İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) Ocak- Temmuz döneminde 971 işçinin iş kazaları sonucu hayatını kaybettiğini açıkladı. Ölüm kimi zaman yerin 1200 metre altında, kimi zaman lüks bir inşaat projesinin 35’inci katında yakaladı emekçileri…
Ölümden kaçmak mümkün değil elbet. Ancak iş kazalarını önlemek pekâlâ mümkün.
Bugün gereken önlemleri almadığı için çalışanlarının sakat kalmasına neden olan bir işvereni ve işçilerin yaşadığı dramı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Hikâyemizin kahramanı olan Hasan Yalpı, 50 yaşında. 2.5 yıl önce İstanbul Hadımköy’de faaliyet gösteren bir fabrikada temizlik işçisi olarak işe başlamış. Milyonlarca kişinin işsiz olduğu bir dönemde işine sahip çıkmak için kendisinden istenen her şeyi yapmış.
Yeri gelmiş temizlik yapmış, yeri gelmiş forklift kullanmış. Hatta profesyonel işçilerin bile altından zor kalktığı tel çekme makinelerinde bile çalışmış. Amirlerine “Bu iş benim uzmanlık alanım değil, ileride başıma bir kaza gelmesinden korkuyorum. Beni bu işten alın” dese de durum değişmemiş. “Çalışmak istemiyorsan kapı orada” denilince Hasan kardeşimiz boynunu büküp çalışmaya devam etmiş.
İŞYERİNDE BÜYÜK ACI
Sonunda korktuğu olay başına gelmiş. 3 ay önce 27 Mayıs günü kendini tel çekme makinesine kaptırmış. Can havliyle kendini kurtarmış ama sağ elini kurtaramamış. “Gözlerimi hastanede açtım. Sağ elim kopmuş, vücudum yanık içindeydi. 3 aylık yoğun tedavi sonrası halen yaşadığım travmayı atlatmaya çalışıyorum” diyen Hasan Yalpı sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim işyerinde son 1 yılda 4 ağır iş kazası oldu. Bir arkadaşımızın beli kırıldı, diğerinin parmağı koptu, öbürünün ayak bileği kırıldı. Benim de elim koptu. Hastaneden çıktıktan sonra işverene gittim. Bana ‘Sosyal Güvenlik Kurumu bizi zaten mahkemeye verecek. Sen de dava aç. Sonra anlaşırız’ dedi. Kafamdan aşağı kaynar sular döküldü.”
İşverenin bu umursamaz tavrı karşısında oldukça şaşıran Hasan Yalpı, ‘Engelli Hakları Federasyonu’na geldi. Kurumun hukuk müşaviri ve engelli hakları uzmanı Avukat Turgay Özcan’a başına gelenleri anlattı.
İşverenin tavrına hayli sinirlenen Özcan engelli kardeşimizin davasını hiç bir ücret almadan kabul etti. Akabinde Önce Bakırköy 5. İş Mahkemesi’ne, dava açtı. Ceza davası için de yasal süreç başlatıldı.
YALNIZ DEĞİLSİNİZ
Hasan kardeşimizin bu anlattıklarından sonra fabrikayı aradım. Santraldeki bayan beni yetkili birisine bağladı. Kendimi tanıttıktan sonra kendisine “Bir yıl içinde fabrikanızda tam 4 iş kazası meydana gelmiş. Bu kazalar çalışanların dikkatsizliğinden mi, yoksa yeterli güvenlik önlemi almadığınız için mi meydana geldi?” sorusunu yönelttim. Yetkili “Detaylı bilgi verebilmem için bana bir e-posta atın” diyerek sorularıma kaçamak bir cevap verdi. Aldığım bu yanıt üzerine sorularımda ısrar etmemin de bir anlamı yoktu…
Evet, sevgili okurlar, Soma, Ermenek, Torun Center gibi kitlesel ölümlerle gündeme gelen iş kazalarında her yıl binlerce vatandaşımız, kardeşimiz, emekçimiz de sakat kalıyor. Daha fazla kar elde etmek için insanları ölüme gönderen veya sakat bırakan işverenlerin sayısı bir hayli fazla.
Rabbim evine ekmek götürmek için boynunu büküp çalışan emekçileri ‘Cüzdan hastalığı”na yakalanan “Paragöz” işverenlerin gazabından korusun.
Öte yandan unutmayın asla yalnız değilsiniz. Türkiye’nin neresinde olursanız olun, eğer engelliyseniz, ya da bir kaza sonrası sakat kaldıysanız, Engelli Hakları Federasyonu Hukuktan Sorumlu Başkan Yardımcısı Avukat Turgay Özcan’ı (0216 366 86 44, 0542 543 18 01) arayın. Kendisi sizler adına gereken mücadeleyi sonuna kadar verecektir. Buna hiç şüpheniz olmanız…