Gezi’nin Yeni Çocuğu : İstanbul Kent Savunması

Gezi eylemleri sonrasında İstanbul’un dört bir yanında ortaya çıkan kent dayanışma inisiyatifleri, eşitlik, özgürlük, adalet kavgasının şehri olan İstanbul’un kentin tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkmak,  yağma ve talana, kentsel dönüşüm projelerine, emek sömürüsüne, iş cinayetlerine karşı birlikte mücadele etmek üzere İstanbul Kent Savunması oluşturuldu.

Gezi eylemleriyle birlikte İstanbul’un dört bir yanında insanlar  ağacına, parkına, meydanlarına, mahallesine, semtine sahip çıkmak, devletin yasaklamalarına, dayatmalarına, şiddetine, iş cinayetlerine, emek sömürüsüne karşı sokaklarda, meydanlarda, parklarda, mahallesinde, semtinde büyük bir mücadele başlattı. İstanbul’un dört bir yanından Taksim’e gelenler, aynı zamanda mahallelerinde, semtlerinde forumlar oluşturdu. Bir çok başka şehirdeki mahalle ve semt forumlarıyla dayanışma içinde oldu.

Kuzey Ormanları Savunması, Kent Hareketleri, Park forumları başta olmak üzere yüzü aşkın mahalle deneği ve çevre örgütü bu dayanışmanın ve mücadelenin içinde oldu.

Gezi’nin yıl dönümünde de bu mücadele ve dayanışmanın daha da güçlendirilmesi amacıyla bir araya gelindi. Ve Gezi’nin yeni çocuğu İstanbul Kent Savunması’nın oluşturulduğu 27 Haziran günü TMMOB Makine Mühendisleri Odası’nda yapılan bir basın duyurusuyla ilan edildi.

İstanbul Kent Savunması’nın oluşturulduğunu  Kent Hareketleri’nden Ece Demiray, Ömer Kiriş, Ezgi Öz, Kent Konseyleri ve Şehir Plancıları Odası’ndan Gürkan Akgün,  Kent Hukuk Atölyesi’nden Lütfiye Yılmaz birlikte yaptıkları açıklamayla duyurdular. İstanbul Kent Savunması içinde yer alan mahalle ve semt forumlarından katılımcılarla bundan sonraki mücadele biçimleri üzerine konuşuldu.

Kent Hareketleri’nden Ece Demiray İstanbul Kent Savunması olarak önümüzdeki dönemde İstanbul şehrinde kent ve doğa yıkımına karşı kent, doğa ve barınma hakkı için mücadele eden tekil direnişlerle dayanışma içinde olunacağını, ve çalışmaların üç ana başlık altında toplandığını belirtti.

“Yerel Yönetimler ve Stratejik Planlama”, “Ulaşım Yatırımı Adı Altında Yürütülen Kent Yağması Projeleri”  ve “Kentimizde Suç Alanları İstemiyoruz” başlıkları altında  yürütülecek mücadelede İstanbul’u savunmanın, eşit özgür ve adil bir şehirde yaşama hakkını aktif biçimde inşa eden bir mücadeleyi büyütmek için yola çıktıklarını belirten Demiray her yaştan, her cinsel kimlikten, her dilden, her inançtan İstanbullu’ya seslendiklerini söyledi.

Demiray sözlerini “İstanbul senin, İstanbul Kent Savunması sensin, elini ver İstanbul şehrini savunarak yeniden kuralım” diyerek bitirdi.

Ezgi Öz ve Güray Akgün İstanbul Kent Savunması Bildirgesi’ni okudular. Bildirgenin ardından İstanbul’un çeşitli mahalle ve semt forumlarından katılımcılar mücadelenin bundan sonraki süreci için önerilerini ve dayanışma mesajlarını paylaştılar.

İstanbul Kent Savunması’nın Bildirgesi ise şöyle.

“Bir Haziran ayında;

Şehrin dört bir yanından gelip, Taksim Meydanı’nda ve Gezi Parkı’nda birleştik. Bu topraklar üstünde büyüyen en meşru ve haklı var olma mücadelesini yükselttik. Sonra adına yakışırcasına, mücadelemizi şehrimizin her köşesine, parklarına, yaşam alanlarına yeniden taksim etti meydan.

Taksim Gezi’sinden, Okmyedanı’na, Adalar’dan Kuzey Ormanlarına, Sarıyer’den Gülsuyu’na, Bakırköy’den Kartal’a, Kadıköy’den Polonezköy’e, TÜM İSTANBUL özgür bir nehir gibi haykırdık:

Bu şehri savunmak yaşamı savunmaktır. Yaşamını savunmak doğayı savunmaktır. Doğayı ve yaşamı savunmak, insanın ve tüm canlıların onurlu nefis mücadelesi ve vazgecilmez hakkıdır.

Yaşamı savunmakta birleşince ellerimiz:

Sonsuz bir iktidar kuruntusuyla yaşam alanlarımıza malikaneler dikenlerin;

Paranın tapınaklarını yükseltmek için doğayı katledenlerin;

Hiçbir sınır tanımadan bilcümle canlılara, yoksullara, zorbalık edenlerin, “kalkınma-ekonomik büyüme” dedikleri cehennemin üstünü örten gizem perdesi yırtıldı.

Altından inşaat odaklı sermaye birikiminin çirkin bunak yüzü çıktı.

Bir Aralık ayında;

Kesilen her ağacın acısını duyarak;

Evi yıkılıp sürgün edilen her yoksulun karabasanına ortak olarak;

İş cinayetlerine kurban edilen canlarımızı bilincimize kazıyarak;

Yuvasını kaybeden her kuşun, her balığın yurtsuzluğunu paylaşarak;

Betona boğulan her otun yaşam hakkını savunarak bir kez daha birleştik.

