Biber Gazı Haziran Ayı Raporu Açıklandı

Biber Gazı Yasaklansın İnisiyatifi 2014 Haziran ayı raporunu Galatasaray Meydanı’nda yapılan basın açıklaması yaparak kamuoyuyla paylaştı.
 
26 Haziran günü saat 17.30’da Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Biber Gazı Yasaklansın İnisiyatifi üyeleri  “Faşist Devlet Hesap Verecek”, “Biber Gazı Yasaklansın” sloganları atarak basın açıklamasına geçti.
 
Biber Gazı Yasaklansın İnisiyatifi adına basın açıklamasını Selin Top okudu.
 
Haziran ayında biber gazından kaynaklı insan hakları ihlallerini yoğunca yaşandığını, demokrasi, özgürlük, insanca yaşabilme talebiyle sokaklarda, evlerde, hastanelerde, okullarda işkenceye maruz kalındığını belirten Top, Gezi direnişinin yıldönümünde de iktidarın halka saldırdığını ve kentlerde olağanüstü hal uygulamalarının gerçekleştirildiğini söyledi.
 
Amed, Lice’de Kürt halkının yıllardır acısını çektikleri kalekollara karşı yaptıkları protesto eylemlerine de biber gazı ve gerçek mermilerle saldırdığını hatırlatan Selin Top, 31 Mayıs’ta Gezi eylemlerinin yıldönümünde İstanbul, İzmir, Ankara, Adana ve Hatay’da 260 kişinin gözaltına alındığını, onlarca kişinin zor kullanım araçları nedeniyle yaralandığını belirtti.
 
Lice’de 28-31 Haziran tarihleri arasında aralıksız kimyasal silahlar kullanıldığını, evlere su sıkılıp balkonlara gaz kapsülleri atıldığını söyleyen Top, Haziran ayı içerisinde yaşanan polis saldırıları nedeniyle yaşanan yaralanmalar ve ölümlere ilişkin bilgileri aktardı.  Haziran ayı içerisinde 6 kişinin yaralandığını ve 5 kişinin öldüğünü,  22 Aralıkta Kent Mitingin yaralanan Elif Çermik’in de 30 Mayıs günü yaşamını yitirdiğini hatırlattı.
 
Haziran ayının da işkence ve acı ile geçtiğini belirten Top, biber gazı başta olmak üzere tüm göz yaşartıcı ve kimyasal silahların yasaklanmasını devletin halka dönük saldırgan tavrından vazgeçmesi gerektiğini söyledi.
 
“Sokaklarda, evimizde kimyasal silaha maruz kalmamak, bu silahlarla öldürülmemek için tüm bileşenlerimizle bu şiddete maruz kalmak istemeyen tüm halkla mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.Biber Gazı Yasaklansın İnisiyatifi olarak  bir imza kampanyası da başlattıklarını belirtti.
 
Biber Gazı Yasaklansın İnisiyatifi bileşenlerinden biri olan İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi adına yapılan basın  açıklamasını ise Kıvanç Sert okudu.
 
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 1987 yılında “İşkence ve Diğer Zalimane İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme”yi kabul ettiğini ve 26 Haziran’ı “İşkence Görenlerle Dayanışma Günü” ilan ettiğini, Türkiye’nin ise İşkenceye karşı sözleşmeyi 1988 yılında kabul ettiğini hatırlatan Sert, ülkemizde işkencenin itaat ve itiraf amaçlı kullanılan bir devlet yöntemi olduğuna dikkat çekti.
 
Polis merkezleri, karakollar, yasal ve yasadışı pek çok alanın işkence mekanı olarak kullanıldığını ve giderek sokakların da birer işkence haline getirildiğini söyleyen Sert, Kürdistan topraklarında işkencenin halkın yaşamının bir parçası haline geldiğini belirtti.
 
31 Mayıs’ta Gezi eylemlerinin yıldönümünde devletin uyguladığı şiddete değinen  Sert,  ateşli silahlar olarak da kullanılan gazın etkisiyle insanların ölümüne ve yaşamsal yaralanmalara yol açtığını ve maruz kalan herkes için uzun vadede ciddi sağlık riskleri taşıdığını belirterek biber gazı ve diğer kimyasalların ve tüm zor kullanım araçlarının acilen yasaklanması ve bir işkence yöntemi olarak kabul edilmesi gerektiğini söyledi.
 
“Türkiye Anayasa’sının 90. Maddesine ve iç hukuktan da önce Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmelere uymak zorundadır” diyen Sert, devletin yaşama hakkını güvenceye alan önlemleri almamış olması sebebiyle yaşam hakkının ihlalinin söz konusu olduğunu belirtti ve işkencenin ve insanlı dışı muameleleri yapanların işledikleri suça uygun ağırlıkta cezalandırılmalarının temel bir koşul ve hukukun bir gereği olduğunu belirtti.
 
Basın açıklaması “Biber Gazı Yasaklansın” sloganıyla sona erdi.