Bir Göçmen İşçi İş Cinayeti ve Çağrıştırdıkları - Kadir Atlı*

Hüseyin Atta Abdou Mohamed Assy, 12 Haziran 2025 tarihinde Antalya'nın Alanya ilçesinde meydana gelen feci bir iş kazasında hayatını kaybeden 50 yaşındaki Mısırlı bir göçmen işçidir.

Bu trajik olay ve hukuki süreç hakkındaki detaylar şu şekildedir:

Olayın Meydana Gelişi

Çalıştığı Yer: Alanya Belediyesi'nin ihale ile yetkilendirdiği atık geri dönüşüm faaliyetlerini yürüten bir f irmada (Zortaş / Renova Geri Dönüşüm) çalışıyordu.

Kaza Anı: 12 Haziran 2025 günü gece saat 01.00 sularında, çöp kamyonunun içinde temizlik yaptığı sırada pres mekanizmasının çalıştırılması sonucu sıkışarak can verdi.

Çalışma Koşulları: Gerekli iş güvenliği önlemleri alınmadan ve sigortasız (kaçak) olarak çalıştırıldığı tespit edildi.

Hukuki Süreç ve Ailenin Talebi Devam Eden Dava: Olayla ilgili hukuki süreç Alanya 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nde devam etmektedir.

Sanıkların Savunması: Firma sahipleri ve sorumluların mahkemede "O bizim işçimiz değildi" şeklinde savunma yaptıkları ve sanıkların tutuksuz yargılandığı (serbest bırakıldığı) bildirilmiştir.

Ailenin Adalet Arayışı: Hayatını kaybeden işçinin Mısır'da yaşayan eşi ve 3 çocuğu, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve tüm sorumluların cezalandırılmasını talep etmektedir.

Gündem: Olay, Türkiye'deki işçi sağlığı ve iş güvenliği ihlalleri ile göçmen işçilerin güvencesiz çalıştırılması konularında İSİG Meclisi gibi hak savunucuları tarafından yakından takip edilmektedir.

Çöp kamyonlarında yürütülen atık toplama ve temizlik işleri, yüksek riskli faaliyetler arasında yer alır. İş kazalarını önlemek için f irmaların uyması ve işçilere tebliğ etmesi gereken standart Çöp Kamyonu Güvenli Çalışma Talimatı şu maddeleri içermektedir:

1. Genel Kurallar ve KKD Kullanımı

Kıyafet Zorunluluğu: Çalışanlar yüksek görünürlüklü (reflektörlü) yelek/iş elbisesi giymelidir.

Koruyucu Donanım: Çelik burunlu iş ayakkabısı, mekanik risklere dayanıklı iş eldiveni ve maske kullanımı zorunludur.

Sigorta ve Eğitim: İş güvenliği eğitimi almamış, sağlık raporu olmayan ve sigortasız personelin araçta çalıştırılması kesinlikle yasaktır.

2. Araç İçi Temizlik ve Bakım Kuralları

Enerjiyi Kesme (LOTO): Hidrolik pres veya sıkıştırma mekanizmasının içinde/yakınında temizlik, bakım veya sıkışma giderme çalışması yapılacağı zaman araç motoru kesinlikle stop edilmeli, kontak anahtarı çekilmeli ve hidrolik sistemin enerjisi tamamen sıfırlanmalıdır.

Kabin İçi Yasak: Pres mekanizması haznesine el, kol veya gövde ile müdahale edilirken, araç şoförü koltuğunda hiç kimse bulunmamalıdır. Yanlışlıkla butona basılması ölümcül sonuçlar doğurur.

Takozlama ve Sabitleme: Eğer damper veya arka kapak kaldırılarak alt kısımlarda çalışma yapılacaksa, mekanik emniyet kolları (takozlar) mutlaka yerine takılmalıdır.

3. Seyir ve Atık Toplama Sırasında Güvenlik

Basamak Kullanımı: İşçiler araç hareket halindeyken arkadaki basamaklarda sadece kısa mesafeli transferlerde durmalıdır. Araç geri vitese takıldığında basamakta durmak kesinlikle yasaktır.

Hız Sınırı: Personel arkadaki basamaktayken araç hızı saatte 10-15 km'yi geçmemelidir.

