Bu devlet işçi sağlığı için ne yaptı - S. Murat Çakır

5 Ağustos’ta çekilen bir video sosyal medyaya düştü. Yer Hakkari Yüksekova’da bir şantiye. Bir inşaata baskın düzenlenmiş. Genç yaşlı 52 kişinin elleri arkadan bağlı, Özel Harekât Timi tarafından zorla yere yatırılmış. Başlarındaki komutan, yerdekilere hakaret ve tehditler yağdırıyor. Bir taraftan da video çekiyor: “Ne yaptı lan size bu devlet? Hepinizi tanıyorum ben. Kim ki hainlik yapıyor karşılığını görecek! Türk’ün gücünü göreceksiniz!”...

Seçim sonuçları halkların kardeşleşmek için attığı adımların karşılığını gösterdi. Başkanlık rejiminin karşısında durduk, haklar ve özgürlükler mücadelesinde karşılıklı adımlar attık ve kazanımlar elde etmeye başladık. Rejimin böyle bir kardeşlik ve barış bloğuna karşı savaş bloğu oluşturmaya çalıştığı ve birçok saldırı gerçekleştirdiği dönemde çekilen bu videoda sürecin bir görüntüsü...

Ne yaptı lan size bu devlet? sorusunun cevabı zaten görüntülerde gözüküyor. Neler yapmadı ki. Herkesin durduğu yerden bir cevabı olacak elbet ama 9 Ağustos itibarıyla işçi sağlığı mücadelesi açısından bakarsak...


AKP iktidarı döneminde, yani yaklaşık 13 yılda en az 15 bin 568 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. AKP kah işveren olarak kah denetlemeyerek ya da patronları koruyarak işçilerin ölmemesi için birşey yapmadı. Kader ya da fıtrat dedi...

Halen görevde olan AKP’li Faruk Çelik’in bakanlık yaptığı dönemde en az 7 bin 284 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Faruk Çelik iş cinayetlerinden yargılanması gerekirken sanki sorumlu o değilmiş gibi hala her konuda görüş belirtiyor. Geçen hafta kamu çalışanlarının toplu sözleşme toplantısında dışarıda açıklama yapmak isteyen KESK üyelerine polis saldırdı...

Soma’da 301 madencinin katledilmesinin faili AKP’li Taner Yıldız’ın Enerji Bakanlığı döneminde madenlerde en az 816 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Çalışma Bakanı Faruk Çelik ve Enerji Bakanı Taner Yıldız sorumluluğunda geçen hafta bir kararname çıkarıldı. Madenlerde patlamalara karşı kullanılması gereken uygun ve güvenli bir şekilde sertifikalandırılmış (ATEX standartlarında) teçhizat kullanımı zorunluluğu 31 Aralık 2019 tarihine kadar ertelendi. Bu erteleme patronların isteği üzerine oldu. Yani devlet madencilere beş yıl daha ocaklarda patlama sonucu ölebilirsin dedi...

İşçi haklarına ve işçi sağlığına dönük saldırılarda devletin yaptıklarını yaz yaz bitmez. Peki biz ne yapacağız. Kardeşleşme adımlarına devam. Hem barışın sesini yükselteceğiz hem de nerede bir işçi direnişi varsa gidip elvereceğiz. İş cinayetlerinde ölenleri devlet ve patronlar ayırt etmiyor: Türk, Kürt, Arap... Esenyurt’ta çadır yangınını hatırlarsınız. Çoğunluğu Vanlı ve Ordulu 11 işçi yanarak ölmüştü. Öyle ki “Ordulu Türk işçi ile Vanlı Kürt işçi”nin yangında kemikleri birbirine yapışmış ve ancak DNA testi sonucu kimlikleri belirlenebilmişti.

Mücadelemiz tam da böyle olmalı. İşçi hakları için mücadele ile barış için mücadele birbirinden ayrılmamalı. Barış ve kardeşlik ülkesinde beraber üretmek ve beraber yönetmek hedefiyle...

***

Dört yılı aşkın bir süredir işçi sağlığı ve iş güvenliği mücadelesi veriyoruz. Bu dönemde işe bağlı ölüm ve hastalıklar sonucu yaşanan acıları derinden yaşadık. Benzer bir acının ‘savaş acısının’ bugünlerde ülkemizde ve içinde bulunduğumuz coğrafyada büyütülmeye çalışıldığına şahit oluyoruz...

İşçi sağlığı ve iş güvenliği mücadelesi savaşa karşıdır. Savaş politikaları uygulandığında insanlarımızı özellikle gençlerimizi toprağa veriyoruz. Bu dönemlerde işçi sınıfının hak ve özgürlüklerine de yönelik saldırılar artıyor. Kent ve doğanın yağma süreci derinleştiriliyor. Yani acı çeken hep yoksullar, ezilenler oluyor... Tam da bu noktada işçi sınıfı olarak her alanda olması gerektiği gibi işçi sağlığı ve iş güvenliği mücadelesinde de tekrar altını çiziyoruz:

“Savaşa karşı barışı, şovenizme karşı halkların kardeşleşmesini savunduk ve savunmaya devam edeceğiz...”