Yazıcı, Hacı Ali Delal, Mehmet Aktaş, Andaç Aydın, Tolga Er, İnan Aydın, Erdal Ulu, Berat Yıldız, Abdulkadir Kaya, Aydın Özkan, Özgür Çelik, Yusuf Akar, Hüseyin Yiğit, Denizhan Maraşlı, Ahmet Terzioğlu, Abdullah Aygün, Mehmet Arısoy, Şaban Alper, Barış Yaldız, İbrahim Akyol, Anıl Özdiyar, Çetin Çakır, Yusuf Kurucan, Murat Çelebi, Hasan Arı, Nevruz Korkmaz, Ali Uz, Abdullah Doğan, Erkan Yılmaz, Fatma Demircan, İsmail Yırtıcı, Fevzi Kaya, Feridun Bağlan, Halil Seven, Nicolai Palamarcıuc, Arif Aksoy, Birol Güven, Osman Begde, İbrahim Halil Özleblebici, Başar Akçakaya, Mehmet Hanifi Kılıç, B.B., Abdullah Çolak, Yusuf Çetin, Dursun Çığ, Faruk Akdemir, Erol Eğrek, Ercan Çoban, Ali S., Hüseyin Durmaz, Ergin Aydik, Yılmaz Yılmaz, Şefika Verep, Doğan Özkan, İdris Demir, Yeşim Kazak, Cuma Yalçın, Battal Selçuk, Zihni Özgan, Yasin Turgut, Çetin Serbest, Ali Öztürk, Lütfi Kara, Muhammed Kendirci, Cemal Vaizoglu, Ruhi Can Çıracı, Wajeeh Hamam, Salih Keskin, Ahmet Kudret Taylan, Turgay Çakır, Necati Yazıcı, Alaattin Singer, Ümit Uludağ, Esam Baly, Yusuf Çetin, Husin K., Hüsamettin Bek, Cengiz Savur, Fatih Şafakoğlu, Selim Okumuş, Ömer Beyazıt, Yahia Barzaq, Mustafa Hüseyin Barış, Said Ebu Nebhan, Ferhat Ergün, Yaşar Batın Sıvacı, Ö.T., Doğuş Şahin, İrfan Karakaş, Salih İke, Niyazi Çelik, Ahmet Emin Yavuk, Erhan Şahiner, Oriyort Dikris Taşkıran, Selda Özkan İlte, Sevinç Yapçacık, Abdolraouf Gorgani, Saim Akan, Mesut Karakaya, Sümeyye Onay, Süleyman Sevinç, Talip Çelikten, Yusuf Solmaz, Ali Bektaş, Mehmet Karaman, Hikmet Sarıoğlu, İbrahim Kılıçer, Orhan Korkmaz, Şerif Ahmet Çiçek, Müslüm Güçlü, Salih Şekerci, Münire Kalın, Bilal Göbel, Şerife Akyıldız, Fatih Karadeniz, Furkan Kökçıkaran, Gülbahar Tuz, Zeynep Tuz, Gökhan Dal, Ahmet Kötemez, Fırat Köse, M.Ç., Cengiz Yavuz, Toprak Yiğitdoğan, Süleyman Çetinkaya, Atakan Hazan, Melek Kişen, Mehmet Erzik, Mazlum Korkmaz, Bilal Gençer, Celal Sevim, Muhammed Altuntaş, Hüdaverdi Tatlıbal, Abdülkerim Arıcı, Abdulkerim Arıcı, İrfan Dikmen, İbrahim Burgaz, Yıldız Polat, Elif Kılıç, Arda Dirmilli, Burcu Derin, İbrahim Akın, Hakan Yılmazer, Osman Köse, Tayfun Çakır, Erdem Eser, Yusuf Baloğlu, Azim Memicik, Emrah Batmaz, Resul Erat, Dindar Diler, Yunus Ertekin, Süleyman Sarıer, Abdulsamet İnan, Mustafa Bala, Ali Çoban, Aliye Yılmaz, Mustafa Serdar Akgönül, Mehmet Cabir Alper, Fesih Barut, Mazlum Yılmaz, Hasan Aslan, Zülküf Erdoğan, Muhammed Öz, Şerafettin Akın Ak, Binnet Kırhan, Emin Üstün, Mehmet Güngör, Hüsamettin Gözaçık, Mustafa Yardım, Ali Elhalifa, Veysel Özonur, S.K., Ayşegül Yüksel, Yonca Çavuş, Rana Çavuş Gökçin, Abdurrahim Yılmaz, Fahrettin Uçar, Muhammed Yorulmaz, Aziz Yavuz, Aman Murat Jopurov, Duran Şahin, Düzgün Arı, İhsan Neşeli, Serkan Sükyan, Ahmet Sakmak, Ahmet Ülger, Mustafa Kadan, Sebahattin Soydan, Ersin Keskin, Şenel Yılmaz, Adem Çamlıbel, Hasan Kandemir, Cemalettin Çakmak, Taner Karadaş, Surhan Resulov, Ömer Kaplan, Emine Sarıaydın, Şahin Kaya, Naim Çınar, Ece Gürel, Halil Yener, Hasan Buz, Şükrü Alkaş, Sinem Ablay, Muharrem Gökgül, Zeynep Bozkurt, Emre Yıldızcan, Fevzi Güçlü, Serdar Sülün, Emrullah Çetin, Vedat Kaya, Harun Koçbay, Hacı Yusuf İzcin, Turan Bulut, Ercan Kilit, Muhammet Deniz, Faraç Şanlı, Ömer Coşar, Ahmet Hakan Topar, Feramuz Deniz, Sezer Pekruh, Ercan Çali, Mithat Can Yalman, Cevat Bolat, Celalettin Ateş, Mete Durupınar, Mert Akdoğan, Hüseyin Günnar, Murat Teltik, Ahmet Çakır, Fahri Bayrak, Arslan Taşgın, Mustafa Eti, Ahmet Can Tujyi, Yaşar Caner, Recep Kalkan, Bekir Aydınlı, F.G., Emrullah Kaya, Kemal Özkan, Yaşar Derbent, Özcan Denizli, Musa Buhurcu, Aslan Akçakale, Mahmut Cingöz, Cemil Kayhan, Abdullah Çifçi, Murat Aktaş, Hamdi Selimoğlu, Ercan Yılmaz, Elif Karadağ, İlkay Tosun, Dilek Sarı, Ramazan Gördü, İshak Yetim, Ayhan Kurt, Erol Demir, Ahmet Cücük, Abdullah Damkacı, Tolga Günalp, Ahmet Selim Okyay, Ali Yasmece, Enes Altunsoy, Alperen Karaçengel, Mehmet Düzenlioğlu, Mutlu Atay, Tekin Omay, Uğur Güç, Gökhan Fatmaoğulları, Uğur Yakar, Turhan Acar, Mümin Cansız, Adem İnan, Ahmet Buğra Arslan, İhsan Sever, Mustafa ., Ali Akaydın, Mesut Öztürk, Yaşar Resim, Ahmet Demircan, Emre Uzundağ, Nevin Şebnem Atsüren, Sidar Arslan, Halil İbrahim Kahraman, Davut Kar, Muhammed Basir, Hany Ahmed Mohammed Hathout, Burak Erdoğan, Mustafa Çalışkan, Yağız Yıldız, Hakan Öredi, Yaşar Aydın, Muhammed Ali Arslan, İbrahim Halil Çoban, Emrah Dağhan, Yusuf Altun, Emir Kılınç, Süleyman Keskin, Ali Öksüz, Müjdat Bozkalan, Muhammet Kayacı, Erdem Şenel, Ertuğrul Kabaş, Süleyman Kaya, Selman Ali Ünlü, Yakup Gül, Fatih Tetik, Turhan Karabulut, Turgut Baltaş, Mehmet Emre Dönmez, Himmet Karakoç, Salih Dağlı, Mustafa Karakoç, Ahmet Bingöl, Ali Yılkın, Adem Ece, Mesut Yılmaz, Fikret ., Soner Saruhan, Murat Yılmaz, Ebru Heper, Ahmet Güler, Oğuzhan Gündoğdu, Recep Kırgın, Şerafettin Başarır, Fatih