Sinyalizasyon: Şoför ve arkadaki personel arasında sürekli telsiz, zil veya net el işaretleri ile iletişim sağlanmalıdır. Görüş alanı kaybolduğu anda şoför aracı durdurmalıdır.

Mekanizma Çalışırken Uzak Durma: Çöp konteyneri hidrolik kollarla kaldırılıp hazneye boşaltılırken ve presleme (sıkıştırma) işlemi başlarken, personelin mekanizmaya yaklaşması veya elle destek vermeye çalışması yasaktır.

Bu talimatların ihlali, doğrudan işveren ve ilgili amirlerin hukuki ve cezai sorumluluğunu doğurur.

Çöp kamyonu pres mekanizmasına acil durdurma düzeneği kesinlikle yapılmalıdır ve hatta yasal olarak yapılması zorunludur. Türkiye’deki İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği ve Avrupa standartlarına (EN 1501-1 çöp kamyonu standardı) göre, bu araçlarda hayat kurtaran şu güvenlik düzeneklerinin bulunması şarttır:

1. Acil Durdurma Butonları (Mantarlı Buton)

Konumu: Aracın arkasında, atık yükleme haznesinin her iki yanında, çalışanların en kolay ve en hızlı ulaşabileceği noktalarda bulunmalıdır.

İşlevi: Bu butona basıldığı anda hidrolik sisteme giden elektrik ve yağ akışı kesilir; pres mekanizması milisaniyeler içinde olduğu yerde durur.

2. Çift El Kumanda veya Güvenlik Sensörleri (Lidar/Işık Bariyeri)

Mesafe Güvenliği: Modern çöp kamyonlarında presin çalışması için işçinin mekanizmadan güvenli bir mesafede durması ve butona basılı tutması gerekir.

Sensörler: Yükleme haznesine insan gövdesi, el veya kol girdiğini algılayan optik veya ağırlık sensörleri, pres mekanizmasını anında kilitleyecek şekilde tasarlanabilir.

3. Kabin İçi ve Dışı Entegrasyon

Sürücü kabininde de pres sistemini tamamen devre dışı bırakan ana emniyet şalterleri bulunur. Temizlik veya bakım esnasında bu şalter kapatılmalıdır.

Bu Olaylardaki Asıl Sorun Nedir? Hüseyin Atta Abdou Mohamed Assy kazasında olduğu gibi trajik olayların yaşanmasının nedeni teknolojinin yetersizliği değil, ihmal ve yasa dışı uygulamalardır:

Sistemlerin İptal Edilmesi: Bazı firmalar veya operatörler, işi hızlandırmak adına acil durdurma butonlarını ya da güvenlik sensörlerini kablo bağlayarak veya devre dışı bırakarak iptal etmektedir.

Bakımsızlık: Eski veya merdiven altı üretilen/modifiye edilen çöp kamyonlarında bu sistemler çalışmamakta veya hiç bulunmamaktadır.

Yetersiz Eğitim ve Denetim: İşçiye tehlike anında bu butona nasıl basacağı öğretilmemekte veya araç çalışırken içine girilerek temizlik yapılmasına göz yumulmaktadır.

Eğer bu butonlar çalışıyor olsaydı ve kurallara uyulsaydı, hazne içindeki bir insanın sıkışması anında mekanizma durdurulabilir ve bu ölüm engellenebilirdi.

Bunlar uzaktan edinilen bilgiler doğrultusunda kabaca yapacağımız değerlendirmelerdir. Umarım işin aslı bilirkişi raporları sonrasında ve dava dosyasında ortaya çıkar.

Bu göçmen işçinin başına gelenler, bana Amerika Birleşik Devletleri’nde Tennessee Eyaletinin Memphis şehrinde 1968 yılında peş peşe yaşanan olayları çağrıştırdı.

