Doğru söyleyeni işten mi atarlar?- Hilmi Toy

Doğru söyleyen sadece 9 köyden kovulmuyor, işten de kovuluyor. Ve bir sendika. İşten atılan üyesine sahip çıkmıyor. İşçilerin başına ne geliyorsa, birazda bu tür sendikacılardan geliyor. İşçiler bunun farkına vardığında, göz bağını çözdüğünde değişecek bu memlekette bazı şeyler. Direniş çadırı 6. gününde. Bu direniş senin için. Yaşam hakkı için. Bunun için yaşasın 10. köy.

Tuzla Gemi Tersanesi önünde açılan direniş çadırında 6. gün. Çadırda bir işçi, bir sendika. Bir de işçilerin yüreği, direnişin güç kaynaklarından dayanışma var.

Tamer Şeyhun adında bir işçi, 15 Mart 2014 tarihinde Tuzla Tersanesi'nde iş cinayetine kurban gitti. Şeyhun'un davası, hala Anadolu Adliye 68. Asliye Ceza Mahkemesi'nde devam ediyor. Şeyhun için açılan kamu davasında, ölen işçi aleyhine ifade vermediği için Eyüp Ayan de çalıştığı Tuzla Gemi Tersanesi'nden işten atıldı.

Bu nedenle Türk-İş'e bağlı Dok Gemi-İş Sendikası üyesi Eyüp Ayan, Tuzla Gemi Tersanesi önünde çadırı açarak direnişe başladı. Hem iş cinayetinde öldürülen işçi Tamer'e, hem de işten atılan Eyüp işçiye Limter-İş Sendikası sahip çıkıyor. Direniş çadırına öncülük ediyor, sahipleniyor. Dok Gemi-İş de bön bön bakıyor sadece. Bütün yaptığı iş bu.

Bu nasıl sendika, bu nasıl sendikacılık?

"Doğrucu Davut olma", "Doğru söyleyeni 9 köyden kovarlar" derlerdi susmayı öğretmek için. Doğru söyleyen sadece 9 köyden kovulmuyor, işten de kovuluyor. Susturmayı başarmak için "doğruyu söylemek sana mı kaldı? " derlerdi kimi büyüklerimiz. Doğrusu olmayanın doğruluğu olmaz ki zaten. Doğru olmayan doğruluk da istemez.

Ve bir sendika. İşten atılan üyesine sahip çıkmıyor. İş cinayetinde yaşamını yitiren üyesine de çıkmamıştı. Mahkeme de müdahil olmuyor. "İşçi kendi hatasından kaza yaptı öldü" diyen patrondan yana duruyor. Yani "İşçinin fıtratında ölüm var" diyenlerden yana bir sendika. Kod Adı "Dok Gemi-İş Sendikası".

İşçilerin başına ne geliyorsa, birazda bu tür sendikalardan ve sendikacılardan geliyor. İşçiler bunun farkına vardığında, göz bağını çözdüğünde değişecek bu memlekette bazı şeyler. Bunun için yaşasın 10. köy.

Doğruyu söyle, hakkını iste, iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçi arkadaşına sahip çık.

25/2'den işten atılabilirsin. Kıdem, ihbar tazminatların verilmez. Sendikalı isen sendikal tazminat hakkın da verilmez.

Sen kapıya konursun, patron yeni bir işçi alır. Bir sürede onun emeğini sömürür. Kapının önünde işsiz çok. İşçi mi yok çalıştıracak, "istersen çalış" der. Çarkı böyle döndürür patron.

İşçinin düzeni ise direniş. İşçinin yaşam çarkı da direnmekle dönüyor. Kol ve kafa emeği birleştikçe bu çark daha hızlı dönüyor. Kapının içindeki de dışındaki de bu çarkın dişlisi. Sahip çıkmak düşer her işçi ve emekçiye.

Direniş çadırı 6. gününde. Bu direniş senin için. Yaşam hakkı için, savaşsız sömürüsüz bir dünya için. Özgürlük ve adalet için.

Direniş dayanışma ister. Direniş güç ister. Direniş sendika ister. Yürekten selam ister. Direniş irade ve kararlılık ister. Direniş seni ister, beni ister, bizi ister. Direniş biz olmak, bizleşmek ister.

Bugün direnişin 6. günü. Vardiya saatinde kuruluyor çadır. İşçiler akıyor sanki öbek öbek. Yüzünü öte yöne çevirip geçenler var bir hışımla. Uzatılan bildiriye baka baka elini uzatmadan geçenler de var. Bir de ürkek ürkek adımlarla yaklaşan, tedirgin el verenler var. İnsanın içini acıtıyor.

Bir de sermayenin tüm baskı ve tehditlerine karşı ellerini avuçlayanlar işçi kardeşlerinin. Sermaye düzenine, patronların sistemine küfrü basıp geçenler var. Hal hatır sorup direniş çadırını kurmaya el atanlar var. Yürek güldürenler. Sabahın ayazında insanın içini ısıtanlar var böylesi.

Tersane de bir direniş birde çadır var. İçinde işçiler var. İçlerinde direnişin yüreği.

Ya sen nerdesin? Kimden yanasın sen? Limter-İş burada da sen yine yoksun. Yokluğun aranıyor buralarda. Burası Tuzla, Tuzla'da bir tersane. Gemiler yapılıyor, tamir ediliyor. Gemicikler oluşuyor. Gemicikler alınıyor.

Hakkını arayanı işten atıyorlar. Doğru söylemek senin neyine? Sana mı kaldı doğru söylemek? 21. yüzyılda hala hak hukuk mu diyorsun? Yaz bunları bir tarafa, özeti olsun hayatının.

Doğru söyleyeni işten atıyorlar.

Ne demişler? "Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner." Bir kez daha "Yaşasın 10. köy."