Taştan, Abidin Kapucu, Özcan Palabıyık, Musa Dağlı, Halis Eryılmaz, Semih Tuner, Yeter Kuyumcu, Hüseyin Duru, Mustafa Tavlı, Hasan Beyaz, Baymamed Begmamedov, Adnan Özkan, Mustafa Kaldırım, Hüseyin K., Alparslan Koç, Volkan Salcıoğlu, Cihan Özkan, Ali Kurtuluş, Ferhat Kurt, R.G., Aykut Özen, Mustafa Öztürk, Özkan Gürbüz, Çetin Aydeniz, Mehmet Horuz, Alperen Kılıçparlar, Erman Kara, Bekir Aydın, Bedirhan Çam, Yücel Özer, Salih Dervişoğlu, Necati Şahin, Ali Badıllı, Ahmet Yakar, Efekan Küçükkaya, İbrahim Bozkurt, İsa Elali, Zülfiye Ercan, Samat Tugalov, Eray Can Göksu, Hamza Baran, Mustafa Alıç, Orhan Duman, Özgür Demir, İsmail Akkiren, Murat Kuzu, Erkan Akkaş, Kadir Güven, Enver Soğancı, Erdem Gündüz, Mahmut Kızılkaya, Nedim Kutlu, Etka Talha Yılmaz, Yusuf Beşerik, Abdülbaki Andıç, Ahmed Fevzi, Hakan Vural, Ali Andıç, Mustafa Karaömeroğlu, Türesin Karademir, Muhammed Işık, Suphi Dolaş, Kadir Kılıç, Nasır Çabaş, Suat Peker, Ümit Akın, Yaşar Öztürk, Fatih Demirkaya, Murat Arslan, Celal Akıncı, Recep Bilmez, Kadir Kızılaslan, Fırat Tümer, Muzaffer Yıldız, Ümit Tosun, Metehan Durgun, Furkan Çelik, Ahmet Sürük, Dursun Güneş, Sefer Biberoğlu, Reza Lotfi Torkadeh, Bayram Ali Aydın, Ferdi Karakoç, Hamza Kılıç, , Ramazan Ölmez, Rüstem Midilli, Mehmet Cuma Sekmen, Adnan Akyol, Enver Takım, Alperen Sarp, Hüseyin Dikmen, Abdurrahman Potuk, Mehmet Çelik, Harun Kavalar, Sabri Kilikli, Erkan Tulay, Onur Sayıloğlu, Süleyman Duman, Yavuz Selim Yavuzyiğit, Rasim Yüksel, Ahmet Hatemi, İrfan Fidan, Abdülkerim Badur, Özcan Akkaya, Sedat Kurt, Yakup Güneş, Selahattin Erdoğan, Kubbettin Kaya, Mümin Korkmaz, Seyithan Alkan, Ertaş Ufak, Gökhan Alarçin, İsa Hasan, Başar Batran, Alperen Uygun, Şeyhmus Anuştekin, Tahsin Dere, Salih Lale, Mehmet Şirin Yalçıner, Siyami Yeşer, Ghahraman Soleiman Kel, Sadık Pala, İsmail Açıkgöz, Ali Karadağ, Emin İdem, Hamza Dikmen, Mehmet Yalçın, Ahmet Besili, Siracettin Demirkıran, İbrahim Gülşen, Ercan Gündoğdu, Murat Günel, Adil Keskin, Hümmet Varlı, Mustafa Mustafa, Eresh Gurbanov, Zafer Özdemir, Ahmet Cangir, Fahrettin Musaoğlu, Sinan Türkmen, İsmail Yılmaz, Nafiz Özkul, Mustafa Ünal, Şenel Güleç, Babak Najafov, Ünsal Kalem, Sebahattin Efe, Niyazi Özdemir, Şemsettin Akmeşe, Metehan Hazır, E.T.Ç., Osman Bektaş, Veli Çağlar, Tarık Ercan, Yemlihan Topal, İbrahim Uysal, Mehmet Vefa Uysal, Derviş Sontay, Sedat Yılmaz, Akın Yılmaz, Mustafa Gündoğdu, Enes Akbulut, Bayram Baran, Halis Yeşilyer, Samed Can Erdoğan, Bilal Gündoğdu, Fırat Atalay, Kamil Erciş, Anvarbek Saryyev, Seyfi Acar, Ömer Kandemir, Nazım Tayar, Adem Biroğlu, Habip Can, Hurşit Topçu, Muhittin Demirler, Emrah Akbay, Nedim Akbay, Mehmet Kartal, İmam Rızat, Akif Fak, Selami Mert, Yasin Arık, Fahrettin Tok, Nusret Ağırman, Halit Koçak, Mehmet Ülker, Süleyman Karakaş, Abdullah Taşçı, Muhammet Yavuz, Ünal Doğan, Hüseyin Köksoya, İ.D., Mahmut Ünsal, Fatih Küçük, Sabri Göktaş, Süleyman Kodalak, Mustafa Kızılaslan, Hakverdi Koçak, Halil Yıldız, Yılmaz Kanal, Bekir Kurt, Ömer Yıldız, Gökhan Çobanoğlu, Mehmet Fatin Kurt, Abdülkadir Yener, Aziz Dolaşan, Cafer Güçlü, Şerif ., Erdin Erol, Burak Söğüt, Muhsin Tekin, Sadık Ergin, Serdal Elmas, Muhammed El Huseyni, Oktay Keskin, Erhan Deniz, Remzi Arslan, Veysi Kaya, Molla Muhammed, Halil İbrahim Gördü, Ahmet Can Taşkıran, Serdar Akgül, Aziz Bediz, Serkan Mergen, Yasin Demir, Ahmet Afan, Celal Türkaslan, Cevdet Albay, Muhammet Yalçınkaya, Mehmet Çur, Murat Ateş, El Musa Almatayer, Zeki Aslan, Mehmet Oğul, Cumali Damar, Sefa Yiğit, Yasin Ayıl, Yahya Yıldız, Bayram Mart, Muhammet Erdem, Mustafa Şeker, Ali Arslan, Mustafa Aka, Ali Aslan, Adem Özaydın, Baran Keskinöz, Abdülkerim Selçuk, Mustafa Erol, Sedat K., Mustafa Tosun, Hasan Ülük, Durmuş Ören, Alper Seçgin, Zeki Gürocak, Cüneyt Türk, Alisher Yagmyrov, Önder Pınarcı, Feridun Bilgin, Yusuf Ergin, Bayram Karataş(lı), İbrahim Mahçup, Muhterem Türk, Ali Osman Kayış, Onur Yeşiltaş, Hanifi Çakıcıoğlu, Cihan Kaya, Mehmet Tüfek, Sezgin Saklı, Erol Yavuz, Mehmet Yeni, Onur Çavuşoğlu, Muharrem Ekemen, Ayhan Bozkul, Adem İcat, Coşkun Bodur, Turgay Sinan Genç, Razaman Demirel, Yavuz Doğan, Mahmut Oweija, Muhammed Eroğlu, Sıddık Tekin, Mevlüt Şafak, Ahmet Tuğrul Özden, Necdet Yıldız, Ali Ayyıldız, Faruk Aktaş, Erol Tuncer, İbrahim Zengin, Ömer Kiracı, Suphi Köse, Mehmet Öngi, Murat Tan, Enes Ötünç Temur, Osman Göğüs, Burhan T., Bilal Kiraz, Yunus Arıkmert, Ramazan Baştürk, Hakim Sakur, Cemalettin Aydemir, Mehmet Dallı, Kadir Köksal, Mesut Ceylan, Barış Balaban, Hüseyin El Melle, Arif Ayçiçek, Hasan Bozacı, Kamil Levent Yükselen, Adem Yıldırım, Hasan Ceylan, Ömer Özkan, Alişan Köse, Askeri Kızmaz, Soner Gündüz, Yakup Ç., Mehmet Kasal, Abdullah Musab Yavuz, Fethi Perk, Tuncay Erdoğan, Musenne Alaluş, Ömür Erdem Dadak, Mesna Akalın, Ahmet Enes Gül, Mehmet Tevfik Şahin, Faruk