Para ve İktidar hırsıyla daha da vahşileşen bu kentte:

İyiliğin kötülüğe, güzelliğin çirkinliğe, mutluluğun acıya, yeşilin griye, özgürlüğün esarete, emeğin sermayeye isyanının zorla, zorbalıkla bastırılamayacak güçte olduğunu gösterdik.

Yaşama hakkımızı savunan kardeşlerimize kıyanlara, meydanlarımızı, sokaklarımızı yasaklayanlara inat;

Kıyısıyla, bostanıyla, mahallesiyle, parkıyla, hastaneleriyle, oklularıyla, adaları ve boğazıyla, balığı ve kuşlarıyla, tarihi, meydanları ve sokaklarıyla bu kent bizimdir dedik.

Şimdi kentimizi, doğamızı ve yaşamımızı daha büyük bir güçle ve daha yüksek bir dirençle savunma zamanı:

Şimdi savunarak birleşme; savunarak çoğalma, savunarak yeni bir kenti ve yeni bir yaşamı yaratma zamanı.

Biz yaşam savunucuları şimdi:

Yaşamamızı, haklarımızı ve İstanbul kentini savunmak için bir araya geliyor ve çoğalıyoruz.

Kıyılarımızı, ormanlarımızı, tarihsel mekanlarımızı, son yeşil alanlarımızı ve mahallelerimizi savunan büyük bir mücadele ve dayanışma ağını örmek için tüm kente yayılıyoruz. Eşti, özgür, adil bir şehirde yaşama hakkımızı savunmak için dört bir yana umutlu barikatlar kuruyoruz.

SAVUNMAYA ÇAĞIRIYORUZ!

Her yaştan, cinsel kimlikten, her dilden, her inançtan kardeşlerimizi, büyük bir ağacın kökleri, gövdesi ve dalları gibi örgütlenip harekete geçmeye, doğanın ve insanın anası toprağı ve hayatın kaynağı suyu;

 Sermayenin tarım alanlarımızı ve su havzalarımızı mahveden, suyumuzu kirleten talanına karşı SAVUNMAYA çağırıyoruz.

Yaşamı savunmanın, her canlının orak ve vazgeçilmez hakkı olduğuna inanan; doğamızı ranta ve betona, yaşamlarımızı yalnızlığa ve hapsolmuşluğa mahkûm edilmesini reddeden herkesi kıyılarımızı, ormanlarımızı, bostanlarımızı;

Karadeniz’den Küçükçekmece’ye, İstanbul’un tüm ormanlarını yok edecek, su kaynaklarını kurutacak 3. köprü, 3. havalimanı, Yeni İstanbul gibi mega-yağma projelerine karşı SAVUNMAYA çağırıyoruz.

Riskli alan, riskli bina, 2-B kararlarıyla kurulu düzenleri yerle bir edilen, sürgün edilen, borçlandırılan, evini, mahallesini kaybetme kabusu yaşayan tüm mahalleleri:

Sağlıklı, güvenli, güvenceli, doğayla ve insanla barışık bir konutta ve kentte yaşama hakkımızı almak için SAVUNMAYA çağırıyoruz.

Haydarpaşa, Haliç gibi üretimden ve hizmetten uzaklaştırılan alanlarımızı, Emek Sineması ve AKM gibi kentsel belleğimiz oluşturan kültürel yapıları, meydanları ve yaşam alanlarımızı yağmalayan; okullarımızı, hastanelerimizi kent dışına süren; ulaşım, eğitim, sağlık, kültür, sanat haklarımızı gasp eden, özelleştiren kentsel politikalara itiraz eden tüm İstanbulluları:

Ortak toplumsal çıkarlarımızı temel alan yeni bir kent mücadelesi için ortak kamusal  haklarımızı SAVUNMAYA çağırıyoruz.

Bilimin, tekniğin ve vicdanın çitlenip kuşatılmasına, adaletin ayaklar altına alınmasına; alnımızın terinin, elimizin ve aklımızın emeğinin hiç sayılmasına; halka karşı kullanılan polis şiddetine, kente ve doğaya karşı vahşi saldırı yasalarına isyan eden, bilim, meslek ve hukuk insanlarını;

Bilgimizi, emeğimizi, düşlerimizi ve umudumuzu birleştirecek SAVUNMAYA çağırıyoruz.

Ürkek karacanın, sakin kaplumbağanın, misafir leyleğin, pullu balığın, yaşamı paylaştığımız tüm canlıların varlığını yaşamın vazgeçilmez parçası gibi gören biz yaşam savunucuları, evredeki her zerrenin ayrılmaz bir bütünün temel taşları olduğumuzu biliyoruz. Kentimize ve doğamıza yapılan bütün kıyımları ve katliamları, ortak geçmişimize, bugünümüze ve geleceğimize yapılan saldırılar olarak görüyoruz. Birimize yapılan saldırıyı, hepimize yapılmış sayıyoruz. Her birimizi ve hepimizi her gün, her an, her sokakta, her meydanda, her parkta örgütlenip; her birimizi ve hepimizi güçlendiren bir mücadeleyi büyütmek için:

İSTANBUL’u  Savunmaya Çağırıyoruz!

İSTANBUL KENT SAVUNMASI

https://www.facebook.com/IstanbulKentSavunmasi

https://twitter.com/KentSavunmasi

istanbulkentsavunmasi@gmail.com

www.kentdirenistakvimi.org