Memphis, uzun zamandır Mississippi Deltası'ndan gelen ve ekonomik fırsatlar arayan yoksul Afrikalı Amerikalı göçmenler için bir çekici varış noktasıydı. Siyah erkekler şehirde imalat işleri ararken, beyaz işçilerle rekabet etmek zorunda kaldılar. İşçi sendikaları bile ayrımcıydı ve beyaz işçiler ücret artışı talep ettiklerinde, bu talepleri genellikle yalnızca beyaz işçilerle sınırlandırıyorlardı. 1950'ler ve 60'larda Memphis Kamu İşleri Departmanı birçok Siyah işçiyi istihdam ediyordu, ancak ücretler düşüktü (saatte 2 dolardan az), koşullar kötüydü ve terfi fırsatları azdı; bunun başlıca nedeni ırksal ayrımcılık ve beyaz yöneticilerin açık ayrımcılığıydı. Siyah işçilerin %40'ından fazlası ikinci işlerinde çalışmasına rağmen sosyal yardım almaya hak kazanacak kadar az gelire sahipti ve neredeyse hiç sağlık hizmeti, emeklilik veya tatil hakkı almıyorlardı. Çalışma koşulları genellikle sağlıksız ve güvensizdi. İşçilerin taşımaları gereken çöp kovalarından üzerlerine kurtçuklar dökülmekte ve çöp suları sızmaktaydı. Siyah işçilerin atıksu toplama merkezlerinde duş almalarına izin verilmiyordu; bu da onları evlerine pis kokulu ve sağlıksız kıyafetlerle yürümeye veya otobüse binmeye zorluyordu.

1963 gibi erken bir tarihte, 32 işçinin kendiliğinden greve katılmasıyla, temizlik işçileri şehir yönetiminden sendikalarını tanımalarını istemeye başladılar, ancak başarılı olamadılar. İşçilerin 1968 grevinin başlıca nedenleri arasında, beyaz işçiler maaş almaya devam ederken siyahi işçilerin yağmurlu günlerde eve gönderilmesini öngören "yağmurlu gün" politikalarına duyulan hayal kırıklığı ve 1 Şubat'ta iki siyahi işçi, Echol Cole ve Robert Walker'ın önlenebilir ölümleri yer alıyordu.

1 Şubat 1968'de fırtınanın da eşlik ettiği şiddetli yağmurlu bir perşembe öğleden sonrası, şehir temizlik işçileri Echol Cole ve Robert Walker, arızalanan bir çöp kamyonunun arkasına sığındılar. Cole 36 yaşında, Walker 30 yaşındaydı. Yağmur o kadar şiddetliydi ki kanalizasyonlar taşmış, şehri su basmıştı. Arızalı sıkıştırma pistonunun aniden hızla çalışmaya başlamasıyla iki işçi sıkışarak ezilmişti. 1963 grevini yöneten ve sendikal faaliyetleri nedeniyle işten çıkarılan sendika örgütleyicisi TO Jones, kamyonun çok eski ve yıpranmış olduğunu söyleyerek şehir yönetiminden bu kamyonu kullanmayı bırakmasını istemişti. Eyaletin işçi tazminat programı Cole ve Walker'ı kapsamadığı için aileleri yoksul kalmıştı. Şehir yönetimi ailelere başsağlığı diledi ve cenaze masrafları için sadece 500 dolar verdi.

İş arkadaşları, ölümlerden Memphis Belediye Başkanı Henry Loeb'i sorumlu tuttu. Şehrin temizlik işçilerinin eski ekipmanlar nedeniyle ölmesi ilk kez olmuyordu. 11 Şubat'ta 700 ila 900 siyahi erkek, şikayetlerini dile getirmek için Memphis İşçi Birliği'nde toplandı. Toplantıyı Jones ve kendi saflarından vaizler yönetti. Daha sonra, katılımcılardan bazıları arkadaşlarını arayarak sabah işe gelmemeleri için onları uyardı. 12 Şubat'ta, Memphis'teki 1300 siyahi kamu hizmeti çalışanından yaklaşık 930'u temizlik işçisi ve 230 kanalizasyon ve drenaj işçisinden 214'ü işe gelmedi.

Grev devam ederken, işçiler talep listelerini geliştirdiler. Sendika tanınmasının yanı sıra, yüzde 10'luk bir ücret artışı, adil terfi politikaları, hastalık izni, emeklilik programları ve sağlık sigortası da talepler arasındaydı. İşçiler, takip eden haftalarda çabalarını artırdılar. 22 Şubat'ta yaklaşık 700 işçi, Belediye Meclisi'nin kamu işleri komitesinin toplantısına katıldı; bu sırada din adamları konuşmalar yaptı ve özgürlük şarkıları söyledi. Komite kendilerini desteklemeyi kabul edene kadar ayrılmayı reddettiler ve komite sonunda onları destekledi. Belediye Meclisi, komitenin tavsiyelerini onaylamak için oy kullandı, ancak Belediye Başkanı Loeb, sendikayı tanıma yetkisinin yalnızca kendisinde olduğunu ısrarla belirterek oylamaya onay vermedi. Bu anlaşmazlık, 23 Şubat'ta Belediye Binası'na yapılan bir yürüyüşe esin kaynağı oldu ve bu yürüyüş, polisin barışçıl protestoculara biber gazı ve göz yaşartıcı gazla saldırmasıyla sona erdi.