Yılmaz, Harun Aksel, Ahmet Şimşek, Yaşar Çelik, Alaattin Aydın, Ferhat Mısırcıoğlu, Erson Gün, Erol Demirkan, İsmet Balı, Mahmut Yel, Yaşar Ölçü, Gürsel Albayrak, Abdurrahman Alan, Hüseyin Yunus, Mehmet Ali Aksoy, Selami Şimşek, Yunus Emre Demirkaynak, Ömürcan Akyürek, Mahmut Abid, Recep Çetinkaya, Harun Karatay, Mehmet Ali Güner, Sadık Kaya, Eylem Sefi, Erdoğan Doğan, Mahmut Çam, Veysel Dinçer, Y.B., Remzi Yılmaz, Tuncay Çetin, Feridun Karaoğlan, Atakan Korkmaz, Sait S., Tacettin Yılık, Halil Koyuncu, Mazlum Deniz, Muhammed Caner Bakış, Ramazan Kazandı, Necmi Soy, Murat İvedi, Kamber Dakım, Orhan Ertem, Muhammet Daşlı, Celal Işık, E.Y., Ramazan Akdemir, Naki Yılmaz, Sait Demir, Eyüp Yıldız, Hakan Yakışan, Uğur Ödül, Yasin Tülek, Nusret Bozyer, Ramazan Karakaya, Yusuf Özdemir, Cüneyt Ünlü, Coşkun Kalkan, İydo El Ömer, İlyas Yazıcı, Niyazi Taşkın, Muhammed Mirrey, Abuzer Yakut, Mehmet Önal, Necdet Özşahin, Levent Safalı, Orhan Doğan, Ali Arıkanoğlu, İbrahim Ayyıldız, Yılmaz Arı, Fatih Şakir Kömürcü, Mehmet Kılıç, Mehmet Kızılkaya, Saber Hoseinpourasl, (Çağlar) Şaban Genç, Faruk Yakut, Diyar Kişioğlu, Onur Kocabaş, Hasan Alaşan, Şuayip Coşkun, Nurettin Boztaş, Remzi Çar, Musa İşcan, Münir Deniz, Mehmet Berkant Doğan, Ayhan Fidan, Necip Fazıl Çırak, Mehmet Doru, Hakan Özdem, H.A., İlyas Hıra, Rıfat Çetinkaya, Orhan Kurnaz, Hamdi Satılmış, Murtaza Sert, Bahtiyar Tosun, A.N., Halil Kartal, Engin Çekiç, Abdülkadir Altınsöz, Yaşar Yapıcı, Cihan Yıldırım, Şahan Polat, Yüksel Kıyak, Metin Yetgil, Fevzi Şavdır, Erdem Erdem, Şeref Öztürk, Abbas Karaman, Mehmet Cuma Koçak, Ahmet Kaya, Muharrem Barışık, Eren Barışık, İsmail Bülbül, İbrahim Halil Bülbül, Gaffar Bozdemir, Yaşar Ümit Uğurlu, İlyas Bilen, Cengiz Karadeniz, Hüseyin Kutun, Abdullah Yesin, Mehmet Göv, Metin Kuyumcu, Hanifi Doğan, Hamıd Mouloudzadeg, Erkan Boz, İbrahim Yaşar, Muhammed Oyan, Vedat Ozan, Bayram Çil, Sinan Yalaz, Cevdet Erdali, Veli Keskin, Bekir Kaya, Ömer Erdoğan, Ahmet Akarsu, Ömer Albayrak, Halil Albayrak, Ahmet Koçak, Mehmet Talip Albayrak, Ali Şir Ergüş, Necmettin Yüksel, Abdulkadir Akdağ, Resul Sarıöz, Salim Taşkın, Ozan Bakırcı, Bayram Gülaçtı, Davut Uysal, Mehmet Ferhat Demir, Yusuf Minaz, Yusuf Güzel, Remzi Taş, Ayşe Arslan, İbrahim Bayhan, Ayaz Oktatar, Bahri Sirel, İsmet Özkan, Cemal Çapan, Hüseyin Kızılaslan, Halit Balicak, Abdullah Ertürk, Rıfat Leba, Nevzat Sürücü, Ekrem Bilir, Burhan Özdağ, Mehmet Beşir Nas, Yaşar Bozkurt, Mehmet Dilemre, Cemil Petek, Ahmet Beyazarslan, M.Ş.H., Soner Köse, Muhsin Keser, Varlık Aslan, Mehmet Fırat, Ali Car, İbrahim Dündar, Eyüp Eyi, Mehmet Eyi, Turan Günbaş, Ramazan Gedik, Alişan Dağlar, Mevlüt Burhan, Mustafa Yanmaz, Sinan Budak, Hüseyin Durak, Musa Kaçar, Ayhan Kıyak, Sezer Özdemir, Hüseyin Kaya, Çınar Alp Baydenk, Arslan Kalender, Barış ., Suat Adaş, Mustafa Yeşil, Erdal Ekin, Sinan Yaman, İzzet Keskin, Murat Demir, Recep Özünlü, Bekir Tut, L.M., Ekrem Kalan, Adem Osman Sağlam, Ahmet Güler, İbrahim Cengiz, Naci Özmen, Nimet Cengiz, Aydın Yılmaz, Tarık Duman, Yunus Tezgel, İhsan Durmuş, Yusuf Samet Ercan, Şiyar Kadir Pamuk, Coşkun Akkuş, Sezgin Yiğit, Selahattin Taşdemir, Hasan Karal, Rojat Demir, Süleyman Ertunç, Muhammed Kartal, Enes Karanfil, Emre Karanfil, Kadir Kayış, Mehmet Çiçek, Baki Koç, Harun Yaşar, Sefa Salman, Mustafa Duman, Ramiz Turgut, Zafer Ayyıldız, Suat Özkan, M.T., Orhan Uçar, İbrahim Dirgi, Baran Çetin, Mehmet Kaya, Yusuf Mısri, Bayram Güneş, Mustafa İzci, Nedim Elçi, Ali Gergin, Erdinç Morduman, Turgut Peker, Ercan Terim, Ömer Uğraş, Recep Sarsar, Bilal Alkan, Emrah Kaşık, Oktay Solar, Halit Çeliksu, Nimet Ökten, Kamil Çelik, Yunus Uğurlu, Adem Şekerci, Davut Esen, Ali Sinan Çelik, Ali Alkan, Ramazan Eroğlu, Mehmet Hamdaş, Ahmet Can Hamdaş, Yusuf Kahriman, Osman Özkan, Ecevit Yaşin, Nevzat Caner, Aydın Gündüz, Ayhan Baş, Yahya Aydın, Cuma Bayır, Şaban Önder, S.C., Akif Asilkan, Ömer Açıkalın, Zeki Salapa, İrfan Aydın, Recep Özgür, Levent Bayram, Kerim Çal, Ayhan Arıkan, Celal Elveren, Ramazan Erşahin, Cafer Altun, Selahattin Aytekin, Aydın Uzun, Hasan Çakıcı, İzzettin Bertan, Ramazan Bozkoyun, G.A., Orhan Çekiç, Musa Temur, Cemal Cengiz, Mehmet Cılasın, Müslüm Kayan, Uğurcan Evcek, Kamil Kamuran Yılmaz, Sefa Kandemir, Hamza Gümüş, Yusuf Tetkik, Oruç Sezgin, Furkan Altınsoy, Siraç Akay, Kamil Gür, Ömer Demiray, Osman Yeşilsancak, Kadir Menteş, Celal Kılıçer, Abdullah Yücesan, Erhan Özkan, Hasan Yılmaz, Berat Akbaş, Ersin Öztürk, Hayati Gün, Hasan Kırlı, Sinan Yıldırım, Yaşar Şimşek, Yakup Acun, Arif E., Adnan Ardahanlı, Mustafa Topbaş, S.K., Mehmet Pözüt, Halis Bilgin, Sezai Karabulut, Müslüm Almaz, İbrahim Halil Çolak, Ali Dönmez, Ahmet Altunpak, İsa Mancak, Semih Özeken, Hasan Bayram, Tevfik Bektaş, Ali İhsan Tepeli, Ali Ekber Kırdağ, O.