Petrol-İş Sendikası Gebze Şube Başkanı Süleyman Akyüz ile sermayenin kıdem tazminatını gasp etme hazırlıkları üzerine...
-Sermaye işçilerin kıdem tazminatına göz dikmiş durumda. Hükümet de sermayenin bu istediği doğrultusunda adım atmaya hazırlanıyor. Siz kıdem tazminatı üzerinden gündeme gelen bu gasp planını nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Kıdem tazminatı ısıtılıp ısıtılıp gündeme getirilen bir konu. Sendikaların ve emek kesiminin de karşı duruşu ile tekrar rafa kaldırılan sonra tekrar rafa kaldırılan bir konu. Bu bugünün konusu değil tek başına. Ama ısrarla hükümet bu konuyu gündeme getiriyor. En son kasım seçimlerinden sonra kendini daha da rahat ve herhalde güçlü hissederek üzerimize gelmeye başladı. Bir kere biz, Kıdem Tazminatı Yasası’nı değiştirirken, mevcut sisteme bizim lehimize bir şeyler ekleyip değiştirecekse bir şey söyleyecek değiliz. Ama mevcut sistemin gerisine düşeceksek bütün sendikaların ve emek örgütlerinin, halkımızın karşı durması gerekir. Önümüze konulan tabloda mevcut kullanılan hakkımızın gerisine düşüleceği aşikardır.
Bugün biz işten çıkarıldığımızda kıdem alıyoruz. Kadın üyeler evlenmeleri halinde 1 yıl içerisinde zaten alabiliyor. Askere gidenler alabiliyor. 3600 gün 15 yılı dolduranlar alabiliyor. İşverenlerin her türlü kendisini atması halinde alabiliyor. Emeklilikte alınıyor. Ölüm durumunda alınıyor. Bunu 30 gün brüt üzerinde alabiliyor. Şimdi koşul olarak 10-15 yılı doldurulacak, ölürse alacak ya da emeklilikte. Bunda hangisi daha bizim yararımızadır? Kıdem tazminatı çalışanın iş güvencedir, garantisidir, birikmişidir. Şu an kıdem tazminatından dolayı kolay kolay işçi çıkaramıyorlar. Toplu çıkardığı zaman hele büyük bir yekûn tutuyor. Bunu fona devrettiği zaman herhangi bir yükümlülüğü kalmıyor. Kolayından işçi çıkarabilecek. İstediği an işçiyi çıkarabilecek, seçebilecek. Fona devredilecek fon garantide değil. Devlet garantisi yok. Fon kimin elinde. İktidar yandaşlarına peşkeş çekecek o da başka bir şey. İşsizlik fonundan bunu biliyoruz. İşsizlik fonu yandaşlara, işverenlere peşkeş çekildi.
Kurumsal çalışan işyerleri de fonu istemiyor bu arada. 1 gün çalışan alacak, küçük işletmelerde alacak diyorlar. Yasaya iki cümle ekle alsın. Amaç kıdem tazminatını işçilerin almasını sağlamak olsa böyle yaparlardı.
Dolayısıyla biz buna kesinlikle sendika ve konfederasyon olarak karşıyız. Türk-İş Genel Kurulu’nda greve gitme kararı alınmıştır. Şu an buna karşı çıkan Türk-İş ve DİSK. Hem memur sendikalarından hem işçi sendikalardan fonu destekleyenler vardır. Gerekçe olarak 1 gün çalışan da alacaktır, herkes alacaktır, iflas eden şirket işçileri de alacaktır diyorlar. Bunun yolu fon değildir ama. Biz sendika olarak bir; kıdem tazminat tavanının kaldırılmasını istiyoruz. İki; herkesin gününe göre almasını istiyoruz. Üç; iflas eden iş yerlerinde alacaklarda önceliğin işçi haklarına verilmesini istiyoruz. İşverenden devletin bu parayı tahsil edip işçiye vermesini istiyoruz.
13,5 milyon çalışanın olduğu yerde %14’ü kıdem tazminatından yararlanabiliyor. Yararlanamamasının sebebi hükümetlerdir, devleti yönetenlerdir. Kendilerini ele veriyorlar. Kaçak işçiliğin önüne geçmek devletin görevi.
Kıdem hakkı için tüm emek örgütlerinin yan yana gelmesi gerekir. Öncelikli örgütlü işyerleri, sendikalar, eskiden toplanan Emek Platformu gibi bir araya gelmek gerekir. İşçi sınıfı birleştirici unsuru olmuştur. Kıdem hakkı geçmişteki mücadeleci arkadaşlarımızın mirasıdır. Bu mirası geliştirerek teslim etmek gerekiyor.
- Şu anda kıdem hakkı için Petrol-İş Gebze’de neler yapıyor? Neler yapmak gerekir?
Gebze’de Sendikalar Birliği’nin bir özelliği vardı. Farklılıkları bir tarafa atıp ortak noktalarda birleşmeyi becerebilen bir yapısı vardı. Fakat son zamanlarda metal sektöründe yaşananlar sendikalar arası kavgalar, mücadeleler biraz toplanma ve birlikte hareket etme refleksimizi kırdı. Şimdi bira olgunlaşmasını ve taşların yerine oturmasını bekliyoruz yeniden bir araya gelmek için. Bunun yanında Hak-İş fonu destekliyor. Sendikalar Birliği’nin tam anlamı ile bir araya gelmesi bu konuda zor. Fonu destekleyen memur sendikaları var. Yalnız hep beraber ortak nasıl bir araya geliriz diye uğraşıyoruz. Sendikaları ve emekçileri etkilemek, fona desteği çoğaltmak için son dönem bir de yasa tasarısını hükümetin yumuşatma çabası var. Biz gelecek nesillerimize daha iyi şey bırakmak zorundayız.
Kıdem Tazminatı Yasası, Özel İstihdam Büroları ve kiralık işçilik meselesi üzerine gelecek hafta Gebze’de sendikalar olarak bir araya gelmeyi hedefliyoruz. Ondan sonra da nasıl ortaklaştırırız diye bir çaba güdeceğiz. Bu arada yasanın hangi şekilde gireceğini ve konfederasyonların ve genel merkezlerin ne söyleyeceğini bekliyoruz. Küçük, lokal tepkiler yerine genel bir talep ve çıkış ortaya koymamız gerekiyor.