Ertesi gün 150 siyahi din adamı grevcileri desteklemek için bir örgüt kurmak üzere bir araya geldi ve ulusal sivil haklar liderlerini şehre davet etmeye başladı. Rahip James Lawson, Rahip Martin Luther King Jr.'a ulaştı. NAACP başkanı Roy Wilkins ve sivil haklar aktivisti Bayard Rustin, 14 Mart'ta Memphis'e gelerek yaklaşık 10.000 kişilik bir kalabalığa hitap etti. Toplanan destekçilere yaptığı konuşmada Rustin, "Eğer çalışan erkekler için Tanrı adına düzgün bir maaş sağlayamıyorsanız, yoksulluktan nasıl kurtulacaksınız?" diye sordu. Planladığı Yoksul Halk Kampanyası ile grevdeki temizlik işçileri arasındaki ortak çıkarları fark eden King, dört gün sonra, 18 Mart'ta geldi. King, Memphis sokaklarında birçok yürüyüşe önderlik ederek, ekonomik eşitlik olmadan sivil hakların olamayacağını vurguladı. 200'den fazla temizlik işçisi ona katıldı ve Amerika'daki sivil haklar mücadelelerinin tarihinde tanıdık bir slogan olan "Ben Bir İnsanım", “Ben Bir Adamım” (I am a man) yazılı protesto pankartları taşıdı; bu slogan, bir asırdan fazla bir süre önce köleliğin kaldırılması hareketinden doğmuştu. King'i dinlemek için 15.000'den fazla kişi toplandı. Cesaret verici sözler söyledi ve işçileri desteklemek için büyük bir yürüyüşe liderlik etmek üzere geri döneceğine söz verdi.

Söz verdiği gibi, King 28 Mart'ta grevi desteklemek için düzenlenen bir yürüyüşe katılmak üzere Memphis'e döndü. Gösterinin başlarında şiddet olayları patlak verdi: yağmalama yaşandı ve polis 16 yaşındaki Larry Payne'i vurarak öldürdü. King isteksizce güvenli bir yere götürüldü. Polis, Clayborn Tapınağı'nın içine sığınan göstericileri kovalarken göz yaşartıcı gaz ve cop kullandı ve düzinelerce kişi yaralandı.

Ertesi gün grevciler, gözlemcilere grevcilerin insanlığını tanımalarını öneren "Ben Bir İnsanım" yazılı pankartlar taşıyarak günlük gösterilerine geri döndüler. Muhabirler King'e, Washington'da düzenlenecek olan Yoksul Halk Kampanyası gösterisini barışçıl bir şekilde yönetip yönetemeyeceğini sordular. İşgalcilerin temsilcileriyle görüştü; temsilciler şiddeti kışkırtmadıklarını iddia ettiler ve King, takip yürüyüşü planları başlarken onlarla çabaları koordine etme konusunda anlaştı.

King, 3 Nisan'da Memphis'e döndü. O gece, papaz Ralph Abernathy'nin teşvikiyle, kötü havaya rağmen gelen birkaç bin destekçisine hitap etti. Çok ünlü “Dağın zirvesine çıktım” konuşmasını yaptı. “Herkes gibi ben de uzun bir ömür yaşamak isterdim. Uzun ömrün yeri var. Ama şu anda bununla ilgilenmiyorum. Sadece Tanrı'nın iradesini yerine getirmek istiyorum Dağın zirvesine çıktım… Ve Vaat Edilmiş Toprakları gördüm. Belki sizinle birlikte oraya ulaşamayabilirim. Ama bu gece bilmenizi istiyorum ki, biz bir halk olarak Vaat Edilmiş Topraklara ulaşacağız.” Bu, King'in son halka açık konuşmasıydı; ertesi gün, King, Memphis'teki Lorraine Motel'in balkonunda vurularak öldürüldü. Uzun süren tartışmaların ardından, grev onun ölümünden sonra çözüme kavuşturuldu.