Ç., Necip Berat Mütevelli, Yusuf B., Binali Aslan, Coşkun Perktaş, Ali Baki Falcıoğlu, Ali Sancar, Muharrem Çağlak, İbrahim Onur Akkan, Sedat Engin Işık, Ayhan Kaba, Sezer Şahin, Ramazan Çınar, C.P., Mehmet Sevin Tekin, Şakir Kör, Abdulcelil Öklü, Buğrahan Türker, Berfu Hatipoğlu, İbrahim Sarıkaya, Şevket Usta, Mehmet Barut, Mehmet Sandal, Abdullah Biliz, Doğan Bakır, Nazmi Kahraman, Orhan Gündüz, Mehmet Bilen, Cemalettin Tosunoğlu, Vural İşcan, Burak Muslu, Sefer Kaya, Aleddin Aybaş, Hüseyin İçen, Gürkan Güner, Aydın Yaşar, Ahmet Erçetin, Hüseyin Boz, Mustafa Çiftçi, Recep Duru, Naci Sancak, Onur Taştekin, Behnam Darvıshmohammadı, Hacı Osman Tutuk, Osman Öztürk, Şevket Yol, İlyas Perihan, Aşır Ekici, Ayça Yılmaz, Ebubekir Demir, Adem Bozkurt, Talha Karabıyık, Alihan Mete, Adem İnce, Mustafa Kemal Karabıyık, Mehmet Sait Abanan, Ramazan Çatılı, Bilal Egüz, Hasan Yüksel, Abit Öztürk, Necmettin Cengiz, Resul Cengiz, E.Ş., İsmail Bayrak, İlhan Şahinoğulları, Özcan Karakaya, Mehmet Demirci, Rahmi Yurtseven, Engin Acar, Bekir Kurt, Levent Akdemir, Zeki Aldemir, Ercan Kiremitçiler, Ramazan Kara, Önder Çelik, İsmail Gürelli, Ahmet Demiray, Muhammet Yılmaz, Ramazan İrtegün, Hikmet Şahin, Sinan Sayın, Kadir Baytok, Hakan Sakar, Osman Öztürk, Muzaffer Orgun, Yener Borzan, Güner Seisoğlu, Şerif Eser, İbrahim Yılmaz, Zaur Nizami Nağıyev, Batuhan Koçan, Onur Yılmaz, Ali Zeki Sadıkoğlu, Necati Uyanık, Muhammet Sarıkaya, Yusuf Aydın, Adem Ateş, Mesut Ay, Serdar Girencengiz, Enver Çoşkun, Mehmet Altınok, Semih Atmaca, Oktay Batır, İsmail Uzunoğlu, C.Y., Mehmet Fatih Yazar, Muhammed Miraç Sidar, Abdülkadir K., Haci A., Şükrü G., Muhammed Emin Tunç, Ahmet Demir, Mustafa Irmak, Ramazan Güven, Oben Oğultarhan, Ahmet Çubukçuoğlu, Erdem Kandırmış, T.B., Alparslan Selçuk, Kenan Alınca, Orhan Kalman, Ufuk Başar, Teyyub Hasanov, Onur Cengiz, Mustafa Erkuş, Burak Değerli, Fatih Bayırlı, Mehmet Çakır, Şükrü Yalçın, Metin Maşalcı, C.M., Mustafa Bağcı, Özcan Türker, Feyaz Ak, Yunus Şen, Paşa Yardımcı, Selahattin Koçoğlu, Muhterem Topcu, Mustafa Karagöz, Kazım Yunus Aktaş, Muhammet Tuncay, Mustafa Güzel, Adnan Çatalbaş, İbrahim Halil Demir, K.Y., Metin Çakmak, Kadir Şahan, Erdoğan Topbay, Hacı Erdoğmuş, Volkan Aytan, Bahattin Sönmez, Mehmet Bozdemir, Şahin Çayan, Nihat Baysal, Atilla Gürlek, Veysel Feyda, Ahmet Sefa Battal, İsmail Şen, Süleyman Balantekin, Yadigar Koltuk, Nejdet Yıldırımel, Yunus Çelik, Arif Kaleli, Mehmet Bozkuş, Ahmet Kılıç, Muhammet Eroğlu, Hamit Ağbaba, Cebrail Aslan, Hüseyin Kurdboğan, Furkan Orhan Yıldız, Mustafa Kırlı, Zekeriya Karan, Harun Gürçaylı, Özlem Ayar, M.G., Abdullah Dağbaşı, Yusuf Donat, Sinan Öklü, Reşit Yıldırım, Yasin Gücün, Mustafa Ergün, Ahmet Zorlu, Erol Özyürüş, Adem Koç, Özcan Zorlu, Emrah Yıldız, Maksur Safarov, Reşat Doğan, Urashev Zavr, Hasan Aktepe, Murat Mustafa, Serdar Dur, Vlasyuk Yevgen, Özgür Tanrıkulu, Halil İbrahim Uz, Mahmut Taş, Cumhur Suner, Igor Pakhomov, Mustafa Bulut, İsmail Usta, Berkan Aslan, İmam Faris Atay, Latif Nacar, Ahmet Mahmut Küçükgüzel, Hasan Can Mert, Serdar Koşan, Orhan Kiraz, Yusuf Gümüş, Adem Aksu, Ercan Karabulut, İzzettin Türkarslan, Uğur Başkaya, Mehmet Özcan, Oğuz Hakan Albayrak, Nazmiye Demirel, Ali Can, Hakan Ünal, Henife Erdemir, Recep Yılmaz, Sait Tolu, Burak Sarı, Cem Tadal, Özge Yaylagül Gökçe, Ahmet Seçkin, M.D., Eser Karaca, Gökhan Tunca, Eyüp Yenmez, Minür Çelebi, Hatice Kuşdemir, Hakan Bursalı, Serkan Temelci, Hamdi Oğrağ, Yusuf Ber Kaymak, Serhat Şen, Hakan Çelik, Sefa Eltutan, Kamil Sağır, Derya Kozak, Derviş Hüseyin Durgan, Ramazan Adem Altunay, Uğur Erden, Lala Topaç, Mustafa Çapar, Furkan Dinçer, Kenan Arslan, Yiğit Karakurt, Burak Akdemir, Taha Akdemir, Muratcan Pekeroğlu, Muhammed Kaya, Serkan Alkaya, Adem Özçelik, Tahsin Göker, Ersin Gencer, Oğuzhan Kamacı, Ali Aydın, Kaan Mert Sağlam, Yüksel Kader, İlker Yenitaş, Deniz Ödül Ertan, Haluk Altın, Selin Angun, Serkan Yanardağ, Hilal Özdemir, Rıdvan Acar, Yalçın Çelik, Berkan Kobal, Ahmet Gökduman, Taha Tuna, Mustafa Karabulut, Baturhan Yıldızturan, Mehmet Aksoy, Mehmet Göçmen, Arda Öztürk, Eyüp Can Güner, Nuri Halaçoğlu, Arda Deniz Onat, Muhammed Cuma Bağlama, Muhammet Kulak, Coşkun Değirmenci, Mehmet Emin Duman, Hüseyin Eren, Hasan Arslan, Talha Ayberk Uygun, Yusuf Uçar, Emrullah Erkılıç, Umut Temel, Gülizar Yıldız, Mustafa Arslan, Hüseyin Türk, Hacı Halaf Çidamal, Muhammet Yasin Su, Orhan Yıldırım, Soner Demir, Bulut Faruk Filya, Eren Öztek, Volkan Topal, Tahir Meral, Adem Geyik, Fevzi Göktaş, Kadir Yetim, Mehmet Can Altundağ, Ramazan Yılmaz, Mahmut Can Bayram, Osman Süzen, Volkan Konak, Kaan Ege Baran, Mehmet Yavuz, Yahya Usta, Berkin Usta, Fikriye Usta, Ahmet Rafi Cengiz, Bilal Tufan Aldemir, Ahmet Barış, Soner Bülent Uysal, B.A.G., Arda Silahlı, Berkay Keçiş, Aykut Safa Özşahin, Nisa Yıldızer, Dede Yaşar Esen, Serdar Seymen, İbrahim Halil Turgay, Ekrem