Enkazdan kurtarılması gerekenler tabaklar mıydı? - Özgür Hüseyin Akış

Doğal afetlerin oluşmasına engel olunamaz belki ama etkilerinin asgariye indirilmesi muhakkak sağlanabilir. Merkezi planlama ile önceden alınacak tedbirlerin yaşatmaya yönelik olması bir tercihtir. Sel, deprem, tsunami vb doğa olaylarının anlaşılamayan bir gücün kudreti ile açıklandığı dönemler çokça geri de kalırken bugün hala yetkilerini o anlaşılamama surat ifadesiyle açıklamalar yapması anlaşılamayan olan.

Yaşamın önceliğinden, metanın önceliğine geçiş dönemin de doğanın yapabilecekleri anlaşıldı da öncelik sıralaması metanın kendisi oldu. Üretenin değil ürettiği ürünün kıymeti belirleyen olan iktidarlar ve devletler oluştu. Konutlar ona göre yapıldı. İşçi havzalarındaki inşa edilen yüksek binalar ile denize münhasır villalar orta çıktı. Yerleşimler kimler için yapılıyor sorusunun yanıtı belliydi. Bilinen durumun sonuçlarının neye yol açacağı da kahinlerin bileceği bir belirsizlik barındırmıyordu.

Türkiye’de 21 gündür yaşadığımız” Asrın felaketinin” 10 İli dümdüz etmesinin afetin yıkıcı gücüyle değil de, ekonominin merkezin de yer alan inşaat sektörünün karı dışın da hiçbir şey düşünülmeden bilinçli bir sınıf tavrı olduğunu hatırlayarak devam edelim.

AKP iktidarı döneminde iş yerlerin de çalışırken ölen işçilerin, bir doğa olayın da ölenler ile kıyaslaması yapıldığın da süreklileşmiş bir gündelik kasıtlı ölüm verileriyle karşılaşabiliriz. İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisinin yayınladığı rapor da AKP iktidarı dönemin de 30 bin 224 kişi çalışırken yaşamını yitirmiş. Yıllık ortalama 1500 işçinin ölümü demek oluyor bu. Ölümlerin nedenini hangi doğa olayıyla açıklayabiliriz?



Depremden sonra açıklanan resmi ölüm istatistiklerinin yayınlanması bir süreden sonra durduruldu. En son açıklanan rakamlara göre 44 bin 374 kişi enkazın altın da kalarak yaşamını yitirdi. Artçı depremlerin yanı sıra farklı büyüklükte depremler sürüyor. Hasarlı binalara girilmemesi uyarısı yapılırken Kahramanmaraş’ta tencere tabak üretimi yapan metal fabrikasında patronların talimatıyla içerdeki ürünler çıkartılırken kolonların çökmesiyle bir işçi enkaz altında kalarak yaşamını yitirdi.



Fabrikanın kapısında yazan önce iş güvenliğinin normalde de süs olsun diye asıldığı işçi cinayetlerinin sürekliliğinden anlaşılabilinir. İşçi cinayetlerin de birinci sıra da inşaat, yol iş kolunun olması çalışırken ve barınırken öncelikli ölüm riskiyle karşılaşılan grubun işçilerin olması asrın felaketinin sadece 21 gün ile sınırlı olmadığının da kanıtlarcasına enkazdan tabak çıkarılması talimatı verilmesinden anlaşılabilir.

200 yıldan fazladır devam eden kar merkezli üretim süreçlerinin hâkim olduğu iktidarların yol açtığı nice felaketler yaşandı. Felaketlerin kısa bir sürece hapsedilmesi insanlığa haksızlık olur.