İş cinayetleri önlenebilir! - Mahmut Arslan ile söyleşi

2014 yılında Türkiye’yi yasa boğan maden faciaları ve açık saha şantiye çalışmalarında hayatını kaybeden çok sayıda işçinin ardından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ‘İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’ çerçevesinde çok sayıda değişime gitmişti. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin raporlarına göre 2015 yılında bin 700 dolayında işçi çeşitli iş kazalarında hayatını kaybetmişti. Yapılan tüm yasal düzenlemelerin ardından işçi ölümlerinin önüne geçilemiyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin 2016 Ocak raporuna göre ise bu yıl Ocak ayında 110 işçi hayatını kaybetti. Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, 2014 yılından bu yana gerçekleşen işçi ölümlerini, geç kalınmış olarak nitelendirilen tedbirleri Yenigün’e değerlendirdi.

‘ÖNLEYİCİ TEDBİRLERİ, FACİALAR SONRASINDA KONUŞUYORUZ’

İş kazalarını kaza olarak değil iş cinayetleri olarak gördüklerini dile getiren Arslan, “Dünyada işçi ölümlerinde ülkemiz ilk üçün içerisinde. Bu kadar yasal düzenlemeye rağmen, çok sayıda önleme rağmen bir zihniyet değişimini gerçekleştiremediğimiz için bu durumdayız. Önleyici tedbirleri ne yazık ki bir facia meydana geldikten sonra konuşuyoruz. Bu zihniyeti bir an önce terk etmek zorundayız” diyerek Hak- İş tarafından yapılan araştırmaların sonuçlarının TÜİK’in araştırma sonuçlarıyla eşleştiğini ve ölümle sonuçlanmış iş kazalarının yüzde 95’inin önlenilebilir iş kazalarından oluştuğuna dikkat çekti.

‘DAHA ÇOK KAZANMAK İÇİN İNSAN HAYATINI HİÇE SAYIYORLAR’

Sonuçlar incelendiğinde tedbir noktasında yetersiz olunduğunun bariz bir şekilde gözler önünde olduğunun altını çizen Arslan, “Bu konuda ehemmiyet göstermiyoruz. İşverenlerimiz maalesef daha çok kazanmak için daha çok üretmek için insanların sağlığını hiçe sayıyor. Bunun sonuçlarını Soma faciasında, hemen dibimizde Ermenek’te gördük. Yine İstanbul Mecidiyeköy’de yaşanan asansör faciasını hatırlayacaksınız, bu tür olaylar saymakla bitmez. Bu Türkiye’nin çözmesi gereken en temel sorunlardan bir tanesidir” ifadelerini kullandı.

‘TAMAMEN BİR ZİHNİYET DEĞİŞİMİ ŞART’

Bir alışveriş merkezi inşaat sahasında işçi çadırlarının yanmasıyla çok sayıda işçinin yanarak öldüğünü ve olayın neredeyse hafızalardan silinmiş olduğunu söyleyen Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan konuşmasına şöyle devam etti, “İnsanlar, hayatının baharında, ekmeğini kazanmak için, insanca yaşamak isteyip alın terini akıttığı yerde tedbirsizlikten dolayı hayatlarını kaybediyorlarsa, bu devletimizin sorumluluğudur. Bu konuda gereken düzenlenmelerin yasal olarak yapılmış olmasına rağmen bu ölümleri maalesef sonlandıramıyoruz durduramıyoruz. Hak-İş olarak önerimiz şu, toplumun tüm kesimiyle, işvereni, işçisi, devleti ile tamamen bir zihniyet değişimi. İhtiyacımız olan bu zihniyet değişimi ile daha fazla üretim olsun, işveren daha fazla kazansın pekala ama öncelikle insanı ve onun emeğini koruyarak başlayacağız Hak-İş olarak, iş kazalarının iş cinayetleri olmaması adına, ölümlerle sonuçlanmaması için çeşitli projeler yürütüyoruz”.

‘İŞÇİ ÇOCUKLARA SAHİP ÇIKMAK ZORUNDAYIZ’

İşçi hakları bakımından ihmal edilen bir diğer konu olan, Suriyeli işçiler ve çocuk işçilerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Arslan, “İnsan hayatını hiçe sayan bu düzeni, zihniyet karmaşasını kabul etmiyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile yaptığımız görüşmelerde, Suriye’den gelen kardeşlerimizin izin belgeleri alınarak, iş yerlerinde belli oranda çalıştırılabilmesi adına bir prensip anlaşmamız var. Bir işletmede yüzde 10’u geçmemek kaydıyla Suriyelilerin istihdam edilmesiyle birlikte ücret ve sosyal güvenlik haklarıyla, Türk vatandaşlarımızla eşit konumda çalıştırılmaları konusunda ciddi bir çalışma var bu çalışmaları destekliyoruz” ifadelerini kullandı. Suriyeli vatandaşların sırf yabancı uyruklu oldukları için gördükleri muamelenin insan haklarına ve kul hakkına ihlal olduğunu bu ayıbı yabanlarla mücadele ettiklerine değinen Arslan, “Bunun dışında özellikle çocuk işçilerin, ki büyük çoğunluğunu Suriyeli çocuklar oluşturuyor, kimsesi yok diye, güvencesi yok diye insani şartların dışında çalıştırılan çocuk işçiler için dayanışma içinde olacağız. Bu konuda sonuna dek çaba sarf edeceğiz. Bu bir insan hakları ihlalidir. Bu çocuklara sahip çıkmak zorundayız” diye konuştu.