Suikastın yol açtığı öfke ve acı, ülke çapında isyanlara neden oldu. Memphis karışıklık içindeydi. Tüm bunların ortasında, 5 Nisan'da farklı ırklardan oluşan bir din adamları heyeti Loeb ile bir araya geldi. Toplantı zaten takvimde yer alıyordu, ancak King'in ölümünden sonra yeni bir önem kazandı. Onu "barışın seçkin bir vaizi" ve "şiddetsiz sevginin gücünün savunucusu" olarak övdüler.

8 Nisan'da, aralarında Abernathy, Harry Belafonte, Coretta Scott King ve sivil haklar liderleri Jesse Jackson, Andrew Young ve John Lewis'in de bulunduğu 20.000 ila 40.000 kişi Memphis sokaklarında barışçıl bir yürüyüş düzenledi. Sendika üyeleri ve destekçileri, "King'i Onurlandırın: Irkçılığa Son Verin" ve "Şimdi Sendika Adaleti!" yazılı pankartlar taşıdı. Başkan Lyndon B. Johnson, şehir yönetimine sendikayı tanıması için baskı yaptı ve grevi çözmek için arabuluculuk yapması amacıyla Çalışma Bakan Yardımcısı James Reynolds'ı görevlendirdi.

16 Nisan'da şehir, siyahi temizlik işçilerine zam yapmayı ve sendikalarını tanımayı kabul etti. AFSCME kısa süre sonra şehrin en büyük sendika şubesi oldu. Greve katılan işçiler, sendikaları aracılığıyla emekli maaşı yerine Sosyal Güvenlik ödemeleri almayı kabul ettiler. Sonuç olarak, bu karar temizlik işçilerini, şehrin emeklilik planına kayıtlı diğer şehir çalışanlarından daha az mali güvenceye sahip bıraktı. Bu eşitsizliği gidermek amacıyla, 2017 yılında Memphis Şehir Meclisi, 1968 grevine katılan hayatta kalan şehir çalışanlarına 70.000 dolarlık vergisiz hibe sağlamaya karar verdi. Memphis Belediye Başkanı Jim Strickland, meclisin kararını şu şekilde açıkladı: “1968'deki temizlik işçileri bize cesaretin bir şehri nasıl değiştirebileceğini gösterdi. Günümüzdeki katı atık işçilerimiz ise hizmetin bir şehri nasıl işler hale getirdiğini gösteriyor. Bugün, Dr. King'in şehrimizde ölümünün 50. yıldönümüne yaklaşırken, hepsine karşı doğru olanı yapmak için bu anlamlı adımı atmamız çok doğru.”

29 Nisan 2011'de, grevi atlatan sekiz kişi, Çalışma Bakanı Hilda Solis'in 1300 Memphis temizlik işçisi grevcisini ABD Çalışma Bakanlığı Şöhretler Salonu'na kabul etmesinden önce Beyaz Saray'da ABD Başkanı Barack Obama ile görüştü. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Obama ve Çalışma Bakanlığı, bu kişileri "tüm işçiler adına güvenli çalışma koşulları, iş yerinde saygı ve kendileri ve aileleri için daha iyi bir yaşam için verdikleri mücadele" nedeniyle onurlandırdı. 2018'de Memphis şehri, 18 Mart 1968'de göstericilerin polis saldırılarından kaçtığı ve grevdeki temizlik işçilerinin grevi sona erdiren şartları kabul etmek için bir araya geldiği Clayborn Tapınağı'nın bitişiğinde yer alan, halka açık bir sivil haklar anıt parkı ve heykeli olan "Ben Bir Adamım" Meydanı'nı açtı. Tapınak ve meydan, Amerikan sivil haklar hareketinin tarihini izleyen önemli yerlerin bir koleksiyonu olan ABD Sivil Haklar Yolu'nun bir durağıdır.

* Dr. A. Kadir ATLI

Atılım Üniversitesi Sağlık İşleri Koordinatörü-İşyeri Hekimi

Halk Sağlığı (İş Sağlığı) Bilim Uzmanı

Kaynaklar:

1. İşçi Sağlığı İş Güvenliği Meclisi,

2. https://www.britannica.com/event/Memphis-sanitation-workers-strike

3. https://en.wikipedia.org/wiki/Killing_of_Larry_Payne

4. https://www.americanheritage.com/i-am-man