İşçiler ölüyor - Ali Orhan

“Ne Soma, ne Ermenek milat olmadı, iş kazalarında ölümler hız kesmedi. 2015 yılında bin 730 kişi çalışırken hayatını kaybetti. Çalışırken ölenlerin 18'i 14 yaşından küçük. Uluslararası ölçülerde çocuk sayılan 17 yaş ve altındaki ölü sayısı ise 63. Bu da kayıtların tutulduğu yılların en acı rekoru ne yazık ki!..”

Haber cümlelerle başlıyor TV kanallarında.

Türkiye olarak rekorları alt üst eden bir iş yaşamımız var.

İşsizlik oranlarını da, bu rakamlara eklersek, o zaman sormayın gitsin.

Türkiye’de iş bulmak bir sorun, iş hayatında hayatta kalabilmek daha farklı bir sorun.

Soma’yı hatırlayanımız var mı?

Hani orada, 301 madenci göçük altında kalmıştı da, büyüklerimiz, “madenciliğin fıtratında var böyle ölümler” demişlerdi ya.

Demek ki bu ülkenin insanı olmak çalışırken ölümü göze almak demek.

Rakamlar o kadar kötü ki, son dört yılda tam 4 bin 851 vatandaşımızı iş kazalarında kaybetmişiz.

Bunlara terörde kaybettiklerimizle trafik kazalarını katmıyoruz bile.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin verilerine göre, 2015 yılında iş kazalarında kaybettiğimiz vatandaşlarımızdan 148’inin yaşı bile bilinmiyor.

Ve bu kaza istatistikilerinde, dünya istatistiklerini alt üst etmişiz.

Yakışır mı bize.

Yakışmaz ama yaşıyoruz ne yazık ki, böyle istatistikleri.

İş kazalarında hayatını kaybedenlerin birinci sırasında inşaat ve yol çalışmaları var.

Demek ki, “İnşaat alanına baretsiz girmeyin” uyarısı yeterince iyi anlaşılmıyor.

Ya da, sadece yasak savmak için duvara asılmış bir yazı.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin elinde, bu kazalarda ihmali bulunan işyeri sahipleri ve sorumluları için ne gibi bir işlem yapılmış, bu kazalarda hayatını kaybeden işçilerin ailelerine ne gibi yardımlar yapılmış, acaba bununla ilgili bilgi var mı diye merak etmedim değil.

Çünkü, Soma’da hayatını kaybeden madencilerin aileleri ile ilgili değişik mağduriyet haberlerini okuduk.

Hani diyorum ki, iş kazalarında da “Ölen öldü kalan sağlar bizimdir” felsefemiz var gücü ile çalışıyor mu?

Bizde yani benim ülkemde yaslar, hep patrondan yana mı çalışıyor acaba.

Neden böyle düşündüğümü merak ediyorsunuz değil mi?

Mesela Soma faciasında işyeri sahibi ne gibi bir cezayla karşı karşıya kaldı.

Ermenek faciasını da unutmadım.

Peki asansör faciası.

Bunlar bir anda aklıma gelenler, ha bir de geçtiğimiz yıllarda sel felaketinde minibüsün içinde boğularak ölenler vardı değil mi?

Mesela o işçilerin ailelerine ne gibi bir yardım yapıldı, işyeri sahibine yasal bir yaptırım uygulandı mı?

Biliyorum bunları sorguluyorum diye kızıyorsunuz ama ne yapayım meslek hastalığı benim ki de.

İnanın sormadan, sorgulamadan duramıyorum.

Ama hüküm vermek haddime değil.

Ha bu kaza istatistiklerinde Antalya Türkiye genelinde kaçıncı sırada mı?

Birinci sırada 142 ölümle İstanbul var, ondan dolayı lider değiliz, ikinci sırayı 88 içi ölümü ile İzmir almış.

Bizimle, yani Antalya ile İzmir’in arasında 77 rakamı ile Bursa var.

Verilere göre biz 4. sıradayız ve 2015 yılında 75 işçimiz iş kazalarında hayatını kaybetmiş.

Bunları yazarak moralinizi bozmak istemiyorum, yazmamdaki tek neden hem hafızalarımızı tazelemek, hem de işçi güvenliğine dikkatleri çekmek istedim.

Antalya Gazetesi