Bolkaç, Kadir Erçok, Ali Arpacı, Derin Rüyam Kamiloğlu, Şevval Şahin, Eslem Uyanık, Esra Nazik, Dilara Ermanoğlu, Abdullah İşcan, Ann Wangui Muchoki, Sri Yuni Wahyuni, Mert Ali Yigen, Murat Ramazanoğlu, Fehmi Efe, Yusuf Arda Gündüz, Mehmet Efe Yaman, Mahmut Çoban, Naci Duruşan, Emrah Erduran, İsmail Yaşar, Hatice Ünal, Ali Barut, Faruk Şahin, Kemal Özgür, Arif Özdemir, Uğur Aydoğdu, Anıl Dursun, Selçuk Peker, Mehmet Selçuk, Sinan Doğan, Osman Yetişir, Babür Bozkurt Canpolat, Yüksel Poshoroğlu, Erdem Mutlu, Zeki Bacak, Esat Koyuncu, İbrahim Güney, Mustafa Us, Uğur Gölcek, Mesut Acar, Ali Akkuş, Batuhan Kaya, Yaşar Sevim, Onur Şirin, İbrahim Birol, Aykut Usta, Anıl Süslü, G.T.G., Emirhan Aramış, Ali Emre Ataman, Mehmet Yağcı, Dursun Murat K., Bayram Kodad, Osman Seven, Ümran Katırcı, Hasan Akkuş, Fatma Akkuş, Nuh Mercimek, Sefer Küçük, Uğur Arpacı, Cemal Kara, Ali K., Mehmet Doğanay, Ömer Kaya, İsmet Akkaş, Ali Can Gürer, Servet Kayaoğlu, Cesim Açık, İbrahim Durak, Adem Güneş, Alaattin Kibar, Recep Kökçen, Zeki Bulut, İlknur Topal, Mehmet Özkaynak, Halil Kot, İnobat K., Eymen Cuma, Uğur Şeker, Fatih Uğraş, Seyfi Ekinci, Adem Akyol, Sait Avcı, Türkan Kalaycı, Korkmaz Zeybek, Erkan Karadağ, Mustafa Kıvrak, Bektaş Aşçıpınar, Zeynep Özcan, Vahdettin Baygın, Mehmet Kıvanç, Ahmet Kaşıkçı, Ahmet Balta, Mustafa Peçe, Furkan Derer, Kutbettin Gazğar, Hacer Kepçe, Recep Kürşat Kepçe, A.E., Mecit Yazar, Melikcan Yenişen, Hüsniye Betül İnci Duru, Sadık Okur, Mehmet T., Mehmet Tanrıverdi, Ahmet Kılınç, Haydar Öz, Mukaddes Yaman, Kazım Bayrak, Mehmet Şimşek, Ahmet Demirel, Ramazan Şaşkın, Uğur Tilkici, Zabir Çakan, Soner Boztepe, Murat Ak, Deniz Şen, Süleyman Karagil, Muharrem Çetinkaya, İsmail Eriz, Adem Oğuz, Sedef Ateş, Hüseyin Ergen, Kerim Doğan, Salih Zeki Yıldız, Hasan Dok, Muhsin Dereci, Havane Oy, Seydihan Alsaç, Mehmet Salih Dilmaç, Ali Uçar, Vesile Açar, T.Ö., Kamer Palas, Seçkin Aydoğdu, Fehmi ., Ali Galip Oral, Mehmet Öz, Ramazan Atalay, Yusuf Tatlıdede, Ömür Erol, Neslihan Şeşen, Nilgün Köstelekoğlu, Mehmet Çakrak, Hikmet Erdem, Ahmet Yoloğlu, Abdurrahman Özkul, Soner Altun, Murat Özata, Abdurrezak Memiş, Deniz İkizer, Burak Dağtekin, Kayhan Şahin, Göksel Gök, Münevver Çetin, Mehmet Raşit Mavuoğlu, Mithat Akdoğan, Mehmet Karakaş, Sedat Semih Zere, Ender İlhan, Furkan Sayın, Mukhiddin Abdulbariev, Yener Uzun, Mahir El Vas, Ömer Fişne, Kadir Tekeli, Murat Memiş, Ahmet Doğan, Hasan Yazıksız, Emel Atapek, Ese Güner, Emre Soylu, Mustafa Ali Köksal, Aziz Çakmak, Arifullah Fazli, E.A.İ.A., Hakan Ceniklioğlu, Savaş Kargın, Yusuf Yıldız, Buğrahan Sağdıç, Şengül Tokgöz, Mehmet Ilıksu, Murat Altan, Mehmet Erdoğan, Can Perkanat, Bülent Yumşak, Nasır Biçer, Ekrem Balaban, Bilal Polat, Tufan Mutlu, Alaaddin Köğce, Hasan Gümüş, Coşkun Gültekin, Yusuf Özata, Murat Can Özaydın, Nusret Ersan, Muhammet Akdeniz, Habip Kılıç, Mert Başgöz, Serkan Şensoy, Zeki Tokaç, Halit Tosun, Mehmet Koca, Hasan Açıkgöz, Yaşar Çiçek, Esma Nur Aydın, Hüseyin İnal, Cengiz Işık, Bünyamin Yertüm, Uğur Yüceşan, Ahmet Emin Ülper, Hüseyin Alkış, Hasan Cengiz, Sezgin Abay, Utku Okan Saylan, Halis Ceyhun, Ökkeş Kurt, Azat Üren, Hidayet Keskin, Aykut Barad, Murat A., Arif Alkan, Ahmet Yavuz Keyf, Yusuf Dilek, Mehmet Ali Demirel, Emrah Dal, Mehmet Aktepe, Sefa Felek, Ömer Kazancı, Deniz Çiydem, Salih Yavuz, Fatih Doğan, Muharrem Çetin, Yakup Taşar, Ceyhun Kara, Musa Üçgül, Ç.T., Mehmet Altındaş, Nedim Kozkiç, Muhammed Güler, Mehmet Selim Aydın, İbrahim Yesir, Suat Temel, Bülent Gezer, Kerimullah Azizullah, Cevdet Öztürk, Mustafa Ali Sönmez, Tekin Gönültaş, Mehmet Karakuş, Hurşit Şimşek, Hüseyin Buyuklu, Emre Filik, Miraç Köse, Mustafa Ünal, Ömer Güroğlu, Emine Y., Cemal Kurt, Mehmet Açıkyörük, Teyfik A., Refik Sahiloğulları, Abdurrahim Akarsu, Tahsin Albayrak, Ashraf Fathi Shehat, Mehmet Özcan, İsa Şimşek, Suat Aydın, Çiğdem Yeşil, Arif Özdemir, Bayram Yurdagül, Ümmü Gülsüm Gökçebak, Gülcan Gökçebak, Metehan Akarsu, Haydar Aksoy, Sabri Ayhan, Esra Sümer, Ali Ay, Mehmet Gönül, Seyid Ahmet Özay, Elvan Yeşilkula, M.M.İ., Ramazan Selvi, Mehmet Ayrancıoğlu, Pamuk Kaya, Serhat Sütpak, Hasan Bahar, Hasan Dede, Nursefa Samur, Çınar Çümen, Müslüme Arslan, Şehri Yurtseven, Musa Çil, Nurullah Bertan, Satılmış Keskin, İbrahim Öztürk, Ramazan Aslan, Miraç Sağlam, Mehmet Sayın, Mustafa Çakal, Mehmet Sıdık Eren, Hasan Yolcu, Ömer Aktaş, Mustafa Yazıcıoğlu, Alime G., Ali Büyük, Ali Can Doğancı, Hasan Hüseyin Aktaş, Kosay Elayis, Cemalettin Güdek, Ali Bayrak, Hüseyin Başkan, Mehmet Ali Bardaş, Furkan Özkan, Cemil Öz, Seyfi Şahin, Kazım İçköprü, Mikail Filiz, Ümmet K., Hakan Kozan, Yakup Kekilli, Hakan Yılmaz, Mehmet Kıraç, Adem Kaygısız, Abdülkadir Toktimur, Mustafa Uçman, Ümmü Demir, Salih Kocaman, Ayhan Yavaş, Mustafa Yaldızlı, Şerife Karakuş, Suzan Uğuz, Münevver Anamurlu, Mustafa