Çalışırken ölmek…- Erbil Karakoç

Torun Center inşaatı toplama kampında hayatını kaybedenlerin anısına

Bakmayın bir insanın çalışırken ölmesinin yaman çelişkisine!

Çalışırken ölmek bir taktiktir. Zulmün modern temsilcilerinin taktiği. Hepsi  dil, din, ırk farkı olmaksızın aralarında bir taktiğe baş vururlar. Hepsi üniformasız sivillerdir taktiğe başvuranların. Taktikleri alçaklık, korkaklıktır bedenimizi lime lime eder… İnsani hiçbir şey yoktur  işçilerin çalışma hayatlarında…Elbiseler bir çivi ile tutuşturulur duvara nasıl olsa kirlenecektirler önemli değildir nasıl ve nerede giyildikleri.

Yatakhaneler, banyolar, tuvaletler ve diğer  ‘yaşam’ alanları insanlık onurundan çok uzaktadır.  Zulmün modern temsilcilerinin taktiğidir yaşam alanlarının yaşam alanı olmaktan çıkarılışı.

Mahzende kör kuyuda gibi yaşadığınızı hissettirirler. İnsanlıktan çıkmış dersiniz, şaşkın gözlerle seyredersiniz işçi çalışma ve yaşam alanlarını. İşçileri insan onuruna yakışmayacak çalışma alanlarına hapsetmelerindeki tek gerekçe parasal kaygılar ve mali giderler değildir.

Amaç insan onurunu kırarak işçiyi kişiliksizleştirmek ve bilinçli bir mesaj vermektir. ‘Ey işçi sınıfı ben güçlüyüm sen zayıf ve zavallısın’ mesajını verirler. Bu bir tür ‘akıllı olun’ mesajıdır, ‘İş buldun, çalış, bak görüyorsun hayat ne kadar zor ve zalim, buna şükür et’ mesajıdır.

Zulmün modern temsilcilerinin bedenimize ruhumuza onarılmaz yararlar açarak verdiği bir mesajdır bu mesaj.

Bu mesaj aynı zamanda toplumun tüm kesimlerine de verilir;  ‘Akıllı olun ha işinizin kıymetini bilin bakın ne zor şartlarda çalışanlar ve ölenler var’ mesajıdır. ‘Akıllı olmazsan senide kapının önüne koyarlar’ mesajıdır. Bu mesajla çalıştırılır işçi.

Zulmün modern temsilcilerinin taktiğidir.  Torun İnşaat toplama kampı ve diğer tüm inşaat, maden ve benzeri yerlerdeki  çalışma hayatında  yaşadıklarımız. Sonrası ihmaller zinciri ve inkarlar üzerine kurulur adli ve idari soruşturmalar açılarak tepkileri soğutma süreci başlar.

Nasılsa unutulacaktır nasıl olsa üç beş baldırı çıplaktan başka çıkıp hakkını savunacak yoktur. Ne bir sendikaları vardır nede onlara sahip çıkacak ‘siyasi’ partileri. Milyon dolarlık rezidans yaparlar ama kendileri için hiçbir güvenceleri yoktur.

Bilir modern zulmün temsilcileri tüm bunları bilirler ama yinede korkarlar işçiden. Korkarlar çünkü  kendine ve ekmeğine saygısı  olanların  mücadele etmek ve direnmek için sayısız sebepleri vardır. Bunların başında kırılan onurunu  korumak, kendine duyduğu saygı gelir en başta ama asıl tek başına bunlar değildir. Kendisini öldürenlere, katledenlere duyduğu öfkeden korkarlar. Bilirler ki öfke büyürse taht bir yana taç bir yana savrulur.

Öfke büyümektedir…

Erbil Karakoç

Samsun Yapı-Yol-Sen Şube Üyesi