İç Güvenlik Paketi adı altındaki sıkıyönetim yasasının TBMM’deki görüşmeleri devam ederken yeni dönemki faşist baskı ve terör uygulamalarında kullanılmak üzere biber gazı ve gaz bombası teslimatları başladı.
Cumhuriyet’ten Pelin Ünker’in haberine göre, Güney Koreli DaeKwang’ın, Türkiye’nin kasım ayında verdiği 1 milyon 900 bin adet biber gazı kapsülü siparişinin 100 bin adedini havayoluyla 19 Ocak’ta teslim ettiği ortaya çıktı. 650 bin adet gaz bombasının ise 9 Şubat’ta Güney Kore’den Türkiye’ye doğru yola çıktığı ifade ediliyor. Şubat ayının bitiminde ise 750 bin adet biber gazı fişeğinin tamamının Türkiye’ye teslim edilmesi bekleniyor.
‘Biber gazı işkence aracıdır’
Konuyla ilgili açıklama yapan Biber Gazı Yasaklansın İnisiyatifi, biber gazı adıyla anılan kimyasal silahın bir işkence aracı olduğunu, ölümcül olduğunu bir kez daha hatırlattı.
2014 yılında 224 gün gaza maruz kalındığını, en az 8 kişinin hayatını kaybedip 453 kişinin yaralandığını hatırlatan inisiyatif, 2015 için biber gazı alımlarımızın ana kaynağı olan Güney Kore’de DAPA ve MOFA yetkililerine fax, mail ve sosyal medyadan gönderdikleri mesajların yanı sıra İstanbul, Londra ve Seul’da eş zamanlı basın açıklamaları ve imza kampanyaları yapıldığını ifade etti. Yapılan bu eylemliliklerle “Türkiye’ye biber gazı ihracatını durdurun. Şiddetin paydaşı olmayın” çağrısı yaptıklarını belirten Biber Gazı Yasaklansın İnisiyatifi, biber gazını üreten Güney Kore’li firma DaeKwang’ın bu süreçte ‘yasadışı üretim, belgelerde sahtecilik ve yasadışı hammadde alımları’nın ortaya çıktığına dikkat çekti.
‘Güney Kore de sorumlu’
Yaptıkları tüm uyarılara rağmen Güney Kore hükümetinin bu ihracatı onaylaması sebebiyle, kendilerinin de Türkiye’de yaşanacak biber gazı kaynaklı tüm ölüm ve yaralanmalardan sorumlu olacağı uyarısında bulunan inisiyatif, Güney Kore hükümetini Türkiye’yle yapılan anlaşmadaki onayları kaldırmaya davet etti.
Açıklamada, AKP hükümeti bugüne kadar neden olduğu ölüm, göz kayıpları ve ağır yaralanmalara rağmen ülkede ‘asayişi sağlamak’ için milyonlarca liralık biber gazına sarılmaya devam etmesinden, halka karşı nefret ve öfke dolu tutumlarından dolayı kınandı.
‘Polis devletine hayır’
İnisiyatifin açıklamasının son bölümünde meclisten geçirilmek istenen İç Güvenlik Paketine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
“Kartopu oynarken bıçaklanmadığımız, kadın olarak var olduğumuzda sokakların, evlerin, toplu ulaşım araçlarının bizlere dar edilmediği, ekmek almaya giderken çocukların öldürülmediği, grevlerin ‘savunma sanayi zarar görmesin daha çok TOMA yapabilelim’ denerek yasaklanmadığı, ‘laik bilimsel anadilde eğitim’ taleplerinin, siyasilere yönelik eleştirilerin ‘hakaret’ gerekçesiyle tutuklamalara dönüşmediği bir ülkede yaşamak istiyoruz.
İç Güvenlik yasası adı altında ‘polis devleti’ kurulmasını da bu polis devletinin ismine uygun olarak ‘sunacağı hizmetin’ herkese yetecek kadar biber gazı fişeği ithal etmek olmasını da kabullenmiyoruz.
Biber gazı ithalatını gerek can kaybı gerekse bütçe kaybı olarak her anlamda ‘kamuyu zarara uğratmak olarak’ olarak gördüğümüzü, biber gazı kullanımının tüm dünyada ve ülkemizde yasaklanmasını sağlayıncaya kadar, başka bir dünya için mücadelemize devam edeceğimizi bildiriyoruz.”