Üstün, Ramazan El G., Nasimi Saçlı, Orkun Bilgin, Ali Gümüş, Bayram Keskin, Yusuf Yalman, Burhan Karlıoğlu, Ali Şener, Hanifi Yeşilyaprak, Mehmet Karabağ, Mehmet Emin Karabağ, Kemal Karabağ, Halil Boztoğan, Maşallah Oktan, Emine İrem Oktan, Cumali Çelik, Mustafa Bilgin, Yasemin Berber Kaya, Selim Avdil, Kemal A., Yusuf Demirkaya, Fatma Çelik, Hızır Küçük, Hasan Bilgin, Emine Yılmaz, Rasim Çelik, Serkan Akkoyun, Murat Satı, Samet Ayaz, Erdal Okatan, Ercan Okatan, Fuat Malgaz, Mustafa Aydın, Sadık İşeri, Oktay Belikırık, Hasan Çakır, Ali Uygun, İhsan Furuncuoğlu, Mehmet Çakmak, Yusuf Sami Çakmak, Lütfü Zengin, Ferhat Demirel, Dursun Arıcı, Pervin Altaş, Yılmaz Kaplan, Halil Kaçar, Egemen Kalfa, Kahraman Demirkıran, Ahmet Arıcan, Savaş Çetinkaya, Mahir Karaca, Bayram Kısak, Abdulmenaf Kısak, Mustafa Alemdar, Ercan Bahar, Adnan Seren, Yunus Kerici, Mücahit Yenisu, Muhammed Tahia, Ramazan Belge, Mehmet Çelikkıran, Mahmut Osman, Nail Aytar, Serdal P., Hüseyin Korkmaz, Fatih Ergün, Süleyman Sağsöz, Zeynep Kanat, Ahmet Güney, Nurcay Özcan, Hüseyin Gündoğdu, Yıldız Aydoğan, Muhammet Mislina Çıngı, Rafet Bayrak, Kadife Bekçi, Maviş Akçakoca, Mustafa (Ali) Alim, Hacer Çil, Yusuf Alim, Hanife Taş, Kadir Ülker, Ali Tekerek, Adem Nazım Demirel, Cahit Arıkan, İlhan Kaşık, Mazlum Yıldız, Celil Alnıaçık, Bedir Alnıaçık, Mustafa Yıldız, Sezer Bahadır, Abdurrahman Erden, Zeliha Yılmaz, İbrahim Erol, Hatice Yılmaz, Abdullah Yılmaz, Özgür Yağcı, Mustafa İlhan, Hüseyin Öztürk, Ayşe Öztürk, Halil Bozdemir, Nurettin Akıl, Havva Gülten, Mehmet Dağdaş, Duran Ak, Süleyman Keçeci, Muhammed Rahim, Ahmed ., Durmuş Yeniceli, Remzi Taşdemir, Recep Gürsel, Mehmet Civan, Ünal Erçetin, Ayşegül Yücel, Emine Kambur, Fatma Kambur, Mehmet Yaşar Aksan, Hasan Şahin, Turgut Arslan, Bünyamin Kaplan, Orhan Tomak, Hilmi Şahin, Sercan Ütni, Tolunay Kocaman, Eyüp Dereli, Enes Kızılyer, Muharrem Can, İlker Onarıcı, Tekin Enes Sarıyıldız, Bayram Eren Arslan, Alperen Özcan, İbrahim Kodaman, Hüsnü Yılmaz, Mehmet Yardımcı, Mehmet Işık, Yahya (Murat) Onat, Abdurrahim Akçin, Yılmaz Kıran, Yılmaz Dolgun, Yakup Yüken, Hamit T., Harun Sak, İlhan Kıbrıs, Halil Ağıl, Ramazan Kaya, Engincan Hiçdurmaz, Saim Çoban, Muazzez Çoban, Ragıp Şahin, Mustafa Arlak, Hatice Çavdar, F.K., Yusuf Çemberlitaş, Arif Oytun, İbrahim Demir, Yılmaz Karabak, Orhan Durdu, Latif Usta, Yunus Bircan, Naciye Aktaş, İbrahim Balcı, Uğur Uymaz, Mehmet Çetin, Savaş Çakır, Elife Güser, Celal Sarsılmaz, Mümin Ali Pekel, Hasan Yamaç, Zeki Karataş, Murat Kurtuluş, Alaattin Uzuntürk, Mizgin Menteşe, Kamuran Seven, Fidan Çeküç, Merve Diktaş, Davut Bozan, Halil Turgut, İsmet Arslan, Semih Çetin, Köpük Meral, Eray Pompe, Yusuf Akdeniz, Ramazan Bekar, Bilal Yılmaz, Hamza Okan Özlü, Yasin Ali Yukarıtaban, Hüseyin Şahin, Abdülselam Ecer, Arif Canbolat, Nuri Turhan, Yavuz Vural, Ahmet Ay, Halil İbrahim Balı, Emrah Bulat, Niyazi Dursun, Rıdvan Yılmaz, Erdal İncedal, Ünal Kalıntaş, Fatma Eneç, İsa Laçin, Anıl Edis, Murat Arı, Bestami Yüksel, Oğuzhan Aydemir, Satı Sarıca, Nuri Eracar, Eymen Rehhal, Nurettin Ünaler, Kerim Öztürk, Çiğdem Keskin, Zikri Kesikbaş, Durmuş Gülen, Gürkan Uz, Şükrü Gürbüz, Salih Demir, Ozan Ocak, Hasan Gürbüz, Tahsin Aydın, Necati Çelik, Mehmet Aksak, Raşit Altun, Tahsin Akçay, Dindar Polat, Emin Karagöz, İsminur Doğan, Barış Aydın, İsmet Akça, Metin Yaşar, Emine Sezer Ayalp, Ümit Horasan, Hurşit Yeşilyurt, Hacı Kara, Adem Şimşek, Yunus Öz, Emirhan Yiğen, Havva Köroğlu, İsmail Sarıyer, Yusuf Burgucu, Kemal Yılmaz, Feyzi Odabaş, Ali Bozkurt, Ersin Şahan, Ali Özçelik, Yalçın Kuloğlu, Hacı Bacak, Süleyman Arıkan, Kadir Sarı, İlhami Özden, Ali Uçuk, Murat Cinkavuk, Ziya Özlü, Hüseyin İşlek, Ali Çetik, Kamil Aslan, Semilhullah Tahari, Salih Demir, Berfin Güneşan, Mehmet Sıddık Kümek, Abdulkadir Gizli, Mehmet Çetinkaya, Vedat Çakıl, Ercan Canyılmaz, Ali Altıntaş, İrfan Yasan, Cevat Ercan, Dursun Kuzu, Fevzi Karakartal, Mustafa Fırat, Dursun Mehmet Kesin, İkramjan Hojambardiyev, Süleyman Daldal, S.G., İsmail Dombaloğlu, Mehmet Varol, R.T., Haşim Sarıalioğlu, Hüseyin Ünlüer Behçet, Kadir Pancaroğlu, Ahmet Kula, Hatice Dağlı, Hüsnü Balaban, Hüseyin Baylan, Fikri Nayan, Nurullah Biçer, Ahmet Ercan, Abdil Kabukçu, Muharrem Çelik, Ahmet Özbek, Hasan Armağan, Süleyman Çatalbaş, Mehmet Arık, Abdullah Gün, Şeref Deniz, Favziyeh Alviye, Nurettin Ot, Duran İlbay, Ramazan Çolak, Kadir Solak, Mustafa Taşan, Ümmü Ceylan, Salih Kalmaz, Bayram Okusal, Ramazan Oktay, Halil Dalgın, Haci Şükrü Kaplan, Yaşar Yıldız, Hasan Sarı, İbrahim Hastepe, Aykut Aydoğan, İsmail Alver, Erol Sert, Satılmış Aktaş, Ahmet Başaran, Aytekin Er, Sezgin Eser, Mustafa Akça, Sefa Açargül, Bekir Bilgiç, Haydar Ali Muhammed, Rehal Ahmed Atwan, Sabreen Ali Muhammed, Metin Arslantürk, Yaşar Gülmez, Ahmet Doğan ve ismini öğrenemediğimiz 24 işçi...

