Biber gazı Bahreyn'de yasak Türkiye'de serbest

Biber Gazı Yasaklansın İnisiyatifi, bugün Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi'nde düzenlediği basın toplantısıyla dünyada ve Türkiye'de biber gazının yasaklanmasını istedi.

Basın açıklamasını inisiyatif adına Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şube Eş Başkanı Selin Top okudu. İstanbul Tabip Odası'ndan Ali Çerkezoğlu ve TİHV'den Ümit Efe de konu ile ilgili açıklamalarda bulundular.

Ülkenin, “modern görünümlü bir vahşi kapitalizmin cenderesi altına girdiği” tespitinin yapıldığı açıklamada “her şeye acelesi olan bir iktidarın acemi ve bir o kadar tehlikeli uygulamalarının toplumsal yaşamı her boyutuyla sarsmaya devam ettiği belirtildi.

Bu vahşi uygulamalara karşı sesini çıkaranların da sokaklardan meydanlardan dağıtılması için binlerce gaz fişeği kullanıldığına değinilen açıklamada, patronlara prim veren devletin yüzlerce işçinin yeraltında hayatını kaybetmesini engelleyebilecek önlemlere para yatırmadığını dile getirdi.

Hazine bütçesi nerelere ayrılıyor?
İnisiyatif adına okuduğu açıklamada “Sağlık, eğitim, çocuklar, kadınlar, işsizler, engellilere harcanmadığından emin olduğumuz hazine bütçesi nerelere ayrılmaktadır?” diye soran Selin Top, bu kaynakların rantçılara ve yer altı-yer üstü kaynaklarını talan edenlere aktarıldığını ifade etti.

Bu talana karşı sesini çıkaranlara, haklarını talep edenlere karşı pervasızca kullanılan biber gazları ve her türlü zor kullanım aracının bir başka bütçe-ithalat harcamasını oluşturduğuna dikkat çeken Selin Top, Kamu Harcamalarını İzleme Platformu’nun verilerine göre Türkiye'nin, askeri harcamaların GSYH’ya oranı açısından dünyada 9. sırada geldiğini, iç güvenlik harcamalarının GSYH’ya oranının 2006-2013 yılları arasında %55 arttığını dile getirdi.

Bunun %71’ini Emniyet Genel Müdürlüğü'nün oluşturduğunun belirtildiği açıklamada, hesaplanan askeri harcamaların %78’ine şeffaf olarak ulaşılabilirken %15’ine ulaşılamadığı, %7’sinde de kısıtlama bulunduğu söylendi.

Ayrıca milletvekillerinin biber gazı ithalatına dönük verdikleri soru önergelerinin ya cevapsız bırakıldığı ya da “ihtiyaç miktarı kadar” denilerek geçiştirildiği belirtildi.

Bahreyn'de alımı yasak Türkiye'de serbest
BirGün gazetesinde Onur Erem'in haberine göre 2015 yılı için imzalanan teknik şartnamelere göre polisin mühimmat ihtiyacının 1 milyon 431 bin 615 adet göz yaşartıcı gaz fişeği, 77 bin 400 ses-ışık fişeği ve 5 bin sis el bombası olarak belirlendiğinin aktarıldığı basın açıklamasında, bunlara ödenecek miktarın ise yaklaşık olarak 50 milyon TL olacağı söylendi.

Şartnamede bu kimyasal silahların Brezilya, ABD, Çin ve Güney Kore’den alınacağının belirtildiğine ve burada Güney Kore’den adı geçen Daekwang firmasına dikkat çekilen açıklamada Bahreyn’de “Physicians for Human Rights’ın hazırlamış olduğu rapora göre 39 insanın ölümüyle sonuçlanan eylemler sonrasında düzenlenen uluslararası bir kampanya ile “biber gazı” satın alınan Güney Kore’ye ciddi bir baskı uygulandığı, bunun sonucunda da bu firmanın Bahreyn’e biber gazı satışının hükümet tarafından durdurulduğu bilgisi verildi.

Bu firmanın, Bahreyn’e satamadığı kimyasal silahı Türkiye’ye satacağının belirtildiği açıklamada, benzer bir kampanya ile Türkiye’de de bu kimyasalların alımının durdurulabilmesi için mücadele çağrısı yapıldı.

Açıklama şu sözlerle sona erdi: “Biber gazı denilerek masumlaştırılmaya çalışılan, çeşitli yetkililerce “organiktir, doğaldır, ölümcül değildir” gibi bilimsellikten, akıldan ve gerçeklikten uzak açıklamalarla kullanımı meşrulaştırılmaya çalışılan bu kimyasal silahın bir işkence aracı olduğu, ölümcül olduğunu söyledik ve bunu kamuoyuna anlatmaya devam edeceğiz. Güvenlikçi devlet anlayışıyla, erk’lerini tehdit eden herkese karşı hunharca kullanılan bu silahın doğru kullanılmasını değil, yasaklanmasını talep ediyoruz!

Bahreyn’de uluslararası bir kampanya ile biber gazı satışı durdurulmuştur. İspanya’da Katalan meclisinin kararı ile, gözünü kaybetmiş kişilerin sürdürdüğü bir kampanya ile plastik mermi yasaklanmıştır. Fransa’da baraj yapımına karşı yapılan gösterilerde Remi Fraisse adlı gencin ölümü ile herkes sokaklara dökülmüş, günlerce süren sokak çatışmaları, okulların öğrencilerce işgali sonucunda içişleri bakanı en azından bu bombaların ölümcül olduğunu kabul etmiş, Remi’nin ölümüne sebep olan çeşidin yasaklanması/kullanımına dönük düzenlemeler getirileceği yönünde açıklama yapmak zorunda kalmıştır.

Hayatımızı tehdit eden bu kimyasalın yasaklanması için talep etmek yerine, mücadele edip bu hukuksuzluğa son verelim. Birlikte, dayanışma içerisinde.

Hukuksuzca üzerimizde kullanılan, uzuv kayıplarına, can kayıplarına sebep olan, tüm doğa ve canlılar için fiziksel ve ruhsal sorunlara, tahribatlara, ölümlere sebep olan bu silah yasaklanmalıdır!

Dünyamızı dumana ve griliğe boğmaya çalışan iktidarlara inat, aklın, renklerin ve barışın hakim olacağı günlere olan inancımızla..”