Halkımız her ay ülkemizde onlarca işçi hayatını kaybetmektedir. Bu haberlere şu kadar işçi şu gün iş kazasında hayatını kaybetti olarak yansımaktadır. Oysa bu yaşananlar “iş kazası” değil işçi katliamıdır. İşverenler ve faşist iktidarlar için, işçilerin hayatının makinalar kadar bir değeri yoktur. Makinaları ve iş yerleri milyonlarca paraya sigortalı iken ülkemizde binlerce işçi sigortasız ve güvencesiz çalıştırılmaktadır.
Hak ve adaletten bahseden her gün bir demokrasi paketi açıklayan faşist AKP’nin, iktidara geldiğinden bu yana, taşeronlaşmanın artması ile birlikte işçi katliamları da artmıştır. Sömürü ne kadar artarsa güvencesiz çalıştırma ve ölümlerde o oranda artacaktır. Kapitalist sistem kara doymadığı için kana da doymamaktadır. AKP de kapitalist sistemin temsilcisi ve sürdürücüsü olarak katliamların baş sorumlusudur. AKP’nin ilk on yıllık iktidarı döneminde 10.850 işçi katledilmiştir. Son bir yıl içinde ise Ocak ayında 68, Şubat ayında 50, Mart ayında 67, Nisan ayında 57, Mayıs ayında 114, Haziran ayında 104, Temmuz ayında 120, Ağustos ayında 147, Eylül ayında 127 işçi katledildi. Türkiye’de ortalama olarak günde 3 işçi katlediliyor ve 5 işçide sakat bırakılıyor.
AKP iktidarı da özüne uygun davranarak her gün işçilerin haklarını gasp etmeye de devam ediyor. 25 Ekim 2013tarihinde sesiz sedasız “Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında ki Yönetmelik” te yapılan değişiklikle 16 yaş ile 18 yaşları arasındaki genç çocuk işçilerin maden ocakları da dahil tehlikeli işlerde çalışmasının önü açılmıştır. Şu anda Türkiye’de katledilen çocuk işçilerin sayısı 900 bine dayanmış durumdadır. İş cinayetlerinde katledilen işçi çocukların sayısını iktidar saklamaktadır. Bu demek oluyor ki bundan sonra işçi ölümlerinin için de en çok çocuk ölümleri yer alacaktır. Çocuklarımız ucuz işgücüdür. Hayalleri üniversite okumak, okul okumak iken ya inşaata gömülür ya da bir tornacıda tamir ettiği aracın lastiklerinin altında ezilir.
AKP on bir yıllık iktidarı döneminde işçileri sadece katletmemiştir. Binlerce iççiyi aç bırakmış ekmeğini elinden almıştır. Son örneklerden bir tanesi de ANTALYA da 2 ay önce kapanan ANTEKS iplik fabrikasından işten çıkarılan 1200 işçidir. İşten çıkarılan işçiler 4 aylık ücretlerini ve kıdem tazminatlarını alamadan kapının önüne konulmuşlardır. İşten çıkarılan binlerce işçiye hakları ödenmemiş açlığa mahkum edilmiştir.
Bunlara dur demek bizlerin elindedir. İşçi katliamlarına ve açlığa seyirci kalmamalıyız. Bunun için de direnen işçilere destek olalım gücümüzü birleştirelim. Şu an direnişte olan başta KAZOVA işçileri olmak üzere tüm işçilere direnen kazanır diyoruz.