İlgili Haberler

https://www.ajansbalikligol.com/2025-te-is-cinayetleri-bir-yilda-en-az-2-bin-105-isci-hayatini-kaybetti/37513/

https://alinteri10.org/2026/01/09/2025te-en-az-2-bin-105-isci-calisirken-oldu/

https://antakyagazetesi.com/hatayda-isci-hayatini-kaybetti/

https://antalyakenthaber.com/antalyada-2025-yilinda-71-isci-is-cinayetlerinde-hayatini-kaybetti-16792

https://www.aydindenge.com.tr/aydin/16/01/2026/2025-isig-raporu-aciklandi-aydinda-is-cinayetleri-alarm-veriyor

https://www.aydinhedef.com.tr/aydinda-aci-bilanco-aciklandi-2025-yilinda-35-is-cinayeti

https://www.bagimsizkocaeli.com.tr/gundem/isig-2025-yili-isci-olumleri-verisi-aciklandi-kocaelide-bakin-kac-kisi-oldu-h322648.html

https://berru.org/index.php/2026/01/10/2025te-476-cocuk-ve-genc-is-cinayetlerinde-oldu/

https://bianet.org/haber/2025te-en-az-2-bin-105-isci-calisirken-oldu-315432

https://www.birgun.net/haber/is-cinayetlerinde-kara-yil-2-bini-askin-isci-yasamini-yitirdi-682808

https://www.birgun.net/makale/is-cinayetleri-hiz-kesmiyor-683336

https://birincihaber.com.tr/en-fazla-is-cinayetinin-yasandigi-yil-2025-oldu-her-4-saatte-1-isci-oldu/

https://www.bizimsakarya.com.tr/sakaryada-is-kazasi-bilancosu-agir-2025-yilinda-60-isci-hayatini-kaybetti

https://www.bugunkocaeli.com.tr/2025te-is-kazalari-can-aldi-2-bin-105-isci-hayatini-kaybetti

https://www.bursamuhalif.com/emegin-gundemi/2025-yilinda-bursa-da-en-az-62-toplamda-2-bin-105-isci-is-cinayetlerinde-hayatini-kaybetti-166067

https://cagdastuzla.com/2025-yilinda-en-az-2105-isci-is-cinayetlerinde-oldu/

https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/isig-meclisi-raporu-2025-te-en-az-94-cocuk-isci-hayatini-kaybetti-2468482

https://www.cumhuriyet.com.tr/cumhuriyet-in-egesi/ege-de-375-isci-yasamini-yitirdi-2470449

https://www.damgagazetesi.com/genel/1-yilda-2-bin-105-isci-oldu/8292

https://www.dayanisma-datca.org/2025-yilinda-2-bin-105-isci-is-cinayetinde-hayatini-kaybetti/

https://www.denizlihaber.com/guncel/denizlide-2025-yilinda-46-isci-calisirken-hayatini-kaybetti/

https://depohaber.com.tr/gundem/en-fazla-is-cinayetinin-yasandigi-yil-2025-oldu-her-4-saatte-1-isci-oldu-20286.html

https://devrimcidemokrasi5.org/2025-yilinda-en-az-2105-isci-is-cinayetlerinde-hayatini-kaybetti/

https://devrimcidusun.org/2025-yilinda-en-az-2-bin-105-isci-is-cinayetlerinde-katledildi/

https://www.egedesonsoz.com/izmirin-utandiran-ikinciligi-2025te-ekmek-parasi-ugruna-75-can

https://www.egepostasi.com/haber/En-fazla-is-cinayetinin-yasandigi-yil-2025-oldu-her-4-saatte-1-isci-oldu/379239

https://www.egeyebakis.com/isig-meclisi-kara-tabloyu-gozler-onune-serdi-izmir-ikinci-sirada/101432/

https://www.ertv.com.tr/malatya-da-is-kazalari-bilancosu/29977/

https://www.eskisehir.net/isig-aci-tabloyu-duyurdu-iste-eskisehirde-2025-yilinda-olen-isci-sayisi

https://etha55.com/haberdetay/sinif-savasiminin-2025-bilancosu-2-bin-105-isci-is-cinayetlerinde-katledildi-213646

https://www.evrensel.net/haber/593180/2025-yilinda-en-az-2-bin-105-isci-is-cinayetlerinde-hayatini-kaybetti

https://www.gazeteemek.net/2025te-is-cinayetleri-en-az-2-bin-105-isci-hayatini-kaybetti

https://www.gazetekadikoy.com.tr/gundem/cocuklar-okuyamiyor-emekliler-calisirken-oluyor

https://gazetememur.com/ekonomi/2025-yilinda-en-az-2-bin-105-isci-calisirken-hayatini-kaybetti,kBhTluEbPk-m6MPeaNjyTw

https://www.gazetemizmir.com/is-cinayetleri-alarm-veriyor-izmirde-75-emekci-hayatini-kaybetti/131490

https://gazetepatika23.com/sermayenin-kar-duzeninde-2025te-en-az-2-bin-105-isci-is-cinayetlerinde-yasamini-yitirdi-174989.html

https://www.gazetepencere.com/gundem/isig-raporu-2-bini-askin-isci-yasamini-yitirdi-685440h

https://gazeteperperik.com/2025-yilinda-en-az-2-bin-105-isci-is-cinayetlerinde-hayatini-kaybetti/

https://www.gazeteyenigun.com.tr/haber/27207279/isig-raporu-paylasti-izmir-is-cinayetlerinde-turkiye-ikincisi

https://www.gaziantepolusum.com/haber/27229464/gaziantepte-45-isci-oldu

https://gaziantepsabah.com/guncel/2025te-en-az-2-bin-105-isci-calisirken-oldu/172635

https://www.gebzehaber.net/2025-is-cinayetlerinde-kara-yil-2105-isci-hayatini-kaybetti-150273h.htm

https://giresunoncu.com/haber/27260527/giresunda-is-cinayetleri-25-can-aldi

https://giresungazete.com.tr/is-cinayetleri-kentte-can-almaya-devam-ediyor/

https://gundemfethiye.com/isig-meclisi-acikladi-2025-yilinda-en-az-2-bin-105-isci-is-cinayetlerinde-hayatini-kaybetti-144547/

https://www.gunebakis.com.tr/haber/27256559/trabzonda-21-isci-hayatini-kaybetti

https://www.haber61.net/trabzon/trabzonda-20-isci-hayatini-kaybetti-dogu-karadenizde-bir-tek-o-ilde-h621962.html?

