Göz göre göre... - Mehmet Akyol

Gazeteler yazıyor, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği verilerine göre; 2016’nın ilk 5 ayında en az 148 tarım işçisi çalışırken yaşamını yitirdi. İşçilerin en çok, trafik - servis kazalarında, düşme, ezilme - göçük nedeniyle yaşamını yitirdiği belirlenirken, yalnızca mayıs ayında trafik kazası nedeniyle 22 işçi yaşamını yitirdiği belirtiliyor. Gene aynı kaynak tarafından yapılan araştırmaya göre 3 yılda 912 tarım işçisi hayatını kaybetmiş.

Yaz aylarında özellikle mevsimlik tarım işçilerini bunaltıcı sıcak ayında düşük ücretler, uzun süreli çalışma beklemiyor. Gazetelere sadece ölümle biten kazalar yansıyor, kazalarda yaralananlar, tarlada çalışırken hastalananlar hakkında hiçbir veriye sahip değiliz.

Mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarını dile getiren o kadar çok rapor, soru önergesi var ki, saymakla bitmez. Her rapor küçük üreticilerin yıkıma uğratılmasına değinilerek mevsimlik tarım işçilerinin karşı karşıya olduğu sorunları anlatır. Bir mevsim boyunca bir bölgede kalıp çalışan tarım işçilerinin yanı sıra, en kötü koşullarda çalışanların gezici tarım işçileri olduğunu belirten raporlar, bu durumun en çok Adana, Adıyaman, Urfa ve Düzce’de görüldüğüne dikkat çekilir, göçmen işçilerin karşılaştığı ırkçılığa da değinilir, kadın işçilerin durumu, dayıbaşılık, barınma ve ulaşım sorunları üzerinde durulur.

Gerçi bu raporlar bir sonuç vermiş gibi gözüküyor, 2010 yılında Başbakanlık tarafından kararlaştırılan ‘Mevsimlik Gezici Tarım İşçilerinin Çalışma ve Sosyal Hayatlarının İyileştirilmesi’ başlıklı bir Genelge ile soruna çözüm bulmak için, “Mevsimlik gezici tarım işçisi (İşçi) gönderen ve alan her il ve ilçede, mülki idare amirinin başkanlığında; o ildeki ve ilçedeki ilgili kurum ve kuruluş, işçi, aracı ve işveren (toprak sahibi/işleyen) temsilcilerinin katılımı ile ‘İl/İlçe Mevsimlik Gezici Tarım İşçileri İzleme Kurulu’ oluşturulacaktır” denmiştir. Nitekim onlarca il ve işçede bu kurullar oluşmuş ve düzenli toplantılar yapmıştır.

Bazı vali ve kaymakamlıkların sitelerinde bu kurullara ilişkin bilgiler bulunmaktadır. Rasgele bir ikisine bakalım,

‘Mevsimlik Gezici Tarım İşçileri İzleme Kurulu 01.08.2014 Cuma günü Saat 11,00 de kaymakam başkanlığında, Belediye Başkanı, İlçe Emniyet Müdürü, Toplum Sağlığı Merkez Müdürü, İlçe Gıda,Tarım ve Hayvancılık Müdürü Vekili, İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanı, Ziraat Odası Başkanı ve İlçe Garnizon Komutanı’nın katılımı ile toplanılmış ve aşağıdaki kararlar alınmıştır.’ Görüldüğü gibi ‘işçi, aracı ve işveren’ kurulda yer almamakta, devlet kurumları onları çağırma gereği görmemiş olsa gerek. Alınan kararlar mı? Kontrol, kontrol, kontrol...

Veya ‘Ordu’nun Altınordu ilçesinde mevsimlik tarım işçilerine yönelik oluşturulan “Mevsimlik Gezici Tarım İşçileri İzleme Kurulu” toplanarak yapılması planlanan işlemler görüşüldü.’ Katılanlar Akyazı’daki gibi, kararlarda öyle.

Kaç tane böyle kurul var, pek bilinmiyor, yılda bir iki sefer formalite icabı toplanıp kendilerine göre kararlar alıyorlar ve ‘mevsimlik işçilerin sorunları’ çözülmüş oluyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre sayıları 300.000 civarında olan mevsimlik gezici tarım isçilerinin fiilen kayıt dışılar ve çocuklar ile birlikte en az bir milyon olduğu tahmin edilmekte. Toplamda 50 ye yakın ilde çalışan bu insanların %95 i sigortasız olarak çalışmakta. Sorunun ne kadar büyük olduğu ortada. Az ve yetersizde olsa bu konuda hazırlanan raporlarda sorunları, hatta çözümlerini ortaya koymuş durumda.  

Ancak sadece kazlarda ölenlerin sayısının artmış olması bile çözümlerin hayata geçmediğini açıkça göstermekte. Kuşkusuz sorunların çözümünde belirleyici olan mevsimlik tarım işçilerinin kendi öz örgütlerini yaratmaları. Bu konuda atılan adımlar var, ama bunlar daha işin başlangıcı. Bu kurumlaşmayı yaygınlaştırmak ve destek olmak için, örneğin Halkların Demokratik Kongresi veya partisi bulundukları yerellerdeki söz konusu kurumlara katılmayı deneyemezler mi? Bu kurulların görevlerini yapmaları konusunda girişimlerde bulunmak, göz göze insanların ölmesini seyretmekten daha iyi değil midir?