Kader Ortakaya’nın anısına - Kader Ortakaya’nın Dostları...

Kader Ortakaya umudunu yüreğine yükleyip sınırları aşmaya çalıştığı, özgürlüğün ve eşitliğin rüzgârını herkesin duyabileceği bir dünya adına savaşmaya gittiği günlerin evvelinde biz O’nu hayatın her alanında var olma telaşı içinde tanımıştık. O, çocukluğunu atölyelerde çalışarak geçirmiş, yaşadıklarını işçilerin sesi olup harmanlamaya, kadınların ezilmişliği için her alanda en önde haykırmaya, Kürt kimliğini, kültürünü yaşatmak adına halkların kardeşliğini vurgulamaya çalışmış bir devrimciydi.
 
Kader’in inadı okul sıralarında tartışmalarıyla ama çay sohbetlerindeki naif gülüşleriyle bir bütündü, yaşamın hem serin hem kızgın dalgalarında yüzer gibiydi. Kader, Marmara Üniversitesi’nde “İş Cinayetleri” başlığında yüksek lisans tez konusunu çalışacaktı. O, akademiyi eleştirel bir dil inşa etmek için araçsallaştırmış, hayatını yaşadığı mahallelerle, işçilerin bir araya geleceği alanlarla buluşturmuştu. Bizlerin onun sözlerini ve hayattaki mütevazı duruşunu kendi dilinden yaşatma imkânımız olamaz. Yine de onun yaşam ile harmanladığı mücadeleyi çoğaltmak adına en azından yarım bıraktığı konuyu devam ettirmeye çabalıyoruz. Ancak bizi bir araya getiren bu konunun mahiyetini ne akademi dünyasının kalemine sıkıştırmak, ne de kapalı kapılar ardında konuşulan bir olgu olarak bırakmak istemiyoruz. Çünkü O’nun izi bizi her gün yaşatılan baskı ve zulümlerle mücadeleye, yani yaşamın gerçekliğini yaşamın içinde öğrenmeye çağırıyor. İş cinayetlerini işlemek ise hem eleştirel bir dil tutturmak hem de mücadeleyi bir arada hayata ulaştırmaktan geçiyor. Kader’in adında cisimleşen bu mücadele gereğidir ki devletin namlusu onu hedef almış ve bu dili unutturmaya çalışmıştır. Fakat bellek, ne çalışırken ölenleri ne de bunu dile getirmek için mücadele edenleri unutmayacaktır. İşte bugün biz de O’nun sıra arkadaşları olarak bunları unutturmamak için bir aradayız.

Kapitalizmin varlığına imkân kılan ve devamına olanak sağlayan en temel bileşimi emek gücü yani emekçilerin yaratıcı potansiyelleri üzerinden gelişir. İşçiler hayatlarını devam ettirebilmek için bu yaratıcı edimlerini patron ile sözleşme yaparak kiralarlar. Yani çalışma süreçlerinde ortaya çıkartılan ürünleri meydana getiren diğer tüm üretim araçları gibi emek gücü de bir meta olarak sermayedarca mülk edinilir. Fakat emekçilerin bu yaratıcı potansiyelinin diğer bileşimlerden bir farkı vardır; o da sermayenin birikimini gerçekleştirebilmesine ön ayak olan artı değerin onun üzerinden gerçekleşmesidir. Bu öz gereğidir ki sermaye, birikimini gerçekleştirme imkânı bulur ve sürekliliği için de toplumsal süreçlerde alacağı tüm önlemler emekçilerin baskı altına alınmasına ve daha da yoksullaşmasına sebep olur. Başlangıçta basit bir iş sözleşmesi yani eşitler arası bir ilişki gibi gözüken bu hal, aslında sermayeyi biriktiren gücün elinde yoğunlaşan toplumsal bir hegemonya halini alır. Bu noktada görebiliriz ki, tüm toplumsal süreçlerde sermaye birikimi adına belli dönüşümler gerçekleştiren patronlar asla artı değerin kaynağı olan emekçilerin yaşam haklarını düşünmeyeceklerdir. Sistemin özü böylesi ilişkiler bütünüyle ilerlediği içindir ki, çalışırken işçilerin meslek hastalıklarına ve ölümlere mahkûm edilmesi asla “kaza” diye atfedilecek bir gerçeklik değildir. Çalıştığımız alanlardan bütünüyle yaşamın tahribatına kadar ölümlerle bizi yüz göz eden bu gerçekliğin temelinde ne olduğunu biliyoruz. Bu yüzden bu olguya asla “kaza” demiyoruz; bu bir iş cinayetidir, yaşamın topyekûn tahribatı ile halklara, emekçilere zindan edilmesidir. Düzenden korkmayan ve ona karşı direnen insanların devletin şiddetine nasıl maruz bırakıldığını görüyoruz. Kader’imize çekilen namlu, devletin ve sermayenin bu düzenine karşı direnen tüm halklara çekilmiş namludur. Bu yüzden bizler sistemin bu kirli yüzünü ifşa etmek isteyen dostumuzun kelamını devam ettirmek ve mücadele etmek gayretindeyiz. Bu sistemin dilini üreten tüm araçlara karşı çalıştığımız konu üzerinden “İş Kazası Değil, Cinayet” ve “Bizim Kader’imiz Direniştir” diyoruz!
 
 
Kader Ortakaya’nın Dostları...