Soma’da “acele kamulaştırma” kararıyla Kolin Şirketler Grubu’nun yapacağı termik santral projesine devredilen zeytinlik alana hukuksuzca baskın düzenleyerek köylüleri darp eden ve zeytinlikleri talan eden şirketi protesto için Kuzey Ormanları savunması ve DİSK Enerji Sen üyeleri bugün (22 Ekim) şirket önündeydi.
Kuzey Ormanları Savunması’nın çağrısıyla Kolin’in Levent’te bulunan ofisi önünde buluşan yaşam savunucularını polis barikatı bekliyordu. “Kolin Yırcalıya dokunma, zeytinimi kesme” pankartıyla şirket önünde oturma eylemi başlatanların yanına bir süre sonra güvenceli iş istedikleri için BEDAŞ’ta işten atılan DİSK Enerji Sen üyeleri de geldi. Şirket önünde yaptıkları oturma eyleminin ardından basın açıklaması yapan yaşam savunucuları, İstanbul’un kuzey ormanlarındaki katliamdan da birinci derecede sorumlu olan Kolin şirketinin Soma’da da vahşice saldırdığını belirtti.
Yer altı ve yerüstü kaynaklarının tamamını sermayeye sunan AKP iktidarının “Yeni Türkiye”sinde Kolin’in zulmünün Soma halkına reva görüldüğünün altını çizen yaşam savunucuları Kolin’i uyardı: “Kesilen yüzlerce zeytin ağacı ve darp edilen Yırca halkının hesabını hiçbir hukuk tanımayan Kolin Şirketler Grubu verecektir.”
Kuzey Ormanları Savunması’nın açıklamasının tam hali:
Zeytinimizi de, korumuzu da, ormanımızı da, yaşamı da savunacağız!
İstanbul’un kuzey ormanlarında yaşanan katliamların birinci derece sorumlularından Kolin Şirketler Grubu, Soma’nın Yırca köyünde zeytinliklerini savunan köylülere dün sabah erken saatlerde dozerler ve yüzlerce özel güvenlikle vahşice saldırdı. Saldırıda çok sayıda köylü ve ülkenin birçok noktasından Yırca’ya giderek direnişe destek veren yaşam savunucusu darp edildi, kelepçelendi, ondan fazla insan hastaneye kaldırıldı. Yırca halkının geçim kaynağı, insanoğlunun yaşam kaynaklarından zeytin ağaçlarının yüzlercesi acımasızca kesildi.
Dün yaşanan bu talan ve zorbalık, Kolin Grubu’nun darpçı özel güvenliklerinin, akşam saatlerinde salıverilmesiyle, ellerini kollarını sallayarak keyifle emniyetten çıkışlarıyla taçlandı. Hükümetin adaleti bir kez daha yandaş patronlarını, yağmayı ve talanı korudu.
Merkezinde Kuzey İstanbul’daki mega “proje”lerin bulunduğu 17 Aralık büyük yolsuzluk skandalı, iktidarı elinde tutanların ve tüm yaşam varlıklarımızı peşkeş çektikleri yandaş şirketlerinin düzenbazlıklarını, yağmacılıklarını ortaya saçmıştı. Doğanın, kentlerin, emeğin yoğun saldırılarla yağmalandığı bu yeni düzende, Kolin gibi yandaş-tetikçi şirketleri de Türkiye’nin dört bir yanında yaşamı tehdit etmeyi sürdürüyor.
Yer altı ve yer üstü varlıklarını sermayenin hizmetine sunarken, emeğe, emekçilere yaşam hakkı tanımayanlar, Kolin zulmünü Soma halkına reva görmektedir. Madenlerde almadığı işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri, yok ettiği zeytinlikler-yaşam alanları AKP iktidarının “Yeni Türkiye”sinin kurallarıdır.
Bu “Yeni Türkiye” ahlaksızlığı, her geçen gün yaşam hakkımızı ülkenin farklı yerlerinde katletmenin yollarını arıyor. Saldırı her yerde; yaşama olan düşmanlıklarını dün İstanbul’un eşsiz yeşil alanlarından Validebağ Korusu’nda gördük. Aylardır “acele kamulaştırma” adı altında ülkenin tüm doğal varlıklarını ve yurttaşlarının yaşam kaynaklarını, adeta yangından mal kaçırırcasına bir hayasızlıkla yok ediyor ve sermayeye peşkeş çekiyorlar.
O sermaye ki; acısı bir damla hafiflemeyen ve devlet ağzının sayısını 301 diyerek geçtiği Soma’da ölmüş kardeşimizin, 3. köprü ve 3. havalimanı iş cinayetlerinde kaybettiğimiz emekçilerimizin, Torunlar’da daha dün takipsizlik verilmiş iş cinayetinin, İstanbul’un kuzeyinde her ışığı söndürülen yaşam varlığının, İğneada’dan Ağva’ya tüm Marmara’da çevre ve doğa katliamının baş müsebbibidir!
Soma Yırca halkı yalnız değildir!
Kuzey Ormanları Savunması olarak uyarıyoruz; kesilen yüzlerce zeytin ağacı ve darp edilen Yırca halkının hesabını hiçbir hukuk tanımayan Kolin Şirketler Grubu verecektir.
Yaşam alanlarımızı katledemeyeceksiniz. Biliyoruz ki İstanbul’un kuzeyinde son kalan ormanlarımızı, yaşam ve su kaynaklarımızı yağmalamaya girişenler, Yırca’da arkadaşlarımıza saldıranlarla aynı güçlerdir. Bu katliamı derhal durdurun!