Elektromanyetik alanların etkisi - Selim Şeker ile söyleşi

Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, İstanbul Tabip Odası ve İstanbul Barosunun ortak düzenlediği “Elektromanyetik Alanlar ve Etkileri Sempozyumu” 7-8 Ekim’de Yıldız Teknik Üniversitesi Beşiktaş kampüsünde gerçekleşecek. Gazetemize konuşan Boğaziçi Üniversitesi  Elektrik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Şeker sempozyumla amaçladıklarının, elektromanyetik alanların çevre ve  halk sağlığı üzerindeki etkilerinin neler olduğu konusunda halkı bilgilendirmek olduğunu dile getirdi.

Üç farklı meslek örgütü ilk defa bir araya gelerek bu sempozyumu gerçekleştiriyorsunuz. Peki bu sempozyum ile neyi amaçlıyorsunuz?
Elektrik-Elektronik çağında, bilgi çağında yaşıyoruz, bu çağda  sanayi devrimi döneminde yaşanan hataların tekrarı yaşanmaması için kamuoyunu elektromanyetik alanlar ve etkilerine dair bilgilendirmeyi amaçlıyoruz. Türkiye’de Avrupa’ya oranla elektromanyetik alanların etkilerine dair kamuoyu bilgiye sahip değil. Elektromanyetik alanların etkilerinin, insan sağlığına, doğaya ve canlılara verdiği zarara dair  bilgilendirmek amacımız. Mesela biz cep telefonu veya elektromanyetik cihazların verdikleri zarara dair araştırmalar yapıp kitaplar yazıyoruz  Fakat halkımız bu konuda bilgi edinmek istemiyor. Biz de buna dair geniş kapsamlı açıklayıcı bir sempozyum gerçekleştiriyoruz.
Peki bu sempozyumun kapsamı nedir?
Sempozyumun kapsamı, bütün elektrikli cihazların normal fonksiyonlarını yaparken canlılar üzerinde ki etkilerinin ne olduğunu. Mesela İspanya’da ve İngiltere’de yapılan bir araştırmada baz istasyonunun olduğu bir yere serçe kuşları yaklaşmıyor ve kaçıyor ama baz istasyonu kaldırıldığı zaman tekrar geri geliyorlar. Yapılan bu araştırmalar gösteriyor ki doğa da bundan etkileniyor.Yine cep telefonları kısa zaman diliminde kanser ya da tümör yapmıyor.Yani bir kuluçka süresi var ama 10 yıl sonra kanser ve farklı türlü sağlık sorunları yarattığını yapılan araştırmalarla görebiliyoruz.

Üç örgütün bir arada bulunması oldukça anlamlı, peki hangi meslek disiplinlerinden nasıl katkılar sunulacak?
Üç meslek örgütünün bir arada bu sempozyumu gerçekleştirmesi gerçekten çok anlamlı şöyle ki, biz etkilerden  söz ediyoruz mesela baz istasyonlarını gidip vatandaş kırıyor, biz hukukun dışına çıkmadan hukuksal boyutlarda neler yapabileceğini hukukçulardan destek alarak yapmayı sağlıyoruz. Elektromanyetik alanlardan etkilenmenin  hukuki boyutunu elektrik mühendisleri bilemez bu amaçla baro hukuksal  boyutuna dair destek sunuyor. Halkın sağlığına olumsuz etkilerini de daha derinlemesine öğrenebilmek için hekimler dolayısıyla Türk Tabipler Birliği katkısını sunacak Elektromanyetik alanlardan en çok etkilenen mesleklerin başında sağlık sektöründe çalışanlar, basın sektörü ve elektrik ile uğraşanlar geliyor. Sağlık sektöründe çalışan insanların çektikleri MR’lardan tutun da her türlü tetkik elektronik cihazlar ile yapılıyor, keza yine basın sektöründe çalışanlar aynı şekilde  yüksek frekansa maruz kalıyor. Hekimler bile bu anlamda araştırma yapmadıklarından bu yüksek frekansların insan sağlığına yansımalarını tam olarak biliyor değiller. Gerek elektrik mühendisleri, gerek hukukçular ve hekimler olarak bu konuyu derinlemesine ele almaya çalışacağız.

Peki bu konuda en çok merak edilenler nelerdir? Halk neyi bilmek istiyor?
Vatandaşlar, en çok cep telefonları, baz istasyonları ve evde kullanılan cihazların  zararlarının ne olduğu ne kadar olduğunu merak ediyor. Ama halkın merakının dışında halkın teşvik edildiği zararlı şeyler de var. Mesela, sağlık bakanlığı termometreyi içinde civa olduğu için, insan sağlığı açısından zararlı bularak kullanımı yasaklıyor. Fakat sanayi bakanlığı ekonomik lambaları halka sunuyor; teşvik ediyor  ama o lambalar ekonomik olmadığı  gibi içerisinde bulunan cıva ve floresan insan sağlığı için çok zararlı bu lambalar çok kolay kırılıyor, temizlemek içinde maske kullanmak gerekiyor. Maskeyle bile zararlarından kaçmak mümkün olmuyor. Böyle riskli bir şeyi sanayi bakanı teşvik ediyor ve bazı yerlerde bedava dağıtıyor. Bunun dışında baz istasyonları kurulurken belediyelerden  izin alınması gerekiyor fakat belediyeler bu izni bilmiyor; bilmedikleri  gibi bilmek de istemiyor.Vatandaşların bunların karşısında durabilmesi için de bilgilenmesi gerekiyor.