https://www.halk54.com/sakaryada-2025-yilinda-60-isci-hayatini-kaybetti

https://halktv.com.tr/gundem/is-cinayetlerinde-utanc-tablosu-2025te-cocuk-isci-olumlerinde-agir-bilanco-999420h

https://hekimsen.org/gonderiler/gonderi/detay/2025-te-is-kazalari-can-aldi-2-bin-105-isci-30-saglik-emekcisi-hayatini-kaybetti/706

https://www.ilkgungazetesi.com/haber/2025te-en-az-2-bin-105-isci-is-kazalarinda-hayatini-kaybetti-1989.html

https://www.isghaber.com.tr/is-guvenligi/2025te-en-az-2-bin-105-isci-is-cinayetlerinde-hayatini-kaybetti/758115091312

https://www.isgtv.com.tr/2025-isg-bilancosu-alarm-veriyor-2-bin-105-can-kaybi-ve-sektor-icin-cikarilacak-dersler/

https://www.izmirdesondakika.com.tr/isig-verileri-paylasti-izmir-is-cinayetlerinde-turkiye-ikincisi-oldu#

https://www.karar.com/guncel-haberler/isig-meclisi-is-cinayeti-raporunu-paylasti-2025te-en-az-2105-isci-2020272

https://www.kayisihaber.com/2025-te-en-az-2-bin-105-isci-is-kazalarinda-hayatini-kaybetti/84315/

https://kizilbayrak85.net/ana-sayfa/haber/sinif/2105-isci-is-cinayetlerinde-hayatini-kaybetti

https://www.kocaelidenge.com/haber/27208277/kocaelide-49-isci-hayatini-kaybetti

https://www.kocaeligazetesi.com.tr/haber/27207395/kocaelide-gecen-yil-49-isci-hayatini-kaybetti

https://www.kocaelikoz.com/haber/27207387/kocaelide-is-cinayetleri-korkutan-boyuta-ulasti-bir-yilda-49-can-gitti

https://www.kurabaz.com/isig-2025-te-en-az-2105-isci-hayatini-kaybetti/27257/

https://mabollamedya.com/2025te-muglada-47-isci-hayatini-kaybetti/

https://malatyabakis.com/2025te-en-az-2-bin-105-isci-is-kazalarinda-hayatini-kaybetti.html

https://www.malatyacadde.com/amp/isig-raporu-is-kazalari-yapisal-bir-sorun-haline-geldi/106723/

https://www.malatyadogruhaber.com/haber/2025te-en-az-2-bin-105-isci-is-kazalarinda-hayatini-kaybetti-10828.html

https://www.malatyaguncel.com/2025-te-en-az-2-bin-105-isci-is-kazalarinda-hayati-3035096h.htm

https://www.malatyasoz.com/malatyada-2025-bilancosu-agir-oldu-tam-38-isci

https://www.malatyatime.com/haber/malatyada-gecen-yil-38-isci-ekmek-parasi-pesinde-can-verdi-113096

https://www.maldiahaber.com/haber/2025te-en-az-2-bin-105-isci-is-kazalarda-oldu-45872

https://www.mansetmalatya.com/haber/2025te-en-az-2-bin-105-isci-is-kazalarinda-hayatini-kaybetti

https://www.medyadetay.com/sakarya-isci-olumlerinde-7-sirada

https://www.memohaber.com/haber/gaziantepte-aci-bilanco-2025te-45-isci-hayatini-kaybetti-78838

https://www.milligazete.com.tr/2025-is-cinayetlerinde-kara-yil-bir-ucu-14-yas-alti-diger-ucu-65-yas-ustu

https://www.mucadelegazetesi.com.tr/diyarbakirda-aci-tablo-bir-yilda-kac-isci-oldu

https://www.nehaberajansi.com/en-fazla-is-cinayetinin-yasandigi-yil-2025-oldu-her-4-saatte-1-isci-oldu/

https://noktahaberyorum.com/turkiyede-olaganlastirilmis-is-cinayetleri-rejimi-2025te-en-az-2105-emekci-hayatini-kaybetti.html

https://nupel.tv/isig-raporu-2-bini-askin-isci-yasamini-yitirdi/

https://www.orduyorum.com/orduda-34-kisi-is-cinayetine-kurban-gitti

https://ozgurgelecek55.net/isig-meclisi-2025te-en-az-2105-isci-is-cinayetlerinde-hayatini-kaybetti/

https://pirha.org/isig-meclisi-raporu-2025te-2105-isci-oldu-is-cinayetleri-rejimi-derinlesiyor-499502.html/09/01/2026/

https://sahigundem.com/2025-is-cinayetlerinin-yili-gunde-en-az-6-isci-hayatini-kaybetti/

https://sahihareket.com/2025-is-cinayetlerinin-yili-gunde-en-az-6-isci-hayatini-kaybetti/

https://www.sakaryasondakika.com/foto/27208244/aci-gercek-ortaya-cikti-sakaryada-60-isci-evine-donemedi

https://www.sakaryayenihaber.com/haber/27207402/sakarya-2025i-7-sirada-tamamladi-isci-olumlerinde-kirmizi-kategorideyiz

https://sendika.org/2026/01/2025te-en-az-2105-isci-is-cinayetlerinde-hayatini-kaybetti-94u-cocuk-126si-65-yas-ustu-740389

https://siyasihaber10.org/2025te-en-az-94-cocuk-isci-hayatini-kaybetti-is-cinayetleri-rejimi-derinlesiyor/

https://haber.sol.org.tr/haber/2025-yilinda-cinayetleri-en-az-94u-cocuk-2-bin-105-isci-calisirken-oldu-405123

https://www.sirnakajans.com/isig-meclisi-2025-raporunu-acikladi-2105-is-cinayeti

https://t24.com.tr/haber/en-fazla-is-cinayetinin-yasandigi-yil-2025-oldu-her-4-saatte-1-isci-oldu,1289761

https://www.tekgida.org.tr/2025te-94u-cocuk-binlerce-kisi-hayatini-kaybetti-is-kazasi-degil-her-biri-cinayet-76265/

https://tekissendikasi.org/haber/2025-te-94-u-cocuk-2-bin-105-isci-hayatini-kaybetti.html

https://telgraf.net/haber/27223464/gaziantepte-45-kisi-hayatini-kaybetti

https://toplumsalbellek.com/index.php/2026/01/10/turkiyede-olaganlastirilmis-is-cinayetleri-rejimi-2025te-en-az-2105-emekci-hayatini-kaybetti/

https://www.turkishpost.net/2025te-en-az-2-bin-105-isci-hayatini-kaybetti/

https://www.urfanatik.com/korkunc-rakamlar-aciklandi-olenler-arasinda-cocuklar-da-var

https://www.urfanews.com/sanliurfada-en-az-46-isci-hayatini-kaybetti/26592

https://velev.news/gundem/is-cinayetlerinde-kara-yil-2-bini-askin-isci-calisirken-oldu/

https://www.yeniankara.com.tr/calisma-hayati/turkiyenin-is-cinayeti-bilancosu-2025-yilinda-binlerce-can-kaybi-151892

https://www.yenicaggazetesi.com/2025te-94u-cocuk-binlerce-kisi-hayatini-kaybetti-is-kazasi-degil-her-biri-cinayet-994915h.htm

https://www.yenidemokrasi36.net/2025-yilinda-en-az-2105-isci-cinayeti-yasandi/

https://yenidunya.org/emek-gundemi/33614/isig-2025-yilinda-en-az-2105-isci-is-cinayetlerinde-hayatini-kaybetti/

https://www.yenigiresun.net/haber/27260225/giresunda-25-isci-hayatini-kaybetti

https://www.yenikiroba.com/aydindaki-is-kazalarinda-35-isci-oldu#

https://yeniyasamgazetesi9.com/isig-2025-yilinda-2-bini-askin-isci-yasamini-yitirdi/

https://yurtsever.org.tr/2026/2025-yilinda-2-bini-askin-isci-yasamini-yitirdi-556414/