2009 yılında Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesindeki bir maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında 19 maden emekçisi can vermişti. AKP’li bakanlar, hiç utanıp sıkılmadan böyle ölümlere “güzel ölüm” diyorlar ekranlarda..
İki gün önce, bu maden ocağının sahiplerinin duruşması vardı. Mahkeme, yargılanan patronlara beşer yıl ceza verdi, ölen madencilerin yakınları ise haklı olarak bu düşük cezalara isyan ettiler. Bu memlekette puşi takanın, kitap yazanın kaç sene hapis cezası ile yargılandığını okurlarımız iyi biliyor. Tam 19 canın bedelini toplamda 5 seneyle ödetmek işte bu adaletin cilvesidir, adalete güvenelim arkadaşlar.
İş cinayetleri, düzen gazetelerinde haber niteliğini kaybediyor ve bu toplumsal yara giderek derinleşiyor. İktidar ise, kapitalizmin pençesinde can veren emekçilerin hesabının dahi sorulmasını istemiyor.
Bu yılın şubat ayında, Afşin’de yüklenici şirket tarafından işletilen kömür sahasında 2 heyelan oldu, ikisi mühendis toplam 11 emekçi heyelan altında kalarak can verdi. Bu emekçilerin cenazeleri halen o heyelanın altında duruyor. Devlet, kendi denetiminde bulunan bir kömür sahasında heyelan altında kalan emekçilerin cansız bedenlerini 10 aydır oradan çıkartmıyor. Bilerek, isteyerek, yani taammüden işlenen bu suçun hesabını soranlara ise devlet hiçbir şekilde cevap vermiyor.
Afşin’de yaşanan iş cinayeti hakkında, TMMOB Maden Mühendisleri Odası, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bazı kritik sorular sordu. Heyelan öncesinde hangi önlemlerin alındığını, yapılan uyarılara karşın nasıl bir denetim yapıldığını soran odaya, şirketin ticari sırrı olduğu gerekçesiyle yanıt verilmedi. Aynı soruları, İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel yazılı soru önergesiyle bir daha sordu, ona da doğru düzgün bir cevap vermedi bu devlet. Bakanın verdiği cevap önümde duruyor ve aynen şöyle; “Söz konusu bilgi ve belgeler, yasalar gereğince bu konuda yetkili olan merciler ile paylaşılmaktadır”..
Bakana bak, bir de verdiği cevaba bak..Yani bakan özetle diyor ki, siz yetkili falan değilsiniz, bu iş sizi ırgalamaz.. Mübarek sakalına hürmet et be birader, bu nasıl bir cevaptır?.. Sana bunu soranlardan birisi 14 binden fazla üyesi olan TMMOB Maden Mühendisleri Odası, öbürü de 143 bin oyla seçilmiş bir milletvekili..Daha kim yetkili olacak?..Hem sana mı düştü o şirketin ticari sırlarını korumak?.. O şirkete kapılanmış bir alay eski MİT’çi boşuna ekmek yemiyor orada, bırak onlar kendileri korusunlar neyi koruyacaklarsa..
Bir ayıbın üzerini açmak isterken, başka bir ayıpla örtüldü maden cinayetleri..Devletin derinliğinin, maden ocağının derinliğinden daha fazla olduğunu anladık.
Maden ocağı sahibi mahkum patronlara tavsiyemdir; mahpusta ayazda kalırsanız birtakım başıbozuklar size puşi falan verirler, sakın takmayın; öyle her verdikleri kitabı dergiyi de okumayın, yoksa demirbaşa sayarlar sizi orada. 19 emekçinin canına karşılık 5 sene ceza alan adam, en fazla 3 sene yatar içeride. O da sağından soluna dönünceye kadar geçer, hiç olmadı avluda geçer..
İşinizi gücünüzü, şirketlerinizi falan da merak etmeyin, en azından ticari sırlarınız, iktidarın bakanlarının emin ellerindedir..